|
İkizlerin İbnesi Oldum! (Fatih 18 Y., Adana)
Ben Fatih. Bu hikayem
16 yaşımdayken arkadaşlarla top oynamaya gittiğim
zamanlarda geçiyor. Yaz sıcaklarında arkadaşlarla akşam
üstü büyük bahçesi olan bir okul vardı, oraya gidip futbol maçı
yapardık. Orada benden büyük birkaç kişiyle daha
tanıştım. Aralarında birde ikiz vardı, Cem ve Metin
adında, benden yaşça ve fizik olarak büyüktüler. Bunlar biraz
hınzırdı, özellikle Cem ortamda şaka olsun diye ona buna
parmak atar veya arkadan yaklaşıp yaslanırdı. Bunu
yaptığı kişiler genelde kızardı ona. O da,
"Tamam, ne bağırıyon lan, yapmayız bir daha!"
filan derdi. Tabi benle daha yeni tanıştığı için
sadece, "Selam, naber?" tarzında yaklaşırdı.
Birgün yine top
oynarken benim de götümü avuçladı. Ben irkildim tabii, döndüm baktım
ona, gülüyor. Ben de gayri ihtiyari gülümsedim ve "Ya yapma birdaha!"
dedim. "Şaka yaptım lan, ne var?" dedi, gülüştük
gittik. Birkaç gün sonra yine şortumu formamı giydim, okulun
bahçesine gittim. Arkadaşlarla biraz top oynadık, yorulduk, kenara
geçtik, ağacın altında dikilip biraz dinlenelim dedik.
Baktım Cem bu sefer belimden tutup arkama yaslandı, öylesine ki henüz
sertleşmemiş yarağını popomun arasında hissettim
yani. Diğer arkadaşlar gülüyor, bu da onlara bakıp gülüyor. Ben
de, "Ya Cem ne yapıyorsun?" deyip kurtulmaya
çalışıyorum, ama benden uzun ve güçlüydü. Baya bir sürtündü arkama.
Sürtünürken yarağının sertleştiğini hissediyordum.
Sonra beni çimenlerin üzerine yüzüstü yatırıp üstüme çıktı.
Yine sürtünüyor, popomu avuçluyor falan. Seyredenlerden biri, "Fatih Cem'in
karısı oldu!" deyince hep birlikte gülüştüler. Tabi ben de
şaka yapıyor diye ses etmedim.
Bu böyle her top
oynadığımızda devam etti, her fırsatta götümü
ellemeler, yaslanmalar ve sürtünmeler falan. Kimseye birşey belli
etmiyordum, ama bana bu yaptıkları hoşuma gidiyordu. Bir gün
maçtan sonra Cem bana, "Gel su içmeye gidelim!" dedi.
"Tamam!" dedim, arkadaşların yanından
ayrıldık. Baktım herzaman gittiğimiz yere gitmiyor,
"Nereye gidiyoruz?" dedim. Herzaman yakında yanında küçük
bir havuz olan bir çeşmeye giderdik, orda sıra olurdu genelde.
"Daha rahat su içeceğimiz bir yer biliyorum!" dedi.
"İyi tamam!" dedim. Gittik. Ağaçların arasında
küçük terkedilmiş bir ev, yanında çeşme, ıssız bir
yer. Kimsecikler yoktu. "Hakikaten burası sakinmiş!" dedim.
Suyumuzu içtik. Cem, "Gel biraz oturalım dinlenelim!" dedi. Ben
de, "Arkadaşların yanına gidelim!" dedim.
"Gideriz birazdan, gel şurada oturalım!" dedi. Evin
kenarında kaldırım gibi bir yer vardı, oraya oturdu,
sırtını da evin duvarına verdi. Ben de yanına oturdum.
Birkaç dakika otururduktan
sonra, "Çişim geldi lan!" diyerek ayağa kalktı. Bir
iki adım yürüdü, bana döndü, şortunu indirdi, sikini
çıkardı, bana doğru işiyor.
Şaşırmıştım, bir ağacın dibine gidecek
sanıyordum. "Lan bana sıçrıyor!" deyip
ayaklarımı çektim. Neyseki işemesi çabuk bitti. Fakat
şortunu çekeceğine sikini sıvazlıyor, "Bak lan yarrak
gör, sende var mı böyle yarrak?" diyerek yarrağını bana
doğru sallıyordu. Hiç unutmam, kapkara bir siki vardı, orta
boylu, normal kalınlıkta, yarrağın başı
yukarı bakıyordu. Ben heyecanlandım, ama çaktırmamaya
çalışıyorum, beni mahalleye rezil edebilir diye. "Lan napıyorsun,
bir gören olacak, manyak mısın!" dedim. "Yok oğlum
korkma kimse gelmez buraya!" dedi. Bana bakarak sikini
sıvazlıyordu. Biraz sonra siki iyice kalkmıştı.
İyice yaklaştırdı sikini suratıma, ben çekildim, ama
ağzım sulanıyor yutkuyorum, gözümü sikinden alamıyorum.
Sanırım
Cem beni gözüne kestirmiş ve bu ıssız yere o sebepten
getirmişti. "Sen de çıkarsana sikini!" dedi. Ben,
"Olmaz!" dedim. "Niye, kalkmıyor mu seninki?" dedi,
yanıma oturdu. Cevap vermedim, ama gerçekten öyleydi, hele o ortamda
korkudan ve heyecandan hiç kalkmazdı. Cem ısrarla, "Aç hele bir
göreyim, korkma lan erkek değil misin?" dedi. Ben şöyle bir
etrafa baktım, sonra şortumu indirdim. Cem sikimi görünce, "Bu
ne lan? Büllük kategorisine girmez bu laa, huhahaha!" diye gülmeye
başladı. Gerçekten bir parmak boğumu kadar, bamya gibi
birşeydi benimki. Hemen şortumu geri çektim. Cem, "Seninki çok
ufakmış!" dedi, halen kalkık sikini yanımda sıvazlıyordu.
Ben utancımdan başımı öne eğmiştim. Cem,
"Küstün mü lan, küsme hemen!" dedi.
Sonra
kulağıma yaklaşıp, "Al benimkiyle oyna, elle biraz,
bak gör yarrak nasıl olurmuş, tut hadi!" diye elimi aldı
yarrağının üstüne bastırdı. Ben de hafifçe
kavradım yarrağını. Taş gibi sertti yarrağı.
Cem artık gülmüyor, ciddi konuşuyordu, deminden beri şaka falan
yapmıyor, sadece benden bir ters tepki gelirse şaka ayağına
yatacaktı. "Oynasana biraz, korkma kimseye demem, tut
başını, tut hadi!" diye sessizce konuşuyordu.
İkimiz de sürekli sağı solu kontrol ediyorduk. O pek değil
de ben çok tedirgindim, yakalanacağız diye korkuyordum. Yarağıyla
biraz oynadım, baktım nefes alışı hızlandı.
"Daha ilk gün senden şüphelenmiştim, anlamıştım
senin ibne olduğunu!" dedi. O anda bizi o durumda kim görse aynı
şeyi düşünecekti, dışardan bakınca ben onun
yarrağıyla oynayan bir ibneydim. Artık zevk alarak
yarrağıyla oynuyor, sıvazlıyordum. Tabi bir yandan
sağı solu kontrol etmeye çalışıyorum. Ama kalbim de
hızlı hızlı çarpıyordu, heyecan doruktaydı bende.
Cem, "Biraz
yalamak ister misin?" dedi. "Bilmiyorum..." dedim. "Hadi
naz yapma, yala biraz!" deyip başımın tepesine elini koyup
sikine doğru götürdü, ben de karşı çıkmadım zaten.
Önce yarrağının başını dondurma yalar gibi
yaladım, muhteşemdi, çok hoşuma gitmiş, heyecanım
iyice artmıştı. Artık işi oluruna bırakmıştım,
hiç bir şey umurumda değildi, onun bu tatlı sikini
boşaltmak, rahatlatmak istiyordum. Cem gözlerini kapatıp
başını arkaya atarak, "Oohhh, işte bu, harika
yalıyorsun, ohhh, devam et!" diyordu...
Ben Cem'in sikine
sakso çekmeye dalmışken, birden ikizi Metin geldi öbür yanıma dikildi.
İkisinin arasında kalmıştım, korktum tabi,
"Noluyor ya?" deyip toparlandım. Metin gülerek, "Korkma lan,
sakin ol!" diyerek o da kalkmış sikini şortundan
çıkarıp elime verdi. İkisinin yarrağı da
aynıydı. Sol elimde Metin'in siki, sağ elimde Cem'in siki
vardı. Cem, "Nerde kaldın lan?" diye sordu. Metin de,
"Sizi biraz izledim!" dedi. Cem ise, "Ne dedim sana, bu top
demedim mi?" deyip güldü. Metin de, "Evet, demiştin, haklı
çıktın!" deyip, kafamı sikine götürdü ve "Biraz da
benimkini yala lan piç, deminden beri sizi izlemekten iyice abaza oldum
amına koyum!" dedi. Onunkini de dondurma yalar gibi yalamaya
başladım...
Cem, "Orusbu
çocuğu iyi yalıyor değil mi?" dedi. Metin de, "Hee lan,
bence bu ibne zaten biliyor bu işi, baksana nasıl yalıyor! Amına
koduğumun topu, biraz da somursana lan piç!" dedi. Ben de uysalca
ağzımı açıp yarrağının kafasını
ağzıma soktum, emmeye başladım. Metin'e baktım,
zevkten alt dudağını ısırıyor. Cem de memelerimi
avuçlayıp mıncıklıyordu. Biraz canım yanıyordu
ama ses etmiyordum. Cem hiç rahat durmuyordu, iyice azmıştı,
arasıra aşka gelip boynumu omzumu öpüyordu. Artık iyice
ikizlerin küçük ibnesi olmuştum. Bir elimle Cem'inkini sıvazlarken,
Metin'in yarrağını da somuruyordum. Sonra Cem, "Biraz da
bana gel!" dedi. Biraz da onunkini somurdum. Bu sefer Metin memelerimi
avuçlayıp sıkmaya başladı, bazen okşuyor, bazen
sıkıyordu. İkisi de aslında çılgın, vurdumduymaz,
sürekli gülüşen tiplerdi...
Bu arada havanın
kararması beni baya rahatlatmıştı, karanlıkta bizi zor
görürlerdi, hem de akşam olunca okulun bahçesinde kimse kalmazdı. Cem
üstünü de çıkarınca Metin de çıkardı. Beni de soydular.
Üçümüz de çırılçıplak kalmıştık. Ben yalandan,
"Ya yapmayın!" filan diyordum. Cem, "Sus lan ibne!"
deyip arkama geçti. Ben, "Ne yapıyorsun, sikecek misin, olmaz!"
dedim. "Sadece sürtürüp boşalacam, kalk domal!" dedi.
Kalkıp domaldım. Deliğimi tükürükleyip sertçe
parmağını soktu. Ben, "Ahhh, yavaş, canım
yandı!" deyip doğruldum. "Domal lan piç!" dedi. Tekrar
domaldım. Götümü iyice ona doğru verince yine gülüştüler. Biri
önümde, öbürü arkamdaydı. Metin ağzıma soktu
yarrağını. Başımı, yanağımı
okşuyor, "Aferin uysal köpeğime, aferin oğluma, ohhh,
harika!" diyordu. Sonra Cem sıcacık ve demir gibi sert
yarrağının başını deliğime sürtmeye
başladı. Bir yandan da tükürüklüyor, tükürükledikçe de deliğim
kayganlaşıyor ve açılıyordu...
Cem birden yüklenince
biraz başı girdi. Ben, "Ahhh, sokma, hani sürtecektin sadece?"
diye bağırınca, "Sus lan amına koduğumun
topu!" diye söylendi. Sonra bir daha yüklendi, yarısı daha
deliğime saplandı adeta. Ben, "Ahhh, nolur dur biraz!"
dedim. Cem'in umrunda değildi, belimden tuttuğu gibi sert bir
şekilde kökledi, yarrağının hepsini birden soktu götüme. Çok
acımıştı. Tamamını soktuğu yetmiyormuş
gibi iyice abanıyordu. İçimden (Lan taşaklarını da mı
sokacan?) dedim, ama bu arada acı ve zevk aynı anda
yaşıyorum. Cem, "Seni karım yaptım bak!" diyerek sikmeye
başladı, ileri geri gidip geliyor beni sarsıyordu. Kafamı
çevirip baktım, çok zevk alıyordu, gözleri parlıyor ve alt
dudağını ısırıyordu. Birinin benden bu
şekilde zevk alması benim çok hoşuma gidiyordu. Ama biraz
canım yanıyordu bu arada.
Neyseki daracık
ve yanan göt deliğime daha fazla dayanamadı ve "Ouuuğğğhhh!"
diye inleyerek boşaldı içime. Cem arkamdan çekilince Metin hemen
arkama geçti. Döllenmiş ve açılmış götüme rahatça girdi ve
sikmeye başladı. Ben de götümü iyice ona doğru verip rahatça
beni sikmesi için uğraşıyordum. Ona da baktım,
tıpkı ikizi gibi zevk aldığı belliydi. Bu durum beni
daha mutlu etmiş ve daha çok zevk alıyordum. Her köklediğinde,
ben, "Oohhh!" diye inliyordum, nefes alışım
hızlanmıştı, iyice kendimi karı gibi hissediyordum. Metin
gülerek, "Noldu lan top, hoşuna mı gitti
yarrağımı yemek?" dedi. Ben sadece, "Ohhhh!" diye
inliyordum...
O arada Cem sikini
yıkamaya çeşmeye gitmişti. Geri geldiğinde, "Sen bizim
neyimizsin artık?" dedi. Ben de, "Karınızım!"
dedim, gülüştüler. Metin de, "İkimizin de
karısısın artık!" diyerek içime boşalmaya
başladı. Beni hızlıca ileri geri çuval gibi salladı. Taş
gibi sikiyle içime boşalırken götümü oyuyordu adeta. Boşalması
bitince beni itti. Domalık durmaktan yorulmuştum artık, ellerim de
yerdeydi, ama yere düştüm, terli bedenim toz toprak oldu. Yerden
kalkmadım, zaten olan olmuştu, uzandım kaldım yerde,
sikilmenin verdiği bir haz vardı bende, döller deliğimden
sızıyordu...
Cem
giyinmişti, ama gülerek şortunu indirdi. İçimden (Bir daha
mı sikecek acaba?) dedim. Cem, "Kalk, köpek gibi dört ayak ol,
ağzına verecem!" dedi. Metin de geldi Cem'in yanına, bir
birlerine bakıp gülüyorlar. Ben Cem'in dediğini yaptım. Siki inikti,
tam ağzıma alıyordum ki, birden ağzıma yüzüme
işemeye başladı. Ben hemen yüzümü çevirdim, ama
ağzımın içine, gözüme sidik kaçmıştı. Ben tam
kalkmak üzereyken, Metin, "Kıpırdama lan piç! Ben senin
kocanım, çömel şuraya!" dedi. Ben ağzımdaki sidiği
tükürüp, gözümü açmaya çalışarak, "Tamam!" deyip önüne çömeldim.
Bu sefer ikisi birden işemeye başladı. Cem demin işediği
için onunki hemen bitti. Ama Metin bağırıyor, "Aç lan ibne ağzını!"
diye. Açtım. Ağzıma, yüzüme, gözüme, saçıma
başıma işedi, sonra şortunu çekip, "Ohhh bee, bu gece
rahat uyurum!" dedi. Cem de, "Aynen!" dedi ve gülüşerek gittiler.
Ben ise, götümden
bacağıma sızan döller ve her tarafıma
bulaşmış sidikle karanlıkta kalakalmıştım. Çeşmede
biraz temizlendim sayılır ama yetmezdi, sadece şortumu çekip
küçük havuza gittim. Güzelce yıkanıp çıktım, giyindim, eve
gittim.
[Fatih]
|