Yarak Yemeden Durulmuyormuş! (2) (Berk W. 18 Y., İstanbul)
Bir hafta önce pasajda öğlen
ağzıma akıtıp akşam da götümü siken dükkan sahibinin
yaptıklarını özlemeye başlamıştım. Bir kere
tadını alınca yarak yemeden durulamayacağını hep
duyardım, bunu yaşayarak öğrenmiş oldum. Daha fazla
dayanamadım ve bir akşam dükkanlar kapanmaya yakın yine pasaja
gittim. Baktım beni siken adam dükkandaydı yine. Ama direkt dükkana
girmeye utanıyordum. Etrafta dolanmaya başladım. Onu
görmemiş gibi yapıyordum. Neyse ki onun utanacak bir şeyi yoktu,
beni gördü ve hemen dışarı çıkıp
çağırdı. Gittim tabii. O gün de dükkanı kapadıktan
sonra depoda beni becerdi. Dükkandan çıkıp eve gitmeden önce de bana
telefonunu verdi.
Artık okuldan zaman bulunca önce arıyordum, gel derse gidip
götümü siktiriyordum. Bu seanslar bana iyi geliyordu. Derslerim bile düzelmeye
başlamıştı. Beni sikmediği pozisyon da
kalmamıştı. Eğer evliyse, sanırım
karısından daha çok beni beceriyordu. Her şey yolunda gidiyordu
yani. O güne kadar...
Bir gün yine gittim. Dükkanın sahibi, "Hoşgeldin. Sen
depoya geç geliyorum!" dedi. Geçtim, sabırsızlıktan soyunup
onu beklemeye başladım. Birazdan kapı açıldı
tanımadığım iki adam depoya girdi, kapıyı da
kilitlediler. Bana bakıp sırıtıyorlardı. Ben küçücük
külodumla çırılçıplak çekyatın üzerinde
kalmıştım. Elbiselerimi giymeye çalışınca, birisi
hemen benim elimden aldı onları. "Ne var, ne yok?" filan
sohbete başladılar. Resmen benimle dalga geçiyorlardı. Bense
korkudan altıma yapmak üzereydim. Kilitlenmiştim adeta, ne
yapıcağımı bilemiyordum.
Birisi çok iri, diğeri ise orta boylu, tıknazdı.
Tıknaz olan, "Senin için Mahmut'a para verdik, ona göre temiz muamele
isteriz!" deyince neler olduğunu anlamıştım, ama
çenemi bile kıpırdatamıyordum. Öylece kalakalmıştım
ve titriyordum. Soyunmaya başladılar. Önlerinde sallanan iri yaraklarıyla
yanıma gelip ağzıma yanaştılar. Ben
başımı öne eğmiş bakmamaya
çalışıyordum. "Hadi lan ibne sevsene şunları!"
diye çıkıştı kısa boylu olan. Ben
kıpırdayamıyordum ki.
Elini kaldırdı, tokat atacaktı. "Tamam abi ne olur
vurma!" diye yalvarmaya başladım. "O zaman hadi görelim
seni!" dedi. Kalın yılan gibi yarak suratımın
hizasındaydı, elime aldım. Altını dilimle yalamaya
başlamıştım ki boğazıma kadar soktu yarağını,
kusacaktım nerdeyse. İri olan da öteki tarafıma geldi. Bir
onunkini bir diğerininkini ağzıma alıyordum. Biri elimde
biri ağzımda iki yarak biraz sonra beni kendimden geçirmişti.
Artık çekingenliğim kalmamıştı.
Bu arada dükkan sahibinin adı da Mahmut'muş demek, aynı
zamanda da pezevenkmiş. Öğrenmiş olduk. Mahmut'la yaparken
aldığım zevki bunlarla da almaya başlamıştım
ki, kapı tıkladı. Mahmut, "Benim, açın!" diyordu.
Açtılar, o da içeri geldi. Soyunup bokseriyle bizi izlemeye başladı.
Depoda üç tane iri yaraklı adam olmuştu şimdi. Kısa boylu
olan artık arkamı okşamaya başlamış ve deliğimi
yoklayamaya hazırlanıyordu. Uzun boylu Çekyata oturdu, beni önünde
domaltıp ağzıma verdi...
Az sonra götüme kılıç saplandı zannettim. Kısa
boylunun yarağı o kadar sertti ki, bir saplayışta dibini
buldu. Ben can acısıyla öne atılınca bu defa iri
adamın yarağı boğazıma kadar girdi. Aralarında
ufacık kalmış, sıkışmıştım.
Arkadakinin elleri belimi sımsıkı tutuyor, ağzıma
veren de kafamı mengene gibi sıkıyordu. Ağzımdaki koca
şeyi çıkaramadığımdan konuşamıyordum da.
Biri götüme biri ağzıma dipleyip duruyorlardı. Gözümden yaşlar
akmaya başladı...
Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, ama artık acayip zevk almaya
başlamıştım. Arkamdaki adam çok
hızlanmıştı. Benim de pipimde zevk suları belirmişti.
İyice kökleyip durdu, geliyordu anlaşılan. Kısa boylu olan
arkamdan çıkınca iri adam ağzımdan çıkarıp arkama
geçti. Mahmut da gelip Çekyata oturdu ve ağzıma verdi. İri adam
da götüme girdi. Yarağı diğerlerinden biraz daha
kalındı. Girerken zorluyordu, ama benim arkam buna
alıştığından zorlanmadan ayrı bir zevk
alıyordum. İçime hepsini soktuğunda eğilip pipime
baktım, yere kadar zevk suyum uzanıyordu. Ellesem gelecektim, ama
daha gelmemiş iki adam vardı, beklemem lazımdı...
Sokup çıkardıkça dap dar götümden acayip zevk
aldığı belli oluyordu adamın. Deliğim yarağını
tam kavramıştı. Bu nedenle sanırım ancak yavaş
tempoda sokup çıkarabiliyordu. Derken, "Iğmmm!" deyip götümden
çıktı, o ana kadar konuşmayan adam, "Al lan
ağzına çabuk!" deyip oturdu Mahmut'un yanına. Hemen
aldım. Bu defa Mahmut arkama geçti. Göt deliğim
genişlemişti, Mahmut'unki çıkan yarak kadar kalın
olmadığından hızla girip çıkıyordu...
10 dakika sonra Mahmut da dipleyip durdu, içime geldiğini anladım.
İri adamın yarağını öyle vantuzladım ki,
ağzıma fışkırmaya başladı. Boşalırken
de, "Orospu çocuğu, ananı sikeyim!" diye küfürler etmeye
başladı. Mahmut, "Yut hepsini, Çekyat kirlenmesin sakın!"
dedi. Yuttum. Yarağında, taşaklarında, karnında
kalanları da ağzımla temizletti iri adam. O arada ben de yere
fışkırmışım zevkten. Neyse ki benimki o kadar
fazla gelmiyordu, Mahmut görmedi...
Bu kadar kısa sürede üç yarak yemek, hele de iri adamınkinin
kalınlığı düşünülünce
dağılmıştım resmen. Ben kalkıp giyindim. Mahmut'la
diğer kısa boylu adam da giyindi. Ama iri adam kendinden
geçmişti. Sarhoş olmuş gibi çökmüş kalmıştı
Çekyata. Mahmut, "Hadi Ahmet abi çıkalım artık, oğlan
perişan oldu!" dedi. "Siz gidin lan puştlar, ben bu
parçayı bir postayla bırakır mıyım!" demez mi!
Anladığım kadarıyla ondan korkuyorlardı. Hemen
kapıya yöneldiler.
Ben de onların arkasından çıkıyordum ki, Ahmet
dedikleri adam kolumdan tutup çekti beni ve Çekyata fırlattı.
Kapıyı gidenlerin arkasından kilitleyip önünde sallanan
yarağı ile gelip yanıma oturdu. "Tatlım benim,
bırakır mıyım, daha sevişeceğiz senle,
onların yanında öpemedim, soyun hadi!" dedi ve soyunmam için
beni kaldırdı. Kendisi de kalkıp Çekyatı iyice açtı.
Işığı söndürüp beni yatırdı, kendisi de
yanıma yattı. Benim üstüme çıkıp öpmeye başladı,
dili kocamandı her şeyi gibi. Ağzımı siker gibi
öpüyordu. Bıyıkları sakalları çivi gibi batıyordu her
yerime, ama zevk de veriyordu. Sonra domaltıp, o kadar yarak yemiş ve
döllenmiş deliğimi incelemeye başladı. Götümün yanaklarını öpüp ısırıyordu.
Götümün yanaklarına batan sert bıyık ve sakalları sikilmek kadar zevkliydi.
Bu işte çok tecrübeli olduğu belliydi. Beni sikmekten sanki
diğerlerine göre daha çok zevk alıyor gibiydi.
"Senin gibi parlak oğlanı ne zamandır
düşüremiyordum, bundan sonra sadece bana siktireceksin, ona göre!"
dedi hırlayan sesiyle. Mahmut'lara küfür edip kovduğuna ve onlar da
bir şey diyemediklerine göre korkulması gereken biriydi
sanırım. Şimdi bu adam ne derse onu yapacağım gibi
görünüyordu. Bu işlere devam etmek istiyorsam da hep onun dediğini
yapmam gerekecekti. Bu biraz canımı sıkıyordu. Telefon
numaram dışında hiçbir kişisel bilgimi vermemiştim
Mahmut'a. Siktirip gitsem bulamazlardı beni.
İri adamın adı da Ahmet'miş. Mahmut'tan da bunu öğrendik.
Ahmet yatıp, "Hadi al ağzına!" diye beni
aşağı itti. Karanlık olması da daha iyiydi, utanç
filan hiçbir şey duymuyordum. Tekrar iri yarak ağzımda büyümeye
başladı. Sadece başını ve biraz altını
alabiliyordum ağzıma. Bu sefer geç geleceği belliydi ve götümü
epey zorlayacaktı.
Yarağı tam dikleşince bileğimi yanına tuttum.
Bileğimden bile kalındı. Beni önüne çekip ve arkama yan
yatıp yavaşça zorlamaya başladı. Ağzımda tükürük
kalmamıştı elimle götüme sürmekten. Ama girmiyordu.
Sanırım üç yarağı yiyince önce genişlemiş, şimdi
de büzüşmüştü deliğim. Ahmet kendi eline okkalı bir tükürük
alıp deliğime sürerken orta parmağını soktu içime.
Adamın parmağa benim pipim kadardı.
Tekrar dayıp itince flop diye girdi iri yarağın
başı. İçimdeki doluluk enfesti. Arkadan beni sardı. Ensemi,
omuzbaşımı öpüyor, yüzümü kendine çevirip dudaklarımı
öpüyor, yavaşça uzun ve kalın yılanı içime sokup
çıkarıyordu. Zevkten acayip sesler çıkarıyordum. Kendimi
kadın gibi hissediyordum. Ahmet zevke geldiğimi anlayınca,
"Dediğimi unutma, bundan sonra kocan benim!" dedi ve hoyratça
soktu içime. Birden dipleyince çok acıdı. Demek istese
hızlı da sokabiliyordu, ama canım yanmasın diye
yavaşça girip çıkmıştı biraz önce. Hem canım
yandı, hem bunu öğrenmek hoşuma gitti.
Ben de onun dudağını hafifçe ısırıp, "Tamam
kocacığım, karınım artık senin!" dedim. Bunu
nasıl dedim hiç bilmiyorum, ama onun çok hoşuna gitti. Kalkıp
bacaklarımı omzuna aldı ve öyle köklemeye başladı. Koca
taşakları popoma çarptıkça şaklama sesleri
çıkıyordu. Deli gibiydi üstümde. Ben de ikinci kere gelecektim
nerdeyse. O kadar güzel sikiyordu ki, benim suratımdan ne zaman hızlanacağını
ne zaman yavaşlayıp beni öpeceğini sanki anlıyordu. Bu zevk
beni delirtti ve hiç ellemeden yine gelmeye başladım.
Bunu anlayınca hemen içimden çıkıp tepeme dikildi.
"Kocaman aç ağzını!" dedi. Böğürerek,
ağzıma yüzüme kırbaç gibi döllerini attırmaya
başladı. Bütün suratımı kapladı dölleri, gözlerimi
bile açamıyordum. Ağzıma sokup son damlaları da emdirdi.
Sonra yanıma yıkıldı. Çekyat kırılacaktı
nerdeyse, o kadar iri ve ağır ki.
Epeyce göğsünde yatırdı beni. Sonunda nefeslerimiz
düzeldi. Benim de titremelerim geçti. Gitmeden önce bana telefon
numarasını verdi. Benden de istedi, ama vermedim. "Mutlaka ara!"
dedi. Onun arkasından ben de giyinip çıktım depodan. Giderken dükkanda Mahmut'a
bakmadım bile. Beni satması pek
hoşuma gitmemişti, ama zevk almıştım :)
(Berk W.)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: