Yarak Yemeden Durulmuyormuş! (7) (Berk W. 18 Y., İstanbul)
"Sert! Em! Yala! Hadi!" demişti Ersin. Onun
istediği gibi, dudaklarımın arasında sıkarak
başını, en zevk alınan baş altı
kısmını bastıra bastıra yalayarak, elimdeki taşaklarıyla
okşar gibi oynayarak ve diğer elimle kalın gövdesini çektirerek
emiyordum. Ardından, parlak taşaklarını tek tek
ağzıma alıp emdim. Sonra tekrar başına geçtim. Böylece
yer değiştire değişire, muhteşem yarağı
keşfede keşfede merakla hizmet ettim...
Ben yerde diz çökmüş, ağzıma attırır diye
bekliyordum, ama böylece yarım saat filan geçmesine rağmen, hem Ersin
hem de yarağı tepemde halen dimdik duruyorlardı. Nasıl
kontrol edebiliyor kendini bu kadar uzun süre acaba? Çenem kopacak gibi
ağrıyor, yine boğazıma sokmaya
çalıştığım için gözümden yaşlar süzülüyordu...
Ona tutunarak zor kalktım ayağa. Boynuna gömdüm
başımı, neresi gelirse öpüyorum. Bir anda kucakladı beni.
Boyu benden uzun, ama kilosu benden biraz fazla. Bu ne kuvvet koçum. Bir odaya
girdik, fırlattı beni kocaman bir yatağa. Döverek siken
sapıklardan değildir umarım. O da atladı yatağa, daha
doğrusu benim üzerime. Zayıf olduğumuz için, onun da benim de
her tarafımız kemik, kemik sesleri çıktı yani. Canım
yandı, hem de çok. Bir yerimi kırmadan kurtulabilecek miyim acaba?
"Ersinciğim, ben senin gibi değilim, bu kadar sert olma
lütfen." dedim yavaşça. Üstümde yatarken, şaşkın
suratıma baktı. Alt dudağını ısırıp, "Çok
özür dilerim, ben erkeksin hoşuna gider diye düşünüp, bokunu
çıkardım herhalde!" dedi. Ay yerim ben bunu ya, ne
tatlısın sen! Kır kemiklerimi amına koyım, seninim. Bu
arada, ben pek erkek de sayılmam. Bunları demedim tabii de. Onun
yerine, "Ben senin bildiğin erkeklerden değilim!" dedim.
Güldü bu söylediğime, gülerken uzun uzun da gözlerimin içine baktı
durdu. Ben eridim bana bakan gözlerinde.
Dudaklarımı, dudaklarıyla ve diliyle yalar gibi öperek
boynuma indi. Ordan kulağıma geçti, diliyle her
kıvrımını dolaşıp yaladı, her
kıvrımını dudaklarıyla emdi. Ben kıvrım
kıvrım kıvrandım zevkten. Yavaş yavaş omuzumu,
boynumu göğsümü yalayıp emerek, memişime geldi sıra. En
hassas yerlerimden biri. Çevresini diliyle iyice yalaya yalaya,
çıldırttı beni. Bir anda memişimi ve çevresini
ağzına alıp, emmeye başladı. Diğer memişimi
de iki parmağının arasında
sıkıştırıp, ovuşturuyordu.
Başını itmeye çalışıyorum ama
kıpırdatamıyorum yerinden. Sonra tam ucunu dişleyince,
kopardı memişimi nerdeyse. Ben de, "Ayyy!!!" diye
yaygarayı kopardım. Kafasını kaldırıp bana
baktı, gülerek, "Devam edeyim mi?" diye sordu. Ne demem gerek? "Evet...
Et... Ama... Isırma ne olur!" dedim. Nefes nefese söyleyebildim
bunları. Ağzıyla bunları yapabiliyorsa bana, yandım
ben.
Öpüp yalayarak yavru ağzıyla, göbeğime indi. Burası
da kritik. Dilini sokup, deliğe sertçe ittiriyor, sanki sokmaya
çalışıyor. Sonra emiyor, dilliyor. İçimde kelebekler
uçuşuyor. Daha da aşağı indi. Külotuma el atınca,
"Orası kalsın aşkım!" dedim, yine inleyen bir
sesle. Pipimi görmesini istemiyordum. Diğer yattığım
kişilerleyken benim için önemli bile değildi çükümü görmeleri. Ama
şimdi, hem yaşıtım, hem de bayıldığım
bir erkek olduğu için Ersin, onun beni çok beğenmesini istiyorum.
İçten içe de olsa, Mahmut veya diğerleri, beni beğense ne
beğenmese ne, diye düşünüyordum sanırım. Şeyimin
boyutunun Ersin'in umurunda olup olmadığını bilmiyorum. Ama
utanıyorum, elimde değil.
"Peki, götünü yalamamı ister misin?" dedi. İstemem
mi, hemen domaldım ve "İsterim, ama külodu sıyır
sadece, çıkarma lütfen!" dedim. Arkama geçti, külodumun
arkasını indirdi sadece. Götümün yanaklarını elleriyle
kavrayıp hırsla sıktırdı ve ayırdı iki yana.
Deliğimi görünce, "Off! Parlayan pembe gonca gül gibisin
bebeğim, yanıyorsun, beni de yakıyorsun!" deyip gömdü bütün
suratını. Ö öptü bolca, tükürükleriyle ıslatıp, diliyle
sevdi. İyice gerdirip gçtümün yanaklarını, dilini bir hançer
gibi soktu büzüğüme. Öptü, soktu, öptü...
Sonra dilinin yerini parmağı aldı. Parmağının
yerini parmakları. Oynadı durdu benimle. Ben götümü
kaldırdım, belime kavis verdim ve yanağımı yatağa
gömdüm iyicene. Mutlulukla gülümsüyordum öylece. Aniden, iki eliyle birden
popoma şaplağı çakınca, yine, "Ayyy!!!" diye
ciyakladım. "Evet, başlayalım mı artık?"
dedi. Ön sevişmemiz bir saat küsür sürdü. Vay anam vay, böyle güzel
şeyler yapabilen erkek var mıymış lan. Sen neymişsin
ve bu güne kadar nerelerdeymişsin. Benim erkeğim!
"Şimdiden, beni zaten bitirdin. Tekrar başlayalım o
zaman!" diyebildim, güçlükle. Doğrulmaya çalışıyordum
ki, elleriyle belimi kavrayıp domalık vaziyette sabitledi. Belime
bastırıp, popomu kaldırdı. Yatağa gömülü yüzümün
yanıyla, ona bakmaya çalışıyorum. Çok önemli bir işe
hazırlanır gibi bir ciddiyet var tatlı suratında. Yarağını
popomun çatalına oturtup, başına tükürük attı.
Başını deliğime sürttü, sonra bir tükürük de deliğime
bıraktı. Sikinin başıyla iyice sıvadı
ıslaklığı ve yavaşça başını deliğime
oturttu.
Top gibi başı, büzüğüme kıyasla çok büyük.
Zorlamadı, sadece vücudumu yumuşakça okşarken, sikinin
başıyla da oynamaya başladı deliğimle. Göğsümün
ipek bir kumaş gibi okşanmasından ve büzüğüme yapılan
masajdan karnım karıncalanıyordu. Bu olur olmaz, deliğim
kendiliğinden açılmaya başladı. O da çok azıcık
bastırınca, büzüğüm yarağının
başını emer gibi içine çekiverdi. Aman Tanrım,
kendiliğinden işleyen doğal bir sürece tanıklık
ediyoruz. Böylece yavaş yavaş ve hiç acıtmadan, top gibi
başı, bileziğimi gerdirerek öte tarafa geçiverdi, çok az bir
sızı ve müthiş bir zevk vererek hem de!
Az sonra ise, kalın patlıcan, taşaklarına kadar
oturmuştu bile götüme. İkimiz neredeyse aynı anda, "Ohhh!!!"
dedik. Biraz çıkardı, biraz soktu, oynamaya devam etti benimle.
Yatağa yan gömülmüş yüzümle, ona baktım tekrar. Şutunu
doksana takmış bir futbolcu gibi mutluydu suratı. Dizlerinin
üstünde dururken, ayaklarının üstünde kalkıp, avuç içlerini
yatağa koydu. Tam olarak üstüme çıkmıştı.
Çıkartıp ucuna kadar, çak diye kökledi yarağını götüme
"Ohaa!!!" diye bağırdım istemsiz. Beni duymadı
bile. Bir daha, bir daha...
Giderek artan bir şiddette ve hızda köklüyordu bana. Çarşafı
dişlerimin arasına alıp ısırmaya başladım.
Belki otuz, belki kırk vuruş yaptıktan sonra karnımdaki o
karıncalanma çığ gibi büyümeye başladı ve pipime doğru
yuvarlandı. Oraya baktım, pipim dikelmiş, ucundan akan
sıvı çarşafa kadar sarkmış. Bir sanat eseri gibi
parlıyor pipim ve ön sıvım.
"Ersinciğim... Aşkım... Biraz dur nolur... Yoksa
boşalacağım... Lütfen.. Lütfen... Aşkım!"
diyordum. Ne dediğimi bile bilmeden, öyle kesik kesik konuşuyorum.
Kendini öyle kaptırmış ki, bir süre sonra ancak
yavaşlayabildi. Yavaşça girip çıkmaya başladıktan
sonra durabildi. İçimden, plop diye bir sesle yarrağının başı
çıkınca, darbelenmekten ağrıyan belimi rahatlatmak için
sırt üstü dönüverdim yatağa. O da üstüme yığıldı.
Ter içinde kalmış. Suratındaki ter damlalarını
yalamaya başladım.
Ayrılıp benden, gülümsedi. "Çok kendimi
kaptırıyorum, canını yaktım mı?" dedi nefes
nefese. "Götümü dağıttın! Ama şu gözlerindeki
parıldamayı görmek için değer!" dedim. Dudaklarıma
yapıştı, yiyişmeye başladık. Beni üstüne
aldı, biraz da öyle seviştik. Sırtını
yatağın başlığına dayayıp oturdu, beni de
kucağına çekti, oturttu. Gözlerimin içine bakarken,
bacaklarımı, popomu, kollarımı, karnımı,
göğsümü, omuzlarımı, yüzümü, saçımı, her yerimi çok
ama çok yumuşak, okşamakla ellerini tenimde gezdirmek arasında
ki bir tonda, dolaştırdı durdu. Yaptığı
şeylerle beni öylesine kontrolü altına alıyor ki, böyle bir
şey olabileceğini hayal dahi edemezdim. Hele bu yaşta bir
erkeğin!
Biraz aşağı kaydırdım popomu. Siki halen
taş gibiydi. Bir saat birbirimiz emcükledik, 20 dakika filan
domaltıp, at gibi üstüme çıkıp sikti beni. Şimdi de
gözleriyle sevip beni, epeydir okşuyor. Bu kadar zaman geçti yani, ama ne
geliyor ne yumuşuyor. Ne sihirli bir alet bu. Arkaya elimi atıp,
elime aldım sikini. Başı ıslaktı, biraz
ovuşturunca yüzünü tatlı tatlı ekşitti. Tatlı
tatlı ekşitmek, ne demekse artık. "Otursana üstüne!"
dedi, sanki utanarak. Beni etkilemek için numara mı yapıyor, yoksa
bunu söylerken gerçekten utanıyor mu? Bu kadar şeyi yaptıktan
sonra, neden utansın ki, çözemedim.
Benim götümün acıması pahasına, onun zevki artsın
diye, ne sikini ne deliğimi ıslatmadan başını
dayadım deliğime. Ama nasıl büyülediyse bu herif beni, yine hiç
acımadan oturuverdim kucağına. Patlıcan oturtma :) Kendi
ayarladığım hızda oturup kalkmaya başladım.
İçime girerken, çıkarken, içimdeyken, her birinde
aldığım zevk başka başka. Daha fazla oyun oynamama
izin vermedi. Onun oyununa döndük. Elleriyle belimi sabitleyip, alttan köklemeye
başladı.
"Biraz yavaş lütfen!" dedim. Dudaklarıma
yapıştı, ben de dilini emdim. Yavaşlamıştı,
ama biraz sonra alttan yine darbelemeye başladı. Bir şey
demedim. Nasıl olsa beni dinlediği yok. Artık pazar günü
oturmayıveririm popomun üstüne. Derslerimi yatakta
çalışırım.
20 dakika filan da böyle kucakta yedikten sonra, sikini içimden, dilini
ağzımdan çıkarmadan, maharetli bir dönüşle beni altına
alıverdi. Sımsıkı sarılıp, poposunu indirip
kaldırmaya başladı usulca. Oh be abisi, az da böyle yavaş
gel bana işte. Kilolu değil, iri biri de değil, ama öyle bir
özgül ağırlığı var ki. Altında tatlı
tatlı ezerek, dudaklarımı öperek, yavaş yavaş sikti.
Benim yine bilindik karın kelebeklerim uçuşmaya başladı.
Sımsıkı sarıldım ona.
İnlemelerim, ciyaklamaya dönüşünce durdu, "Gelme
sakın!!!" dedi. Sanki benim elimde. İçimden çıkıp
suratımı okşayarak, yine beni seyretmeye başladı. "Senin
de gözlerin parlıyor!" dedi. Birisi sonunda gözlerimdeki
değişimi farketti. "Senin sayende!" dedim. Yalakalıkta
bir numarayım. Kollarıyla yükselince üstümde, kaldırdım
titreyen bacaklarımı. Yarağını eliyle bile tutmadan
daldırdı içime. Yetenek sizsiniz, Ersin bey! dedi jüri üyeleri.
Bacaklarım doladım beline. Böyle incecik bir bele dolamak da, incecik
bacaklarımı, ayrı bir zevkmiş. Jüri üyeleri bu durumu da
göz önüne alır umarım :)
Alttan sikiyle, taşağıyla hatta tüm beliyle, şlap
şlap sert çakarken, üsten de dudaklarımı kırılacak
eşya gibi nazikçe öpüp dillerken, annemin altın günleri için
hazırladığı yiyeceklerden, tatlı pasta ile tuzlu kuru
poğaçayı aynı anda ağzımda gezdirdiğimde
hissettiğim, tezat zevki alıyordum. Kısacası, ben Ersin
gibi yaratıcı erkekler tarafından sikilmek için
yaratılmışım, onu biliyorum artık!
Epeyce yine (darbeli - sert - hızlı) modda sikince beni, yine
aynı film başladı. Sıktırıyorum kendimi,
başka şeyler düşünmeye çalışıyorum ama olmuyor.
Karnımda bu defa futbol maçı oynanıyor sanki. O ise gayet sakin,
bıraksan sabaha kadar sikecek. Benim bildiğim erkekler kendini
tutamaz. Demek ki bu ilişkide gerçek erkek benim :)
"Aşkım, özür dilerim ama tutamıyorum kendimi
artık!" dediğimde biraz yavaşladı ve çıktı
içimden. Bacaklarının alt kısmı üzerine oturdu
karşımda. Sadece önümü kapatan külotumu tamamen indirdi,
bacaklarımdan çıkarıp attı. Elimle önümü kapadım. Ben
sırt üstü yatarken, ayak tabanlarım yerde olacak şekilde
dizlerimi yukarı doğru kırdı. Elimi çekti önümden ve iki
elimi de bacaklarının üzerine koydu. Yavaşça içime girdi.
Poposunun üzerinde gidip gelerek, girip çıkmaya başladı. O girip
çıktıkça, bir o yana bir bu yana dönüp duran, küçücük
kalmış yumuşak pipimi merakla seyrediyordu.
Sonra elini uzatıp, oynamaya başladı. Pipimle oynayan,
ince, uzun ve çok güzel parmakları, pipimle birbirlerine, o kadar
yakıştılar ki! Demek ki bizim miniğin de bir işlevi
varmış bu alemde. O şiir gibi parmaklar, dikeltti onu hemen ve
yavaş yavaş sızdırmaya başladı ön
sularını. "Aynı anda gelmeyi becerebilecek miyiz
bakalım?" dedi. Ya abicim, benim etim ne budum ne, bana böyle zor
görevler yükleme :)
"Çok tatlıymış sikin, istersen sakso çekebilirim!"
dedi. Oha, o kadar da değil. Bu çocuk, benim pipimi mi beğendi
gerçekten? Ben mutlu olayım diye sallıyor mu yoksa? Neyse, yine de
mutlu oldum. "Sağol aşkım, elinle oynasan yeter, ben zaten
gelmek üzereyim!" dedim. Gelmemek için, kendimi sıkmayı olabildiğince
artırdım. Verdiği görev emrini, ölüm pahasına yerine
getirmeliyiz. Götümü yavaş yavaş sikerken, pipimle de sevecenlikle
ilgileniyordu. Gerçekten sevdi mi pipimi yaaa? Öyleyse ölürüm ona!
İçinde bulunduğumuz durum harika, ama iki saati geçti abi,
teknik olarak gelmeden dayanmam mümkün değil. "Tutamayacağın
noktada, haber verebilirsin artık!" dedi. Ohh, nihayet izin
çıktı tahliyeme. Konuşamadım, geliyorum, diye. Ama haber
vermek adına, sadece başımı salladım ekşimiş
suratımla. "Atış serbest!" dedi gülerek. Ben koyverdim
kendimi, tam attırıcakken birden başını
sıktı, çok az tuttu öyle. Bırakıverdi sonra. Ben öyle bir
fışkırmaya başladım ki! İlk atım
kırbaçım, çeneme kadar ulaştı. Hemen çıkıp
içimden, dizlerinin üstünde karnımın hizasına geldi, ikinci
kırbaçımı poposuna patlattım...
Elimi alıp
yarağına götürdü. Başını tutup iyice sıktım,
hızlıca sünnet derisini başının üzerine götürüp
getirdim. Ben karnıma ufak ufak boşalmaya devam ederken, suratıma
kadar, boşalır gibi değil de, sanki işer gibi döl
foşurdatmaya başladı. Gözlerimi kapatıp,
ağzımı açtım. Poposuna bastırıp ellerimle,
kendime doğru çektim. Gelmeye devam ederken ağzıma aldım
başını. Dillerken başını, ağzımın
içine devam etti boşalmaya...
Artık ne kadar geldi, bilemem ama ağzım doldu. Ben
emmeye devam ederken, artık başı hassaslaşan
yarağını çıkardı ağzımdan. Kıvamlı
sıvıyı dilimle ağzımın içinde
dolandırdım. Sıvının içindeki küçük döl
toplarını dilimle damağım arasında ezerek,
onların da tadına vardım. Sonra çocuklarımızı
yuttum :)
Tekrar heryerini öptüm, yaladım, ağzıma sokup
çıkardım. Tertemiz yaptım erkeğimin yarağını.
Uzanıp dudaklarımdan öptü, nefes nefeseydik ikimiz de. Sonra devrildi
yanıma ve kollarını iki yana açtı, bir kolumu belinden,
diğerini karnından sımsıkı sarıp, göğsüne
gömdüm başımı. Ağzımın içinde dölünün eşsiz
tadı, burnumun ucunda teninin gül kokusu. Beynimden karnıma, oradan
pipime kadar, halen boşalıyormuşum gibi bir zevk dalgası
gidip geliyordu :)
(Berk W.)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: