|
Squatla Hazırladı! (Sedat 18 Y., İzmir)
Selammm. Adım
Sedat. 18 yaşındayım. Kendimi bildim bileli diğer
erkeklerden farklıydım. Sanki ruhumun derinliklerinde gizli
kalmış ortaya çıkmayı bekleyen bir arzu veya farklı
bir duyguyla büyüdüm. 3 abim ve şerefsiz bir babam var. Lise
başlarında o gizli kalan duygunun ergenlik ile birlikte yavaş
yavaş ortaya çıkmasıyla birlikte benim
davranışlarım çok değişti ve artık feminen
tavırlar göstermeye, kendime bakım yapmaya başlayınca
durumu fark eden babam tarafından defalarca dayak yedim. Ama her ne kadar
dayak attıysa ben inadına daha çok bakım yapıyor, aynı
kızlar gibi vücudumdaki tüylerden temizleniyor, mini şortlar giyerek
dışarı çıkıyordum. Annem olmasa babam beni
evlatlıktan bile red edebilirdi.
Lise sona
gidiyordum. Dışarıda insanların bana
bakışları çok değişti, çoğu insan küfür eder gibi
bakarken, bazıları beni o şekilde beğeniyor, hatta
gözleriyle her yerimi süzüyorlardı. Özellikle orta yaş üstü babam
yaşındaki adamlar. Dikkatimi en çok çeken ise beden hocam Hakan idi.
Beden derslerinde sürekli beni izler, kızlardan güzel bacaklarıma
bakardı. Hatta çoğu kez bana yanaşıp beni elleriyle
yoklamışlığı da vardır. Şimdi normalde bunu
bir kız öğrencisine yapsa hoş karşılanmazdı, ama
erkek olduğumdam rahatça bana yanaşıp güya egzersiz hareketlerini
göstermek için arkama geçip götümü bacaklarımı ellemişliği
vardır. Zaten bana öyle davrandıkça ve dışarıda beni
arzularcasına bakan adamları gördükçe gururum okşanıyordu.
Hakan hocayla
artık samimiyetimiz de artmış ders dışında da
sohbet etmeye başlamıştık. Zaten okulda pek
arkadaşım da yoktu. Hakan hoca bana hafta sonları bir spor
salonunda eğitmen olarak çalıştığını, benim de
o salona kayıt olmamı, vücudumun daha da güzelleşeceğini
söyledi. Zaten kendisi de aşırı kaslı, kel ve karizmatik
bir adamdı. Ondan daha da hoşlanmaya başlayınca gözüme çok
daha güzel görünmeye başlamıştı. Bu fikir aklıma
yatmıştı, salonda bir sürü kaslı erkek olacaktı.
Onları izlemek kaslı vücutlarını görmek fantazi dünyama
renk katacaktı. (Bu arada ben artık pørnø izlemeye, özellikle de gay
içerikleri ile tatmin olmaya, götümü de parmaklamaya
başlamıştım.)
Bir hafta sonra
dediği salona kayıt yaptırdım. Benim için güzel bir indirim
yaptırmıştı canım hocam. İlk gün salonu gezdirdi
ve birkaç hareket göstermeye başladı. Salon tahmin ettiğim gibi
bir sürü kaslı erkek ile doluydu. Hepsinin bakışı benim
üzerimdeydi, aynı kız gibi duran vücudum yüzünden. Bazıları
yargılar gibi bakıyordu. Ama umrumda değildi. Hakan hoca
artık bana daha da rahat yanaşıyor, hatta resmen arkamdan bana
değdirmeye bile başlamıştı. Benim tepkisiz kalmam ise
onu daha da cesaretlendiriyordu.
Aradan 6-7 ay
böyle geçti ve Lise bitti. Bana sürekli Squat
çalıştırdığı için götüm büyümeye ve şekil
almaya başlamıştı. Kendi götüme hayran kalıyordum.
Aslında Hakan hocanın da meğer kendi için
götümü hazırladığını o zaman
anlamamıştım. Hakan hocaya birçok kez neden bekar olduğunu
ve evlenmediğini sormuştum, ama doğru dürüst cevap
alamamıştım. Salonda Mert isimli benden birkaç yaş büyük
biriyle de konuşmaya başlamıştım, bana karşı
tavırları çok iyiydi. Bana birkaç hareket daha gösteriyor
yardımcı oluyordu. Tabi Hakan hoca gibi değil, hiç temas
etmiyordu bana.
Yaz
aylarıydı ve yine çok azgın olduğum bir akşam onu ve Hakan
hocayı düşünerek yine götümle oynamaya başladım. Babamın
beni yakalamasıyla kıyamet kopmuş, beni çok pis döverek evden
kovmuştu. Ben de teyzemlere sığınmıştım. Annemin
ricası üzerine teyzem geçici süreliğine kabul etmişti beni.
Neyse, her yerim mosmordu ve bu yüzden utancımdan uzun süre
dışarı çıkamamıştım. Hakan hocada beni merak
ediyor sürekli arayıp soruyor, ben de rahatsız olduğumu
söylüyordum. O ise, "Sakın egzersizleri aksatma, geleceğin için
önemli!" diyordu.
Vücudumdaki
morlukların biraz geçmesiyle tekrar salona gitmeye karar verdim. Ama bu
sefer babamın inadına içimde biriktirdiğim kin ve nefret
duygularıyla gidecek ve Hakan hocaya daha çok yavşayıp beni
sikmesi için uğraşacaktım. Zaten artık zamanı
gelmişti. Birinin beni sikmesi ve bu duyguyu ve arzuyu bana yaşatmasının
tam zamanıydı. Altıma teyzemin evinden yürüttüğüm
kadın iç çamaşırı giydim ve elimden geldikçe Hakan hocaya
frikik verip bugün değilse yarın onunla olmak için elimden geleni
yapacaktım. Vücuduma güzelce bakım yaptım ve spor salonunun
yolunu tuttum. Tabi hakan hocaya da haber verdim.
Gittiğimde
beni görür görmez geldi sarıldı ve iyi olup
olmadığımı sordu. Ben de, "İyiyim hocam, ama
belimde bir ağrı var, bakar mısınız?" dedim. "Tabii,
dön bakayım!" dedi. Ama ben, "Hocam isterseniz şurada
göstereyim!" diyerek soyunma odasına yöneldim. "Tabii!"
dedi. Önden ben arkamdan o, bir soyunma kabinine girdik. Şortumu indirip
elimle götümün hemen üstünü göstererek, "Burası hocam!" dedim.
Karşımda ayna olduğu için Hakan hocanın
bakışlarını görebilmiştim, altımdaki kadın
iç çamaşırı görmesiyle gözleri yerinden fırlayacak gibiydi.
Belden aşağı aynı kız gibiydim. Ve spor sayesinde
çoğu güzel kızdan daha güzel göt hatlarına ve bacaklara
sahiptim.
Adamın dili
tutuldu resmen, sanki 1 yıldır bana yavşayan o değildi.
Kendimi resmen ona sunmuştum, ama o hiçbir şey yapmıyordu. "Hocam
tam burası!" diyerek biraz eğildim ve götümü onun önüne
doğru değdirdim. Aynadan da ona güzel sexy bir bakış
attım. İçimden (Hadisene be adam, daha ne yapayım?) diye geçiriyordum.
Hakan hoca elimi tutup çekti ve elleriyle, "Tam burası mı?"
diye bastırdı. Ben de refleks olarak kendimi iyice geri atınca
götüm direk önüne yapışıp kaldı. O an arkamda onun kocaman
olmuş yarağını hissettim. Ve istemsizce gözlerimi
kapatmıştım ve ağzımdan, "Off!" diye ses
çıkmıştı. Çünkü ilk kez bir yarağı götümün
üzerinde hissediyordum.
Benim bu sesi
çıkarmam sonrası Hakan hoca iyice kudurmuş ve iki eliyle
belimden tutup kendine doğru beni iyice çekmeye
başlamıştı. Artık istediğim olmuş, o da
kıvama gelmişti. Tam o sırada dışardan bir kişi
ona seslendi. Hakan hoca, "Tamam geliyorum!" dedi ve aynada
birbirimize bakışıp kaldık. Hiçbir şey demeden
kabinden çıktı. O çıkınca kapı yarım açık
kalmıştı. Ben de yerde ayak bileklerimde duran şortu
çekerken aynadan arkamda Mert'in beni izlediğini gördüm. Benim fark
ettiğimi görünce hemen yüzünü çevirip odadan çıktı.
Zaten spor
kıyafetlerle gelmiştim, ben de odadan çıkıp Hakan hocanın
bulunduğu yöne gittim. Bir öğrencisine hareket gösteriyordu. Benim
geldiğimi görünce eli kolu oynamaya başladı. Çok
heyecanlanmıştı. Benimse kalbimin atışları daha
yeni normale dönüyordu. Hakan hoca o öğrencisiyle işi biter bitmez arkamda
belirdi. Ve tekrar bana Squat ve benzeri hareketler göstermeye
başladı. Bense artık ona iyice yanaşıyor, götümü
sürtmeye başlıyordum. Kulağıma eğilip, "Yapma,
sonu kötü olur!" dedi. Ben de, "Olsun hocam, gerekirse sonu kötü
olsun, ama seninle olsun!" dedim. Bu ona açık çek idi artık.
"Gel
konuşalım!" diyerek beni hocaların dinlendiği odaya
soktu ve kapıyı içeriden kitledi. Elim ayağım birbirine
dolanmıştı sanki, beni şimdi yatırıp sikecek
sandım ve ben daha önce hiç gerçek bir yarak bile görmemiştim.
Ağzımdan, "Burada olmaz!" diye söz çıktı. O da
gülmeye başladı. Az önce onu kudurtan ben değildim sanki! Bana, "Derdin
ne senin?" diye sordu. Ben de, "Hocam sonra konuşalım
mı?" diye odadan çıkmak istedim. Kolumdan tuttu ve "Yok
öyle gösterip gitmek, otur konuşucağız!" diyerek beni
sertçe koltuğa oturttu.
Neredeyse korkudan
ağlayacaktım. Yani bir 15 dakika önce kabinde beni sikmesine
razıydım, şimdi ise korkmaya başlamıştım.
Oturup benimle konuşmaya başladı. Bana, "Daha önce
yaptın mı?" dedi. Ben de, "Hayır!" dedim. Bir
sigara çıkartıp yaktı ve "İster misin?" diye
uzattı. "Hayır, kullanmıyorum!" dedim. "Peki öbür
konuda kesin kararlı mısın?" diye sordu. O an yine içimdeki
arzu korkumun yerini almaya başlamıştı. Evet anlamında
kafamı salladım. Sigarasından bir fırt daha çekti. Sonra yanıma
yanaşıp yüzümü okşamaya başladı. Bir eli de diz
kapaklarımdaydı. "Çok tatlısın!" dedi. Ben
kıpkırmızı olmuştum utancımdan.
Sigarasını söndürüp hiçbir şey demeden odadan çıktı.
Buz gibi
olmuştum. Hemen ben de çıktım odadan. Gözüm Hakan hocayı
arıyordu. Yoktu. Çantamı alıp salondan çıkacaktım ki,
Hakan hoca ile kapıda karşılaştık. Elimden çantamı alıp, "Arabam
şurada, sen geç ben geliyorum!" dedi. Aman Tanrım. Kalbim bu
sefer yerinden kesin fırlayacaktı.
Bayılıp kalacaktım. Yavaş adımlarla dediği
arabanın yanına doğru gitmeye başladım.
Yaklaşınca kilit açılma sesi geldi, Hakan hoca da tam
arkamdaymış. "Hadi bin!" dedi. Kendim kaşınmıştım,
artık ne olacaksa olsun diyordum içten içe. Bindim arabaya ve onun evinin
yolunu tuttuk.
Arada bana
bakıyor, sırıtıyordu. Benim utangaç halim ona komik
geliyordu. Sessizliği o bozdu ve "İlk seferin diye korkman
normal!" dedi. Ben de, "Korkmuyorum ki!" dedim. Hakan hoca, "Tabii
tabii!" dedi gülerek, sonra, "Valla şaşırdım yani,
kabindeki senle şimdiki senle uçurum var arada!" dedi. Bir elini de
tekrar dizime baldırıma attı ve "Rahat ol, merak etme!"
diye iyice okşamaya başladı. Harbiden
rahatlatmıştı beni ve artık onun beni arzuluyor olması
da beni iyice cesaretlendirmeye başlamıştı.
Bir eczanede durdu
ve "İstediğin özel birşey var mı?" dedi. "Yok!"
dedim. Eczaneden birşeyler aldı, yandaki marketten de su alıp
arabaya bindi. "Seni rahatlatmak için!" dedi eczane poşetini
göstererek. Sonra poşetten bir ilaç çıkardı ve "Al bunu iç,
daha iyi hissedeceksin kendini!" dedi, suyuda uzattı. Alıp
içtim. Ne derse yapıyordum. "Çok yolumuz kalmadı, eve
varıncaya kadar etkisini gösterir, sen gevşe, kasma kendini!"
dedi ve eliyle tekrar okşamaya başladı beni.
Çok gecmeden evine
vardık. Arabadan indik ve dairesine geçtik. 2 oda bir salon gayet sade
bekar evi idi. Saat 18:00 civarıydı, bana, "Eve geç gitmen sorun
olur mu?" diye sordu. "Yok olmaz!" dedim. (Zaten artık evim
yoktu). Salona geçtik, "Kendi evinmiş gibi geç dinlen, ben duş
alıp geleceğim! (Sırıtarak) bana katılmak istersen
banyo şurada!" dedi. İlaç etki göstermeye
başlamıştı ve aşırı rahattım artık,
hiçbir şey demeden banyonun yolunu tuttum. Arkamdan, "Vay vay vay!"
diye seslendi.
Artık tam bir
orospu azgınlığım vardı. Verdiği ilaç neyse
eskisinden daha azgındım, tedirginliğimden ve korkumdan eser
yoktu. Banyoya ikimiz aynı aanda girdik. Hemen arkamdan sarılıp
boynumu emmeye başlamasıyla derin bir, "Ohhh!" çekip
ayaklarımın ucunda durmaya başladım. Saniyesinde tişörtümü
ve şortumu çekip çıkardı. Altımda sadece teyzemin külotu
ile kalmışken tekrar bana sarılıp boynumu öpmeye
başladı. Beni kendine çevirip memelerimi öpmeye başlayınca
ben inlemeye başlamıştım artık. Daha o üstündeki giysilerle
duruyordu. Ben de onu soymaya başladım ve ter kokan gögüslerine
yüzümü gömdüm. Kollarımı tutup kendi boynuna sardı ve elleriyle
götümü avuçlayarak okşamaya başladı. Banyonun içinde sanki dans
eder gibi hareket ediyorduk.
Elini külotumun
içine sokup deliğime ulaşmaya çalışıyordu. "Şundan
kurtulalım!" diyerek beni tekrar çevirdi. Külotumu yavaşça
indirirken aynı zamanda sırtımı belimi öpüyordu. Ben de ellerimi
çamaşır makinesinin üstüne koymuştum. Biraz belimden eğdi
beni ve götümün yanaklarını ısırarak öpmeye
başladı. Benim kalkık sikimden zevk suları gelmeye
başlamıştı bile. Hakan hoca götümü yalamaya
başladı, sadece deliğimi değil, götümün yanaklarını
ısırıyor, yalıyor, emiyordu.
Ayağa
kalktı ve götüme durmadan tokat atmaya başladı. Off, canım
çok acıyordu. Tabii götüm de artık (neredeyse 6-7 aydır sırf
Squat vb. egzersizler sayesinde) kocaman olduğundan, götüme tokat
attıkça götüm titriyordu resmen. "Off be, ne göt
yapmışız sana, tadı da çok güzel. Benim oğlan buna
bayılacak. Oğlanla tanışma vaktin geldi!" diyerek beni
hoyartça tutup yere çömeltti. Benim oğlan derken yarağından
bahsediyormuş. Artık ilk yarağıma kavuşcaktım. Boxerini
indirmesiyle o damarlı kalın yarağıyla burun buruna geldim.
Utanarak yazıyorum,
daha önceleri komşulara misafirliğe gittiğimizde, banyoda
evsahibi erkeklerin kirli donlarını koklayarak yarak kokusunu içime
çekerdim. Şimdi ise gerçek bir yarak burnumun ucunda ve kokusu hayal
ettiğimden çok daha keskin ve bir o derece de
azdırıcıydı.
Elimle gövdesini
kavradığımda içim bir hoş olmuştu. Başından
aynı benim gibi zevk suları akıyordu. Derisi benimkine göre daha
kalındı. Hakan hoca, "İlk kez mi görüyorsun?" diye
sorunca, "Evet, ilk kez seninkini elime aldım!" dedim. "Al
senin olsun, istediğin gibi oyna!" dedi. Dediğini yapıyor,
elimle iyice oynuyordum. Dayanamayıp öpmeye başladım ve
taşaklarını da koklamaya başladım. Bir elimi de
taşaklarına atıp okşarken parmağını
dudağıma yaklaştırıp, "Em! Sana yarak emmeyi
öğreteceğim, aç ağızını!" dedi. Ağzımı
açtım ve parmağını emmeye başladım.
Sonra birden
parmağını genzime kadar sokunca ben öğürdüm. Bunu birkaç
kez daha yaptı ve "Sıra benim oğlanda!" diyerek yarağını
ağzıma yaklaştırdı. "Tamamen aç ağzını
şimdi!" dedi. Ben açar açmaz soktu hepsini. O kocaman yarak
ağzımın içini kaplamıştı. Dişlerim
değince rahatsız olup çıkardı ve "Aynı
parmağımı emdiğin gibi yap!" diyerek bana
bıraktı. Ben, "Sadece yalasam olmaz mı, sonra yine deneriz?"
diyerek ikna ettim onu ve aynı dondurma yalar gibi ilk
yarağımı yalamaya başladım. Saçlarımı
okşuyor yanaklarımı sıkıyordu. Bunu yaparken
canımı da acıtıyordu...
10 dakika falan
sonra, "Geliyorum!" dedi ve yarağını eline alıp
sıvazlamaya başladı. Yüzüme boşalacaktı belli ki, ben de
aynı izlediğim pørnødakiler gibi dilimi çıkarttım. Bunu
görür görmez dilime yapıştırdı yarağını ve
boşalmaya başladı. Bütün dölleri dilimin üzlerine gelmeye
başlayınca kendimi geri çektim ve dilimin üstüne gelen dölleri
tükürmek istedim. Ama Hakan hoca eliyle ağzımı kapatıp, "Yut
hepsini!" diye bağırdı. Ben de refleks olarak yuttum.
Aslında fena değildi, hoşuma gitmişti. Daha doğrusu
bana böyle sert davranması hoşuma gidiyordu.
"Hadi
duşa girelim artık!" dedi. Benimse sikim halen kalkık
haldeydi ve boşalamamıştım. Hızlı bir duş
aldık, duş alırken arada götüme sürtünüyordu o kadar. Sonra
kurulandık. Yerde duran külotumu tekrar giymek için eğildim ki, "Giyme
onu, odaya geç, ben geliyorum!" dedi, kendi beline havluyu dolayıp
öyle çıktı banyodan. Yatak odasına yöneldik. Bana o ilaç
poşetinden bir ilaç daha çıkarıp verdi, güçlü bir ağrı
kesiciymiş. İlk defa olacağından ağrımı
alsın diyeymiş. "Tamam!" diyerek içtim o ilacı da.
"Yatağa
yüz üstü uzan!" dedi. Dediğini yaptım. Havlusunu atıp
üstüme doğru çıktı. Yarağının arkadan
değdiriyor olması beni tekrar kudurtmuştu. Altında
kıvranmaya başlamıştım bile. O sıra vücudumdaki babamın
attığı dayak izlerini görmüştü, bazılarını
fondöten ile saklamıştım yıkanınca ortaya
çıktı. "Bunlar ne diye?" sorunca ben de
yaşananları ve babamdan sürekli dayak yediğimi anlattım.
Bana üzülür diye düşünürken tam tersi, tekrar götüme tokat attı ve "Baban
böyle mi dövdü seni?" diye bir kez daha tokat attı götüme. "Hocam
acıyor!" dedim diye kızdı bana ve "Hocam yok!" diye
götüme şak bir tokat daha yapıştırdı. Götüm iyice
kızardı. O vurdukça ben yerimden hopluyordum.
Sonunda Hakan
hocanın parmaklarını deliğimde hissetmeye
başladım. Ben kendimi birçok kez ellediğimden parmaklanmaya
alışkındım. Bir, iki parmak derken birden hızlanmaya
başladı ve resmen parmaklarıyla götümü delmeye
başladı. Elini de titreterek yapıyordu. Acaip zevk
alıyordum, mükemmeldi. "Hani ilk seferdi, deliğin hemen
alıştı?" dedi bana. Ben de, "Kendimi 1
yıldır elliyorum, ama hiçbir şey sokmadım, sadece parmak!"
dedim. "O zaman ekstra birşeye gerek yok!" dedi ve yarağının
kafasını deliğime yerleştirip üstüme bindi. Çok kötü
çığlık attım. Götüm yırtıldı zannettim.
Böyle bir acı yok! Nefesim kesildi çiğerim söküldü resmen.
"Kalk hocam,
kalk, çıkar!" diye bağıyordum, ama nafile. "Dur,
alışacaksın, az dayan!" diyerek üstümde öyle
kalmış, sadece sağa sola hareket ediyor yarağını
iyice yerleştiriyordu götüme. Birkaç dakika sadece bu şekil içimde
kaldıktan sonra önce yavaş yavaş, sonra da hızlıca
üstümde zıplamaya başladı. İki ayağıyla
bacaklarımı iyice açıp beni altında hapsetmiş
şekilde sertçe sikmeye başladı. Ellerimi elleriyle
birleştirip beni tamamen sahiplenmişti. Artık onun
olmuştum. Kulak mememi emmeye başlayıp iltifatlat etmeye
başladı. Bense artık ağrıdan ağlamaya
başladım. Gözlerimden yaş geliyordu...
Bir süre sonra
yorulunca yavaşlamaya başladı. Sonra da üstümden kalkıp
yarağını çıkarınca götümden osurukla birlikte
sıvılar çıkmaya başladı. Ardı ardına
osurmaya başladım. Götümün içi alev alev yanıyordu. "Domal!"
dedi, ama ben domalmak istemedim. Beni zorla domalttı, yatağa çıkıp
yarağını yine götüme sokup beni sikmeye devam etti. Verdiği
ilaç ağrımı biraz hafifletince az da olsa zevk almaya başladım
ve benden zevk inlemeleri çıkmaya başladı. Hakan hoca da,
"Hah şöyle, bundan sonrası artık zevk, kıvama geldin!"
dedi. Haklıydı içimden çıksın istemiyordum artık...
Bir 10 dakika da beni
öyle sikip içime boşaldı. O sıcak döllerin
bağırsaklarıma doğru akışını
hissediyordum. Hakan hoca derin bir, "Ohhh!" çekip yanıma
uzandı. Ben pert haldeydim. Derin derin nefes alıp veriyordum. Az
önce ilk kez sikilmiştim. Ve bu daha ilk postaydı. Hakan hoca bir
sigara yakıp içmeye başladı. Ben de artık kendime
gelmiştim. Elimi götüme atınca akan döller elime bulaştı.
Bana, "Git soğuk suyla yıka gel, rahatlarsın!" dedi. Ayağa
kalktım, ama yürüyemiyordum. Adım attıkça götüm zonkluyordu. Zar
zor kendimi banyoya attım.
Küvete
çıkacak hal yoktu bende, klozete oturup taharet musluğuyla
deliğimi yıkadım. Su buz gibiydi ve beni
rahatlatmıştı. O sıra yerde duran elbiselerimi görünce
giyinip kaçsam mı diye dşündüm. Ama sonra, olan oldu, hem son anlarda zevk
aldım, bundan sonrası da hep zevk olur diye düşünerek kalmaya
karar verdim. Zaten ben bunları düşünürken Hakan hoca elinde
sigarayla banyoya girdi. "Nerede kaldın?" dedi. Anladım ki ikinci posta zamanıydı.
Ben klozette
otururken yarağını ağzıma verdi. "Al, emmeye başla!"
dedi. Demin götümden çıkardığı üstü döllerle
yapış yapış olmuş yarağı ağzıma
almak istemedim, ama o suratıma tokat atıp, "Aç
ağzını!" dedi. Ben yine açmayınca bir tokat daha atıp
zorla ağzımı açtırdı ve ağzımın içine
tükürdü. O sigara tadında tükürüğünü yutturdu bana. Midem fena
bulanmıştı. Sonra yüzümü okşayıp, "Dediğimi
yap ki seni mutlu edeyim!" dedi. Ben de istemeye istemeye o pis
yarağını ağzıma aldım. Halen acemiydim bu konuda,
ama Hakan hoca gayet mutluydu. Onun zevk aldığını görmek
beni gururlandırmıştı ve hemen taşaklarını da
emmeye başladım. Ben de çok zevk almaya
başlamıştım artık.
Yarağı iyice kalktıktan sonra
beni ayağa kaldırıp kucağına aldı ve öylece yatak
odasına götürdü. Yatağa uzatıp
bacaklarımı geriye doğru itip göt deliğimi ortaya
çıkardı. Bekletmeden hemen yarağını göt deliğime soktu
ve yine hızlı hızlı köklemeye başladı. Bu sefer
zevk inlemeleriyle sikiliyordum. 20 dakika gibi bir süre devam ettikten sonra
bacaklarımı omzuna alıp hızlandı ve içimden
çıkıp göbeğime boşalmaya başladı. Ben de o
boşalınca aynı anda göbeğime boşalmaya
başladım. İlk kez sikilirken boşalmıştım.
Öyle bir rahatlama gelmişti ki anlatamam.
"Hadi birşeyler
yiyelim!" dedi ve yemek siparişi verdi bir yerden. Yemekler gelene
kadar duşa girdik. Duş alırken yine birbirimizi okşuyorduk.
Yemekler geldi ve mutfakta yemeye başladık. Götüm
uyuştuğundan pek ağrı hissetmiyordum en azından
şimdilik. Atom Tost söylemişti, muzlu çukulatalı
fıstıklı birşeydi, enerji versin diye söylemiş. Ben de
çukulatayı çok severdim, parmaklarıma akanları yalarken, "Gel
burdan da yala!" diyerek tostundan dökülen çukulatayı
yarağının başına sürdü. Gülerek kalktım ve hemen
yumuldum yarağına, yalayarak tertemiz ettim. Yarağı ağzıma
alıp iyice kocaman ettim. Sonra ayağa kalkıp ters döndüm ve
götüme nişanlayarak yarağa oturdum, hafif hafif zıplamaya
başladım. Yavaş yavaş zevkini çıkara çıkara kendimi
siktriyordum.
Derken Hakan hoca
beni masaya domaltıp tekrar abandı. O postayı da mutfakta o
şekil götüme boşalarak attı. Tekrar götümü yıkayıp yatak
odasına gittim. Yatağa attım kendimi, hemen uyumuşum. Sabah
alarmın sesine uyandım. Beklediğimin aksine götümde çok
ağrı yoktu. Tamam ağrı var, yok değil, ama çekilecek
şekildeydi. O zaman kendi kendime (Artık sen bu yolun yolcususun,
sikicin de var, ohh mis!) dedim.
Hakan hocaya birkaç
aydır düzenli olarak karılık yapıyorum :)
[Sedat]
|