|
Parlak Üniversiteli! (Can 52 Y., Adana)
Merhaba ben Can. 52 yaşında, 1.75 boyunda, 98 kiloda, yani
tabiri yerindeyse olgun ve dolgun bir erkeğim. Hem kadınlardan, hem
de Aktif Pasif olarak erkeklerden hoşlanıyorum. Herşey bir
cenaze yemeğine katılmamla Mehmet'i görünce başladı. Genç o
kadar çalışkan ve kibardı ki, beni kendisine hayran
bıraktı. Mehmet, üniversite öğrencisi, 19 yaşında, 1.78
boylarında, 80 kiloya yakın, çok aşırı
olmaksızın etli, ama parlak bir gençti.
Yemek bittikten sonra sohbet için kenara çekildiğim zaman bana çay
getirdi. Gözlerimi ondan alamıyordum, "Gel sen de otur, dinlen!"
dedim. O da bir çay alıp oturdu. Muhabbet başladı. Sorular
sorarak kendisini tanıdım. Sohbet esnasında, ben, "Türkiye'nin
hemen hemen her yerini gezdim, sadece birkaç vilayet kaldı!" dedim. Mehmet
de Kars ilini görmek ve oraya tren ile gitmeyi çok istiyormuş.
Konu trenden açılınca, ben yataklı tren ile seyahat
etmeyi sevdiğimi söyleyerek, yalnız en çok sevdiğim şeyin
ise kompartımanda çırılçıplak yatmak ve uyumak olduğunu
ekledim. Bu Mehmet'in hoşuna gitmişti. Ona, "Eğer tüm yol
masrafların bana ait olmasını kabul edersen, trenle Kars'a
beraber gidebiliriz!" diye teklifte bulundum. Çok sevindi. Sevincini
görünce, içimden güzel bir dostluk başlıyor dedim...
Aralık ayında tren turu vardı. Telefonla aradım. Okuldaymış.
"Ne dersin, gidelim mi?" diye sordum. Sevinç içindeydi, "Olur gidelim!"
dedi. Ben trenden yeri ayırdım. Beraber Adana'dan Ankara'ya otobüs
ile hareket ettik. Yolda sohbet ediyor, tren yolculuğunun nasıl
geçeceği hakkında konuşuyorduk. Ben, "Bak yataklı ile
gidiyoruz, benim nasıl seyahat ettimi unutmadın değil mi?"
diye sordum. O da, "Unutmadım, belki ben de denerim!" diye
yanıtladı. Tren yolculuğunu hayal ederek Ankara'ya vardık.
Önce bir lokantada karnımızı doyurduktan sonra biraz
atıştırmalık ve meşrubatlı içecek ile bir 70'lik
viski aldım. Tren garına geldik. Trene bindik. Kompartımanda
odamıza geçip sırt çantalarımızı yerleştirdik.
Mehmet çok heyacanlı ve sevinçliydi, birden bana sarıldı, "Çok
teşekkür ederim!" deyip yanağımdan öptü. Sarılması
ve öpmesi beni ateşlendirdi, sikim sertleşmeye ve büyümeye
başladı. Bunu Mehmet de fark etti, tekrardan beni bu sefer
dudaklarıma yakın öptü.
Tren hareket etti. Hava kararmaya başlamıştı.
Kırıkkale'yi geçince görevli geldi, yataklarımızı
açtı. O ana kadar biz odada sex konuşur hale geldik. Beraber
olduğum kadınları, hele götten siktiklerimi ballandıra
ballandıra anlatıyordum. Viskiyi açıp ben tek başıma
içiyordum. Ona da viski teklif ettim, "Hiç denemedim!" dedi. Ben de
biraz kolayı fazla koyaraktan ikram ettim. "Yavaş iç,
hızlı içersen sarhoş olursun!" dedim. "Ben zaten sevinçten
sarhoş gibiyim!" dedikten sonra yine yanaklarımdan öptü. Benim sikim
yine şahlandı.
Sonra bana, "Hiç erkekle beraber oldun mu?" diye sordu. "Evet!
Peki sen oldun mu?" dedim. O da, "Evet!" dedi. "Kiminle
oldun?" dediğimde, "Mahalleden bir arkadaşla 3 sene
takıldık!" dedi. "Güzel miydi ilişkiniz?"
dediğimde anlattı. Gerçek anlamda hiç sikilmemiş,
ağıza alarak ve yüz üstü yatarak sürtünme ve sikin ucunu deliğe değdirme
yoluyla boşaltıyormuş arkadaşını...
"Peki benim erkeklere de ilgimin olması seni rahatsız
etmiyor mu?" dedim. Gay hikayeleri çok okuduğunu, beni ilk
gördüğünde de seyrettiği gay pornoları aklına
geldiğini söyledi. Viskisini bitirdi ve bir daha içmek istedi. Ben de
verdim. "O zaman, yaşanacak güzel saatlere!" dedim,
bardağı tokuşturum. Bir yudum aldıktan sonra bunun
çenesinden tutarak dudaklarından öpmeye başladım. Mehmet de bana
karşılık veriyordu. Sonra boynuna doğru indim. Kulak
memesini yalıyor, somuruyordum...
Yavaşca soymaya başladım. En son boxerle kaldı. Göğüslerine
inip meme uçlarını somuruyor, küçük ısırıklar
atıyordum. Mehmet inlemeye başlamıştı. Ben de soyundum,
çırılçıplak kaldım. Sikim kalkmıştı. Mehmet
dudaklarımdan öpmeye başladı. Sonra aşağıya
doğru göğüslerimi yalayarak kasıklarıma geldi. Sikimi önce
öpücükler atarak yalıyordu, sonra ağzına almaya
başladı. O kadar güzel ağzına alıyordu ki, kendimden
geçtim. Birkaç dakika sonra, "Geliyorum aşkım!" dedim. Sikimi
ağzından çıkartıp yüzüne doğru boşaldım.
Ağzı yüzü dölümle doldu. Gülüyordu. Kalktı
kompartıman içindeki lavaboda yüzünü yıkadı, temizlendi. Yanıma
oturdu. Tekrardan ağzına alarak benim sikimi temizledi. İkimiz de
çırılçıplak oturmuş içiyorduk. Öpüşmeye
başladık. Benim simiki eline aldı, sıvazlamaya
başladı. Sikim yeniden sertleşince aşağıya
eğilip tekrar ağzına aldı. "69 olalım!"
dedim. Ben altta, Mehmet üstte birbirimizin siklerini ağzımıza
aldık, yaladık emdik...
Sonra ben göt deliğine dil atmaya başladım. Mehmet
götünün yalanmasından çok zevk alıyordu ve hazırlıklı
gelmişti, götünde bir tek kıl yoktu, götü kaymak gibi, deliği tertemizdi.
Bunu kaldırdım masanın üzerindeki erimiş olan
çikolatayı götüne sürdüm yalamaya ve dil atmaya başladım. "Aşkım
nolursun sik beni!" diye inliyordu. Tren yavaşlayınca ve duraklarda
durunca ses çıkarmamaya dikkat ediyorduk.
Bunu cama doğru domaltım ve "Aşkım benim
olmaya hazır mısın?" dedim. "Evet aşkım, sik
beni, içimde istiyorum sikini!" dedi. Ben de hazırlıklı
gelmiştim, çantamdan kaydırıcıyı alıp götünün
pembe deliğine sürdüm. Biraz da benim sikime sürdükten sonra göt
yanaklarını iki eliyle açmasını söyledim. Off, pembe göt
deliği davetkar bir şekilde beni bekliyordu.
Sikimi deliğe hizaladım. Ucunu yavaş yavaş sokmaya
başladım. Kafası girmişti, şimdi kalan 15 santimi sokmaktaydı
sıra. Yavaşça ileri geri yapıyordum. Santim santim içine
girdiğimde deliğin içi fırın gibi yanıyordu. "Hepsi
girdi!" deyince, "Aşkım yavaş ol, acıyor!"
dedi. İçinde biraz bekledim, sonra yağın verdiği
kayganlıkla pompalamaya başladım. Tren durakta durunca içinde
kımıldamadan duruyor, tren hareket edince pompalamaya devam ediyordum...
15 - 20 dakika kadar siktikten sonra içine öyle bir boşaldım ki,
aktıkça akıyordum. Boşalmam bitip sikimi
çıkardığımda muhteşem göt deliğini gördüm. Açıklığından
döllerim akıyordu. Peçete ile temizledim. İçini temizlemek için
eşofmanını ve üstünü giyerekten trendeki tuvalete gitti.
Geldiğinde beni öperek teşekkür etti. Ona sordum, "Sen
boşaldın mı?" diye. "Hayır!" dedi. Eşofmanını
çıkardım, erimiş çikolatayı inik durumdaki sikine sürdüm ve
yalamaya başladım. Siki ağzımda büyüyordu. 15 cm
kadardı, çekiç sapı gibi düz, 3 cm kalınlığı
vardı. Ben sakso çektikçe Mehmet elleri ile başımı
tutmuş ağzımı sikmenin zevkini yaşıyordu. Kısa
sürede ağzımın içine oluk oluk boşaldı. Büyük bölümünü
yuttum, dudaklarımdan akanları ise Mehmet'le öpüşerek
temizledik. Sonra birbirimize sarılarak yattık, yorgunluktan uyuya
kalmışız...
Sabah aşkım benim sikimi yalayarak uyandırdı. Kahvaltıdan
önce bir posta sikimin üstüne oturarak boşalttı beni. Artık genç
ve parlak bir sevgilim olmuştu. Kars'ta kaldığımız
otelde ve trenle dönüşte aynı sevişmelerimiz devam etti. Şimdi
ise okul tatilini bekliyoruz, Antalya'ya tatile gideceğiz :)
[Can]
|