Olgun Esnafa Oğlan Oluşum! (5) (Yiğit 18 Y., Sakarya)
Bir haftada yaşadığım bu kadar pasif seks
deneyiminden sonra aklımda sadece seks ve olgun sikicilerim vardı.
İki gün kimseyle iletişim kurmadım, ama pişman olduğum
için değil, götümü dinlendirmem gerekti bu kadar sikilmeden sonra.
İnternette sürekli gay seks videoları izliyor, gay seks hikayeleri
okuyor, nasıl fantaziler yapabilirim diye düşünüyordum. Halka
açık yerlerde yapılan seks dikkatimi çekmişti.
Birkaç gün deliğimi dinlendirdikten sonra öğlen vakti gibi
Yılmaz amcanın dükkanına gitmeye karar verdim. Bakkala giderken
Yılmaz amcanın dükkan komşusu televizyoncu Murat amca yine
kahvede oturmuş ben geçerken pür dikkat bana bakıyordu. Acaba
Yılmaz amca beni siktiğini ona da mı söyledi, o da mı
oğlancı diye düşünmeye başladım. Murat amcanın da
tadına bakmalıyım diye geçirdim içimden.
Yılmaz amcanın dükkanın önünde kamyonet vardı.
Selam verip içeri girdiğimde yeni malzeme sipariş etmiş,
onları yerleştiriyordu. Beni görünce, "Ooo kaçak nerelerdesin,
uğramıyorsun?" deyince, "Birkaç gündür yorgundum!"
deyip imalı şekilde sırıttım, sonra da, "Yeni
malzemeler mi?" diye sordum. Yılmaz amca da, "He yav
yeğenim, sabahtan beri bunlarla uğraşıyorum, akşama
kadar çok işim var!" dedi. Anladığım kadarıyla
kendimi bugün Yılmaz amcaya siktiremeyecektim.
"Yılmaz amca sana kolay gelsin o zaman, ben sigara
alayım!" dedim. İçtiğim sigaradan verdi iki paket.
"Deftere yazsan olur mu Yılmaz amca, sonra öderim?" dedim ve göz
kırptım. O da, "Ne demek yeğenim lafı olmaz, bir ara
ödersin!" dedi. Resmen kendi aramızda şifreli konuşuyorduk.
Çok durmadan çıktım dükkandan, eve doğru yürüdüm.
Kahvenin önünden geçerken televizyoncu Murat amca yine tek başınaydı.
Yanına gidip bir yoklamaya karar verdim. Oğlu sürekli dükkanda
çalışıyor, bu da tüm gün kahvede çay sigara içiyordu. Sigara
içmekten bıyıklarının uçları
sararmıştı. Selam verip, "Nasılsın Murat
amca?" dedim. "İyi iyi yeğenim, gel otur çay ısmarlayım
sana!" dedi. Teşekkür ettim, çektim sandalyeyi oturdum. Boş
beleş muhabbet yapıyorduk. İçimden acaba nasıl
yoklarım, ne konusu açsam da niyetini öğrensem diyordum.
Sonra aklıma bir fikir geldi. Yaz olduğundan havalar çok
sıcaktı, Sakarya'nın nemi fenadır. "Amma da sıcak
he Murat amca, tam kamp havası, Sapanca tarafına gideceğim bir
ara, orda kamp yapılcak güzel yerler var!" dedim. Murat amca da,
"Yok yeğenim, Sapanca kötü, deniz kenarı en iyisi. Nasıl
kamp yapardık biz de gençliğimizde, tam havası dediğin
gibi, alacaksın mangal eşyalarını, kamp malzemelerini,
gideceksin, serin oluyor dediğim yer!" dedi. Ben sohbeti ilerletmek
için, "Nerede o dediğin yer, ben tek gidiyorum genelde,
ulaşım falan kolay mı?" diye sordum.
Murat amca da, "Tek başına ne yapacaksın
yeğenim, tek sıkılırsın, benim de bu aralar kaçamak
yapasım var, hazır bende araba da var, gel beraber gidelim, ben
balık tutarım, sen istersen denize girersin!" dedi. Sanki benim
pasifliğimden haberi varmış gibi geldi. "Canıma minnet
Murat amca, ne zaman gidelim?" deyince, "Yarın müsaitsen sabah
erkenden gidelim! Eşyalarını hazırla, alırım ben
seni!" dedi. "Olur murat amca, sen bana numaranı söyle,
çaldırayım numaramı kaydet, sabah geldiğinde ararsın
inerim!" dedim. "Tamam!" dedi, numaralaştık.
Çayımı içip kalktım ben. Öğle sıcağı zaten
mahvetti beni, eve geçip direkt yattım. Akşam 7 gibi kalktım,
hava serinlemişti.
Murat amcaya mesaj attım, "Yarın için yiyecek falan ne
getireyim? Kalacağız mı, sabah gidip akşam dönceğiz
mi?" diye sordum. Mesajıma cevap vermesini beklerken direkt
aradı. İstersem kalabileceğimizi, yanıma deniz şortumu
almamı, havlu falan kendi eşyalarımı getirmemi, yemek
kısmını onun ayarlayacağını söyledi. Ben de,
"O zaman sabah parkın oradaki markette buluşalım, yiyecek
içecek ıvır zıvır bir şeyler alırız!"
deyip saat 9'a sözleştik tekrar.
Telefonu kapatıp duşa attım kendimi, ne olur ne olmaz
belki Murat amcaya siktiririm kendimi diye temizliğimi yaptım. Zaten
çok az tüy vardı, ama onları da alıp kaymak gibi yaptım her
yerimi. Yarın için de planımı kafamda kurdum, Murat amcaya
kendimi nasıl siktiririm diye. Gece biraz internette takılıp seks
hikayeleri okuyup yattım, uyudum...
Sabah 8 gibi kalkıp eşyalarımı kontrol ettim, her
ihtimale karşı çantama Bebe yağı da koydum. Annem uyuyordu,
ona seslenip arkadaşlarla kampa gitdeceğimi, yarın
döneceğimi söyledim. Annem de uyku sersemi, "Tamam tamam!" deyip
yattı tekrar. Hazırlanıp evden çıktım. Hava durumuna
bakmıştım, 4-5 gün hava çok güzel gözüküyordu. Marketin önüne
vardığımda Murat amca çoktan gelmiş, sigara içiyordu.
Selamlaşıp sigarasını bitirmesini bekledim. Beraber marketten
atıştırmalık birşeyler aldık. Köfte tavuk falan
da aldı, "Akşama mangal yaparız, rakı da var
bende!" dedi. İçimden (Hadi bakalım ne olcak akşama!) diye
geçiriyordum.
Alışverişi yaptıktan sonra atladık arabaya. Bu
saatten sonra tek odağım Murat amcayı azdırmaktı.
Üstüme bol bir atlet, altıma da dizlerimin bir tık üstüne bol bir
şort giymiştim. Yanıma da böyle iki tane şort ve atlet
almıştım. Murat amca arabanın arkasını doldurmuş,
soğuk çantası, piknik tüpü falan filan bir ton eşya vardı.
"Yol 45-50 dakika civarı sürer!" dedi, o sırada muhabbete
başlamıştık. Okulu sordu. Sonra biraz daha özele girmeye
başladı, "Ee var mı manita falan?" dedi. Ben de,
"Yok be Murat amca, tek tabanca devam, uğraşamam onlarla!"
dedim.
Murat amca da, "Ben senin yaşındayken çok sevgilim
vardı, birine çakıp öbürüne geçerdim!" deyince muhabbeti sekse
getireceğini anladım. Bozuntuya vermeden, "Eski
hızlılardansın he Murat amca!" deyince güldü. Yol boyunca
gençlik anılarını falan anlattı...
Deniz kenarına geldiğimizde yeri cidden beğendim,
etrafı kayalık bir alan, korunaklıydı. Bir tane de iskele
vardı suya girip çıkmak için. Etrafa bakındığımda
kimsecikler yoktu. Bu şekilde olması güzeldi, çünkü rahat rahat
planımı gerçekleştirebilirdim. Arabayı kamp
kuracağımız yakın bir yere bırakıp içindekileri
deniz kenarına taşıdık. Vakit daha öğlen değildi,
şemsiye de vardı arabada onu da alıp gölge olması için
açtık. Çadırı falan her şeyi ayarlayıp şemsiyenin
altına kamp sandalyelerini atıp oturduk. Denizde dalga hiç yoktu, tam
girmelikti. Zaten gittiğimiz kamp yeri çok geniş değildi, bizi
gören muhtemelen yer büyük olmadığı için gelmezdi. Biz de
eşyayı arabayı falan ona göre koyduk.
İki gün boyunca Murat amcayla takılacaktık. Şemsiye
altında otururken, "Ben deniz şortumu giyeyim Murat amca, su
gayet güzel bir girip çıkayım!" dedim. O da, "Tamam
yeğenim sen keyfine bak!" dedi. Marketten aldığı
gazeteleri almış yanına, onları okuyordu. Çadırı şemsiyeden
3-4 metre öteye kurmuştuk, giriş kısmı da şemsiyeye
doğruydu. İçeri girip çantamdan şortu çıkardım,
çadırın ağzını kapatmadan soyunup altıma
şortu geçirdim. Havlumu ve güneş kremini alıp tekrar geri döndüm
Murat amcanın yanına. Acaba ben altımı
çıkardığımda beni izledi mi diye merak ediyordum.
Havlumu ve güneş kremini Murat amcanın yanına
bırakıp suya girdim. 15-20 dakika suda takılıp
çıktım. Vücuduma krem sürmesini isteyecektim, bakalım ilk plan
buydu azdırmak için, bu tutarsa zaten bu iki gün boyunca götüm bayram
edecekti. Yanına geldiğimde sandalyeye oturmak yerine kumsala havluyu
serip üstüne yüz üstü uzandım. İki dakika geçmeden Murat amca,
"Yeğenim yanacaksın öyle!" deyince, "İyi dedin
Murat amca, şu güneş kremini bana bir sürsene, sırtıma
süremem ben şimdi!" dedim. Murat amca sanki bunu dememi
beklermiş gibi sandalyeden kalkıp direkt yanıma geldi.
Güneş kremini alıp sırtıma sürmeye başladı...
Sürmekten ziyade vücudumu yoğuruyor gibiydi. "Biraz da
bacaklarına süreyim mi?" dedi. "Sür sür Murat amca!" deyip
şortumu çekebildiğim kadar yukarı çektim göt
yanaklarımın hemen altına kadar, açtım
bacaklarımı. Murat amca iki bacağımın arasına
geçip baldırlarımı yoğurmaya başladı. Ben de
hafiften de orospuluklara başladım, o yoğurdukça götümü hafiften
kaldırıp, çok hafif sallıyordum. Murat amcanın
bırakmaya niyeti yoktu anlaşılan. Ben de orospuluğa devam
edip, "Murat amca sen şimdi iyi de masaj yaparsın he?"
deyip küçük orospu kahkahası attım. Murat amca dediğime hafiften
gülüp bacaklarımın arkasını yoğurmaya devam ediyordu.
Hafiften üst arka bacağıma doğru getirdi ellerini,
aşağı yukarı kremliyordu. Götümü biraz daha
kaldırıp dikkatini çekmeye çalışıyordum. O da işi
biraz daha ilerletip artık elini göt yanaklarımın hemen
altına getirdi. Şortun altından parmaklarını geçirdiğini
hissediyordum. Hiç sesimi çıkarmadan nereye kadar gideceğini merak ettim.
Artık parmaklarıyla göt yanaklarıma dokunuyor, sonra geri çekip
tekrar yapıyordu. "Murat amca çok iyi masaj yapıyorsun
gerçekten, belime yapsana!" dedim. "Yapayım yeğenim, ama
güneşte kalmayalım, çarpar, istersen çadıra geçelim orda
yapayım!" deyince içim bir tuhaf oldu.
"Olur!" deyip kalktım. Kalkarken göz ucumla Murat
amcanın önüne bakınca gördüm ki Murat amca sikini dikmiş,
çadırın içinde beni yoklayacak. Çadırın içine geçip ben
yere uzandım tekrar. Murat amca da götümün üstüne oturup belimi ovmaya
başladı. Hafiften sikini hissediyordum, çok hafif inlemeler
çıkarmaya başladım. İlk harekete geçenin Murat amca
olmasını istiyordum. Murat amca hafif hafif şortumu
aşağı çekiyordu parmaklarıyla. İçimden işini
kolaylaştırayım dedim. "Murat amca yanlış anlamazsan
şort engel oluyorsa çıkartabilirim, utanmam ben!" deyince,
"Ben de utanmam yeğenim, nasıl rahat edersen öyle yap!"
dedi.
Murat amca üzerimden çekildi, dizlerinin üstünde duruyordu. Ben de
dikilip şortumu aşağı sıyırdım.
Sıyırırken götüm Murat amcanın dibindeydi resmen. Murat
amca, "O zaman ben de çıkartayım, donla durayım. Zaten çok
sıcak, gelen giden de olmaz!" deyip şortunu indirdi. Siki resmen
donunu zorluyordu. Önüne bakıp hafiften güldüm ve tekrar uzandım
yere. İkimiz de her şeyin farkındaydık, ama aceleye
getirmiyorduk. Bu davranışı hoşuma gitmişti.
Arka bacaklarımın üzerime oturup önce belime, sonra da
götümün yanaklarına masaj yapmaya başladı. "Murat amca
çantamda Bebe yağı var, istersen ondan sür de yap masajı!"
dedim. "Hmmm!" deyip uzandı çantama, Bebe yağını
alıp belime biraz döktü. Belimde sonra götümün yanaklarına da döktü.
Götümün yanaklarını iki eliyle sıkıyor, ayırıyor
elleriyle mıncıklıyor, baş parmaklarıni deliğime
değdirip değdirip çekiyordu. Ben ise başımı yan
çevirip gözlerim kapalı tebessüm eder şekilde uzanmaya devam
ediyordum.
Murat amca işi iyice ilerletip götümü ikiye ayırıp
deliğime bakıyor, parmaklarını rahatça etrafında
gezdiriyordu. Ben götümü biraz kaldırıp (Parmakla hadi!) demeye çalışırken,
mesajı almış olmalı ki deliğime Bebe yağı
döküp parmağını sokmaya
çalıştığını hissedip, "Offf!" diye inledim.
Murat amca yağlı parmağını daha da içeri sokuyor,
içimde ileri geri yapıyordu. Artık sikişe geçmeye
başlamıştık. Parmağını birkaç kez ileri geri
yapıp ayağa kalktı. Gözlerimi açıp ona
baktığımda gözgöze geldik. "Şşşt, merak etme!"
dedi donunu indirdi. Aman Tanrım, çok güzel siki vardı, muhtemelen
17-18 cm uzunluğunda, kalınlığı da gayet yerindeydi.
Donunu çıkarıp üzerime uzandı. Götüme o kadar çok Bebe yağı
dökmüştü ki, vıcık vıcık olmuştu. Sikini göt
yanaklarımın arasına yerleştirip üstüme yattı. Götümün
arasına sikini ileri geri yaptırıp sikinin kayganlaşmasını
sağlıyordu. Hazır olduğunu düşündü sanırım
ki üzerimden kalkıp bir eliyle sikini deliğime hizalamaya
başladı. "Nefes al, bana bırak!" dedi. Ben tek kelime
etmiyor, tamamen alacağım zevke hazırlıyordum kendimi.
Götüm zaten çok zorlamadan kafasını aldı. "Ohh,
harikasın!" deyip içime doğru sokmaya başladı sikini. Ben
de onu azdırmak için inliyordum. Sikini tamamen geçirdikten sonra tekrar
üzerime uzandı ve git gel yapmaya başladı. Ensemi,
kulaklarımı öpüyor, "Yiğit harika deliğin var,
sımsıcak, yanıyor!" diyordu. Elleri ile ellerimi tutup
parmaklarımızı birleştirdi. Ben de, "Murat amca çok
güzel sikiyorsun, hepsini soktun içime, doldurdun götümü!" deyip zevki
arttırmaya çalışıyordum. O ise bir yandan götümü sikerken
bir yandan da öpmeye devam ediyordu.
Birkaç dakika bu şekilde siktikten sonra kalktı, "Domalsana!"
deyip göbeğimin altına kamp için getirdiğimiz
yastıkları doldurdu. Dizlerinin üstünde durup deliğimi tam
kendine göre ayarladıktan sonra tekrar sikini götüme soktu. İki eli
ile omuzlarımdan kendine çekiyordu, harika bir ritim tutturmuştuk.
Olgunları sevmemin en büyük sebebi sekste tecrübeliydiler...
O şekilde 15 dakika falan pompaladıktan sonra, "İçine
boşalayım mı?" diye sordu. "Boşalma, temizleyemem
burada!" dedim. "Tamam!" deyip ritmini arttırdı. Sonra
da, "Geliyorum!" deyip içimden çıktı ve sırtıma
boşalmaya başladı. Sırtıma akan döllerin
sıcaklığını hissediyordum. Tamamen
boşaldıktan sonra üstüme uzanıp, "İki gün
burdayız, merak etme çok eğleneceğiz!" dedi. "Evet,
farkındayım kocacığım! Kalk üzerimden hadi!" deyip
üzerimden kaldırdıktan sonra doğru denize girdim o şekilde.
Öğle sıcağında çadırın içinde sikilmek fena
terletmişti beni, sanki saunada gibiydim.
Suyun serinliği kendime getirdi beni. Denizde temizlenip çıktım.
Murat amca da sikini temizleyip tekrar şemsiyenin altına
geçmişti. Ben çadıra gidip altıma tekrar şortumu geçirip
şemsiyenin altına yanına geldim. "Vay be Murat amca, sikin
de performansın da çok iyiymiş!" deyince, "Eee ben sana
arabada gelirken ne demiştim!" deyip kahkaha attı, sonra da, "Ama
yiğit sendeki o delik ne öyle, pespembe, genç kızlarda öyle yoktur!"
dedi. Ben de, "Ee bakıyoruz kendimize!" deyip göz
kırptım :)
(Yiğit)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: