|
Oğlanın Eksiği Gediği! (Bora 31 Y., Ankara)
Selam tüm götçüler ve yarak hastaları. Ben
Ankara'dan Bora. 31 yaşındayım. Bir pazarlama şirketinde çalışıyorum.
Görevim gereği çok seyahat ederim. Geçenlerde apartmandan komşumuzla
ayaküstü sohbet ederken, haftaya birkaç günlüğüne İstanbul'a gitmem
gerektiğini söyledim. Komşumuzun oğlu Mete İstanbul'da bir üniversitede
okumaya başlamıştı. Yurtta rahat edemediği için okuldan
bir arkadaşıyla eve çıkmış. Komşum, "Bora
bey, bizim gidip ilgilenecek durumumuz yok, oğlanın durumu nasıl,
eksiği gediği var mı, İstanbul'a gidince bir baksan?"
diye rica edince kıramadım. "Tamam, bir uğrar bakarım,
eksiği gediği varsa da ilgilenirim!" diyerek oğlunun
adresini ve telefon numarasını aldım.
İstanbul'a
gidince, öğleden sonraya kadar o günlük işlerimi hallettim. Sonra Mete'yi
aradım, aşkama doğru yanına geleceğimi söyledim. Ankara'daki
apartmanda arasıra karşılaşır, ama
selamlaşmanın ötesine gitmezdik. Efendi bir çocuktu, sessiz, sakin,
kendi halinde biriydi.
Akşam tuttukları
eve vardığımda, evin hali tam beklediğim gibiydi. Yani tam
öğrenci eviydi. İstanbul'un dış semtlerinden birinde, bir
binanın giriş katında, 1+1, gecekondumsu küçük bir daireydi. Ev
arkadaşı Mehmet'le de tanıştırdı beni. Evi
şöyle bir gezdirdi bana, sonra çay yaptılar, oturduk çaylarımızı
içtik, sohbet ettik biraz. Ama sanki aralarında çözemediğim bir
gariplik vardı. Akşam yemeği için makarna pişirmeyi teklif
ettiklerinde, "Gidip dışarda güzel bir yemek yiyelim, ben
ısmarlıyorum!" dedim. Atladık bir taksiye, Beyoğluna
gittik. Bir balık rakı restoranında karnımızı
doyurduk, birkaç duble rakı içtik. Üçümüz de hafiften Çakırkeyif
olmuştuk.
Restorandan
çıktığımızda vakit geceyarısını
geçiyordu. Taksiyle çocukları evlerine bırakıp, oradan otelime
geçecektim. Evlerine yaklaşınca, Mete, "Abi bizde kalabilirsin!"
diye teklif ve ısrar edince, kıramadım. Taksiden indik, eve
girdik. Orda kalmayı kabul etmiştim, ama evde sadece iki tane tek
kişilik yatak vardı. Yatağın birini bana verip, Mete ile Mehmet
öbür yatakta yatacaklarını söylediler. "Sizi rahatsız etmeyim,
tek kişilik yatağa zor sığarsınız, ben otele giderim..."
dediğimde, Mehmet yatakları birleştirme önerisinde bulundu. "Bak
o olur işte!" dedim.
El birliğiyle
yatakları birleştirdik. Yaz günüydü, havalar sıcak
olduğundan üçümüz de boxerlerle yattık. Üstümüze yorgan falan da
gerekmiyordu. Mehmet solda, Mete ortada, ben de sağda yatıyordum. Hemen
uyumuşum. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, yatakta bir takım
kıpırdanmalarla uyandım. Uyuyormuş gibi yapıp neler
olduğunu anlamaya çalışıyordum ki, Mete ile Mehmet'in öpüştüklerini
anladım. Bu arada ister istemez benim yarak sertleşmişti. Elleri
aşağılarda hareket etmeye başladı. Boxerlerini
çıkardılar. Şimdi de birbirlerinin sikini ve götünü
okşuyorlardı...
Bir ara yarağımda
bir el hissettim. Sanırım bu Mehmet'in eli idi, boxerimin üstünden
yarağımı elliyordu. İlk defa başıma böyle bir
şey geliyordu. Uyuyor numarasına devam etmeye karar verdim. Derken
Mehmet elini boxerimden içeri soktu, yarağımı yokladıktan
sonra elini tekrar çıkardı. Sonra da bir şey söylemeden Mete'nin
elini getirip yarağıma dokundurdu. Mete yarağımın
sertliğini hisseder hissetmez panikle elini çekti ve "Bora abi,
uyuyor musun?" diye sordu.
"Uyumuyorum,
devam etsenize gençler!" deyip boxerimi çıkardım. Şimdi
üçümüz de çırılçıplaktık. "Devam edin, hadi!"
deyip, busefer Mete'nin elini ben tutup yarağıma götürdüm. Biraz
çekimserlikten sonra Mete yarağımı okşamaya
başladı. Mehmet'e, "Sen bu tarafıma gel!" dedim.
Mehmet yataktan inince biz yatağın sol tarfına doğru kaydık.
Mehmet geldi benim yanıma yattı. Şimdi ben
ortalarındaydım. Mete yarağımı okşarken, ben de Mehmet
ile öpüşmeye ve götünü okşamaya başladım...
Mete yarağımı
biraz okşadıktan sonra aşağıya kayıp yarağımı
yalamaya başlamıştı. Mete çok güzel sakso çekiyordu,
ağzında yarağımın zonkladığını
hissediyordum. Bir süre sonra yarağımı yalama işini
Mehmet'e devretti, kendisi de benim dudaklarıma yumuldu.
İnanılmaz zevkli ve heyecanlı bir durumdu. Beni
ağızlarıyla boşaltıp bu işi bitirecekler diye
düşünürken, Mete hiç beklemediğim bir şey yaptı. Üstüme
çıkıp çömeldi, yarağımı eline aldı ve götünün deliğine
yerleştirdi. Yarağım götünde kaybolana kadar, "Ohhh!"
diye inleyerek yavaşça oturdu. Götünün içi sıcacıktı. Hepsini
aldıktan sonra kalkıp oturmaya başladı. Daha önce götünü siktirdiği belliydi. Üstümde inleyerek kendini siktiriyordu bana...
Bir 5-10 dakika
sonra Mehmet, "Yeter oğlum, sıra bende!" deyince Mete
kalktı. Mehmet yarağıma biraz sakso çekip, Mete'nin yanına
domalınca, ben hemen indim yataktan, Mehmet'in arkasına yanaştım.
Mete iki eliyle Mehmet'in götünün yanaklarını ayırınca yavaşça
geçirdim götüne. Mehmet'in götü de sikilmeye alışıktı, o
da, "Ohhh!" diye inledi kepsini alınca. Hemen pompalamaya
başladım. Bir karının amını siker gibi sikiyordum
Mehmet'in götünü. Fakat aklım Mete'nin götünde kalmıştı.
Mete'nin götü daha dardı.
Mehmet'i ne kadar
siktim bilmiyorum, ama boşalmaya adım adım yaklaşıyordum.
Yarağımı götünden çıkarıp, "Mete, domal!"
dedim. Hemen yer değiştirdiler ve Mete önümde domaldı. Dar götüne
geçirdiğim gibi pompalamaya başladım. Ben hızlandıkça,
Mete, "Ahhh, uhhh!" diye inliyordu. Bu sikişin uzun sürmesi için
boşalacak gibi olduğumda, içinde biraz hareketsiz kalıp, yeniden
hızlanıyordum...
Yine de Mete'nin
dar götüne fazla dayanamadım ve böğürerek içine patladım.
Boşalmam bitip içinden çıktığımda, Mehmet hemen
yarağıma yumuldu. Sanki yarağımda son kalan döllerden
nasibini almak istiyormuş gibi emdi. Biraz dinlendikten sonra
yıkanıp yeniden sevişmeye ve sikişmeye başladık. Ama
sabaha kadar benim pilimi bitirdiler.
Artık
şirketin bana verdiği İstanbul görevlerine gönüllü gidiyorum, ve
bu iki oğlanın eksiğini gediğini dolduruyorum :)
[Bora]
|