Oğlancı Afgan Komşularım! (Halil 26 Y., İstanbul)
Arkadaşlar merhaba, ismim Halil, 26 yaşındayım,
İstanbul'da yaşıyorum. Cinsel yönde uyarılarımın
başladığı günden bu yana pasif duygular hissediyor, kendimi
bir erkeğin koynuna atıp onun namusu, karısı olmanın
hayalini kuruyordum. Bu yüzden bu yaşıma kadar hiç cinsel
ilişkiye giremedim. Dışarıdan
bakıldığında tamamiyle erkeksi görünümüne sahip iken, içten
kadınsı dugularıma hakim olmakta zorlanıyordum.
Sokaklarda gördüğüm veya arkadaş ortamında
tanıştığım LGBT'li bireylere kıskançlık
beslerdim. Ama hiçbir zaman onlar gibi olamazdım. Hem o özgüvene sahip
değildim, hem de ailem ve çevrem konusunda büyük tepki alırım,
hatta daha beteri olabilir korkusuyla yaşıyordum. Zaten feminen tavırlarım hiç olmamıştı, onlar gibi konuşup,
kız gibi davranamazdım. Dediğim gibi, yolda beni görseniz pasif
duygularımın olduğunu hiç anlayamazdınız.
Ben aslen Adana'lıyım ama üniversiteyi İstanbul'da
okuyup yazılım mühendisi olduktan sonra da İstanbul'da
kalıp yaşamaya başladım. Hibrit olarak haftada 1 gün ofis,
4 gün evden çalışıyorum. Yani sürekli evde oluyorum ve evde de
tek olduğum için içimdeki yanan biten duyguları kendi deliğimi
parmaklayıp internetten aldığım seks oyuncakları ile
tatmin ediyor, hatta boy boy dildolara sakso çekiyordum. Aslında bu
duyguları böyle gizli ve saklı yaşayıp bastırmam benim
için daha iyi oluyordu.
Bu siteyi de sürekli takip ediyor, gelen her yeni hikayeyi okuyordum. O
yüzden de yeni yaşadığım ve yazılması ve
anlatılması gereken başımdan geçen olayı sizlere
anlatmak istedim. Gelelim asıl mevzuya. Yan dairem uzun süredir boştu
ve bundan iki ay önce Afganlar taşındı. 5 erkekten oluşan,
hiç kadın veya çocuk olmayan bir topluluk :)) Taşınırlar
iken kapıda tanışmıştık. Üç tane
yaşları oldukça büyük adam ve iki tane de benim yaşlarda genç
adamlar. Sanırım bir inşaat firmasında
çalışıyorlardı. Çünkü sürekli işçi kıyafetleri ve
baretleri falan vardı. Kapı önünde de pis kirli botlar.
Yakınlarda bir yerde çalışıyor olmalılar ki, gün
içerisinde de sürekli eve gidip geliyorlardı.
Onlar taşınalı birkaç gün geçmişti ve ben odamda
çalışırken duvardan sikiş sesleri gelmeye başladı.
Ama ne ses, sikilen kişi çok fena inliyordu. Ve bu çıkan ses erkek
sesiydi. Kulaklarıma inanamamıştım! Sanırım onlar
benim iş yerinde olduğumu veya evde olmadığımı
düşündüklerinden böyle rahatça bağırta bağırta
sikiş yapıyorlardı. Afganların erkek siktiklerini duymuştum,
ama buna sikiş seslerini dinleyerek şahit olmak çok farklı
hissettirdi. Bir de çok uzun sürdü sikiş, yani ara ara sesleri kesildi ama
bir saate yakın büyük sikiş döndü. Bu durum beni fena
azdırmıştı, o yüzden hemen mola alıp kendimi
parmaklayarak tatmin etmeye başladım.
Bu sikişler ilerleyen günlerde de devam etti. Ben de kapıda
gelen gidenleri artık takip etmeye başladım, acaba hangisi sikiliyor,
ya da siken kim diye. Gençlerden bir tanesi sürekli eve geliyor,
yaşlılar sürekli değişiyordu. Belli ki o genç olan sikilen
kişiydi. Bu böyle birkaç hafta geçtikten sonra ben kendimi sürekli o genç
olanın yerine koyup sanki beni sikiyorlarmış gibi düşünerek
otuzbir çekiyor buna rağmen hyine de doymuyordum ve sürekli
azgınlığım devam ediyordu. İşlerimi bile
odaklanamıyorumdum, çünkü sürekli gündüz olan bir durumdu. Büyük ihtimalle
akşamları duvarın kalın olmamasını ve sesin içeri
gidebileceğini düşündükleri için yapmıyorlardı.
Ben de aslında bu sikişleri fark ettiğimi onlara
hissettirmek için birkaç gün takip ettim. Genellikle öğlen vakitlerinde
gelirler, büyük ihtimalle yemek molaları oluyor ve sikiş
yaptıktan 15-20 dakika sonra çıkıyorlardı. Bir gün sikiş
sesi biter bitmez kapının arkasında onları beklemeye
başladım. Onların kapı açılma sesi gelince ben de
aniden kapıdan çıktım. Beni gördüklerinde şoka
uğramışlardı. Tabii onların sikiş seslerini duyduğumun
da farkında oldular. Çünkü ben akşamları bazen odamda yüksek
sesle müzik açarak aslında sesin karşı tarafa gittiğini
hissettirmiştim. Belki de bu yüzden sikişmeye öğlenleri gelip
akşamları yapmaktan korkuyorlardı.
Kapıda selam verdim kendilerine. Onlar da bana selam verip
gittiler, ama Türkçe bilmedikleri belliydi. Birkaç gün boyunca hiç kimse
gelmedi öğlenleri, yani sikiş olayı bitmişti. Ben de
kendime kızdım, ne güzel onları dinleyerek otuzbir çekiyordum
diye. Ben apartmanın son katındaydım, yani bizim apartman
aslında ara sokakta dört katlı bir apartman, ben de son katta
kalıyordum. Yanımda da bir daire var, asansör falan yok, bazen
mutfakta olunca merdiven seslerini falan duyuyordum.
Bir gün evde kendime yiyecek birşeyler hazırlarken bizim kata
doğru birilerinin çıktığını duydum, hemen
kapının deliğinden baktım. Yine aynı kişilerdi,
genç adam yanında da bir yaşlı adam. Bu ikisi çok sık
geliyordu, aslında ben ara ara kontrolünü ediyordum. Kendi dairelerine
girmeden benim dairemin ziline bastılar. İlk başta
açacaktım, ama korkup açmadım. Benim evde
olmadığımı düşündükleri için de kendi dairelerine
girip sikişmeye başladılar.
Bu böyle günlerce devam etti, ne zaman gelseler zile basıyolar,
benim evde domaldığıma emin oldukları zaman sikiş
yapıyorlardı. Günler böyle geçtikçe ben artık dayanamayacağımın
farkına varıp artık plastik veya silikon yarak yerine gerçek
yarak yemedin zamanın geldiğini kendime ikna ettim. Ama bunları
da direk kapılarını çalıp, "Beni de sikin!"
diyecek halim yoktu. Bunu onlara biraz belli etmem lazımdı artık,
o yüzden zili çaldıklarında kapıyı açmıyor, ama onlar
sikişe başladıklarında evde olduğumu müzik açarak
onlara hissettiriyordum. Zaten onları duyduğumu artık fark
etmişlerdi ve akşamları da sikişmeye
başlamışlardı, artık onlar da korkmuyorlardı bu
durumdan.
Bir gün duş alırken kıllı bacaklarıma
bakıp ani bir kararla tüylerimi almaya başladım. Normalde hiç
yapmadığım şey. Dediğim gibi 26
yaşındayım ve ben kendimi bildim bileli bu duygulara sahipken
ilk defa vücudumdaki tüyleri alıyordum. Hafif kilolu, balık etli biri
sayılabilirim ve benim bacaklarımdaki tüyleri aldıktan sonra ortaya
çıkan bembeyaz sütun gibi bacaklarımı görünce çok
şaşırdım. Durmayıp göğsümdeki bütün
kılları da alınca tertemiz bembeyaz bebek gibi bir vücuda sahip
oldum. Ok yaydan çıkmıştı artık, yaşlı Afgan
falan demeden o yarakların tadına bakmak için elimden geleni yapacaktım.
Ve yaptım da. Öğlenleri ne zaman dışardan ses
duysam, çöp atıyor bahanesiyle ya da ayakkabımı
dışarı çıkartıyor bahanesiyle kapı önüne
çıkıp kendimi onlara sergilerdim. Hatta ayaklarıma oje sürer,
çıplak ayakla dışarıda durur, içime tanga külot, üstüne de
şort giyer onlar kapıların açılırken ben çöp
poşetini yere koyuyormuş gibi önlerinde domalır, şortun
içindeki tanga külodu fark etmelerini sağlardım. Benim tüysüz beyaz
bacaklarıma ve içimdeki tanga küloda ağızlarının
suları aktığını hissederdim.
Bunu birkaç sefer yaptım ve onlardan artık bir işaret
gelmesinin zamanıydı. Geçen hafta bu işaret geldi. Hiç
kapıda denk gelmediğim ve aralarında yaşının en
küçük olduğunu tahmin ettiğim genç kapımı çaldı, beni
akşam yemeği için evlerine çağırıyorlardı.
Aşırı heyecanlanmıştım, yine de kabul etmedim
nedense, "Sağ olun teşekkürler!" deyip geçiştirdim.
Sonra pişman oldum, ama aşırı stres ve heyecan
yaptığım için de korkuyordum. Evde annemin daha önceleri
kullandığı bir rahatlatıcı ilaç var, genellikle annem
uçağa binmeden önce rahat olabilmek için kullanır. Birkaç sefer ben
de işlerimi stresli olduğu dönemlerde kullanmıştım.
Hemen attım ağzıma bir tane. Normalde yarım atmam gerekirdi,
ama o anki heyecandan tamamını atmıştım. Bir yarım
saat sonra ilaç beni öyle bir rahatlatıp içimdeki stresi ve korkuyu
almıştı ki, hemen duşa girip bütün vücudumu tertemiz
yapıp altıma tanga külodumu ve minicik şortumu giyerek
kapılarına dayandım.
Kapıyı yaşlı amcalardan biri açtı, sonra hemen
o genç olanı çağırdı heyecanla, büyük ihtimalle Türkçe
bilmediği için o genç yardımcı olacaktı. Beni içeri davet
ettiler. Girdiğimde içeride ağır bir yemek kokusu vardı.
Salona yer sofrası kurulmuş, yemek yeniyordu. Beni sofraya davet
ettiklerinde yere oturup bağdaş kurdum. Hepsinin gözü benim
bacaklarımdaydı, ayaklarıma oje sürmeyi unutmuştum ve
keşke sürseydim dedim kendi kendime, ama dediğim gibi bir anda
gelişti her şey.
Kim olduğum, nereli olduğum, ne iş
yaptığım gibi sorulardan sonrasında ikram ettikleri yemekleri
çok baharatlı olmasına rağmen kırmayıp az az da olsa
yemeye başladım. Evdekileri tanıtıp, bana tek tek
isimlerini söyledi. O çok sık gelen yaşlı amcayla gencin
isimleri Hamit ile Ahmetmiş. En genç olanın adı Muhammet,
diğer iki yaşlı amcanın isimleri de Eşref ve Davut.
Ahmet hiç konuşmadı benimle, biraz da utanç bir
bakışı vardı. Ama Hamit amca benimle sürekli sohbet
ediyordu, daha doğrusu o afganca konuşuyor, Ahmet de bana tercüme
ediyordu. Hamit amca bir şey söyleyince, Ahmet gülerek bir şey demedi.
Ben hemen Ahmet'e sordum, "Ne dedi?" diye. "Seni çok
beğenmiş!" deyince ben de gülümsedim. İsmi Eşref olan
diğer adamsa başka bir soru sorduğunda Ahmet cevap verdi, ama
büyük ihtimalle benim hakkımda bir şey sormuştu, yani sofrada
büyük bir sessizlik oluştu.
Bu sessizligi ben Ahmet'e soru sorarak geçiştirdim, "Siz ne iş
yapıyorsunuz, kaç kişisiniz?" diye. O da anlatmaya
başladı. Ben de, "Evet, öğlenleri çok ses geliyor, duvarlar
çok kalın değil!" dedim. Tüm bunları da Ahmet tercüme
ediyordu. Sonra Ahmet utana sıkıla bana, "Abi ayıp olmazsa
bir şey soracağım sana..." dedi. Ben de, "Sor tabii ki!"
dediğimde, "Abi sen erkeklerden mi hoşlanıyorsun?"
dedi. "Evet!" dedim. İlaç beni o kadar
rahatlatmıştı ki, o an beni domaltıp sikmeye karar verseler
sesimi çıkartmayacaktım yani.
Bunu duyunca Hamit'le Eşref'in sevinçten gözbebekleri
büyümüştü, artık bana daha da yiyecekmiş gibi
bakıyorlardı. Hamit Ahmet'e bir şeyler söyledikten sonra Ahmet
bana söylemeye çekindi. Hamit amca sürekli dürtüyordu Ahmet'i, söylesin diye.
Ama Ahmet söylemeyince ben, "Ne diyor Hamit amca, söyle çekinme
Ahmet!" dedim. "Abi amcam seninle yatmak istiyor!" dedi. Ben, "Yani
beni sikmek mi istiyor?" dedim. Ahmet gülerek, "Evet abi!" dedi.
Ben de, "Tamam olur, ama nazik olacaksa, çünkü ben bakireyim, yani
daha daha önce hiç sikilmedim, ilk seferim olacak!" dedim. Ahmet bunu Hamit'e
tercüme edince, Hamit heyecandan ayağa kalkıp hemen yanı
başıma geldi, bacaklarımı okşamaya başladı.
Ahmet'e de sürekli bir şeyler söylüyordu. Ahmet de bana tercüme ederek,
Hamit amcanın bana, "Merak etmesin, hiç canını
acıtmayacağım, onu çok memnun edeceğim!" dediğini
söylüyordu. Ben de, "Tamam, o zaman benim daireme geçelim!" dedim.
Hani babam yaşındaki adamın altına yatmak için
sabırsızlanıyordum artık.
Hemen sofradan kalkıp hızlı adımlarla benim daireme
geçtik. Arkadan Ahmet de geliyordu, ona, "Eğer sen de sikmeyeceksen
gelmene gerek yok!" dedim. Ahmet de, "Gelmeyim abi o zaman!"
dedi gülerek. Artık olanlara inanamıyordum, kendime de
inanamıyordum. Daha kapıdan içeri girer girmez Hamit amca beni
kucakladığı gibi havaya kaldırdı.
Yanaklarımı, boynumu, kulaklarımı öpüyor, elleriylede
bacaklarımı okşuyordu. Hızlı adımlarla benim
odama girdik, hemen yatağa atladık. Beni soydu. Kendisi de pantolonunu
çıkartıp donla kaldı ve öpüşmeye başladık.
Sakalı yüzüme değdiçe batıyordu, ilk defa biriyle
öpüşüyordum, çok acemiydim. Hiç sigara içmezdim,
kullanmamıştım, Hamit amca da çok içtiğinden dolayı
öpüştükçe o sigara tadı ağzımın içine geliyordu. Bir
anda o da soyununca kıllı terli taşakları ve ve o kocaman
kara yarağı gözümün önüne geldi. Hiç böyle hayal etmemiştim, ama
artık yapacak bir şey yoktu. O terli ve kıllı yarağa
saldırdım, yalayıp, öpüp koklamaya, ağzıma almaya
başladım. Kudurmuş gibiydim yani. Bunca yılın
birikimini çıkartıyordum resmen.
Adamın o kıllı vücudunu koklamaya başladım,
arada öpüyordum. Beni iyice koynuna aldı. İki eliyle götümün
yanaklarını sıkarak, deliğimi parmaklamaya
başladı. Benden de inleme sesleri gelmeye
başlamıştı tabii. Adam dudaklarımı öyle bir
öpüyor ki, artık dudaklarım morarmıştı. Beni yüz üstü
yatırıp yavaştan domalttı. Sonra deliğimi bir yalamaya
başladı, aman Tanrım böyle bir zevk yok, çoook iyiydi!
Sürekli deliğimi parmaklayıp dildo soktuğum için deliğim
çok çabuk genişlemeye başladı. Ona sakso çekerek büyüttüğüm
yarağı tek hamlede götüme soktu, götümün yanaklarını iki
eliyle ayırıp bağırta bağırta beni sikmeye
başladı. Ona, "Dur, yavaş!" dememe rağmen
anlamıyor, ya da anlıyorsa da dinlemiyordu. İlk defa
sikiliyordum ve zevkten çok acı çekiyordum. Kendimi kurtarmaya
çalışıyordum, ama çok güçlü olduğu için ne yapıp edip
beni tekrar domaltıp sikmeye devam ediyordu. Artık gözlerimden
yaş gelmeye başlamıştı...
Arada bir altından kurtulduğum zaman çok fena şekilde
osuruyor, elimi götüme attığım zaman deliğimin alev alev
yandığını hissediyordum. Neredeyse 10 dakika olmuştu
artık ve birden zevk almaya başladım, inanılmaz bir
geçişti, acı bir anda yok oldu. Ya da götüm uyuştu, bilmiyorum,
ama deli gibi zevk alıyor ve artık zevkten iniyordum. Bunu fark
edince beni hemen misyoner pozisyonuna getirdi. Bacaklarımı omuzuna alıp o şekilde sikmeye devam
etti.
Arada bir bacaklarımın ya da ayak bileklerini öpüyor,
yalıyor, sürekli götüme pompalıyordu. Ben de kendi sikimi
sıvazlıyordum, acı çekmeden önce sikim dimdik olmuştu, ama
acıyı çekince biraz inmişti, yani ereksiyon
olamamıştım. Ama zevk almaya başladıktan sonra öyle
bir ereksiyon oldum ki, birkaç dakika sonra hemen boşaldım.
Hamit amca durmak bilmiyordu. Yaşına göre çok iyi sikiyordu
yani. Büyük ihtimalle benim çıkan seslerimi kendi dairelerindeki yan odada
duyuyorlardı. Derken Hamit amca da büyük bir homurdanmayla götümün içine
boşalmaya başladı. Arada afganca bir şeyler söylüyor, büyük
ihtimalle iltifat ediyordu, ama ben hiçbir şey anlamıyordum tabii. Sadece
zevkten baygın şekilde yatakta uzanmıştım.
Boşalması bitip çekilince götümden döller çarşafa
akıyordu. Yanıma uzanıp dudaklarıma kocaman bir öpücük
kondurup teşekkür etti, sonra giyinip gitti. Ben daha yataktan
kalkamamıştım, elim ayağım titriyordu. Az önce çok
fena sikilmiştim!
Tam kendime gelip yataktan kalkmak isterken dış
kapının önünde sesler duydum ve aniden Eşref amca benim odaya
girdi. Hamit amca giderken dairemin kapısını açık
bırakmıştı. Eşref amca beni ayakta bu şekilde
görür görmez üstüme saldırdı. O da beni öpüp koklamaya
başladı aniden. Ben önceleri, "Yok, yeter!" falan desem de
hiç oralı olmadı, beni yatağa fırlattı, kendi de direkt
soyunup yanıma geldi.
Bana böyle hoyratça davranması aslında hoşuma
gitmişti. Zaten ilk sikişmenin yarısından
fazlasını acı çekmiştim, şimdi zevk almaya
başladığımdan çok ta ses çıkarmadım. Bu Eşref
amca Hamit amca kadar çok iyi sevişmiyordu benimle, ama o da en az onun kadar azgındı.
Yarağı ve taşakları Copy-Paste yapılmış gibiydi,
çok benziyordu birbirlerine boyutları, şekli şemali, yine
kıllı.
Direkt ağzıma verdi, ben de ona güzel bir sakso çekmeye
başladım. Yıllardır korkumu yenemeyip gerçek bir
yarağa sahip olmak isterken aynı gün hatta aynı saat içerisinde
iki yarrağa birden sahip olmuştum. Sakso çekmekten yorulunca hemen Eşref
amcanın önüne domaldım. Götümün yanağına tokat atarak
okşamaya başladı götümü. Götümde halen Hamit amcanın dölleri
duruyordu, yapış yapış olmuş olması lazım,
çünkü parmağıyla deliğimle oynarken eline Hamit amcanın
dölleri bulaşıyordu, ama nedense Eşref
amca hiç iğrenmemişti.
Kocaman adam deliğime o yarağını sokup beni sikmeye
başladı. Bense bu sefer direkt zevkten deli gibi inliyordum. Şlap,
şlap, şlap diye köklerken yatak gıcırdıyordu. Çok
kısa bir sikiş sonrası götümden çıkıp bir anda yarağını
yüzüme tutarak boşalmaya başladı. Fışkıran dölleri
yüzüme, gözüme, ağzıma, çeneme akıyordu. Hayalini kurduğum
bir şeydi bu ve bunu da yaşıyordum şimdi. Hemen
ağzımı açtım, dilimi uzattım, kalan dölleri de
ağzımın içine almaya çalışıyordum. O kadar çok
boşalıyordu ki durmak bilmiyordu...
Yutabildiğim kadarını yuttum, ama gözlerimi çok
açamıyordum, çünkü göz kapaklarımın üzerinde dölleri vardı.
Hemen bir koşu lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Ama ilk
sikilişimden kalma bacaklarıma süzülen ve kurumuş olan Hamit
amcanın dölleri yapış yapış olmuştu. Kendimi tam
bir orospu gibi hissetmiştim, gururum okşanmıştı. Hemen
hızlıca bir duş aldım.
Odama geri döndüğümde kimse yoktu, hatta evde kimse yoktu. Bu
akşam ben de başka olay çıkmaması adına dairemin kapısını
kilitledim ve geçip yatağa uzandım. Uzanır uzanmaz çarşaftaki
ıslanmışlığı hissettim, yine her yerim
yapış yapış döl oldu. Hamit amca beni sikerken
boşalabilmiştim, ama Eşref amcanınki çok kısa
sürdüğü için boşalmaya fırsatım olmamıştı.
Islak çarşaftaki dölleri koklayarak otuzbir çekmeye başladım. Az
önce yaşadığımız sikişleri düşünürken ben de
hemen boşaldım.
Çarşafı değiştirdim ve tekrardan duş
aldım. O gece öyle huzurlu bir uyku çekmiştim ki, anlatamam. Ama
sabah büyük bir ağrı ile uyandım. Hiçbir şekilde
oturamıyor, tuvalete bile çıkamıyordum. Ya da
çıktığımda sadece osuruyor, osurukça da deliğim acıyordu.
Peçeteyle deliğimi sildiğimde peçetenin üstünde kan gördüğümde
korkmaya başladım. Normalde ben kendi deliğimi eller, hatta
dediğim gibi dildo falan sokmaya çalışırdım ve
acı çekmeye başladığım zaman da vazgeçerdim. O zamanlarda
hafif ağrılarım olurdu, ama böyle bir ağrı
çekeceğimi hiç düşünmezdim. Yürüyüşüm bile
değişmişti.
Yatakta uzanarak Home Office çalışmaya devam ettim.
Öğlene doğru kapım çaldı. Kapıdaki gözetleme
deliğinden baktığımda gelen Hamit amcaydı. Önce açmak
istemedim, ama ısrarla çalması sonrası, ki benim evde
olduğumu biliyorlar, çünkü ben dün onlara evden çalıştığımı
söylemiştim, kapıyı açmak zorunda kaldım.
Beni görür görmez dudaklarıma yapıştı. Onu ittim, "Yok
istemiyorum!" dedim, ama beni zorla kolumdan tuttuğu gibi odama
götürdü. Kendi soyunmaya başladı birden. Bu arada
bilgisayarımdan toplantı sesleri geliyordu, hemen
bilgisayarımı köşeye aldım. Hamit amcaya telefonumdaki Translate'ten
yazıp tercüme ederek, canımın çok
acıdığını, istemediğimi söyledim. O da çat pat
Türkçesi ile, "Acı normal!" deyip, yarağını
göstererek, "Sen bunu yedikçe alışacaksın!" dedi.
O soyununca ve ben yarağını görünce tabii yine
azdım, içimdeki o duygular tekrardan yüzeye çıktı. Translate'e, "Sadece
sakso o zaman. Akşama sikmeye gelirsin, şimdi çok canım acıyor!"
yazıp tercüme ettirip gösterdim. O da, "Tamam!" dedi. Beni
omuzlarından tutup yere çömeltti, arkada bilgisayardan sesler gelirken ben
Hamit amcaya sakso çekmeye başladım. Bu sefer keyfini alarak sakso
çekiyordum. Ağzıma sürekli kıl geldiği için durdum ve "Bak
bugün böyle çekiyorum, ama bundan sonra her yeri temiz istiyorum!" dedim Translate'ten.
O da tamam der gibi kafasını salladı.
Yerde çömelmekten artık dizlerim
ağrımıştı, onu yatağa uzattım. Ben de yatağın
üstüne çıkıp uzanarak saksoya devam ederken beni kucağına
çekip ters çevirdi 69 pozisyonu aldık. Şortumu ve tangamı da ustalıkla
çıkarmıştı. Ben ona sakso çekerken, o benim deliğimi ve
taşaklarımı öpüp yalarken bir yandan da parmaklıyordu.
Deliğimin yalanmasından yine çok zevk almıştım, bu
yüzden acıyı unutup hemen kucağına tekrar dönüp bu sefer
yarağını göt deliğime nişanladım. Onun da
yardımıyla götüme alıp git gel yaparak kucağında
zıplamaya başladım.
Düne göre daha az acı veriyordu, yani hem acı hem zevk
alıyordum aynı anda. Dediği gibiymiş, sikildikçe
alışacaktım. Beni iyice kucaklayıp alttan pompalayarak
sikmeye başladı. Bağırta bağırta sikiyordu beni.
O an onun terlemiş erkeksi kokusunu içime çekiyordum. Dün değil ama
bugün birisinin karısı olduğumu anlamıştım. Beni
bağırta bağırta siken bu adamın namusuydum artık.
Gerçi dün akşam Eşref amcanın da namusuydum :)
Benim sayemde Ahmet bir haftadır yarak yemiyor, onun yerine ben
yiyorum :)
(Halil)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: