Gay Seks Hikayeleri

Oğlancı Afgan Komşularım!


Oğlancı Afgan Komşularım! (Halil 26 Y., İstanbul)

Arkadaşlar merhaba, ismim Halil, 26 yaşındayım, İstanbul'da yaşıyorum. Cinsel yönde uyarılarımın başladığı günden bu yana pasif duygular hissediyor, kendimi bir erkeğin koynuna atıp onun namusu, karısı olmanın hayalini kuruyordum. Bu yüzden bu yaşıma kadar hiç cinsel ilişkiye giremedim. Dışarıdan bakıldığında tamamiyle erkeksi görünümüne sahip iken, içten kadınsı dugularıma hakim olmakta zorlanıyordum.

Sokaklarda gördüğüm veya arkadaş ortamında tanıştığım LGBT'li bireylere kıskançlık beslerdim. Ama hiçbir zaman onlar gibi olamazdım. Hem o özgüvene sahip değildim, hem de ailem ve çevrem konusunda büyük tepki alırım, hatta daha beteri olabilir korkusuyla yaşıyordum. Zaten feminen tavırlarım hiç olmamıştı, onlar gibi konuşup, kız gibi davranamazdım. Dediğim gibi, yolda beni görseniz pasif duygularımın olduğunu hiç anlayamazdınız.

Ben aslen Adana'lıyım ama üniversiteyi İstanbul'da okuyup yazılım mühendisi olduktan sonra da İstanbul'da kalıp yaşamaya başladım. Hibrit olarak haftada 1 gün ofis, 4 gün evden çalışıyorum. Yani sürekli evde oluyorum ve evde de tek olduğum için içimdeki yanan biten duyguları kendi deliğimi parmaklayıp internetten aldığım seks oyuncakları ile tatmin ediyor, hatta boy boy dildolara sakso çekiyordum. Aslında bu duyguları böyle gizli ve saklı yaşayıp bastırmam benim için daha iyi oluyordu.

Bu siteyi de sürekli takip ediyor, gelen her yeni hikayeyi okuyordum. O yüzden de yeni yaşadığım ve yazılması ve anlatılması gereken başımdan geçen olayı sizlere anlatmak istedim. Gelelim asıl mevzuya. Yan dairem uzun süredir boştu ve bundan iki ay önce Afganlar taşındı. 5 erkekten oluşan, hiç kadın veya çocuk olmayan bir topluluk :)) Taşınırlar iken kapıda tanışmıştık. Üç tane yaşları oldukça büyük adam ve iki tane de benim yaşlarda genç adamlar. Sanırım bir inşaat firmasında çalışıyorlardı. Çünkü sürekli işçi kıyafetleri ve baretleri falan vardı. Kapı önünde de pis kirli botlar. Yakınlarda bir yerde çalışıyor olmalılar ki, gün içerisinde de sürekli eve gidip geliyorlardı.

Onlar taşınalı birkaç gün geçmişti ve ben odamda çalışırken duvardan sikiş sesleri gelmeye başladı. Ama ne ses, sikilen kişi çok fena inliyordu. Ve bu çıkan ses erkek sesiydi. Kulaklarıma inanamamıştım! Sanırım onlar benim iş yerinde olduğumu veya evde olmadığımı düşündüklerinden böyle rahatça bağırta bağırta sikiş yapıyorlardı. Afganların erkek siktiklerini duymuştum, ama buna sikiş seslerini dinleyerek şahit olmak çok farklı hissettirdi. Bir de çok uzun sürdü sikiş, yani ara ara sesleri kesildi ama bir saate yakın büyük sikiş döndü. Bu durum beni fena azdırmıştı, o yüzden hemen mola alıp kendimi parmaklayarak tatmin etmeye başladım.

Bu sikişler ilerleyen günlerde de devam etti. Ben de kapıda gelen gidenleri artık takip etmeye başladım, acaba hangisi sikiliyor, ya da siken kim diye. Gençlerden bir tanesi sürekli eve geliyor, yaşlılar sürekli değişiyordu. Belli ki o genç olan sikilen kişiydi. Bu böyle birkaç hafta geçtikten sonra ben kendimi sürekli o genç olanın yerine koyup sanki beni sikiyorlarmış gibi düşünerek otuzbir çekiyor buna rağmen hyine de doymuyordum ve sürekli azgınlığım devam ediyordu. İşlerimi bile odaklanamıyorumdum, çünkü sürekli gündüz olan bir durumdu. Büyük ihtimalle akşamları duvarın kalın olmamasını ve sesin içeri gidebileceğini düşündükleri için yapmıyorlardı.

Ben de aslında bu sikişleri fark ettiğimi onlara hissettirmek için birkaç gün takip ettim. Genellikle öğlen vakitlerinde gelirler, büyük ihtimalle yemek molaları oluyor ve sikiş yaptıktan 15-20 dakika sonra çıkıyorlardı. Bir gün sikiş sesi biter bitmez kapının arkasında onları beklemeye başladım. Onların kapı açılma sesi gelince ben de aniden kapıdan çıktım. Beni gördüklerinde şoka uğramışlardı. Tabii onların sikiş seslerini duyduğumun da farkında oldular. Çünkü ben akşamları bazen odamda yüksek sesle müzik açarak aslında sesin karşı tarafa gittiğini hissettirmiştim. Belki de bu yüzden sikişmeye öğlenleri gelip akşamları yapmaktan korkuyorlardı.

Kapıda selam verdim kendilerine. Onlar da bana selam verip gittiler, ama Türkçe bilmedikleri belliydi. Birkaç gün boyunca hiç kimse gelmedi öğlenleri, yani sikiş olayı bitmişti. Ben de kendime kızdım, ne güzel onları dinleyerek otuzbir çekiyordum diye. Ben apartmanın son katındaydım, yani bizim apartman aslında ara sokakta dört katlı bir apartman, ben de son katta kalıyordum. Yanımda da bir daire var, asansör falan yok, bazen mutfakta olunca merdiven seslerini falan duyuyordum.

Bir gün evde kendime yiyecek birşeyler hazırlarken bizim kata doğru birilerinin çıktığını duydum, hemen kapının deliğinden baktım. Yine aynı kişilerdi, genç adam yanında da bir yaşlı adam. Bu ikisi çok sık geliyordu, aslında ben ara ara kontrolünü ediyordum. Kendi dairelerine girmeden benim dairemin ziline bastılar. İlk başta açacaktım, ama korkup açmadım. Benim evde olmadığımı düşündükleri için de kendi dairelerine girip sikişmeye başladılar.

Bu böyle günlerce devam etti, ne zaman gelseler zile basıyolar, benim evde domaldığıma emin oldukları zaman sikiş yapıyorlardı. Günler böyle geçtikçe ben artık dayanamayacağımın farkına varıp artık plastik veya silikon yarak yerine gerçek yarak yemedin zamanın geldiğini kendime ikna ettim. Ama bunları da direk kapılarını çalıp, "Beni de sikin!" diyecek halim yoktu. Bunu onlara biraz belli etmem lazımdı artık, o yüzden zili çaldıklarında kapıyı açmıyor, ama onlar sikişe başladıklarında evde olduğumu müzik açarak onlara hissettiriyordum. Zaten onları duyduğumu artık fark etmişlerdi ve akşamları da sikişmeye başlamışlardı, artık onlar da korkmuyorlardı bu durumdan.

Bir gün duş alırken kıllı bacaklarıma bakıp ani bir kararla tüylerimi almaya başladım. Normalde hiç yapmadığım şey. Dediğim gibi 26 yaşındayım ve ben kendimi bildim bileli bu duygulara sahipken ilk defa vücudumdaki tüyleri alıyordum. Hafif kilolu, balık etli biri sayılabilirim ve benim bacaklarımdaki tüyleri aldıktan sonra ortaya çıkan bembeyaz sütun gibi bacaklarımı görünce çok şaşırdım. Durmayıp göğsümdeki bütün kılları da alınca tertemiz bembeyaz bebek gibi bir vücuda sahip oldum. Ok yaydan çıkmıştı artık, yaşlı Afgan falan demeden o yarakların tadına bakmak için elimden geleni yapacaktım.

Ve yaptım da. Öğlenleri ne zaman dışardan ses duysam, çöp atıyor bahanesiyle ya da ayakkabımı dışarı çıkartıyor bahanesiyle kapı önüne çıkıp kendimi onlara sergilerdim. Hatta ayaklarıma oje sürer, çıplak ayakla dışarıda durur, içime tanga külot, üstüne de şort giyer onlar kapıların açılırken ben çöp poşetini yere koyuyormuş gibi önlerinde domalır, şortun içindeki tanga külodu fark etmelerini sağlardım. Benim tüysüz beyaz bacaklarıma ve içimdeki tanga küloda ağızlarının suları aktığını hissederdim.

Bunu birkaç sefer yaptım ve onlardan artık bir işaret gelmesinin zamanıydı. Geçen hafta bu işaret geldi. Hiç kapıda denk gelmediğim ve aralarında yaşının en küçük olduğunu tahmin ettiğim genç kapımı çaldı, beni akşam yemeği için evlerine çağırıyorlardı. Aşırı heyecanlanmıştım, yine de kabul etmedim nedense, "Sağ olun teşekkürler!" deyip geçiştirdim. Sonra pişman oldum, ama aşırı stres ve heyecan yaptığım için de korkuyordum. Evde annemin daha önceleri kullandığı bir rahatlatıcı ilaç var, genellikle annem uçağa binmeden önce rahat olabilmek için kullanır. Birkaç sefer ben de işlerimi stresli olduğu dönemlerde kullanmıştım.

Hemen attım ağzıma bir tane. Normalde yarım atmam gerekirdi, ama o anki heyecandan tamamını atmıştım. Bir yarım saat sonra ilaç beni öyle bir rahatlatıp içimdeki stresi ve korkuyu almıştı ki, hemen duşa girip bütün vücudumu tertemiz yapıp altıma tanga külodumu ve minicik şortumu giyerek kapılarına dayandım.

Kapıyı yaşlı amcalardan biri açtı, sonra hemen o genç olanı çağırdı heyecanla, büyük ihtimalle Türkçe bilmediği için o genç yardımcı olacaktı. Beni içeri davet ettiler. Girdiğimde içeride ağır bir yemek kokusu vardı. Salona yer sofrası kurulmuş, yemek yeniyordu. Beni sofraya davet ettiklerinde yere oturup bağdaş kurdum. Hepsinin gözü benim bacaklarımdaydı, ayaklarıma oje sürmeyi unutmuştum ve keşke sürseydim dedim kendi kendime, ama dediğim gibi bir anda gelişti her şey.

Kim olduğum, nereli olduğum, ne iş yaptığım gibi sorulardan sonrasında ikram ettikleri yemekleri çok baharatlı olmasına rağmen kırmayıp az az da olsa yemeye başladım. Evdekileri tanıtıp, bana tek tek isimlerini söyledi. O çok sık gelen yaşlı amcayla gencin isimleri Hamit ile Ahmetmiş. En genç olanın adı Muhammet, diğer iki yaşlı amcanın isimleri de Eşref ve Davut.

Ahmet hiç konuşmadı benimle, biraz da utanç bir bakışı vardı. Ama Hamit amca benimle sürekli sohbet ediyordu, daha doğrusu o afganca konuşuyor, Ahmet de bana tercüme ediyordu. Hamit amca bir şey söyleyince, Ahmet gülerek bir şey demedi. Ben hemen Ahmet'e sordum, "Ne dedi?" diye. "Seni çok beğenmiş!" deyince ben de gülümsedim. İsmi Eşref olan diğer adamsa başka bir soru sorduğunda Ahmet cevap verdi, ama büyük ihtimalle benim hakkımda bir şey sormuştu, yani sofrada büyük bir sessizlik oluştu.

Bu sessizligi ben Ahmet'e soru sorarak geçiştirdim, "Siz ne iş yapıyorsunuz, kaç kişisiniz?" diye. O da anlatmaya başladı. Ben de, "Evet, öğlenleri çok ses geliyor, duvarlar çok kalın değil!" dedim. Tüm bunları da Ahmet tercüme ediyordu. Sonra Ahmet utana sıkıla bana, "Abi ayıp olmazsa bir şey soracağım sana..." dedi. Ben de, "Sor tabii ki!" dediğimde, "Abi sen erkeklerden mi hoşlanıyorsun?" dedi. "Evet!" dedim. İlaç beni o kadar rahatlatmıştı ki, o an beni domaltıp sikmeye karar verseler sesimi çıkartmayacaktım yani.

Bunu duyunca Hamit'le Eşref'in sevinçten gözbebekleri büyümüştü, artık bana daha da yiyecekmiş gibi bakıyorlardı. Hamit Ahmet'e bir şeyler söyledikten sonra Ahmet bana söylemeye çekindi. Hamit amca sürekli dürtüyordu Ahmet'i, söylesin diye. Ama Ahmet söylemeyince ben, "Ne diyor Hamit amca, söyle çekinme Ahmet!" dedim. "Abi amcam seninle yatmak istiyor!" dedi. Ben, "Yani beni sikmek mi istiyor?" dedim. Ahmet gülerek, "Evet abi!" dedi.

Ben de, "Tamam olur, ama nazik olacaksa, çünkü ben bakireyim, yani daha daha önce hiç sikilmedim, ilk seferim olacak!" dedim. Ahmet bunu Hamit'e tercüme edince, Hamit heyecandan ayağa kalkıp hemen yanı başıma geldi, bacaklarımı okşamaya başladı. Ahmet'e de sürekli bir şeyler söylüyordu. Ahmet de bana tercüme ederek, Hamit amcanın bana, "Merak etmesin, hiç canını acıtmayacağım, onu çok memnun edeceğim!" dediğini söylüyordu. Ben de, "Tamam, o zaman benim daireme geçelim!" dedim. Hani babam yaşındaki adamın altına yatmak için sabırsızlanıyordum artık.

Hemen sofradan kalkıp hızlı adımlarla benim daireme geçtik. Arkadan Ahmet de geliyordu, ona, "Eğer sen de sikmeyeceksen gelmene gerek yok!" dedim. Ahmet de, "Gelmeyim abi o zaman!" dedi gülerek. Artık olanlara inanamıyordum, kendime de inanamıyordum. Daha kapıdan içeri girer girmez Hamit amca beni kucakladığı gibi havaya kaldırdı. Yanaklarımı, boynumu, kulaklarımı öpüyor, elleriylede bacaklarımı okşuyordu. Hızlı adımlarla benim odama girdik, hemen yatağa atladık. Beni soydu. Kendisi de pantolonunu çıkartıp donla kaldı ve öpüşmeye başladık.

Sakalı yüzüme değdiçe batıyordu, ilk defa biriyle öpüşüyordum, çok acemiydim. Hiç sigara içmezdim, kullanmamıştım, Hamit amca da çok içtiğinden dolayı öpüştükçe o sigara tadı ağzımın içine geliyordu. Bir anda o da soyununca kıllı terli taşakları ve ve o kocaman kara yarağı gözümün önüne geldi. Hiç böyle hayal etmemiştim, ama artık yapacak bir şey yoktu. O terli ve kıllı yarağa saldırdım, yalayıp, öpüp koklamaya, ağzıma almaya başladım. Kudurmuş gibiydim yani. Bunca yılın birikimini çıkartıyordum resmen.

Adamın o kıllı vücudunu koklamaya başladım, arada öpüyordum. Beni iyice koynuna aldı. İki eliyle götümün yanaklarını sıkarak, deliğimi parmaklamaya başladı. Benden de inleme sesleri gelmeye başlamıştı tabii. Adam dudaklarımı öyle bir öpüyor ki, artık dudaklarım morarmıştı. Beni yüz üstü yatırıp yavaştan domalttı. Sonra deliğimi bir yalamaya başladı, aman Tanrım böyle bir zevk yok, çoook iyiydi!

Sürekli deliğimi parmaklayıp dildo soktuğum için deliğim çok çabuk genişlemeye başladı. Ona sakso çekerek büyüttüğüm yarağı tek hamlede götüme soktu, götümün yanaklarını iki eliyle ayırıp bağırta bağırta beni sikmeye başladı. Ona, "Dur, yavaş!" dememe rağmen anlamıyor, ya da anlıyorsa da dinlemiyordu. İlk defa sikiliyordum ve zevkten çok acı çekiyordum. Kendimi kurtarmaya çalışıyordum, ama çok güçlü olduğu için ne yapıp edip beni tekrar domaltıp sikmeye devam ediyordu. Artık gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı...

Arada bir altından kurtulduğum zaman çok fena şekilde osuruyor, elimi götüme attığım zaman deliğimin alev alev yandığını hissediyordum. Neredeyse 10 dakika olmuştu artık ve birden zevk almaya başladım, inanılmaz bir geçişti, acı bir anda yok oldu. Ya da götüm uyuştu, bilmiyorum, ama deli gibi zevk alıyor ve artık zevkten iniyordum. Bunu fark edince beni hemen misyoner pozisyonuna getirdi. Bacaklarımı omuzuna alıp o şekilde sikmeye devam etti.

Arada bir bacaklarımın ya da ayak bileklerini öpüyor, yalıyor, sürekli götüme pompalıyordu. Ben de kendi sikimi sıvazlıyordum, acı çekmeden önce sikim dimdik olmuştu, ama acıyı çekince biraz inmişti, yani ereksiyon olamamıştım. Ama zevk almaya başladıktan sonra öyle bir ereksiyon oldum ki, birkaç dakika sonra hemen boşaldım.

Hamit amca durmak bilmiyordu. Yaşına göre çok iyi sikiyordu yani. Büyük ihtimalle benim çıkan seslerimi kendi dairelerindeki yan odada duyuyorlardı. Derken Hamit amca da büyük bir homurdanmayla götümün içine boşalmaya başladı. Arada afganca bir şeyler söylüyor, büyük ihtimalle iltifat ediyordu, ama ben hiçbir şey anlamıyordum tabii. Sadece zevkten baygın şekilde yatakta uzanmıştım.

Boşalması bitip çekilince götümden döller çarşafa akıyordu. Yanıma uzanıp dudaklarıma kocaman bir öpücük kondurup teşekkür etti, sonra giyinip gitti. Ben daha yataktan kalkamamıştım, elim ayağım titriyordu. Az önce çok fena sikilmiştim!

Tam kendime gelip yataktan kalkmak isterken dış kapının önünde sesler duydum ve aniden Eşref amca benim odaya girdi. Hamit amca giderken dairemin kapısını açık bırakmıştı. Eşref amca beni ayakta bu şekilde görür görmez üstüme saldırdı. O da beni öpüp koklamaya başladı aniden. Ben önceleri, "Yok, yeter!" falan desem de hiç oralı olmadı, beni yatağa fırlattı, kendi de direkt soyunup yanıma geldi.

Bana böyle hoyratça davranması aslında hoşuma gitmişti. Zaten ilk sikişmenin yarısından fazlasını acı çekmiştim, şimdi zevk almaya başladığımdan çok ta ses çıkarmadım. Bu Eşref amca Hamit amca kadar çok iyi sevişmiyordu benimle, ama o da en az onun kadar azgındı. Yarağı ve taşakları Copy-Paste yapılmış gibiydi, çok benziyordu birbirlerine boyutları, şekli şemali, yine kıllı.

Direkt ağzıma verdi, ben de ona güzel bir sakso çekmeye başladım. Yıllardır korkumu yenemeyip gerçek bir yarağa sahip olmak isterken aynı gün hatta aynı saat içerisinde iki yarrağa birden sahip olmuştum. Sakso çekmekten yorulunca hemen Eşref amcanın önüne domaldım. Götümün yanağına tokat atarak okşamaya başladı götümü. Götümde halen Hamit amcanın dölleri duruyordu, yapış yapış olmuş olması lazım, çünkü parmağıyla deliğimle oynarken eline Hamit amcanın dölleri bulaşıyordu, ama nedense Eşref amca hiç iğrenmemişti.

Kocaman adam deliğime o yarağını sokup beni sikmeye başladı. Bense bu sefer direkt zevkten deli gibi inliyordum. Şlap, şlap, şlap diye köklerken yatak gıcırdıyordu. Çok kısa bir sikiş sonrası götümden çıkıp bir anda yarağını yüzüme tutarak boşalmaya başladı. Fışkıran dölleri yüzüme, gözüme, ağzıma, çeneme akıyordu. Hayalini kurduğum bir şeydi bu ve bunu da yaşıyordum şimdi. Hemen ağzımı açtım, dilimi uzattım, kalan dölleri de ağzımın içine almaya çalışıyordum. O kadar çok boşalıyordu ki durmak bilmiyordu...

Yutabildiğim kadarını yuttum, ama gözlerimi çok açamıyordum, çünkü göz kapaklarımın üzerinde dölleri vardı. Hemen bir koşu lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Ama ilk sikilişimden kalma bacaklarıma süzülen ve kurumuş olan Hamit amcanın dölleri yapış yapış olmuştu. Kendimi tam bir orospu gibi hissetmiştim, gururum okşanmıştı. Hemen hızlıca bir duş aldım.

Odama geri döndüğümde kimse yoktu, hatta evde kimse yoktu. Bu akşam ben de başka olay çıkmaması adına dairemin kapısını kilitledim ve geçip yatağa uzandım. Uzanır uzanmaz çarşaftaki ıslanmışlığı hissettim, yine her yerim yapış yapış döl oldu. Hamit amca beni sikerken boşalabilmiştim, ama Eşref amcanınki çok kısa sürdüğü için boşalmaya fırsatım olmamıştı. Islak çarşaftaki dölleri koklayarak otuzbir çekmeye başladım. Az önce yaşadığımız sikişleri düşünürken ben de hemen boşaldım.

Çarşafı değiştirdim ve tekrardan duş aldım. O gece öyle huzurlu bir uyku çekmiştim ki, anlatamam. Ama sabah büyük bir ağrı ile uyandım. Hiçbir şekilde oturamıyor, tuvalete bile çıkamıyordum. Ya da çıktığımda sadece osuruyor, osurukça da deliğim acıyordu. Peçeteyle deliğimi sildiğimde peçetenin üstünde kan gördüğümde korkmaya başladım. Normalde ben kendi deliğimi eller, hatta dediğim gibi dildo falan sokmaya çalışırdım ve acı çekmeye başladığım zaman da vazgeçerdim. O zamanlarda hafif ağrılarım olurdu, ama böyle bir ağrı çekeceğimi hiç düşünmezdim. Yürüyüşüm bile değişmişti.

Yatakta uzanarak Home Office çalışmaya devam ettim. Öğlene doğru kapım çaldı. Kapıdaki gözetleme deliğinden baktığımda gelen Hamit amcaydı. Önce açmak istemedim, ama ısrarla çalması sonrası, ki benim evde olduğumu biliyorlar, çünkü ben dün onlara evden çalıştığımı söylemiştim, kapıyı açmak zorunda kaldım.

Beni görür görmez dudaklarıma yapıştı. Onu ittim, "Yok istemiyorum!" dedim, ama beni zorla kolumdan tuttuğu gibi odama götürdü. Kendi soyunmaya başladı birden. Bu arada bilgisayarımdan toplantı sesleri geliyordu, hemen bilgisayarımı köşeye aldım. Hamit amcaya telefonumdaki Translate'ten yazıp tercüme ederek, canımın çok acıdığını, istemediğimi söyledim. O da çat pat Türkçesi ile, "Acı normal!" deyip, yarağını göstererek, "Sen bunu yedikçe alışacaksın!" dedi.

O soyununca ve ben yarağını görünce tabii yine azdım, içimdeki o duygular tekrardan yüzeye çıktı. Translate'e, "Sadece sakso o zaman. Akşama sikmeye gelirsin, şimdi çok canım acıyor!" yazıp tercüme ettirip gösterdim. O da, "Tamam!" dedi. Beni omuzlarından tutup yere çömeltti, arkada bilgisayardan sesler gelirken ben Hamit amcaya sakso çekmeye başladım. Bu sefer keyfini alarak sakso çekiyordum. Ağzıma sürekli kıl geldiği için durdum ve "Bak bugün böyle çekiyorum, ama bundan sonra her yeri temiz istiyorum!" dedim Translate'ten. O da tamam der gibi kafasını salladı.

Yerde çömelmekten artık dizlerim ağrımıştı, onu yatağa uzattım. Ben de yatağın üstüne çıkıp uzanarak saksoya devam ederken beni kucağına çekip ters çevirdi 69 pozisyonu aldık. Şortumu ve tangamı da ustalıkla çıkarmıştı. Ben ona sakso çekerken, o benim deliğimi ve taşaklarımı öpüp yalarken bir yandan da parmaklıyordu. Deliğimin yalanmasından yine çok zevk almıştım, bu yüzden acıyı unutup hemen kucağına tekrar dönüp bu sefer yarağını göt deliğime nişanladım. Onun da yardımıyla götüme alıp git gel yaparak kucağında zıplamaya başladım.

Düne göre daha az acı veriyordu, yani hem acı hem zevk alıyordum aynı anda. Dediği gibiymiş, sikildikçe alışacaktım. Beni iyice kucaklayıp alttan pompalayarak sikmeye başladı. Bağırta bağırta sikiyordu beni. O an onun terlemiş erkeksi kokusunu içime çekiyordum. Dün değil ama bugün birisinin karısı olduğumu anlamıştım. Beni bağırta bağırta siken bu adamın namusuydum artık. Gerçi dün akşam Eşref amcanın da namusuydum :)

Benim sayemde Ahmet bir haftadır yarak yemiyor, onun yerine ben yiyorum :)

(Halil)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Paylaş

Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: