Artık Sadece Oğlan Sikiyorum! (Erdem 35 Y., İzmir)
İsmim Erdem. 34 yaşındayım. İnşaatlarda elektrik teknisyeni olarak çalışıyorum. Anlatacaklarım geçen yaz İzmir'de yaşandı. Çeşme'de büyük bir projede çalışıyordum. Şantiyede barınmak için 4 konteynır vardı. Toplamda 12 usta ve işçi bunlarda kalıyorduk. İki usta, Ahmet ve Süleyman, iki genç amele Soner ve İbrahim, bir de ben Anadolu'dan gelmiş gurbette olanlardık. Diğerleri bölgedendi. Bu nedenle biz 5 kişi Pazar günleri şantiyede kalır dertleşir, içer oyalanırdık. Yalnız Ahmet usta mutlaka İzmir'e hamama giderdi.
Yine böyle bir Pazarın akşamında şantiyede içerken konu sekse geldi. Nasıl gelmesin, hepimiz en az 3-4 aydır abazaydık. Bırakın kadını, 31 çekecek yerimiz bile doğru düzgün yoktu. Ahmet usta içkinin etkisi ile açılıverdi. Meğer o abaza değilmiş, çünkü her Pazar ibnelerin gittiği bir hamama gidiyormuş. Süleyman usta, "Ya Ahmet niye gizliyorsun, bizi de götürsene!" dedi. O da bu işte deneyimliydi anlaşılan. Ben ibne sikmelerini tuhaf buldum, "Abi nasıl yapabiliyorsunuz?" diye sordum.
Ahmet usta gülerek anlatmaya başladı, "Oğlan sikmek iyidir. Bunları genelde küçük yaşta alıştırırlar. Zaten içlerinde ibnelik var. Bir kez götten verdiler mi erkeklik gider. Pipileri kalksa da takılma ona. Artık bekaret gider, götveren olurlar. Sikip dölledikçe de yarak delisine dönerler. Ondan sonra ne istersen yap, zevkle itaat ederler. Ha etmiyor mu? çakarsın iki tokat, pamuk gibi olur. İki gün sonra da tekrar gelir sikinin önünde diz çöker. Onlar için bu yolun dönüşü olmaz. İbneler sikilirken itiraz etmez, kapris yapmaz. Ben bir tane düşürdüm hamamda, böylesi denk gelmez bir daha. Genç, kız gibi. Ağzına boşal yutar, götünü bir saat sik dört köşe olur, tokatla, ısır, ne istersen yap!" dedi.
Ahmet usta anlatırken bizim gençlerin siki kalkmıştı bile. Ben halen garip bulsam da biraz kafam karışmadı değil. Soner, "Ahmet ustam bizi de götür, o hamam nasıl bir yer?" diye sordu. Ahmet usta anlattı. Gay hamamıymış aslında, İzmir'li götçüler bilirmiş orayı. İbneler gidip sikicilerini bekliyormuş. Göbek taşının etrafında bölmeler varmış ve kimse de müdahale etmiyormuş. "Her yaştan ibne geliyor, ama genç olan az!" dedi.
Süleyman usta da azmıştı, "Ahmet, bu kadar adam oraya gitse sıkıntı, sen getir şu oğlanı buraya şantiyede sikelim!" dedi. Süleyman usta güldü, "Bu kadar adama dayanır mı bilemem abi, haftaya sorarım, bakarız!" dedi. Gerçekten beşimiz de çok iri ve aylardır abaza adamlardık. Genç İbrahim ve ben, "Biz yapmayız!" dedik, ama bunu derken bile siklerimiz istemsizce kalkık durumdaydı.
Bir sonraki Pazar Ahmet usta yine sabahtan gitti. Akşam ise haberi getirdi, oğlan götünde Ahmet abinin yarağı varken bu teklife tamam demiş. İbrahim ve ben ise halen, "Yapmam öyle bir şey!" diyorduk.
Bir hafta daha geçti. Pazar günü sabah kalktık. Ahmet usta oğlanı getirmek için gitti. Dört kişi sırayla banyo yaptık. Ben halen yapmam diyordum aslında. Diğerleri beklemeye başladı. Bir oğlanı sikemem diye düşünüyordum, ama beklerken de garip bir şekilde sikim sertleşiyordu. Eeee üzerimde 3 ayın abazalığı vardı sonuçta.
Saatler geçti, Ahmet ustadan ses yok. Telefonunu da açmıyor. Hamamda olsa gerek. Süleyman usta sıkıldı, "Amına koyayım ibne götü sikeceğiz diye boş boş bekliyoruz!" diye söyleniyordu. Soner'i markete yolladım. Bira ve votka aldı, içmeye başladık.
Nihayet saat dört gibi şantiyenin önünde bir taksi durdu. Arkadan Ahmet usta ve 18 yaşlarında ufak tefek zayıf bir oğlan indi. İlk bakışta bile anlaşılıyordu ibne olduğu. Tüysüz parlak bir şey, saçları düz, kumral, biraz uzun ve kızlar gibi tepesinde toplamış. Keten şalvar gibi bir pantolon altında bildiğin kız terlikleri, üstünde de kadın bluzu gibi parlak bir şey.
Ahmet abi pis pis sırıtarak tanıştırdı, "Beyler bu Can. Biraz beklettik ama oğlanı patlatırsınız zevkiniz yarım kalır diye hamamda bir posta açtım. Taksi parasını da kendisi ödedi bir şekilde!" deyip oğlanın küçük götünü koca eliyle avuçlayıp sıktı. Oğlanın canı yandı ama yalnızca, "Ihh!" diyebildi, utangaç bir şekilde önüne bakıyordu. Yalnızca arada bir şaşkın gözlerle Ahmet ustaya bakıyordu, sanırım bu kadar kalabalık olmamıza şaşırmıştı. Yine de itiraz etmedi.
Ahmet ustanın daha önce anlattıkları aklıma geldi. Gerçekten ibneler kolay kolay itiraz etmiyorlar ve daha uysal oluyorlar galiba dedim içimden. "Hoşgeldin!" dedik ve akşam için hazırladığımız konteynıra geçtik. Şimdiden gençlerin sikleri kalkmış, pantolonlarını zorluyordu.
Ahmet usta deneyimliydi, içeri girer girmez iki hamlede oğlanı ayakta soydu. Çenesinden kavradı ve dudaklarını, boynunu öpmeye, emmeye başladı. Biz acemiler ise oturmuş pantolon üzerinden kalkan siklerimizi okşuyorduk. En yaşlımız Süleyman usta dayanamadı sikini dışarı çıkarttı ve oğlana, "Gel la götüne koduğum, 5 saat seni bekledik, görelim marifetlerini!" dedi. Ahmet usta da oğlanı Süleyman ustanın oturduğu yatağa itti.
Bu yatağı bugün için hazırlamıştı zaten. Ortaya doğru çekilmiş, birkaç yastık konmuş ve temiz çarşaf örtülmüştü. Küçük ibne alışmış şekilde hemen diz çöküp oturan adamın sikini yalamaya başladı. Ahmet abi de arkasına geçip, "Güzel kaldır götünü, kır belini!" diyerek domalmış götüne bir tokat attı. Oğlanın canı gerçekten çok yandı ve ağzındaki siki çıkartmaya çalıştı. Ama Süleyman usta daha hızlı davranarak kafasını iki eliyle tutup sikini ağzına kökledi.
Ahmet abi oğlanın götüne bir tokat daha patlattı ve "Çıkar lan götünü dışarı, indir belini, sakın bozma götüne koduğumun ibnesi!" diye bağırdı. Oğlanın götü kıpkırmızı el izi oldu. Süleyman sikini taşaklarına kadar boğazına sokuyor, oğlanı bildiğin boğuyordu. Oğlan çırpınıyor, gözlerinden yaşlar akıyor, kısa aralarda nefes almaya çalışıyordu.
Ahmet usta bize döndü ve "Sikmek isteyen gelsin!" dedi. Soner en gencimiz pantolon üzerinden kazık gibi sikini okşamayı bırakıp fırladı. Oğlana yürürken geçen üç adımda üzerinde ne varsa çıkarttı, çıplak kıllı vücudu, kalkmış siki ile bana garip göründü. Oğlanın götüne sikini sürtmeye başladı. Ayların abazalığı ile daha sürterken kasılıp oğlanın küçük götünün üzerine boşaldı. İbnenin küçük götü döl içinde kaldı. Ama Soner hiç boşalmanış gibi sikini kendi dölleri ile ıslattı ve o küçük deliğe dayadı.
Ben heyecanla olanları izliyordum ve artık taş gibi olmuş sikimi istemsizce hafif hafif okşuyordum. Ben de Soner kadar kolay boşalacak durumdaydım. Soner sikinin iri başını yavaşça soktu. İbnenin deliği lastik gibi açıldı ve sikin başını içine alıverdi, çok rahat girmişti. Sonrasında Soner acımadı ve köküne kadar yarağını tek seferde kaydırdı. İbne gırtlağına kadar sikildiği için boğuk bir çığlık attı, çırpınması arttı. Ne kadar kurtulmaya çalışsa da dev gibi üç adamın altı eli kafasından, götünden ve belinden onu sıkı sıkı tutarken hiç şansı yoktu. O an biraz korktum, ya oğlan sonra gidip şikayetçi olursa diye. Resmen tecavüz gibiydi olanlar. Bunu da, "Ahmet abi yavaş biraz, başımız ağrımasın!" diyerek dile getirdim.
Ahmet abi oğlanı bırakıp yanıma geldi ve "Bak oğlum sana anlatayım. Bunların yolu bu. İbneler ilk sikilişlerinde erkekliğe veda eder. İşi bilen sikici ilk defasında bunları arka arkaya siker ve mutlaka götüne boşalıp döller. Özellikle bu şekilde döllenen ibnelere artık erkek denemez. Bundan sonra da dönüşü olmaz. Ne yaparsan yap kancık sıpa gibi gelir sana gene siktirir. Yarak delisi olur bunlar. Bunu da sike sike alıştırmışlar. Belli ki hiç de acımamışlar. Bunun gibi ibnelerin işi gerçek erkekleri mutlu etmektir, bunlara acımayacaksın, öylesi bunların da hoşuna gidiyor!" dedi.
Sonra oğlanın yanına gitti saçından tutup sertçe çekti ağzındaki yaraktan kurtardı. Diğer eliyle yüzüne bir tokat attı. "Yarak istiyor musun lan?" diye bağırdı. Oğlanın ağzı en az yarım saattir am gibi sikilmiş, dudakları kızarmış, gözlerinden yaşlar akıyordu. Buna rağmen başını sallayarak, "Evet!" dedi. Ahmet abi bir tokat daha attı ve "Söyle lan, ne istiyorsun küçük ibne, istemiyorsan hemen yollayalım seni!" dedi. Oğlan yüksek sesle "Sikin beni, yarak istiyorum!" dedi. Ahmet abi, "Aferin!" deyip oğlanın dudaklarına yumuldu. Deli gibi öpüşmeye başladılar.
Biz çok şaşırdık. Her tarafı kız gibi de olsa bir erkekle böyle ateşli öpüşmek sanırım hepimiz için fazlaydı. Ahmet usta oğlanın dudaklarını boynunu emdi, yaladı. Küçük memelerini dev gibi iki eliyle şiddetle sıkıyordu. Sonra geri çekildi ve bana dönüp (Gördün mü!) der gibi kafasını salladı. O arada Süleyman usta tekrar yarağını oğlanın boğazına kökledi.
Daha önce sikilen bir erkek görmemiştim, ama gerçekten bu ufak tefek ibneye erkek demek mümkün değildi. Bir kadın asla böyle sikilmeye dayanamazdı, ama bu oğlan dev gibi adamların tüm zorlamasından zevk alıyordu. Bunların beni bu kadar heyecanlandırması da çok garipti. Ben de pantolonumun önünü açıp sikimi çıkarttım. Dokunsam boşalacak gibiydim. Hafifçe okşamakla yetiniyordum...
Soner sonunda ibnenin götüne böğürerek tekrar boşaldı ve sıradakiler için çekildi. Süleyman usta oğlanın ağzından yarağını çıkarttı ve Soner'e, "Getir sikini temizlesin!" dedi. Soner sikini ibnenin ağzına verdi, emdirdi, üzerindeki dölleri yalattı. Bu sırada diğer gencimiz İbrahim ibnenin arkasına geçip sikini geçirmişti bile. Üstündekileri bile çıkartmamış, yalnız pantolonunu indirmişti. Siki çok kalındı ve yırtar gibi girip çıkıyordu.
O sırada ilk kez dikkat ettim. Parlak oğlanın küçük pipisi de taş gibi olmuş, ucundan saydam zevk sıvısı akıyordu. Ağzı boş kaldığı sırada kız gibi ince bir sesle kısa çığlıklar atıyordu. Zevk aldığı belliydi.
Süleyman usta boşalmak istemiyordu sanırım. Eee yaşı vardı biraz, bir daha kaldıramazdı. İbrahim'e, "Nasıl lan göt? Hani sikmezdin sen ibneleri?" deyip pis pis sırıttı. İbrahim de, "Abim sikilmez mi bu, böyle kadın bile görmedim ben!" dedi. Birkaç dakika sonra İbrahim de boşalacak noktaya gelmişti, "Ahmet abi, ibnenin ağzına boşalayım mı, daha önce hiç yapmadım?" dedi. Ahmet abi de, "Oğlum ne soruyorsun. Gelmiş altına domalmış, ne istiyorsan yapacak götüne koduğum ibnesi!" dedi.
İbrahim yetişemedi ve sikini oğlanın ağzına veremeden yüzüne boşalmaya başladı. Oğlan hemen ağzını açtı. Kalın sik dudaklarını am gibi aralayıp girdi. Oluk oluk döl geliyor ağzından taşıyordu. Yine de oğlan iştahla siki emiyordu. İstekle ağzında kalan dölleri yutuyordu. Boşalırken sikinin emilmesi İbrahim'i deli ediyordu.
Ahmet usta bana dönüp, "Erdem gel sen de, yarak görsün ibne!" dedi. Ben de artık utanmayı bırakıp ayağa kalktım. Pantolonu gömleği çıkarttım. Ahmet usta, "Ohaaaa, o ne oğlum!" deyip ıslık çaldı. Büyük sikim olduğunu bir iki kez konuşmuştuk, ama ilk kez görüyorlardı. Daha önce para ile seks yapmak istediğim kadınların, "Ben bunu alamam!" deyip kaçtığı çok olmuştu. Oğlan da ağzındaki siki halen emerken fal taşı gibi açtığı gözlerini sikimden alamıyordu. Ama istiyor mu, korkuyor mu bilemedim.
Oğlanın boş kalan ağzına Süleyman usta tekrar sikini verdi. Ben de çekingen bir şekilde arkasına geçip götünü okşamaya başladım. Oğlanın vücudunda tüy yoktu. Teni yumuşacık kadife gibiydi. Birkaç dakika onu okşamak bile sikimden zevk suları akmasına neden oldu. Sikimi götünün yanakları arasına ölçmek için koyduğumda kafasının belinin sonuna denk geldiğimi gördüm. Evet benimkini alamaz gibiydi. Hayatım boyunca anormal sikim başıma dert olmuştur. Belki yarısını alır diye düşündüm. Geçmişte de alabilen kadınlar yarısına kadar izin vermişti.
Süleyman usta da artık dayanamadı ve ibnenin boğazına kökleyip boşalmaya başladı. Nefessiz kalan oğlan çırpınıyor, döller gırtlağından içeri akıyordu. Ama iri yarı adam koca elleri ile kafasını tuttuğu için neredeyse bayılana kadar o pozisyonda kaldı. Sonunda koca yarak ağzından çıktığında da olduğu yere yığıldı kaldı. Ben arkasında ayakta kaldım ve oğlanın haline gerçekten acıdım. İbne de olsa bu kadarı biraz fazla gibi gelmişti. Her tarafı kızarmış, yüzü, götü döl içinde, gözleri yaşlı şekilde yerde nefes nefeseydi. Aslında pek şikayetçi gibi de değildi.
Yerden kaldırdım kucağıma aldım. İki metreye yakın boyum, 130 kilo ağırlığım ile onun için tam bir devdim. İçerideki banyoya götürdüm. Bizim ameleler arkamızdan dalga geçiyordu, "Ne o, gerdeğe mi gireceksin?" diye. Oğlanı duşa sokup ellerimle yıkadım. Hiç konuşmadan beni izliyordu. Bir yüzüme bir halen taş gibi sikime bakıyordu.
Duştan çıkartıp havlu ile kuruladım. Bu sırada yumuşacık elleri ile kıllı göğsümü okşamaya başladı. Hoşuma gitmişti. Bunu anlayınca dudaklarıma yapıştı. Hayatta yapmayacağım bir şey sanırdım, ama bu da çok güzeldi. Ayakta birbirimize sarılıp deli gibi öpüşüyorduk. Boynunu, küçük memelerini yaladım, emdim. Zevkten inlemeye başladı. Memelerini daha sert emmeye başladım. Gördüklerimden etkilendiğim için ben de sert davranmak istiyordum. Zevk ve acı birleşince daha çok inlemeye başladı. Yine de elleriyle beni itmeye durdurmaya çalışmıyordu. Her iki memesini de morartana kadar emdim.
O da artık küçük elleri ile sikimi okşuyordu. Ancak iki eli sikimdeyken parmakları kavuşabiliyordu. O kadar uzun süre memelerini emdim ki, her biri limon büyüklüğünde şişip kadın memesi şekli almıştı, diş izlerim ve morluklarla kaplanmıştı. İbnenin pipisine baktım. Memeleri emilirken boşalmıştı. Bu yüzden zaten parmak kadar olan pipisi daha da küçülmüştü. Yerde de birkaç damla ıslaklık vardı.
Omuzlarına bastırıp diz çöktürdüm. Alışık şekilde hemen sikimi dudaklarının arasına aldı. Almasıyla da aylardır biriktirdiğim döller ağzına boşalmaya başladı. Her damlasını yutmaya çalışsa da epey bir kısmı göğüslerine göbeğine akıyordu. O boşalmamı umursamadan emmeye devam ederken sikim halen kemik gibi sertti.
Uzun uzun emdi yaladı. Taşaklarımı emiyor, sikimi kökünden ucuna kadar yalıyor, gırtlağına kadar köklediğinde üçte birini sığdırabiliyordu. Ağzı sikimin kalınlığından yırtılacak gibiydi. Çenesini sonuna kadar açmasına rağmen ileri geri yaptıkça sokarken dudakları am gibi ağzına gömülüp geri gelirken de sikimle birlikte dışarı çıkıyordu. Çenesinden muhallebi kıvamında döllerim sallanıyor, minik göğüslerine, göbeğine akıyordu.
Bu beni çok azdırdı ve kafasını iki elimle kavrayıp am siker gibi hızla gidip gelmeye başladım. Bu oğlanı götten sikmeden de bırakmayacaktım. 10 dakika sakso çektirdikten sonra içeridekilere ayıp olmasın diye çocuğu ayağa kaldırdım. Kendimi biraz kaybedip epey bir dağıtmışım. Dudakları kızarmış, saçları dağılmış, memeleri morarmıştı. Saçı başı dölle kaplıydı.
Hızlıca bir daha yıkadım, aşık gibi bakıyordu. Kurulayıp içeri götürdüm tekrar ve yatağın kenarına domalttım. Harika bir götü vardı, deliği epey açılmıştı. Sikimin başını deliğine dayadım. Ahmet usta oğlanın yanında getirdiği çantayı açıp Bebe yağı çıkardı ve "Erdem, al bunu kullan, başka türlü alamaz!" dedi. Süleyman usta da gülerek, "Oğlum yağlamadan sik de bir aklı başına gelsin ibnenin!" dedi.
O ana kadar hiç konuşmamış oğlan da dönüp incecik bir sesle, "Lütfen yavaş ol!" dedi. Aslında çok garip bir durumdu. Ben yapmam sandığım şeyi yaparken dört adam da acaba ibne bu siki alabilecek mi diye sirk izler gibi bizi izliyordu.
Oğlanın deliğine ve sikime bol Bebe yağı sürdüm ve kafasını bir daha dayadım. Daha önce kadınlarda da yaşadığım gibi girmiyordu. Biraz yüklendim. Dünya kadar yarak yemiş olsa da olmuyordu. Oğlan iki eliyle götünü ayırdı. Belli ki istiyordu. Soner ibnenin başucuna gelip ağzına verdi ve "Abi acısını unutsun götveren!" deyip sırıtarak sikini emdirmeye başladı.
Ben tekrar denedim, ama deliği yırtılacak gibi gerilmesine rağmen olmuyordu. Ahmet abi, "Oğlum bas acıma, öyle kibar olmaz o iş!" dedi. Aslında ben de acımayacağım, ama oğlanın bilekten dirseğe kadar kolu benim sikimden küçüktü. Sonra içimden (Bu oğlan alamazsa kimse alamaz, ne olacaksa olsun!) deyip tüm gücümle sikimi deliğine ittim. Bir çığlık attı ama kafası da götüne girdi.
Deliği sıcacık ve harikaydı. Biraz bekledim ve tekrar yüklendim. 5-6 cm daha girdi. Bir çığlık daha. Ağzındaki siki çıkarttı, dişlerini ve tırnaklarını yatağa geçirdi. İki elimle beline bastırıp bir daha yüklendim. Sikimin tam yarısı içindeydi. Bu bana yeter dedim. Zaten diğer yarısı giderek kalınlaştığı için girmezdi.
Git gele başladım. Oğlanın içi dışına çıkıyor, her sokuşumda kesik çığlıklar atıyordu. Biraz daha girmesi için yavaş ama derin bastıra bastıra sikiyordum, ama sikim bir noktada takılıp kalıyordu. Bir yandan oğlanın yüzündeki acı ve zevk ifadesi beni azdırıyordu. O ana kadar kimseye köküne kadar sokmamıştım ve ilk defa bunu çok istedim. Sanırım Ahmet usta da bunu anlamış, "Bas, bas, acıma bas!" diye tezahürat yapıyordu.
"Ahmet abi ölecek oğlan!" dedim. O da, "Olsun oğlum, mutlu ölür!" deyip güldü. İşte o sırada oğlan çok beklenmedik bir şey yaptı. Ağzındaki siki çıkartıp bana döndü ve gülümsedi. Küçük poposunu bana yaslamaya çalıştı ve biraz doğrularak onu öpmemi istedi. Az önce ağzı sikilmişti, normalde iğrenmem gerekirdi, ama oğlanın kokusu ve ateşliliği beni benden aldı. Alkolün de etkisi ile dudaklarına yumuldum. Saçlarını çekiyor, boynunu sıkıyordum.
Oğlan, "Sik beni, hepsini istiyorum!" diye inledi. İçinden çıkarmadan yatağın başındaki yastığı aldım karnının altına koydum. Belinden sıkıca tuttum. Götüne sikimi hızlı hızlı pompalamaya başladım. Her sokuşumda biraz daha ilerliyordum, ama içinde de bir yerler resmen şekil değiştiriyordu...
Soner oğlanın ağzına bağır çağır boşalmaya başladı. Oğlan bu yüzden zevkten bayılacak gibiydi. Bunu fırsat bildim. "Kusura bakma Can!" dedim ve tüm gücümle yüklendim. Oğlan öyle bir çığlık attı ki, sanırım tüm şehir duydu. Ama sikim de nerdeyse köküne kadar içindeydi. Hiç daha önce bu kadar sokmamıştım ve bu fırsatı kaçıramazdım. Hiç geri çekmeden kalanı da sokmak için belinden tutup oğlanı kendime çektim.
Ohhhh, hayatımda ilk defa köklemiştim. İbne belinden havaya kalkmış, götünde kol gibi yarak ile çırpınıyordu. İbrahim, "Ohaaaa, Erdem abi sikinin başı karnından belli oluyor!" dedi. Bir an korktum, şaka maka oğlanın organları yer değiştirmişti. Sonra da olan oldu dedim ve biraz geri çekip tekrar kökledim. 2-3 dakika sonra artık daha rahat git gel yapıyordum. Küçük ibne biraz gücü tükendiği için biraz da alıştığından kendini bırakmış, kısık sesle baygın gibi inliyordu. İnanılmaz bir zevkti bu.
Oğlanı en az yarım saat siktim, iki defa da çıkarmadan dölledim. Yatağa adeta gömülmüştü ve artık kımıldamıyordu. Sikerken elimi göbeğine götürdüm. Oğlan sikilirken boşalmıştı, göbeği kendi döllerinden ıslaktı. Gerçekten sikim içeriden dışarıya gözle görülür biçimde göbeğini itiyordu. Bir kez daha boşalmaya yakındım ve sikimi çıkartıp son kez ağzına verdim. Daha doğrusu yarı baygın oğlanın başucuna gelip dudaklarını aralayıp sikimin şişmiş başını ağzına gömdüm.
Gözleri kaymış, kolları düşmüştü, ama yine de sikimin başını istemsizce emiyordu. Daha fazla dayanamadım son kez döllerimi ağzına attırdım. Yutamayacak kadar baygındı. Döller çenesinden aktı. Kafasını bıraktım, pat diye yastığa düştü.
Ben banyoya geçerken Ahmet abiler de oğlana bir şey oldu mu diye başına toplanıyordu. Yıkanırken aklım başıma geldi. Ya oğlana bir şey olduysa diye. Hızlıca temizlendim, yatakhaneye geçtim. Oğlan kendine biraz gelmiş, yatıyordu. Çevresinde de az sonra tekrar sikmek için bekleyen dört ayı gibi adam.
Giysilerimi bulup giydim. Dışarı çıkıp bir sigara içtim. Olanlar çok acayipti. Küçük ibne herhalde bana bir daha vermezdi. Denize doğru yürüdüm. Geç saate kadar da sahilde bira içtim. Sonunda şantiyeye döndüm. Oğlan gitmişti.
Soner sırıtarak, "Abi senden sonra oğlanın götünden bir şey anlamadık, patlatmışsın ibneyi!" dedi. Ahmet abi de, "Erdem gel dışarıda bir sigara içelim!" diyerek beni kapıya çıkarttı. Meğer oğlan giderken beni sormuş, telefon numarasını benim için bırakmış. Çok şaşırdım, ama çok da sevindim.
O günden sonra Can ile sık sık görüştüm. İbnenin yürüyüşü bile sikile sikile değişti. Ben de artık kadın sikmekten hiç hoşlanmıyorum, sadece oğlan sikiyorum :)
(Erdem)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: