|
Mahallenin Götçüsü Hasan! (Irmak 19 Y., İstanbul)
Merhabalar, ismim Irmak, 19 yaşında, pasif bir gayım. Bundan 3
sene önce, yani 16 yaşındayken, tüysüz ve yuvarlak hatlı bir
vücudum vardı. O yaşta net bir cinsel yönelimim yoktu, ama zaman
zaman, özellikle pørnølarda sikilen oğlanların nasıl zevkten
kendinden geçtiğini gördükçe heyecanlanır, bir sikin götüme
girmesinin nasıl hissettireceğini merak ederdim. Merakımı
gidermek için birkaç kere götüme fırça tarağın sapını
sokmayı denemiştim ama pek hoşuma gitmemişti.
O zamanlar mahallede 'Götçü Hasan' olarak bilinen, yirmili
yaşlarının sonunda, iri kıyım bir herif vardı.
Parlak ve körpe oğlanlara düşkünlüğüyle bilinen Hasan, gözüne
kestirdiği ve sikilmeye meyilli oğlanları izler, ıssız
bir yerde yakaladı mı da kanırta kanırta sikerdi.
Zavallı oğlanlar da utançlarından kimseye bir şey söylemez,
hayatları boyunca unutulmayacak böyle bir olayın ortaya
çıkmaması için hiçbir şey olmamış gibi
hayatlarına devam ederlerdi. Zaten bir siktiği götü bir daha sikmemek
gibi bir prensibi vardı Hasan'ın. Yani bir kere elinden geçen bir
nevi sırasını savmış olur, bir daha sikilme korkusu
olmadan rahat rahat dolanırdı. Oğlanları nasıl
kanırttığı, hiç acıması olmadığı
ve sikinin kol gibi olduğu kulaktan kulağa dolaşır,
bunları duydukça onun eline düşmekten ödümüz bokumuza
karışırdı.
Bir gün yeni aldığı bir bilgisayar oyununu oynamak için
bir arkadaşıma gitmiştim. Kendimizi öyle
kaptırmıştık ki zamanın nasıl geçtiğini
anlamamıştık. Bir de baktım ki hava kararmış.
Hemen apar topar eve gitmek için çıktım. Başka yol
olmadığından mecburen ara sokaklardan geçiyordum. Ortalık
ıssız ve sessizdi. O sırada sanki biri peşimden
geliyormuş gibi geldi, ama arkama baktığımda kimseyi
göremedim. Korkudan kalbim küt küt atıyor, kendimi sakinleştirmeye
çalışarak hızlı adımlarla bir an önce eve varmaya
çalışıyordum.
Bir inşaatın önünden geçerken birden iri kıyım
birisi arkamdan sokularak bir elini belime doladı. Diğer eli ise ses
çıkarmaman için ağzımı kapatıyordu. Bunun zaten hep
aklımda olan, eline düşmekten tırstığım 'Götçü
Hasan' olduğunu hemen anladım. Beni güçlü kollarıyla havaya
kaldırmış, ayaklarımı yerden kesmişti, beni
inşaata götürüyordu. Belli ki oğlanları sikmek için
kullandığı yerlerden biriydi. O an can havliyle
çırpınırken ne olduğuna anlamadan ayağımla
bacağına sert bir darbe indirmiş olmalıyım, bir an
kolları gevşedi ve ben kendimi kurtararak var gücümle kaçmaya
başladım.
Arkama bakmadan kaçıyordum, ama peşimden geldiğini
hissediyordum. Nihayet oturduğumuz apartmana geldim, şansıma
apartman kapısı açıktı. Kendimi içeri atarak
kapıyı kapadım. Kapıyı kapattım, ama
kapının camlı kısmından dışarıya
baktığımda Hasan'la göz göze geldim. Buraya kadar peşimden
koşmuş ve müthiş öfkelenmişti. Gözleri ateş
saçıyordu. 'Sen bittin!' dercesine işaret parmağını
salladı ve dönüp gitti. Korkudan titriyordum. Artık Hasan beni
mimlemiş ve oturduğum yeri de öğrenmişti. Aklına
koyduğu götü siktiğini, elinden kurtulan
olmadığını biliyordum. Uykularım
kaçmıştı. Yalnız başıma sokağa
çıkamıyor, her yerde paranoyak bir şekilde korkuyla
etrafıma bakıyordum. Artık dayanılmaz hale gelmişti.
Bir gün kendi kendime (Her gün bu korkuyla yaşamaktansa kendimi
siktirip kurtulsam daha iyi!) deyiverdim. Önce çok saçma gelip ciddiye
almadığım bu fikir git gide aklıma yatmaya
başlamıştı. Zaten bundan kaçış
olmadığı belliydi. Hem ilk de olmayacaktım, ortalık
Hasan tarafından sikilmiş oğlan doluydu. Bir kere siktikten
sonra peşini bıraktığını, aynı götü iki kere
sikmediğini de biliyordum. Hem zaten yarrak yemenin nasıl bir
şey olduğunu da çok merak ediyordum. Nasıl olsa kimse
bilmeyecekti. Düşündükçe içim kıpır kıpır oluyor,
yaşadığım o müthiş korku yerini tatlı bir
heyecana bırakıyordu.
Ailemin evde olmadığı bir gün yine geç saatlerde
dışarı çıktım. Korku ve heyecan
karışımı bir duyguyla Hasan'ın beni sokmaya
çalıştığı inşaata gittim. Hava sıcak ve
nemli olduğundan üzerimde ince bir şort ve atletten başka bir
şey yoktu. Limon büyüklüğündeki memelerim ve yuvarlak götüm
kıyafetimden belli oluyordu. Bacağına attığım
tekme için halen öfkeli olduğundan endişe ettiğimden bu
şekilde iştahını kabartmayı ve şiddete maruz
kalmamayı umuyordum.
Ne yapacağımı bilmeden karanlık inşaatın
içine girdim. Köşede oturmuş sigara içen birini farkettim,
karanlık olmasına rağmen bunun Hasan olduğunu
anlamıştım. Hasan hiç istifini bozmadan, "Aferin,
doğru kararı verdin!" dedi. Belli ki bu ilk defa olmuyordu. Kim
bilir onun mimlediği kaç tane oğlan korku dolu günlerin ardından
kendini siktirip kurtulmak için ayağına gelip domalıyor, o da
dirençleri kırılmış bu süt gibi götleri kanırta
kanırta sikerek keyfine varıyordu. Siktiği götü bir daha
sikmemek gibi garip bir prensibe neden sahip olduğunu da o an
anladım; bu sayede oğlanlar sikişi kötü bir şey olarak
değil, korkusuz güzel günlere ulaşmak için aşmaları gereken
bir engel, bir kurtuluş olarak görüyorlardı. Götçü Hasan kendine
mükemmel bir şekilde işleyen bir sikiş çarkı kurmuştu,
şimdi ben de o çarkın içinden geçecektim.
Yanına gittim, "Beni rahat bırakman için istediğini
yapmaya hazırım!" dedim. "Dizlerinin üstüne çök!"
dedi, dediğini yaptım. İki parmağını atletimin
askısından içeri sokarak parmaklarının tersiyle göğüs
ucumu okşamaya başladı, içim bir hoş olmuştu.
Fermuarını açarak yarı sertleşmiş sikini
çıkardı. Gözlerime inanamıyordum, duyduklarım
doğruymuş, gerçekten kolum kadardı. İçimi bir korku
basmıştı, bu yarrak götümü parçalar diye düşündüm.
Anlamış olmalı ki, "Merak etme oğlum, ne götlere girdi
bu kobra. Direnmezsen, karşı koymazsan bir şeycik olmaz, kaymak
gibi sikip çıkarım!" dedi. Büyük bir ustalıkla yolunu
yapıyor, ona karşı koymamam için psikolojik telkinde
bulunuyordu.
Eliyle kafamın arkasından tutarak nazikçe sikine doğru
bastırdı, ağzıma almamı istiyordu. Nasıl
başlayacağımı bilemiyordum, bir elimle sıvazlayarak sikinin
kafasına öpücükler kondurmaya başladım. Siki öyle büyüktü ki
parmaklarım kavuşmuyordu. Kafasını ağzıma
aldım. Pørnø filmlerde gördüklerimi taklit etmeye çalışarak ileri
geri hareketler yapıyordum. Sikinin ağzımda hareketlenmesi ve
giderek daha çok sertleşip haşmetli hale gelmesi beni anlam
veremediğim bir şekilde tahrik etmişti.
Kıvama gelince sikini ağzımdan çıkararak ayağa
kalktı. Beni belimden tutup arkamı döndürdü ve oradaki tahta masanın
üzerine domalttı. Elleriyle götümün yanaklarını sıkıca
kavrayarak baş parmaklarıyla yanaklarımı iyice açtı.
Bir hamlede şortumu ve külodumu indirdi. Artık göt deliğim
tamamen savunmasız bir şekilde ortadaydı. Yüzünü götüme gömerek
iyice gerdirdiği deliğimi yalamaya başladı. Bütün vücudumda
kafamın tepesine kadar bir uyuşma hissettim, müthiş bir histi.
Kendimi tamamen koyvermiştim.
Ayağa kalktı ve halen parmaklarıyla iyice
gerdirdiği deliğime sikinin ucunu birkaç kere öpücük kondurur gibi değdirip
çekmeye başladı. İçim gıdıklanmıştı.
Herif işi acayip iyi biliyordu; ününü ve siktiği bütün
oğlanları sonuna kadar hak ediyordu. Belli ki siktiği
oğlanların sonradan tek kelime etmemelerinin tek nedeni korku
değildi, hoşlarına gitmişti. Ben de o anda orada olmaktan
son derece mutluydum.
Birden ani bir hareketle devasa sikini daracık göt deliğime
bastırmış ve ilk hamlede içime girmişti. Bir
çığlık koyverecek olmuştum ki önce davranıp eliyle
ağzımı kapamıştı. Diğer eliyle göbeğimden
sıkıca kavramış, acımadan sert darbelerle götümü
sikmeye devam ediyor, her defasından daha derine giriyordu. O kadar
acıyordu ki, bir yolunu bulup kurtulabilseydim yine arkama bakmadan
kaçardım. Ama beni o kadar usta bir şekilde kavramıştı
ki, değil kurtulup kaçmak hareket bile edemiyordum. Acı içinde bir an
önce işini bitirip içimden çıksın diye dua ediyordum.
Bir süre sonra olanlara ise inanamıyordum. Hasan'ın az önce
beni acıdan kıvrandıran devasa yarrağı, yediğim
onlarca darbenin ardından şimdi götümü pamuk gibi okşuyordu. Göt
deliğimden içeriye doğru devam ederek bütün bedenimi saran tatlı
bir kaşıntı, yarrağının her darbesiyle tatmin
oluyor, ama hemen ardından tekrar başlıyordu. Bu hareketin sonu
gelmez bir şekilde devam etmesi için tutuşuyordum. Sikilmenin bu
denli zevkli bir şey olduğuna inanamıyordum. Zevkten gözlerimi
açamıyor, gırtlağımdan çıkan iniltilere eşlik
eden, "Evet, kökle, daha derine, daha sert!" gibi sözler istemsizce
ağzımdan çıkıyordu.
Az sonra iyice hızlanarak içimde büyük bir şiddetle
patladı. Götümü dölle doldururken içimde git gide yayılan
sıcaklığı hissediyordum. Sikini götümden
çıkardığında götüme sığmayan döllerin bir
kısmı da oyulmuş deliğimden akarak tüysüz bacaklarımdan
aşağı süzülmeye başlamıştı. Hasan hiçbir
şey söylemeden pantolonunu çekti ve beni o halde bırakarak çekip
gitti. Sadece siktiği bir başka göttüm ne de olsa.
O günden sonra yarrak müptelası olmuştum. Sabah akşam
yarraktan başka bir şey düşünemiyor, tekrar yarrak yemenin
yollarını arıyordum. Birkaç gece sonra tekrar Hasan'a gittim,
beni tekrar siksin diye yanıp tutuşuyordum. "Oğlum siktir
git, ben siktiğim götü bir daha sikmem!" diyerek beni tersledi. "Nolur
sik beni, ne istersen yap, nasıl istersen sik, evire çevire kanırta
kanırta, nasıl istersen!" diye yalvardım. Suratıma bir
tokat patlattı ve "Lan oğlum defol git, gebertirim seni. Bir
daha görmeyim seni buralarda, haşat ederim ona göre!" dedi.
Çaresizce oradan uzaklaştım ve götümü siktirmenin başka
yollarını aramaya koyuldum. Ve tabii ki buldum da, ama bunlar
başka hikayelerin konusu :)
[Irmak]
|