Yarak Yemeden Durulmuyormuş! (4) (Berk W. 18 Y., İstanbul)
İlk defa bu kadar konforlu bir ortamda rahat rahat ve zaman
sınırlaması olmadan, göt deliğimde Ahmet abinin kirpi gibi
sakalları, dili ve kalın parmakları oynaşırken ben de
merakla oyuncağımla oynuyordum. Ne yazık ki yarağı
gırtlağa kadar almak oldukça zor bir iş. Yüzüm gözüm
gözyaşları ve salya sümük içinde kalmıştı, ama bu
kadar büyük bir yarak başını gırtlağıma sokmayı
becerememiştim. Ancak, Ahmet abi götüme üçüncü parmağını da
sokmayı başardı. Kaydırıcı falan olmadan sadece
tükürükle, canımı yakıyordu.
Yarağını ağzımdan çıkarıp kalktım.
Ahmet abi suratımın halini görünce gülmeye başladı. Beni
göğsüne çekip yüzümün her yerini yalayıp yuttu. Yüzüm sakalları
ve bıyığı yüzünden çizik içinde kalacak, evdekilere ne
diyeceğim diye korktuğumdan, "Yapma abi acıyor!" deyip
bacağımı atıp koca göbeğine çıktım oturdum.
Herif o kadar iri ki, sanki ata binmişim gibi bacaklarım
ayrıldı. Götümü kıllarına sürte sürte aşağı
doğru kaydım. Baldırlarına kadar geldim. Yarağını
tam bacak aramdan çıkarttım. İncecik parlak
bacaklarımın arasından fırlayan devasa kara
yılanı, sanki benimmiş gibi düşünüp çektirmeye
başladım.
Off, böyle süper bir aletim olmasını ne çok isterdim! Ama
gerçekler acıdır. Onun yarağının dibinde benim parmak
kadar miniğim öylece kendi halide, pamuk gibi duruyor işte. Biraz
yükseldim, başlarını aynı seviyeye getirip birbirlerine
sürttürerek çektirdim. Belki benimkine de biraz büyüme ruhu
aşılardı :) Hoşuna gitti miniğimin, dikeldi, ucu da
ıslandı. Ahmet abi sakince yatmış gülümseyerek benim
yaptıklarımı izliyor ve işime karışmıyordu.
Sıkılmasın diye, "Oturayım mı üstüne abi?"
dedim. "Burası senin evin, yarak da kocanın! Ne istiyorsan
yapabilirsin karıcığım!" dedi. "Kaydırıcı
losyon falan var mı?" dedim. "Öyle şeyleri sevmem, zevki
azaltıyor, tükürükle idare et!" dedi. Anlaşılan yarın
yine popomun üstüne oturamayacağım. Neyse ki yarın pazar.
Okuldakiler bir şeyler anlar diye öyle korkuyorum ki! Eğilip ağzımla
başını iyice tükürükledim. Elime de tükürüp zaten
vıcık vıcık olan deliğime bulaştırdım. Adamın
bedeni çok geniş olduğundan dizlerim yataktayken oturamıyordum
üstüne :)
Ayaklarımın üstünde durup çömeldim. Tutup yarağının
başını deliğime dayadım. Biraz
oynaştırınca, başı gerildi sanki demir gibi oldu. Popomu
çeviriyorum, başı deliğimi iyice kaplıyor. Çok güzel yaa!
Yavaş yavaş kocabaşı yarağı almaya
çalışıyorum, çok kalın lann, canım yanıyor! Yarakları
yiye yiye tam nerede olduğunu öğrendiğim bilezik gibi yere
başı oturdu iyice. Orayı geçmek en zoru! Sadist herif belini
birden bir kaldırdı, bilezikten haşırt diye geçti koçbaşı!
Beynimde şimşek çaktı, az dursa yavaşça alacaktım.
Amına koyum Ahmet abi ya!
Kalkıp belime sarıldı. Bastırıp,
kucağına oturttu iyicene. Kol gibi yarak da dibine kadar oturdu
içime. İkinci defa beynimde deprem oldu. Bu defa acıdan dolayı,
gözlerimden yaşlar akıyordu. Kalkmaya çalışıyorum,
sımsıkı sarılmış bırakmıyor, kaçmayayım
diye. Belini oynatmaya başlayınca acı içinde kaldım ve "Kocacığım
ne olur kıpırdama az, alışıyım!" dedim
yalvarır gibi. "Orospu çocuğu. Yarağı yiyince dibine
kadar, kocacığım dersin böyle işte!" dedi
yavşakca sırıtarak. Yine anneme küfür etmişti. Çok sinir
oldum. Ama kol gibi yarak içindeyken götün yiyorsa bir şey de bakalım!
Yalakalık olsun, biraz da sempatiklik olsun diye,
dudağına yapışıp dilimi verdim ağzına.
Koparır gibi emmeye başladı. Bu herife deplasmana gelmemek
lazım, evinde çok saldırgan! Bu hayvan evli mi acaba diye merak
ettim. Her gece bir ayıyla yatağa girmek!
Bekleyince haraketsiz, biraz yumuşadı yarağı, götüm
de alıştı kalınlığa. Dilimi kurtarmak için
boynuna gömdüm suratımı. "Alıştın mı
karıcığım kocanın yarağına?" dedi. "Hı
hı!" diyebildim sadece. Dizlerinin üstüne kalkıp, sırt üstü
yatırdı beni içimden çıkmadan. Üstüme yatınca içimden
çıkmasın diye kaldırdım bacaklarımı iyice. Bütün
ağırlığı ile üstüme çökünce nefes alamıyordum.
Kemiklerim birbire geçti. "Abi eziliyorum!" dedim ciyaklayarak.
Artık sesimi kontrol edemiyordum. Karıya çevirdi herif beni. "Yine
mi abi lan!!!" diye hönkürdü. "Özür dilerim kocacığım,
acıdan şaşırdım!" dedim paslı bir sesle.
Dirseklerinin üzerinde kaldırdı göğsünü biraz, ama
göbeği ile eziyordu beni halen. Neyse en azında nefes alabiliyordum
artık. Oynatmaya başladı belini. İçime girip çıkmaya
başlayınca piston gibi, iyice alışan götüm zevklenmeye
başladı. Karnıma kadar uzanan yarak o tatlı yere
değdikçe beynimde bu defa zevk çanları çalmaya başladı.
Sarılabildiğim kadar kollarımla ve bacaklarımla
sarılmaya çalışıyorum şimdi ona, koala gibi :)
"Tam bir erkeksin kocacığım, çok güçlüsün!"
dedim, bu defa da tam bir sürtük gibi çıktı sesim sanırım.
İnanın, bu sözler hiç düşünmeden ağzımdan
dökülüvermişti. Çünkü, içimi böyle doldurması, eze eze,
çıldırıcı bir zevk vermeye başlamıştı. "Hadi
başlayalım artık, o zaman!" dedi. Başlamadık
mı daha? Ben biter diye bekliyordum :)
Kollarının üstüne kalktı bu defa. Popoma sert bir tokat
çaktı. Ayak bileklerimi tutup bacaklarımı yukarı
kaldırdı. Götüm önünde, küçük bir karpuz gibi, emrine amadeydi. Gidip
gelmeye başladı. Ve giderek hızlanıyordu. Sonra,
yavaşça çıkarıp yarağını ucuna kadar, çivi çakar
gibi içime basmaya başladı ki, benim başım dönüyordu
artık. Kökledikçe istemsiz inliyorum, ahlıyorum, ohluyorum, bazen de
çığlık atasım geliyor. Ben artık rüyada gibiydim...
Kafamı kaldırıp baktım, pipim iyice küçülmüş,
bir o yana bir bu yana serbestçe sallanıyordu.
Baktığımı görünce Ahmet abi iyice ıslanmış
pipimi iki parmağının arasına alıp okşamaya başladı.
Bu çok hoşuma gitti. Koca taşakları da demirdendi sanki, popomu
dövüyordu. Pipimdeki elini ittim, çünkü gelecektim nerdeyse. O devam etti köklemeye
hiç durmadan. Ne kadar zaman geçti farkında değildim, ama son
pozisyonda en az 20 dakikadır sikiyordu beni. Bu adam insan değil,
makina gibi sanki :)
Çıktı içimden, "Domal bakalım, köpek ol!" dedi.
Sesi vahşi hayvan gibiydi. Domaldım, yine popoma bir iki tane etkili
şaplak çaktı. Sonra, enseme bastırıp suratımı
yatağa gömdü iyice. Götüm havada, ayaklarının üzerinde tepeme
çıkıp geçirdi ve bazen hızlı bazen yavaş ama döver
gibi girip çıkmaya devam etti. Yine en az 10 dakika böyle siktikten sonra,
içimden çıkmadan yan yatırıp arkama geçti ve öyle devam etti
icraatına. Ben artık çıkardığım seslere filan
hakim olamıyordum. Bacaklarım titremeye başlamıştı,
zevkten mi, acıdan mı yoksa bir kokteyl mi, bilmiyorum...
Sanırım artık bitirmesi gerektiğini anladı.
Yoksa elinde kalacaktım. Elini önüme uzatıp, tekrar iki
parmağıyla sırılsıklam pipimi ovuşturmaya
başladı. Götüme her köklediğinde, iki parmağı ile pipimi
iyice eziyordu. Sonunda tam başı parmaklarının
arasında sıkışmışken, öyle bir
fışkırmaya başladım ki! Yatağın
dışına kadar attırdım! Bu, şu zamana kadarki
rekorum :) Böyle bir orgazmı ilk yaşıyorum. Ben halen daha ufak
ufak gelmeye devam ediyordum.
Götümden çıkıp dizlerinin üzerinde tepeme geldi ve
ağzıma soktu yarağını. Girip çıkmaya
başladı. Ben de dilimle ovalıyordum başını.
Kafamı geriye attı, boğazıma öyle bir daldırdı ki!
Girdi bu sefer ve boşaltmaya başladı bütün yükünü! Kurtulmaya
çalışıyordum, ama o yükleniyordu, zevkten hayvan gibi de
anırıyordu. Dölleri burnumdan çıkıyordu, nefes
alamıyordum. Sonunda duruldu, epey öyle kaldı, yüzüm gözüm
gözyaşlarım sümüklerim döller her şey birbirinde
karışmıştı. Yumuşamaya başlayan
yarağı boğazımdaydı halen...
Sonra, yavaşça çekti. Sonunda rahat nefes almaya
başladım. Sanki yaşama geri döndüm. Ahmet abi birden, "Öldürdün
beni!!!" diye bağırdı. Öğrendim ki, zaten orgazm ölüm
demekmiş. İkimiz de ölmüştük aslında. Ben pert oldum
sırt üstü, o da yığılıp çöktü üstüme, yattı bütün
ağırlığı ile. Artık nefes alıp almamakta da
pek umurumda değildi. Ama kemiklerim kırılmasa iyi olurdu :)
Epey süre kıpırdayamadım, zira kolumu kaldıracak
halim yoktu. Sonra, üstümden biraz itelemeye çalıştım.
Anladı sonunda, kalkıp yana yattı ve beni göğsüne çekti.
Dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve "Çok iyiydin orospum benim!"
dedi. "Sen de öylesin!" dedim :) Neyse ki anlamadı. Ne yapayım
arada çaktırmadan ben de ona küfür etmiş olayım. Neyse ki bu
sefer annemi bulaştırmadı puşt! Bu da bonusu. Sarılıp
öyle sıkıyor ki beni, kesin kemiklerimle bir alıp
veremediği var. Kıllı göğsü kuş tüyü yorgan gibiydi.
Uyuklmışım ben de üstünde...
Uykumda bir rüya görüyordum. Tam Mert beni öperken, yani rüyanın en güzel
yerinde, Ahmet abi beni göğsünden yatağa bırakırken
uyandım. İlk defa rüyama girdi Mert. İçime de girse keşke.
Bir erkek üstümden yeni indi, ben rüyamda Mert'i görüyorum. İyice orospu
oldum ben. Ama bu sayılmaz çünkü, ben ona aşığım :)
Ahmet abi kalkıp buzdolabından bir şey alıp tekrar
yanıma yattı. Ben anca gözlerimi açabildim, çok derin uyumuşum. "Uyandın
mı kız?" dedi. "Uyandım abi!" dedim. "Yine
mi abi lan?" dedi kızgınca. "Ya bırak o an içimden
nasıl geliyorsa öyle diyeyim, zaten kocamsın, boğazımı
bile siktin!" dedim kıkırdayarak. "Tamam lan, kıyamam
sana!" dedi. Ben de tam zamanıdır diye düşünüp, "Abi
bir de bana ne dersen de eyvallah da, anneme küfretme ne olur!"
deyiverdim. Nedense, buna sadece gülümsedi, cevap vermedi.
Bira almış buzdolabından, şişeyi dikti
kafasına, çektikçe çekti. Yarıladı şişeyi. Tam öküz ya!
Şişeyi bana uzattı. "Yok abi ben içmiyorum!" dedim.
Bir şey demedi neyse ki. Kolundaki saate uzandım baktım, oha
saat 6 olmuş. "Abi ben gideyim artık!" dedim. "Gideyim
ne lan, gidebilir miyim diyeceksin!" dedi, yine gülüyor alaycı
alaycı. Deli ediyor beni. "Tamam, gidebilir miyim abi, evdekiler
merak eder!" dedim. "Bir posta daha kayayım, doyamadım!"
dedi. Ulan anıra anıra geldi herif halen doyamadım diyor.
Seksten bunun kadar zevk alan insan yoktur heralde.
"Abi bir daha kayarsan, daha bir hafta oturamam götümün üstüne,
acı bana!" dedim. Neyse ki, acıdı. Kalkıp banyoya
gittim. Büyük bir ayna vardı. Çırılçıplak kendimi gördüm.
Kendi halime, kendim acıdım. Resmen darmadağındım.
Sadece, gözlerimde tatlı bir ışık vardı. Sikilmeye
başlamadan önce, bu ışık yoktu gözümde. Hani derler ya,
gözümün feri sönüktü. Bardağın dolu tarafını görmek gerek.
Şimdiyse, yanıyordu! Bu arada götüm de yanıyordu. Karnım da
sırtıma yapışmış vaziyette. Dün akşamdan
beri bir şey yeyip içmedim. Tabii, yediğim Ahmet abinin
yarağı ve içtiğim manda sütü gibi dölleri hariç!
Zar zor, Ahmet abi gelir diye hızlıca bir duş alıp
çıktım banyodan ve giyindim. Ahmet abi bayılmış gibi
yatıyordu. "Abi gideyim mi ben?" dedim. "Dur yavrum,
bırakacağım ben seni!" dedi. Hazırlanıp
çıktık, arabaya bindik. Yine köprüye çıkıp
aşağı denize doğru inmeye başladı. Ben
gideceğimiz yönü söylemeden, bizim eve doğru gidiyordu. Herif ismimi
bildiği gibi evimin adresini de mi biliyor acaba? Açlıktan ve
korkudan bayılacak gibi oluyordum.
"Abi yolunu uzatma, ben şuralarda bir yerde ineyim..." dedim
titrek bir sesle. Korktuğumu anladı, yine pis pis gülerek, "Benden
korkmana gerek yok. Tabii dediklerimi yaptığın sürece! Merak
etme, görünmeyiz kimseye, sote bir yerde bırakırım seni!"
dedi. Gözümde yanmaya başlayan bu yeni tatlı ışık,
umarım başıma yeni acı belalar getirmez diye dua ediyordum
:)
(Berk W.)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: