Gay Seks Hikayeleri

Karizmatik Tamircinin Yarrağı!


Karizmatik Tamircinin Yarrağı! (Alperen 20 Y., Ankara)

Merhabalar, adım Alperen. 20 yaşında, 1.75 boyunda, tüysüz sayılabilecek, sarışın, balık etli ve pasif bir gencim. Üniversitede okuyorum. Erkeklere olan ilgim lise döneminde başladı. Kendimi bir kız gibi görmek ve bir erkek tarafından sikildiğimi hayal etmek çok hoşuma gidiyordu. Lisede bu fırsatı okuldan bir arkadaşımla yaşama şansım olmuştu, ama ilk ve son sikilişimden pek birşey anlamamıştım. Üniversiteye başladığımda sikilme isteğim yeniden canlandı. Ama kimseye güvenim yoktu, birisi görür, duyulur diye hep tedirgin oluyordum. Yine de sabrım kalmamıştı, o anı yeniden tatmak ve yaşamak istiyordum.

Bu sene sürücü belgemi alınca babam arabasını kullanmama izin vermeye başlamıştı. Bir gün arabayla gezerken göstergelerde arıza ışığı yanınca panik yaptım. Babamın kızacağını düşünüp, haberi olmadan gidip sanayide bir ustaya göstereyim dedim. Sanayinin girişinde bir tamirciye sordum, o da, "Bu tip arızaları Ali usta çözer, onda bilgisayarlı sistem var!" deyip Ali ustanın dükkanını tarif etti.

Dükkanı buldum. Ali ustayla selamlaştık, tokalaştık. Adamın yakışıklılığına ve karizmasına bayılmıştım, içim içimi yiyordu, elini bırakmak istemedim resmen. Ali usta 1.80 boylarında, kalıplı, konuşmasını bilen, nazik birisiydi. Sanayide bu kibarlığı bulmak imkansızdı. Önce bana yazıhanesinde çay ikram etti. Çay içerken tanıştık ettik, konu arızaya geldi. Çıraklardan birini çağırıp arabayı bilgisayara bağlamasını söyledi. Bu arada da sohbetten geri kalmıyordu. "Alperenciğim, ne iş yapıyorsun, ne ile meşgulsün?" dedi. Ben de, "Öğrenciyim abi!" dedim. Ali usta da, "Hmmm, öğrencisin demek, yaş kaç?" deyince, "20 yaşındayım abi, sizin yaş kaç?" diye sordum. Ondan, "Kaç gösteriyorum sence?" cevabını aldığımda, "Abi 35 var gibisin!" dedim.

Ali usta gülerek, "Sağol teşekkür ederim, o kadar genç gösteriyorum demek ki!" dedi. "Abi yaş kaç ki, yanlış anlamayın merakımdan soruyorum!" diyebildim. Ali usta da gülerek, "Merak güzel şeydir. Yaşım 44, ama ruhum genç. Evlenmeyince böyle oluyor, dert yok, tasa yok, karı dırdırı yok!" dedi. Ben hem şaşırdım, hem de kendi kendime (İşte fırsat, böyle dediğine göre bir iş var bu adamda!) diye düşündüm. Ona, "Valla doğru diyorsun Ali usta, haklısın, karı kız dırdırıyla uğraşmak zor, ben bile uğraşmıyorum kızlarla!" dedim. Ali usta, "Daha yaşın çok genç, hayrola sen neden soğudun karı kız işlerinden?" dedi.

Adama ben pasifim, sikilmek istiyorum diyecek halim yok ya, "Ne bileyim ustam, kızlar pek ilgimi çekmiyor!" dedim. Arabanın arızasını filan unutup gitmiştim. Ali usta yeniden gülümseyerek, "Değişikmiş senin durum, ben senin yaşındayken afedersin de sikim amdan götten ayrılmıyordu. Yanlış anlama, erkek erkeğeyiz diye konuşuyorum!" dedi. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum, "Neyse ustam, arabanın sorunu nedir?" diyerek konuyu kapattım.

Arabanın yanına gittik. Arabaya bağlı laptopa baktı ve, "Ya önemli birşey değilmiş (bir takım değerler söyledi, birkaç tuşa bastı), sıfırladım değerleri, bu kadar!" dedi. "Ustam, nedir borcumuz?" deyince, "Gerek yok Alperenciğim, bizden olsun, ayağın alışsın. Ha, acil değil ama başka parçada da hata veriyor, siparişini geçeyim parça geldiğinde ben seni ararım, olur mu?" deyince, "Olur ustam!" diyerek numaramı verdim. Ali usta da, "Çaldırayım da kaydet, haber vereceğim ben sana!" diyerek çağrıyı attı. Sonra da, "Gelecek parçanın parasını düşünme, maliyetli birşey değil, hallederiz bir şekilde!" deyince, "Peki ustam, usta sensin!" dedim göz kırparak. O da, "Tamam, en kısa zamanda arıyorum o halde seni!" dedi.

Ben ona karşı birşeyler hissediyordum, ama Ali ustadan emin değildim, benim pasif olduğumu anlamış mıydı, anlamamış mıydı, çözememiştim. "Tamam abi!" diyerek dükkandan ayrıldım.

Dört gün sonra aradı, "Alperenciğim, nasılsın, napıyorsun, hadi şanslısın parça geldi, istediğin zaman arabayı getir parçayı değiştirelim!" dedi. İçimden hay şansıma dedim. Babamlar arabayla başka bir şehre gitmişti ve bu hafta gelmeyeceklerdi. Bunu söyleyince, Ali usta, "Hadi ya, neyse birşey olmaz, çok önemli bir parça değil zaten, yolda bırakmaz. Eee, sen ne yapıyorsun, yalnız mı kaldın?" deyince anladım, yavaştan bana yürüyordu. "Evet ustam, yalnız kaldım, okul dolayısıyla ben pek bir yerlere gidemiyorum!" dedim. Ali usta, "Yanlış anlamazsan gel istersen akşam dükkana, abi kardeş oturalım biraz, ben senin sohbetini çok sevdim. İçki seviyorsan da bir iki duble birşeyler içeriz!" dedi. İçimden işte bu, fırsat geldi ayağıma dedim, geri tepemezdim. Ama biraz kendimi ağırdan satmam gerekiyordu, "Valla bilmem ki abi ya!" dedim.

Ali usta, "Yanlış anlama, kötü bir niyetim yok, sadece sohbet muhabbet ederiz. Hem sen yalnız kalmazsın, hem benim de çok kimseyle işim olmadığı için diye dedim!" deyince, "Peki olur ustam, değişiklik olur benim için de!" dedim. O da, "Tamam o zaman akşam saat 7 gibi dükkanı kapatıyorum, ben seni arabamla almaya gelirim, gideriz bir yerlere!" deyince, "Yok yok abi ben dükkana gelirim, şimdi bizim mahalle biraz dedikoducu, bu kim seninle ne işi var diye hemen babama telefon gider, ben dükkana gelirim!" dedim ve konuşmayı sonlandırdık.

İçim kıpır kıpır olmuştu, hissediyordum bu akşam birşey yaşanacaktı, evdekilerin yokluğu da bir fırsattı. Hemen banyoya girdim, duşumu aldım, gerekli temziliği yaptım. Saatler geçmek bilmiyor, vakit ilerlemiyordu sanki. Akşam saat 6 civarı başladım hazırlanmaya. Tanga külodum olmadığı için içime gecelik penye tarzı boxer giydim. Kalın eşofmanlarımı giydim. Montumu da alıp çıktım, sanayinin yoluna koyuldum. Kış aylarındaydık, ne olur ne olmaz diye kalın giyinmiştim.

Saat 7 gibi dükkanın önüne gelmiştim ki, yan dükkandan biri, "Ali usta hayırdır bugün erkencisin, bu saatte dükkan kapatmazdın sen, önemli birşey mi oldu?" diye sesledi. Ali abi de, "Yok be, kafamı dinleyeceğim bu akşam, size hayırlı işler, hayırlı akşamlar!" dedi. O zaman net olarak anladım bu akşam birşeyler yaşanacağını, o saatte dükkan kapatmayan adam benim için dükkan kapatıyordu. Ali usta beni görünce, "Hoşgeldin Alperenciğim!" diyerek tokalaşmak için elini uzattı, ama bu sefer farklıydı, selamlaşmayı birazcık da olsa ileriye götürmüştü, iki yanağımdan öperek selamlaşmıştı. İçim tuhaf olmuştu, değişik bir histi, kıpkırmızı olmuştum bile, sesim çıkmıyordu.

"Hadi geç sen arabaya!" diyerek arabanın anahtarını bana verdi. Lüks bir 4x4 arazi aracıydı arabası, demek ki iyi para kazanıyordu. Kendisi de dükkanın kapısını kilitleyip geldi arabaya, "Eee direksiyona geçmemişsin?" dedi. Ben de, "Yok ustam ben sağ koltuğu daha çok seviyorum!" dedim. Hoşuna gitmiş olacak ki, "Hmm, peki o zaman!" deyip çalıştırdı arabayı. Sanayiden çıktığımızda, "Nereye gidelim Alperenciğim, istersen hemen şuradan içecek birşeyler alıp benim eve geçebiliriz?" dedi. Adam beni direkt eve atmak istiyordu, tereddütte kalmıştım, "Ya abi dışarıda bir yerde otursak?" diyebildim. "Korkma ya rahat ol, ben öyle düşündüğün gibi birisi değilim, anlayabiliyorum seni, tedirginsin biraz sanki, beni tanımadığın için, neyse ya önce içeceğimizi alalım da konuşuruz!" dedi.

Tekel bayinin önünde durdu, "Ne içersin, ne alayım?" diye sordu. Ben de, "Ben sana uyarım, sorun yok abi!" dedim. "Peki o zaman!" deyip indi arabadan. Az sonra geldi, "Viski aldım, hava soğuk içimiz ısınsın biraz, iyi gelir!" diyerek gülümsedi. Ben de, "Abi aslında içkiyle aram pek yok, iki kadeh içsem kafayı bulurum!" dedim. "Anladım, o da yeter zaten vücuda, fazlasını içip dağıtmaya gerek yok. O zaman ben seni temiz havaya çıkartayım, şöyle tepeye zirveye doğru çıkalım, buna da hayır demezsin artık, değil mi?" dedi. "Olur çıkalım!" dedim, ama gel birde bana sor, istiyordum ama korkuyordum da.

Huyunu karakterini bilmediğim bir adamla şehir dışına çıkmıştık, ormanlık bir yere doğru yol alıyorduk, üstelik yol gittikçe karanlıklaşıyor, ıssız bir tepeye doğru çıkıyorduk. Arabayı sürmeye devam ederken, "Torpidoyu açar mısın?" deyince açtım. En üstte koca bir ıslak mendil kutusu vardı. "Orada plastik bardaklar olacak, iki tane çıkar da viski doldur, ufaktan yudumlamaya başlayalım!" dedi. Islak mendil kutusunu kaldırdım ki, altında büyük bir bir paket XXL prezervatif, bir şişe Bebe yağı, plastik bardaklar ve korkudan donup kalmama sebep olan birde tabanca vardı. Ali abi gülerek, "Ben böyle yerlere çok karı kız getirip siktiğim için onlar benim standart ekipmanım. Emanetten de korkmana gerek yok, rahatsız eden olursa diye arabada her zaman bulundurum!" dedi.

Korka korka iki tane plastik bardak çıkardım. Araba yola devam ederken bardaklara viski doldurdum ve yudumlamaya başladık. Ali abi, "Korkmuyorsun değil mi?" deyince, "Yok abi problem yok!" dedim. Korkuyordum tabii ki de, ama tedirginliğimi belli etmemeye uğraşıyordum.

Çok geçmeden ıssız, kimsenin olmadığı bir tepeye varmıştık. "Burası güzel değil mi? Mis gibi temiz hava, gel hava alalım!" deyip park etti ve araçtan indik. Boşalan bardaklarımıza yeniden viski doldurduk. Açık havada sohbet muhabbet derken ikinci bardaklarımız da boşalmıştı. Ali abi üçüncüleri koymaya başlamıştı ki, "Abi bana doldurma, benim için yeter!" dedim. "Olmaz öyle şey, bu akşam buraya geldiysen benim için içeceksin!" dedi, üçüncüyü de içmeye başladık...

Ben, "Abi biraz serin oldu sanki, arabaya mı geçsek?" dedim. Ali abi de, "Olur tatlım, geçelim tabii ki!" dedi. İlk defa bana 'Tatlım' demişti, sesimi çıkarmadım, arabaya geçtik. Ben yine sağ ön koltuğa oturdum, o da şöför koltuğuna geçti. "Az önce sana tatlım dedim, yanlış anlamadın değil mi? Ne bileyim, içti manyak manyak konuşuyor deme diye aklıma takıldı!" dedi. "Yok abi, sorun değil!" dedim. Viskilerimizi yudumlamaya devam ettik.

Bu iş uzadıkça uzayacaktı, hem sarhoş olmak istemiyordum, hem sabırsızlanmaya başlamıştım. Acaba ilk herketi benden mi bekliyordu? Kendi kendime, artık yeter ya, ne olacaksa olsun, dayak yiyeceksem dayak yerim, en fazla iki tokat atar, sen ne yapıyorsun lan der, en azından olumlu veya olusuz bir tepki verir, artık net bir şekilde anlamam lazımdı ne istediğini. Sol elimi önüne doğru uzattım, kalkmış sikini pantolon üstünden avuçladım. Ama utancımdan yüzüne bakamıyordum, ne tepki verecek diye düşünmekteydim. İlk kez birine kendi isteğimle yürümeyi bıraktım koşuyordum.

Ali abi kahkaha atıp, "Çok tatlısın. Yüzüme bak, utanma, ben de senden bu anı bekliyordum. Seni buraya kadar boşuna getirmedim, ama benim için önemli olan senin istemen. Ben her türlü sikerim, problem yok, ama karşımdaki insan da isteyecek bunu!" diyerek elindeki viski bardağını fondip yaptı. Ben de kendi bardağımı fondip yapıp yüzüne baktım. Sol elim sikinin üstünde kalmıştı. Ali abi, "Hani, elini yarrağıma attın devamını getirmedin, hadi devam et. Dükkana geldiğin dakika anladım senin yarrak aradığını, merak etme bu akşam aradığını vereceğim sana tatlım!" dedi.

Heyecandan kalbim küt küt atıyordu. Bu arada Ali abi bana iyice sokulmuştu, pantolonun üstünde olan elimi tutup, "Evet okşa hadi, böyle devam et, bırakma!" diyerek dudaklarıma yumuldu. İlk kez biriyle dudak dudağaydım, muhteşem birşeydi. Biraz dudağımda devam ettikten sonra boynuma doğru eğilerek boynumu öpmeye koklamaya, nefesini boynuma vermeye başladı. Heycandan titriyordum resmen. Hem huylanıyordum, hem muhteşem haz alıyordum.

Kulağıma doğru, "Şimdi senden sadece sakin olmanı, kendini tamamen bana bırakmanı ve dediklerimi harfiyen yapmanı istiyorum. Anlaştık mı?" dedi. Kendimi olayın akışına bırakmıştım zaten, "Hı hı!" diyerek kafamı salladım. Ali abi de, "Aferin, böyle sözümü dinlersen bu gece sen de buradan mutlu ayrılırsın, ben de mutlu ayrılırım ve seni hep mutlu ederim, sen beni istediğin sürece tabii ki!" diyerek yeniden boynuma daldı.

Boynumu biraz öpüp yaladıktan sonra, "Şimdi şu üstündekilerden kurtul, ne var ne yok hepsini çıkar, gözümün önünde sadece vücut hatların kalsın, gördüğüm tek şey senin tenin olsun, tamam mı?" dedi ve kulak mememi emmeye başladı. Resmen içim titriyordu, bu yaşadığım çok tuhaftı evet, ama muhteşem bir şekilde istiyordum. Sağa sola bakındığımı görünce, "Korkma, buraya bizden başkası gelemez. Hem boşuna mı bu araçla çıktık, camlar en koyu film ile kaplı, gelen olamaz, ama olursa da göremez kimse seni. Kalorifer de çalışıyor tatlım, hadi çabuk ol, dayanamıyorum!" diyerek boynumdan ayrıldı.

Ben de uysal bir şekilde dediğini yaptım ve çırılçıplak soyundum. O sırada Ali abi de pantolonunu ve boxerini çıkarırken, "Aferin benim tatlıma, evet işte böyle sözümü dinle, seni çok mutlu edeceğim!" diyordu. Sikini görünce gözlerim faltaşı gibi açıldı. Az önce pantolon üstünden okşadığım siki çıplak olarak karşımdaydı ve çok büyüktü, lisede beni siken arkadaşımın siki bunun yanında çük kalırdı. İçimi yine korku sarmaya başlamıştı. Korkudan kendi küçük sikim sanki daha da küçülüp iyice içine çekilmişti. Nasıl olacak, nasıl sikecek beni diye düşünürken koltuğunu iyice arkaya doğru çekerek arkasına doğru yaslandı ve "Torpidodan Bebe yağını ver bakalım!" dedi. Ben prezervatif istemeyişine şaşırsam da Bebe yağını verdim. Sikini yağladı ve "Hadi oyalanma, gel artık kucağıma, seni kucağımda yaşamak istiyorum!" dedi.

Artık dönüşü yoktu bu işin. Yönlendirmesiyle direksiyondan tutunup götüm ona gelecek şekilde bacaklarının arasına geçtim. Yine yönlendirmesiyle ön cama doğru eğilip oturur gibi yavaşça götümü kucağına indirdiğimde eliyle dik tuttuğu siki götümün yanakları arasına denk geldi. Belimden iki eliyle tutup beni indirip yükselterek sikini götümün yanakları arasında aşağı yukarı sürtmeye başladı. Sıcacıktı taş gibi siki, inanılmaz da zevk alıyordum. Götüm Ali abinin çok hoşuna gitmiş, "Offf, çok tatlısın, muhteşem bir götün var, offf, hasta oldum senin bu götüne, iyiki benim kucağımdasın şu an tatlımmm, nereden çıktın sen benim karşıma, offf!" diyerek zevk aldığını belli ediyordu.

Herşey buraya kadar çok normal ve sakin gelmişti, müthiş de zevk alıyordum ki, "Dur kımıldama!" deyip sikinin başını göt deliğime dayadı. "Hazır ol, sakın kasma kendini, kolay olacak, canını hiç acıtmayacağım, ama kendini lütfen serbest bırak, beni gerçekten iste!" diyerek belimden tutarak götümü sikine doğru çekti. Kendimi kastığım için giremedi. Beni sakinleştirmeye çalışıyordu, ama istesem de rahat olamıyordum. Korkuyordum, çok büyük siki vardı ve uzun zaman sonra ilk kez yiyecektim.

Biraz daha yağlayıp sikinin başını yeniden deliğime dayadı. Belimden beni iyice kavramış, sırtımı öpüyor, kokluyor, nefesini sırtımda hissettiriyordu. İçim ürperiyordu, müthiş hoşuma gidiyordu ki, götümün acısıyla irkildim. Bastırmış ve sikinin kafasını sokmuştu. Ben acıyla inleyerek kalkmaya çalışsam da kalkamadım, iki eliyle belimden sımsıkı tutuyordu. Ben kurtulmaya çalışınca Ali abi çıldırmıştı, o efendi, kibar, konuşmasını bilen adam gitmiş yerine sanki başka birisi gelmişti. Küfürler eşliğinde götümün yanaklarına tokatlar atıp, "Rahat dur lan amına koyduğumun ibnesi, debelenip durma, yarrağım içinden yanlışlıkla çıkarsa seni sabaha kadar döve döve sikerim. O yüzden rahat dur debelenme, birazdan herşey normale dönecek. Kasma, serbest bırak kendini götveren!" diyerek daha da bastırmaya çalışıyordu.

Ben acıyla, "Yalvarırım abi dur, ne olursun çok acıyor, bırakamıyorum kendimi!" desem de dinlemiyordu. Götümün yanaklarına attığı tokatlar eşliğinde, "Bırakacaksın lan ibne, ister kendi isteğinle, ister zorla, bu gece bu yarrağı köküne kadar alacaksın, amına koyduğumun ibnesi!" diye böğürüyor, tecavüz edercesine götümü zorluyordu. Duyduğum acıdan dolayı gözümden yaş gelmişti, ama ben kendim kaşınmıştım.

Sikinin sadece içimde olan kafasıyla git gel yapmaya zorlarken belimden sıkıca beni kavramış, "Bırak kendini bana lan ibne, yeter artık!" diyerek birden belimden asıldı. Götüm adeta yırtılarak göbeğine yapıştı. "Ahhhh, çok acıyor, yalvarırım dur abi!" desem de artık çok geçti, siki köküne kadar girmişti. Tarif edilemez değişik bir acıydı. Beni dinlemiyordu zaten, artık zevk böğürtüleri eşliğinde beni sikinde hoplatıyordu. Durmaksızın götümü hızlıca yükseltip hızlıca indiriyor ve sikini götümün derinliklerine kadar geçiriyor, kucağında şap şap sesler eşliğinde zevkinin tadını çıkarıyordu. Benim yalvarmam, ağlamam onun hiç umrunda değildi...

Uzunca bir süre hızlı hızlı sikti beni. Biraz yavaşlıyor, sonra tekrar hızlanıyordu. Hızlandıkça da götüm yanıyordu. "Abi artık ne olursun çık içimden, aldın işte alacağını, artık seninim!" desem de duymazdan geliyordu. Sikerken, "Ohhh, ımmmm, ohhh, ibnem benimmm!" diye inliyor, "Seni dölleyip karım yapacağım, karımmm!" diyor, saçımdan asılıyordu...

Lisedeyken arkadaşımın beni siktiğinde birkaç dakikada boşaldığını hatırlıyorum. Ama Ali abi abartısız yarım saattir sikiyor ve boşalmıyordu, mutlaka mavi haplardan almıştı. Hayvan gibi siktikçe, ben, "Yalvarırım abi bitir artık, ne olursun!" diye acılar içinde inliyordum. Baktım olacak gibi değil, bir an önce boşalsın diye artık onu azdırmaya karar verdim ve "Ohhh, evet erkeğimmm, evet sikicimmm, evet kocacığım, bitirdin beni, dağıttın götümü, offf, muhteşem sikiyorsun karını, ohhhh, dölle beni, doldur içimi döllerinle, akıt içime, ımmmm!" diye inlemeye başladım.

Götüme gelen sert şaplaklar sonrasında, "Sen varya, sen tam bir ibnesin oğlummm, kudurttun beni, aferin sana, aferin benim ibneme. Şimdi içinden çıkmadan hızlıca dönüyoruz!" dedi. Koltuğun sırt kısmını iyice aşağıya yatırıp, ben ne olduğunu anlamadan beni altına alıverdi. Siki götümdeyken koltuğa yüz üstü yapışmıştım, Ali abi de üstümde kalmıştı. öyle bir hızlı sikmeye başladı ki, "Geliyorummm, içine boşalacağım, erkeklik nasıl oluyormuş bak gör tatlı ibnecik seni!" diyerek birden böğüre böğüre dibine kadar geçirdi ve öylece kaldı. Ne kadar sürdü boşalması bilmiyorum, ama bütün döllerini son damlasına kadar içime boşalttı...

Off bu neydi böyle, boşalma anı herşeye bedeldi, acımı unutmuştum ve götümün içine akan o döllerin sıcaklığını hissediyordum. Altında zevkten bayılmış gibiydim, ama ölmüştüm de...

Bir süre sikini götümden çıkarmadan üstümde kalarak ensemi boynumu öptü. Artık döllerin fazlalığı götümden taşmaya başlamış, taşaklarıma doğru aktığını hissediyordum. Sonunda sikini yavaşça götümden çıkardı. Offf, sanki içim çekiliyor gibi olmuştu, tatlı bir acıyla karışık değişik bir zevkti. Üstümden kalkıp, "Kımıldama lan ibne, dur öyle, bozma, dışarıya taşmış hep, arabayı batıracaksın, her yer döl olacak, bekle!" diyerek götüme tokat yapıştırdı. Torpidodan ıslak mendil alıp, "Al koy şunu götüne de arabaya akmasın!" diyerek elime tutuşturdu.

Benimle işi bittikten sonra bu tavrı bile yaşadığım herşeyi kafamda bitirmeye yetiyordu. Dayanamadım ve "Az önce canım cicim tatlım diyordun, şimdi bu nasıl bir uslup ya, ilk ve sondu, pişmanım, keşke yaşanmasaydı bunlar!" dedim. Ali abi gülerek, "Ama yaşandı değil mi? Artık çok geç, son pişmanlık fayda etmez. Bundan sonra benimsin, seni karım yaptım. Ben ne zaman istersem gelip kuzu kuzu altıma yatacaksın. Hadi kalk, geç sağ koltuğa giyin, çok fazla konuşma amına koduğumun ibnesi!" dedi. Bu sözleriyle sanki beynim buz kesmişti. Hiç sesimi çıkarmadan hızlıca giyindim. Elimde olsa o anda araçtan inip giderdim, ama bu dağbaşı gibi yerden yürüyerek gitmem imkansızdı.

Hiç konuşmadan Ankara'ya döndük. Evime kadar bırakmakta ısrar etti. Evin yerini öğrenmesin diye başka bir mahallede, rastgele bir apartmanın önünde, "Geldik, burası!" dedim. Ben araçtan inerken, "Benden telefon bekle. Ben ne zaman istersem o zaman bana karılık yapacaksın. Tamam mı lan götveren?" deyince, "Tamam abi!" diyebildim ve sessizce araçtan indim.

Götüm dağılmış halde evin yolunu tuttum. Evde sabaha kadar düşündüm, niye böyle oldu, yanlış birşey mi yaptım diye. Bu olaydan iki gün sonra Ali abi beni defalarca aradı, ama telefonlarını açmadım :)

(Alperen)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Paylaş

Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: