Gay Seks Hikayeleri

Kar Fırtınası Bahane!


Kar Fırtınası Bahane! (Arda 25 Y., İstanbul)

Merhaba ben Arda, full pasifim. O gün İstanbul'da çok yoğun kar yağıyordu. Bizim oralarda kar fırtınası yüzünden yollar kapanmıştı. Daha önceden nette tanıştığım, evime yakın çalışan, arada bir iş çıkışı uğrayıp beni siken, ya da hızlıca ağzıma verip giden 24 yaşında full aktif Hakan isminde bir arkadaş vardı. Beni telefonla aradı, yolda mahsur kaldığını söyleyip, "Sana gelebilir miyim bu gece için?" diye sordu.

Yanında iş yerinden bir arkadaşı da varmış. Ben arkadaşı olduğunu öğrenince kabul etmedim. Yalnız gelmesini istedim, ama arkadaşını bırakamayacağını, benim pasif olduğumu arkadaşının bilmediğini, dolayısıyla normal arkadaş gibi kalabileceklerini söyledi ve "Gece o uyuyunca odanda sessizce kayarım sana, daha heyecanlı olur!" dedi. Hakan'ın çok güzel yarrağı vardı ve iyi sikiyordu, o yüzden fazla nazlanmadan kabul ettim.

Geldiklerinde arkadaşıyla da tanıştım. İsmi Vedat imiş ve Hakan gibi o da yapılı, sağlam bir erkeğe benziyordu. Onlara yemek hazırladım, çay kahve falan bayağı hizmet ettim. Ben salondan çıkınca fısır fısır konuşup gülüşüyorlar, ben mutfaktan geri döndüğümde susuyorlardı. Kıllandım tabii, ama bir şey de diyemiyordum.

Vakit ilerlemişti. Hakan, "Yatalım artık!" deyince kalktık. Vedat salonda kanepede, Hakan ise benim odamın yanındaki küçük odada yatacaktı. Ben yatak odama giderken Hakan kulağıma yaklaşıp, "Hazırlanıp bekle beni, birazdan gelirim!" dedi. Odama girer girmez hemen soyundum. Siyah jartiyer çorap, tanga külot giydim. Üzerime de ancak götümün hizasına gelen askılı siyah dantel geceliğimi giydiğim sırada kapı açıldı ve içeriye Hakan girdi. Üzerinde sadece boxer vardı ve yarı kalkmış siki belli oluyordu.

Ona, "Neden hemen geldin, arkadaşın uyumamıştır ki daha!" dedim. Ama Hakan hiç aldırmadan, "Kapılar kapalı, birşey duymaz merak etme!" deyip arkama geçmişti bile. Beni kollarıyla sıkıca sarıp, sikini götüme dayadı ve boynumu öpmeye başladı. Bir eliyle geceliğimin üstünden göğsümü okşarken, diğeriyle çoraplı bacaklarıma uzanıyor, onları okşuyordu...

Götüme dayalı yarrağı kısa sürede tamamen kalkmış, taş gibi olmuştu. Boxerini çıkartıp yarrağını özgür bıraktı ve beni iterek yüz üstü yatağa düşürüp iri vücuduyla üzerime kapaklandı. Sırtımı, boynumu, ensemi öpüp yalıyor, arada omuzlarıma küçük ısırıklar atıyor, iri yarrağıyla götüme sürtünüyor, çoraplı bacaklarımı okşuyordu...

Sonra doğrulup beni sırt üstü çevirdi. Yüzüme doğru gelip taşaklarını dudaklarımın üzerine bıraktı ve "Yala orospu!" dedi. Kocaman sert yarrağı yüzüme sürtünürken taşaklarını yalayıp emmeye başladım. Taşaklarından ve sikinden yayılan o nefis erkek kokusu beni de acayip azdırıyordu. Büzüğüm açılıp kapanmaya başlamıştı bile. Biraz daha doğruldu ve eliyle yarrağını aşağı doğru bastırıp dudaklarıma dayadı. Dudaklarımı aralayıp kalın yarrağının kafasını ağzıma aldım.

Ağzıma daha rahat girebilmek için iki eliyle başımı tutup yükseltti ve gırtlağıma kadar kaydırdı sikini. Biraz öyle bekledikten sonra ağzıma pompalamaya başladı. Her seferinde gırtlağıma kadar zorlayarak ağzımı sikiyordu. Bazen ağzıma tamamen köklüyor ve başımı sıkıca bastırıp nefes almamı engelliyordu. Gözlerim yaşarmış, ağzım tükürükle ve sikinin zevk sularıyla dolmuştu.

O şekilde devam edip ağzıma boşalacağını düşünürken birden çekti yarrağını ve komodinin üzerine hazırladığım kondomla kayganlaştırıcıyı aldı. Kondomu takıp beni yeniden yüz üstü yatırdı ve deliğime kayganlaştırıcıyı döküp parmaklamaya başladı. O kadar zevk alıyordum ve gevşemiştim ki, inliyor ve bir an önce götüme girmesi için yalvarıyordum.

Bir eliyle karnımdan tutup götümü hafifçe kaldırırken sikinin kafasını da deliğime dayamıştı. Yavaşça götümün içine kaydırmasını beklerken birden yüklenip hızla içime girmiş ve bütün ağırlığıyla altında ezmişti beni. Anlık bir acıyla ağzımdan çıkan çığlığa engel olamamıştım. İkinci bir yüklenmeye o kalın yarrağın tamamını içime gömmüştü.

Beklemesini söylememe rağmen hiç aldırmayıp makine gibi pompalamaya başladı. Kökledikçe, kasıklarının götüme çarpmasından çıkan sesler ve benim inlemelerim odada yankılanıyordu. Salonda yatan Vedat ilk çığlığı duymadıysa bile, bu sesleri kesin duymuştu.

Götüm de bu sert vuruşlara dayanamamış iyice gevşemişti. Hakan her seferinde rahatça kafasına kadar çekip yeniden köklüyordu. Bir süre böyle pompaladıktan sonra götümden çıkıp beni yine sırt üstü çevirdi ve yüzüme doğru geldi. Kondomu çıkartıp yarrağının kafasını dudaklarımın arasına verdi ve sıvazlamaya başladı. Yarrağının ve vücudunun iyice gerildiğini görebiliyordum. Kasılmaları artarken yarrağından fışkıran sıcak, yapışkan döller ağzımı doldurmaya başladı.

Birden ağzıma sokup bastırdı ve halen taş gibi olan siki ağzımı dolduran döllerin kayganlığıyla gırtlağıma gömüldü. Kalan döllerini direkt boğazıma akıtırken, ağzımı dolduran döller de dudaklarından dışarıya, çeneme ve boynuma süzülüyordu.

Boşalması bitince sikini ağzımdan çekti ve yanıma uzandı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Birkaç dakika uzandıktan sonra Hakan yataktan kalktı ve "Hadi toparlan, ben de Vedat'a haber vereyim, gelip o da işini görsün, bekleyecek hali kalmamıştır adamın!" dedi. Ben şaşkınlıkla, "Hani haberi yoktu?" desem de, Hakan, "Yavrum haberi olmayan adamı buraya getirir miyim hiç? Bir posta da o kaysın, sonra birlikte sikeceğiz seni. Acayip zevkli olacak!" deyip güldü.

Daha önce de grup sikilmiştim, Vedat da hoş erkekti, ama Hakan'ın o anki davranışından hoşlanmadığım ve en başta yalan söylediği için, "Olmaz, istemiyorum!" dedim. şaşkınlıkla yüzüme baktı ve "Hadi dalga geçme, Vedat'ı buraya seni sikmesi için getirdim, içerde kudurmuştur şimdi, çağırıyorum ben!" dedi. Ben, "Boşuna çağırma, yapmayacağım. Tecavüz edecek haliniz yok herhalde!" dedim.

Sinirlendiği yüzünden belli oluyordu, "Yavrum sen ibnesin, kalkmış yarrak affetmez bilirsin. Bu gece seni evire çevire sikeceğiz. İster tatlılıkla ister zorla. Bizim için çok da farketmez!" dedi. Bunu söylerken çok ciddi görünüyordu. Daha fazla uzatıp ortamı germek bir işe yaramayacaktı. Dediği gibi isterlerse zorla da sikerlerdi ve ben hiçbir şey yapamazdım.

Ortamı yumuşatmak için mecburen gülerek, "Off tamam ya. Ama bir daha habersiz böyle şeyler yapma, 10 dakika müsaade et bana, kendime çeki düzen vereyim sonra gelsin!" dedim. Hakan, "Tamam orospu, haber veririm bir daha!" deyip odadan çıktı.

Hemen banyoya koşup alel acele temizlenip odama döndüğümde Vedat'ı yatağımda çırılçıplak uzanmış halde buldum. Taş gibi yarrağını yavaşça okşayarak bana bakıyordu. Yanına gidip yarrağını kavradım. Temiz ve düzgün bir yarrağı vardı. Kafası nispeten daha ince, ama dibine doğru iyice kalınlaşıyordu. Eğilip yalamaya başladım, önce kafasını, sonra boydan boya tüm yarrağını yaladım. Taşaklarını dudaklarımın arasında sıkıştırıp, ezerek emdim. Yeniden kafasına çıkıp dudaklarımın arasına aldım ve somurmaya başladım.

Vedat elleriyle başımı tuttu, yukarı aşağı bastırıp çekerek yarrağını ağzımda kaydırmaya başladı. Fazla dayanamayacak gibiydi. Birkaç git gelden sonra başımı bastırdı ve ağzıma boşalmaya başladı. Yoğun ve çok fazla boşalmış ve dölleri ağzımın içini tamamen doldurmuştu. Birazını yuttum, ama çoğu ağzımdan dışarıya sızıyordu...

Salonda sırasını beklerken çok azmış olmalıydı ki, boşalmasına rağmen yarrağı halen dimdik ve bir mermer kadar sertti. Hiç konuşmadan yatakta doğruldu ve beni önünde domalttı. Yarrağının kafasını götüme dayayıp bastırmasıyla, yeni sikilmiş deliğime kolayca girdi. Birkaç hamlede kalın yarrağının tamamını içime sokmuştu. Yavaş tempoda pompalamaya başladı. Ağzıma yeni boşaldığı için götümü yavaşça, zevkini çıkara çıkara sikiyordu. Bazen dibine kadar kökleyip bekliyordu. Ben de inanılmaz zevk alıyordum bu sikişten.

Götümü bu pozisyonda uzun süre bir hızlanıp bir yavaşlayarak siktikten sonra beni ters çevirip bacak omuza pozisyonuna getirdi. Yarrağını götüme yerleştirip tek hamlede sokunca ağzımdan çıkan çığlığa yine engel olamadım. Vedat ise bana aldırmadan sikmeye devam etti. Yarrağını götüme pompaladıkça içim dışıma çıkıyordu. Deliğim yanıyor, canım acıyor, ama acayip de zevk alıyordum...

Birden içimden çıktı, yüzüme doğru geldi ve sikini sıvazlayarak döllerini yüzüme attırmaya başladı. Kısa aralıkla ikinci postası olmasına rağmen o kadar çok boşaldı ki, dudaklarım, yüzüm hatta saçlarım yoğun, sıcak dölleriyle kaplandı. Boşalması bitmesine rağmen, inmeye başlayan yarrağı ve iri vücuduyla heykel gibi başımın üzerinde dikilerek, "Nasıl, iyi siktim mi seni ibne, hoşuna gitti mi?" diye sordu.

Aslında sorudan ziyade bir aşağılama gibi çıkmıştı sesi. Sadece, "Harikaydı!" diyebildim. Vedat da, "Hani, olmaz istemiyorum diye ağlanıyordun piç, bir de şu haline bak. Ama dur sabaha kadar burdayız, daha birlikte sikeceğiz seni, asıl zevki o zaman alacaksın orosbu!" deyip yataktan kalktı. Anlaşılan benim için zor bir gece olacaktı...

Vedat'ın salona gidişinden sonra Hakan'la olan gülüşmelerini duyarken yatakta öylece uzanmış, üzerimdeki döllerin kurumaya başlamasıyla cildimde hissettiğim gerginliğe odaklanmıştım. İçimde hem müthiş bir teslimiyet duygusu, hem de birazdan yaşanacakların korkusu vardı, (Birlikte sikeceğiz!) sözü kulaklarımda çınlıyordu.

çok geçmeden odamın kapısı gıcırdayarak açıldı. Bu sefer ikisi birden, yüzlerinde o yırtıcı ve alaycı ifadeyle içeri daldılar. Hakan elindeki bira şişesinden büyük bir yudum alıp komodinin üzerine bıraktı. Vedat ise çoktan tamamen çıplaktı ve az önce iki defa boşalmış olmasına rağmen yarrağı yine mermer gibi sertleşmiş, damarları dışarı fırlamıştı.

Hakan yatağın kenarına geçip üzerindeki son parçayı da fırlatıp attı. Vedat başımda bir heykel gibi dikiliyordu. Beni yatağın ortasına çekip sırt üstü yatırdılar. Vedat başucuma geçip dizlerinin üzerine çöktü ve o kalın yarrağını direkt dudaklarıma dayadı. Vedat sikini gırtlağıma kadar köklerken, gırtlağımı zorlayan siki yüzünden nefesim kesiliyor, gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Ama durmaya niyeti yoktu.

Bir süre sonra Hakan, "Hadi, asıl şölene geçelim!" diyerek beni yatakta yan çevirdi. Vedat önüme geçip beni sıkıca göğsüne yasladı, kollarımı geriye doğru çekip kilitledi. Hakan ise hemen arkama geçti, yarrağının kafasını ıslatıp deliğime dayadığında vücudumun kasıldığını hissettim. Tam o girmeye hazırlanırken, Vedat da kulağımı ısırıp, "Ben de boş durmayacağım, ağzını sikeceğim!" diyerek kollarımı bıraktı.

Hakan bir anda yüklenip yarrağının yarısını götüme sokunca acıyla haykırdım, ama sesim Vedat'ın ağzıma zorla soktuğu sikiyle boğuldu. Arkadan Hakan götümü, önden Vedat ağzımı sikerken iki iri vücudun arasında adeta eziliyordum. Hakan her kökleyişinde çarpma sesi odada yankılanıyordu. Vedat ise ağzımı öyle bir sikiyordu ki kaçacak hiçbir yerim yoktu. Hakan hızlandıkça götümün parçalandığını hissediyor ama bir yandan da bu vahşi sikişin verdiği o tarifsiz hazzın içinde kayboluyordum.

Deliğim o devasa aletin baskısıyla iyice genişlemiş, Hakan'ın her gidiş gelişinde zevk sularım çarşafa saçılıyordu. Hakan keyifle, "İşte böyle, seni sabaha kadar sikeceğiz!" diyerek hırlıyordu.

Hakan ve Vedat'ın arasında geçen o vahşi dakikalar, kar fırtınasının dış dünyayla bağımızı tamamen kopardığı o uzun gecenin sadece başlangıcıydı. Hakan götümde makine gibi gidip gelirken, Vedat tepemde dikilmiş, ağzımı kendi zevki için bir köle gibi kullanıyordu. Hakan nefes nefese, "Bak şu ibneye, aynı anda hem götü hem ağzı doluyken bile halen inliyor!" dedi. Bu sözler bende aşağılanma duygusunu artırırken, Vedat ellerini saçlarıma dolamış, başımı daha sert hareket ettirmem için zorluyordu...

Saatler ilerledikçe yorgunluktan bitap düşmüştüm, ama durmak bilmiyorlardı. Hakan bir süre sonra götümden çıkıp yerini Vedat'a bıraktı. Vedat daha önce tek başına yaptığı hamlelerden çok daha sert ve acımasızdı, sanki Hakan'ın yanında gücünü kanıtlamak ister gibi her seferinde en dibime kadar köklüyordu. Hakan ise yanıma uzanmış, bu manzarayı izlerken bir yandan göğüslerimi mıncıklıyor, diğer yandan kulağıma, "Sabaha kadar bu yataktan çıkışın yok, her iki deliğini de döllerimizle dolduracağız!" diye fısıldıyordu...

Sonra beni yatağın kenarına, bacaklarım dışarı sarkacak şekilde çektiler. Biri bacaklarımı omuzlarına alırken aynı anda diğeri yüzümün üzerine abandığında kendimi tamamen savunmasız hissettim. Biri göğüslerime ve boynuma asılıp sikini ağzıma verirken diğeri götümü sikiyor, bir süre sonra yer değiştiriyorlardı...

Saatler sonra odamdaki hava ağırlaşmış, ter ve erkek kokusu her yeri sarmıştı. Artık ne acıyı ne de zevki ayırt edebiliyordum, sadece üzerimdeki o devasa gölgelerin ritmine ayak uydurmaya çalışıyordum...

Sabaha karşı, karla kaplı pencereden güneşin ilk ışıkları içeri sızmaya başladığında son bir gayretle üzerime yüklendiler. Hakan arkamda, Vedat ise yiine önümdeydi. Hakan'ın sıcak dölünün götümün içine boşaldığını hissederken, aynı anda Vedat da haykırarak yüzüme ve göğüslerime doğru boşaldı...

Hakan yataktan kalkıp üzerini giyinmeye başlarken, bana dönüp alaycı bir gülümsemeyle, "Yollar açılmak üzeredir, biz yavaş yavaş kaçalım. Ama korkma yavrum, bu performansı unutmayız, yine geleceğiz!" dedi. Vedat ise hiçbir şey söylemeden toparlandı...

Dış kapı kapandığında, odamdaki o ağır sessizlik ve her yerime bulaşmış olan yoğun dölleriyle baş başa kalmıştım. Dışarda kar fırtınası durmuştu, ama bu geçirdiğim gece benim için hayatım boyunca unutamayacağım bir fırtına olarak kalacaktı :)

(Arda)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Paylaş

Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: