Gay Seks Hikayeleri

Homeless Zenci Yarağı!


Homeless Zenci Yarağı! (Ömür 19 Y., Miami / USA)

Selamlar, ben ömür, 19 yaşında, beyaz tenli, hafif tombul bir pasifim. Sarı saçlarım, kılsız tüysüz vücudum, kadınsı vücut hatlarımla oldukça beğeniyorum kendimi. Üniversiteyi Amerika'da okuyorum. Gencim, hayat doluyum, gezmeyi tozmayı yemeyi içmeyi seven biriyim. Bu gençliğin tadını da bir güzel çıkarıyorum. Florida ve Miami oldukça güzel ama pahalı bir bölgeydi. Yine de param olduça sürekli çıkıp geziyor, barlara, restoranlara ve beachlere gidiyor, sabahlara kadar Miami'nin uluslararası öğrencileriyle takılıyor, aynı zamanda ingilizcemi de geliştiriyordum.

Okulumun bulunduğu yer Küba'lıların, Meksika'lıların ve Jamaika'lıların yoğun olarak yaşadığı bir bölgeye yakındı. Aynı zamanda çok sayıda zenci de bu bölgede yaşıyordu. Götümü siktirmeye Türkiye'de lisedeyken başlamıştım. Buraya gelip üniversiteye başladıktan sonra da birçok kez uluslararası öğrencilerle sikiştim, ancak bir zenciyle birlikte olmamıştım ve çok merak ediyordum. Porno filimlerdeki zencilerin büyük, kalın ve damarlı yarakları oluyor. Ben de çok merak ediyor, bir zenci yarağını yemeyi deneyimlemek istiyordum. Ancak hiç fırsatım olmamıştı, daha doğrusu benim ortamımda pek öyle zenciler yoktu.

Artık iyice azdığım ve kendimi tatmin etmekle doyamadığım bir gün kafama koydum. Sokaklara çıkacak ve kendime bir zenci bulup ne yapıp edip kendimi siktirecektim. Arkadaşlarımla birlikte kaldığım evden gece yarısına doğru çıktım. Oldukça güzel bir hava vardı. 6'lı bira ve 4 şişe de su alıp sırt çantama koydum. Sokaklarda bira içerek gezinmeye başladım. Özellikle latinlerin olduğu mahallelere doğru biraz yürüyüşe çıktım. Aslında Miami sokakları geceleri oldukça tehlikelidir, yine de bu tehlike bile bana heyecan veriyordu.

Biraz yürüdükten sonra yoruldum ve bir parkta oturdum. Birkaç sigara içtim. Bu sırada biralarım da bitmişti ve kafam çok iyi olmuştu. Tam çakırkeyftim ve bu beni daha da azdırıyordu. Biraz dinlendikten sonra parktan kalktım ve latin mahallesinin arkasındaki depoların olduğu bölgeye doğru ilerledim, belki orada birilerini bulabilirdim. Burada şehrin belirli bölgelerinde depoların olduğu, etrafı duvarlarla çevrili alanlar vardır. Buradan bir depo satın alır veya kiralarsın ve istediğin gibi kullanırsın. İster karavanını çeker, istersen evindeki fazlalık eşyaları getirip koyarsın. Buralarda genellikle bir güvenlik görevlisi olur. Ancak bazı mahallelerdeki depo alanları ise bağımlıların, ayyaşların filan takıldığı yerler haline gelmişti. Yine de bunu çok umursamadım. En fazla ne olabilirdi ki, birileri tutup sikebilirdi, zaten benim istediğim de buydu :)

Biraz daha devam edince depoların olduğu alana geldim, etrafa bakınmaya başladım. Ama çok da dikkat çekmemeye çalışıyordum, sanki kendi depom varmış da oraya gelmişim gibi davranıyordum. Etrafta hiç kimse yoktu, oldukça sessiz bir ortamdı. Depoların hemen arkasında küçük bir koruluk vardı, oralara bakına bakına ilerledim ve birkaç sokak boyunca gezindim.

Az ileride koruluğun hemen yanı başında yerde uzanmış yatan birini gördüm. Sessizce yaklaşıp izlemeye başladım. Genç bir zenciydi, uzun boylu, kirli sakallı, zayıf bir gençti. Sırt üstü uzanmış, tişörtü ve şortu biraz sıyrılmıştı. Başını sağa sola çevirip birşeyler mırıldanıyor ve elini şortun içine sokmuş yarağıyla oynuyordu. İyice yaklaştım. Bu Crackhead dediğimiz tiplerdendi, madde kullanmıştı ve kafa yaşıyordu.

Ona, "Selam adamım, ne yapıyorsun burada?" diyerek yavaşça yanına yaklaştım. Biraz da korkuyordum aslında, başıma bir iş gelir mi, adam beni öldürüp keser mi diye, okulda böyle hikayeler çok anlatılır, ama bu heycan bile bana yetiryordu.

Zenci genç uzandığı yerden kalkmadan birşeyler mırıldandı. Eli halen şortunun içinde yarrağındaydı. Ona, "İyi misin dostum?" dedim. Birşeyler mırıldandı, ama ne dediğini anlamadım. Evet belliydi, gerçekten de Crack kafası yaşıyordu. Acaba gitmeli miydim, yoksa bu güzel zenciyle biraz oynamalı mıydım?

Zenciye, "Su ister misin adamım?" deyip elimdeki su şişesini uzattım. Şortundan elini çıkarıp elimi tuttu ve kendisini kaldırmam için destek almaya çalıştı. Çekip hafifçe kaldırdım onu. Suyu alıp içti ve teşekkür etti, zar zor konuşuyordu. Ona, "İyi görünmüyorsun, neyin var adamım?" dedim. O da gülerek, "İyiyim, birşeyim yok. Kafam çok iyi!" dedi.

Ben de güldüm ve "Tamam o zaman dostum, ama burada çok ortalık yerde uzanmışsın, istersen şöyle arkaya tenha bir yere geçelim!" dedim ve sokak lambasının ışığının vurduğu ama çalılıkların arkasında kalan bir açıklığı gösterdim.

Elimen tutunup ayağa kalktı ve o tarafa doğru yürümeye başladı. Ben de peşinden gittim. Sağa sola baktım, etrafta kimse yoktu. Bu tarz depo alanlarında genelde pek kamera da olmaz, olanlar da çalınırdı, etrafta bir kamera görünmüyordu. Ona, "Gel şöyle oturalım!" deyip tutttuğum gibi çalıların dibine oturttum. Ona, "Biraz dinlen dostum!" deyip ben de onun yanına oturdum.

Adını ve yaşını sordum, Weston imiş, 21 yaşındaymış. Crack kafası yaşıyordu, ama yine de kafası ara ara gelip gidiyordu. Nerede olduğunu hatırlamıyordu, ama çok kötü de görünmüyordu. Weston 1.80 boylarında, ince yapılı bir zenciydi, omuzları geniş, yüzü sakallı, epey yakışıklı sayılırdı aslında. Ama oldukça pis ve kirli görünüyordu.

Bir süre sonra terlemeye başladı. Ben de, "Tişörtünü çıkar dostum, ateş gibi oldun!" deyip güldüm ve tutup tişörtünü yukarı sıyırdım. Vücudunda bir sürü dövme vardı. "Wow, çok güzel dövmelerin var dostum!" deyip elimi uzattım, göğsündeki ve göbeğinin altındaki boxerine doğru giden dövmeleri gösterdim. Düşük bel bir kot şort giymişti ve boxerin bir kısmı görünüyordu.

Weston iki bacağını birden uzatıp olduğu yerde hafifçe doğruldu ve sırtını bir ağaca dayadı. Tekrar su istedi. Verdim. Bir yandan suyunu içiyor, bir yandan da diğer eliyle şortun üzerinden yarağını okşuyordu. Yarağı hafifçe kalkmıştı, şortuna rağmen belli oluyordu. Ben gülerek, "Dostum ne yapıyorsun, azdın mı yoksa?" dedim. Weston cevap vermedi, suyunu içip yarağını okşamaya devam etti.

Heyecanlanmıştım. Weston'un elini tutup çektim ve yavaşça elimi onun önüne attım, şortun üzerinden yarağını yavaş yavaş okşamaya başladım. Yarağı büyümeye başlamıştı. Biraz okşadıktan sonra şortunun düğmesini çözüp fermuarını açtım ve aşağıya sıyırdım. Boxerin üzerinden okşadım biraz daha. Yarağı büyüktü, belli idi. Daha görmemeiştim ama hissetmiştim.

Biraz yarağını okşadıktan sonra Weston'un şortunu iyice aşağıya sıyırdım. Hemen dizlerini kıvırıp kaldırdı, o da istiyordu. Ayak bileklerine kadar şortunu sıyırıp çıkardım. Boxerle kalmıştı ve altından yarağının kazık gibi olduğu belli oluyordu. Bir elimle boxer üzerinden Weston'un yarağını okşamaya başladım, diğer elimle de saçlarını, dudaklarını, boynunu okşuyordum. Weston gözlerini kapatmış, Crackhead yaşarken cinsel zevkin tadını çıkarıyordu. Acaba hiç tanımadığı genç bir pasifin tacizine uğradığının farkında mıydı?

Biraz sonra boxerini de sıyırdım dizlerine kadar ve o kocaman devasa yarrağı görünce gözlerime inanamadım. Gerçekten bu zamana kadar gördüğüm en büyük yaraktı. En az 20 cm vardı ve çok kalındı. Bilek kalınlığında, kapkara ve kıllı bir yarraktı. Başı büyüktü, taşşakları kıl içindeydi. Ağzım açık kalmıştı bu güzel zenci yarağını görünce.

İngilizceden Türkçeye geçtim hemen ve kendi kendime gülerek konuşmaya başladım. "Offf amına koyayım, Weston bu yarrak ne oğlum, offff, ne yalarım seni ben Weston, saatlerce yalarım, offff, aşkım..." filan diyerek keni kendimi azdırıyorudm. Bu güzel zenci yarrağını görünce göt deliğim resmen ateş gibi yanmaya başlamıştı.

Yarrağını elime alıp hafiften asılmaya başladım. Weston da kocaman güçlü elleriyle benim popomu okşamaya başladı. Hemen hafifçe domalıp şortumu sıyırdım. Weston da iyice okşamaya sıkmaya başladı. Ben Weston'un yarağını sıvazlarken dudaklarımı ıslatıp hafifçe yarrağının başını ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Önce sadece hafifçe başını yaladım, ardından hafif hafif gırtlak yapmaya başladım. Weston ise bu sırada gözlerini kapatmış zevkten inliyordu. Bu arada değişik bir kokusu vardı, belki de ilk kez bir zenci yarağını ağzıma aldığım için olabilir, çok kötü değil ama hafif yoğun bir kokusu vardı. Yine de devam ettim, bu gece kendimi bu zenciye siktirecektim :)

Ben biraz saksoya devam ettikten sonra Weston'un yarrağı bildiğin kazık gibi oldu. Başını yalıyor, gırtlağıma kadar alıyor, arada ağzımdan çıkarıp taşaklarını da yalıyordum. Taşaklarını emiyor, öpüyor, somuruyor, ağzıma alıp geveliyordum. Bu sırada Weston yarağını tutmuş suratıma vurduruyor, yarağı dudaklarıma, gözlerime, yanaklarıma çarpıyordu...

Dha fazla dayanamadım ve ben de tamamen soyunup Weston'un kucağına oturdum, onu öpmeye başladım. Uzun uzun öpüştük. Crackkafası yaşadıgı için ne yaptığını bilmiyordu bence. Arada öpüşüyor, ama çoğunlukla bana bırakıyordu. Ben de o güzel dolgun dudaklarını öpüp ısırıyor, dilimi ağzına sokuyor çıkarıyor, tekrar tekrar öpüyor, emiyor, ısırıyordum. Arada o da bana karşılık veriyordu...

Böyle Weston'un kucağında yarağı tam götümün yanakları arasında kazık gibi duruken arada o güzel yarağa sürtünüyordum. Arada Weston'un dudaklarını, boynunu, omuzlarını öpüyor, vücudunu okşuyordum. Oradan dilimle yavaşça göğsüne indim, meme uçlarını baya bir emdim, ısırdım. Ardından karnındaki kılları takip ederek dilimle göbek deliğine indim. Ordan da tekrar yarağına. Tekrar yarağını ağzıma alıp yalamaya, bir elimle de asılmaya devam ettim...

Weston da bu arada elini arkama atıp götümün yanaklarını okşayıp sıkıyordu. Parmağını tutup yaladım ve göt deliğime getirdim. Weston deliğimi yavaş yavaş parmaklamaya başladı. Resmen zevkten bayılacak gibiydim. Weston'a baya bir sakso çektikten sonra yarağının kalp gibi attığını fark ettim, anladım ki gelmek üzereydi. Aslında boşalmasını izlemek istiyordum, ama döllerini ziyan etmek istemiyordum. Biraz sonra Weston titereye titreye ağzımın içine boşaldı. Boşalırken de zevkten tir tir titriyordu...

Döllerini hiç ziyan etmeden yuttum tabii. Yarağını da yalayarak temizledim, ama sanki hiç boşalmamış gibi yarrağı halen kazık gibi sert duruyordu. Yarağını elime almış sıvazlarken bacaklarını açıp taşaklarını yaladım. Bacaklarını öptüm. Hafifçe bacaklarını kaldırıp göt deliğini parmakladım. Baktım Weston'un hoşuna gidiyor, parmağımı tükürükleyip parmakladım biraz daha.

Weston birden arkasını dönüp domaldı ve elleriyle göt yanaklarını araladı. Daracık, simsiyah ve kıllı bir göt deliği vardı. Ben pasiftim, hiç sikmemiştim ve benimki pek de kalkmıyordu zaten. Ama deliğine tükürüp onu parmaklamaya devam ettim. Weston zevkten kuduruyordu. Ben onu parmakladıkça önümde daha çok domalıyor, elleriyle götünü aralıyordu. Resmen kendini siktirmek istiyordu, ama dediğim gibi ben pasiftim...

Elini arakaya uzatıp parmağımı götünden çıkardı ve "Fuck me!" dedi. Küçük ve yumuşak sikimi arkasına dayayıp sürtünmeye başladım, hoşuna gidiyordu. Ben biraz böyle sürtündükten sonra Weston doğruldu. Belimden kavrayıp beni yüz üstü yere yatırdı ve hemen arkama abandı. Yarağını tükürükleyip boynumdan tutup sıkarak tek seferde yarağını götüme köküne kadar geçirdi. O ilk anda biraz da heycandan olsa gerek ne olduğunu bile anlamadan neredeyse taşşaklarına kadar soku vermişti.

Hemen hayvan gibi git gel yapmaya, şak şuk şak şuk götümü sikmeye başladı. Bir yandan da ensemden bastırıyordu, o bastırdıkça ben resmen köpek gibi domalıyordum önünde. Ama az sonra artık deliğim acımaya, daha doğrusu yanmaya başladı. E kolay degil, bileğim kalınlıgında 20 santimlik zenci yarrağını alıyordum :)

Weston o pozisyonda en az 15 - 20 dakika beni o çalılıkta sikti, ardından resmen böğürerek içime boşaldı. Tam boşalırken yarrağının başının götümün içinde büyüdüğünü hisettim. En sevdiğim anlardan biriydi bu. Weston içime boşaldıktan sonra kollarıyla beni sardı, üzerime abandı ve içimde git gel yapmaya başladı. Bir süre böyle devam ettikten sonra bir kez daha kaldırdı yarrağını. Götümden çıkarmadan ikinci postayı kaldırıyordu ve yarrağın içimde büyüdüğünü hissediyordum...

Sonuçta Weston bir posta daha kaydı bana ve tekrar içime boşaldı. Boşalması bitince götümden çıkıp yan tarafa sırt üstü yattı. Yorulmuştu artık. Tekrar su verdim ona ve içti. Sonra sızdı kaldı. Ben de kalan suyla deliğimi temizledim. Bir sigara yaktım ve biraz dinlendim. Weston halen çıplak bir halde sırt üstü uzanıyordu ve uyuya kalmıştı.

Ben daha boşalmamıştım. Biraz kendi sikimle oynayıp zorla da olsa yarı kalkık hale getirdim. Ayağa kalkıp Weston'un baş ucuna dikildim ve yüzüne çarptıra çarptıra otuzbir çekmeye başladım. Yarı kalkık sikimi arada ağzına sokup ağzını sikiyordum. Sonunda dudaklarına boşaldım. Sonra da Weston'un fotoğraflarını çektim ve toparlanıp Weston'un şortunun cebine 10 Dolar koyup evime döndüm. Yolda götümün acısından yürüyemiyordum, ama kendimi bir zenciye siktirmiş olmamın mutluluğu da vardı :)

(Ömür)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Paylaş

Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: