|
Hocanın İri Yarrağı! (Emre 19 Y., İzmir)
Okulun yarı
yıl tatili bitmiş, Ankara'ya geri dönmüştüm. Doğrusu
dayımın oğluyla geçirdiğim çok güzel üç günden sora okula
dönmek bana biraz zor geldi. Ama burada da sevdiğim arkadaşlarım
vardı ve onlarla da güzel ve zevkli zamanlar geçirmiştim. Yurda döner
dönmez Aykut ve Engin'le güzel bir sikiş yaşadım. Yavuz'u
sorduğumda, henüz gelmediğini, memleketinde biraz işleri
olduğunu söylediler.
Okulda da dersler
başlamıştı. Birgün ders arasında Engin heyecanla
yanıma gelip, "Az önce tuvalette ne oldu biliyor musun kanka?"
dedi. Ben merakla, "Anlat, ne oldu?" dedim. Engin, "Az önce
tuvalette pisuvara işiyordum, içeri gelen bir öğretim görevlisi de
tam yanımdaki pisuvara işemeye başladı. İster istemez yarağına
baktım, çok iri bir yarrağı vardı. İşemem
bittiği halde yarağına biraz daha bakmak için oyalandım.
Adam yarağına baktığımı anladı herhalde ki,
işemesi bitince özellikle sıvazlayarak kaldırdı!
Kalkmış halini bir görmeliydin kanka!" dedi.
Ben büyük bir
merakla, "Ee, sonra ne oldu?" dedim. "Birşey olmadı,
fermuarımı çekip tuvaletten çıktım!" dedi. Engin
bunları anlatınca içimi bir sex arzusu kaplamıştı. O
öğretim görevlisinin kim olduğunu sorduğumda, "Murat
hoca!" dedi. Kim olduğunu öğrenmiştim, ama ne yazık ki
Murat hoca başka bir bölümdeydi, yani bizim dersimize giren hocalardan biri
değildi. Günlerce Murat hocanın yarağını hayal ettim.
Nerdeyse bende takıntı haline geldi ve o yarağı nasıl
yerim diye bir yol aramaya başladım. Ama aklıma bir çözüm
gelmiyordu.
Birgün bizim
bölümün hocası Adnan bey bize bir proje vermiş ve ben proje üzerine
fazla zaman ayırmamıştım. Projeyi teslim etmek için çok az
zaman kalmıştı. Ne yapsam diye düşünürken, gidip Murat
hocadan yardım istemek fikri oluştu kafamda. Odasına gidip
kendisine durumu anlattım. O da bana elinden geldiğince yardım
etmek istediğini, fakat derslerinin çok yoğun olduğunu,
haftasonu evine gidecek olursam birlikte çalışabileceğimizi
söyledi. Bu teklifine hem çok sevinmiş, hem de çok
heyecanlanmıştım. "Tamam hocam!" deyip adresini ve
telefonunu aldım ve haftasonunu beklemeye koyuldum. Bu gelişmeleri
hiçbir arkadaşıma söylemedim, bu bende sır olarak
kalmalıydı.
Haftasonu geldi
çattı. Çok uzak bir ihtimaldi, ama belki bir fırsatını
bulup Murat hocanın yarağını yerim düşüncesindeydim.
Cuma akşamından vücudumdaki kılları temizledim, vücut
losyonu ile vücuduma bir güzel masaj yaptım. Cumartesi sabahı erken
kalkıp Murat hocaya mesaj attım, "Ne zaman geleyim?" diye.
O da, "İstersen hemen gelebilirsin, henüz kahvaltı
yapmadım, birlikte yaparız!" diye mesaj attı.
Hazırlanıp yurttan cıkıyordum ki, Aykut beni gördü ve
"Hayırdır kanka, sabah sabah nereye gidiyorsun?" dedi. Ben
de, "Babam aradı, Batıkentte oturan bir akrabamız
rahatsızlanmış, onu ziyaret etmemi istedi. Gece gelemeyebilirim,
merak etmeyin!" deyip yurttan ayrıldım.
Yurdun önünden bir
taksiye binip Murat hocanın verdiği adrese gittim. Elim boş
gitmemek için de yoldan kahvaltılık börek, simit ve poaça aldım.
Evin önüne geldiğimde saşrdım, çok güzel bir bahçe içinde,
müstakil dublex bir evdi. Bahçe kapısından girer girmez evin
kapısı açıldı. Murat hocayı karşımda o halde
görünce birden nefesim tutuldu. Altında baksırı andıran
kısa bir şort ve üzerinde kolsuz bir tişört vardı,
vücudunun tüm güzelliği belli oluyordu. "Hoş geldin!"
diyerek beni içeri davet etti. Üzerimdeki montu çıkardım ve içeri
girdim. Ev çok şık ve sade döşenmişti. Özenle
hazırlanmış bir sofra vardı. Fakat kahvaltının 3
kişilik hazırlanmış olduğunu görünce bütün hayallerim suya
düştü.
Murat hocanın
sesi ile kendime geldim. "Bir misafirim daha gelecek. O gelesiye kadar
birer çay içebiliriz!" dedi. Çayları doldurup yanıma geldi. Havadan
sudan konuşmaya başladık. Terlemeye
başladığımı fark edince, "İstersen kazağını
çıkarabilirsin!" dedi. Ben rahat olduğumu
ifade ettim. Biz çaylarımızı içerken kapı çaldı. Murat
hoca kapıyı açtığında yeniden bir
şaşkınlık yaşadım. Kendi bölüm hocam Adnan bey
karşımdaydı. İçimden (Hah, işte şimdi boku yedin
Emre!) dedim. Ama Adnan hocam beni gördüğüne hiç şaşırmamıştı,
demek ki burda olacağımdan haberi vardı. İçeri girdi ve
selamlaştık, kahvaltı masasına geçtik. Adnan hocam, "Emreciğim,
projede takıldığın yerler varmış, sana
yardımcı olmak için geldim! Hep birlikte bugün projeni bitiririz!"
dedi...
Doğrusu ne
düşüneceğimi bilemiyordum. Kahvaltıdan sonra sofrayı kaldırdık.
Adnan hoca Murat hocaya, "Ben de üzeri değiştireyim!" deyip
yukarı çıktı, evin yabancısı değildi
anlaşılan. Kısa süre sonra tekrar aşağıya geldiğinde
onun da üzerinde kısa bir şort ve kolsuz bir tişört vardı. Ama
fark ettim ki vücudunda hiç kıl yoktu.
Masaya geçip benim
proje üzerinde çalışmaya başlamıştık. İkisi
yanyana otururken ben karşılarında oturuyordum. Bir ara dikkatimi
bir şey çekti, iki hocanın da birer elinin masa altında
olduğunu fark ettim. Hareketlerinden anladığım
kadarıyla masa altından birbirlerinin yarağını
elliyorlardı. O an çok büyük bir heyacan kapladı içimi.
Murat hoca, "Emreciğim,
evde kaloriferler yanıyor, bak terlemeye başladın, istersen
rahat birşeyler vereyim üstüne giy!" dedi. "Olur!" dedim ve
birlikte yukarı çıktık. Bana da kısa bir şortla bir tişört
verdi. Fakat odadan halen çıkmamıştı, bense onun
çıkmasını bekliyordum üzerimi değişmek için. "Hadi
değiştir üstünü de aşağıya inelim!"
dediğinde soyunmaya başladım. Sadece Slip külodumla kalmıştım,
tam şortu giyecektim ki, "Güzel kalçaların varmış,
temiz ve parlak!" diyerek kalçalarımı okşadı. Çok
hoşuma gitmişti, ama yine de formaliteden, "Hocam ne
yapıyorsun?" dedim.
Murat hoca ise,
"Herşeyi biliyorum Emreciğim! Arkadaşın Engin bana seninle
ilgili herşeyi anlattı!" diyerek götümü okşamaya devam
etti. Şaşırmıştım, "Engin mi? Nasıl
olur böyle birşey? Ne anlattı?" dediğimde, "Geçen gün
tuvalette işerken Engin'in iştahla yarağıma baktığını
görünce dayanamadım ve yarağımı beğendiyse kabine geçmeyi
teklif ettim. Dünden razıymış, kabine girdik ve bana oral seks
yaptı. Onu analdan da yapmak istedim, ama kendisinin pasif
olmadığını söyleyip, senden bahsetti. Senin pasif
olduğunu, Gay hamamında nasıl sikildiğini, yurtta seni
nasıl siktiklerini en ince detayına kadar anlattı!" dedi.
Duyduklarımla
resmen şok olmuştum, şaşkınlıktan diyecek hiçbir
şey bulamadım. O sırada Murat hoca dudaklarıma yumulup beni
öpmeye başladı. "Hocam ne yapıyorsun,
aşağıda Adnan hocam var!" dediğimde, "Merak etme,
onun da herşeyden haberi var!" dedi. Bir yandan beni okşuyor,
bir yandan dudaklarımı öpüyordu ki, birden vücudumda iki el daha hissettim.
Adnan hoca da odaya gelip tamamen soyunmuş, arka tarafımdan kalçalarımı
okşuyordu. Önümde Murat hoca dudaklarımı öperken, Adnan hoca da
arkadan bana iyice yaslanıp, boynumu ve kulak memelerimi öpmeye
başladı. Artık ok yaydan çıkmıştı, yapacak
birsey yoktu ve olayın tadını çıkarmam gerekiyordu...
Ayakta biraz
elleşip öpüştükten sonra Murat hoca omuzlarımdan bastırarak
beni aşağı doğru itti. Anladım ki oral sex zamanı
gelmişti. Çömelip Murat hocanın şortunu aşağı sıyırdım.
Karşımda dimdik duran heybetli yarrağın kafasına bir
öpücük kondurdum ve yalamaya başladım. Alabildiğim kadarını
ağzımın içine alıp alıp çıkarıyordum. O
sırada dikkatimi çeken öpüşme sesleri oldu. Kafamı
kaldırdığımda iki hocanın öpüştüklerini ve
birbirlerini okşadığını gördüm. Demek ki önceden de bu
tür bir ilişki yaşamışlardı. Murat hocanın
yarağını yalamaya devam ettim. Bu arada Adnan hocanın da
yarağı kalkmıştı, yaraklarını
değişe değişe yalamaya başladım...
Bir süre sonra Murat
hoca beni ayağı kaldırıp külodumu çıkarttı. Sonra
da beni yatağa domalttı ve deliğimi büyük bir iştahla
yalamaya ve parmaklamaya başladı. Zevkten kendimden geçip, "Hadi
sikin artık beni!" kelimeleri ağzımdan döküldü. Murat hoca
kalın yarrağının kafasını göt deliğime
dayayıp, "Sana şimdi unutulmaz dakikalar
yaşatacağım!" dedi ve birden kökledi. Canım okadar çok
yandı ki, acıyla bağırdım. Müstakil ev olmasaydı
kesin alttakiler veya üstekiler duyardı...
Götüme yavaş
yavaş girip çıktıkça acı zevke dönüşmeye
başladı. Murat hoca beni sikerken kendi aralarında da bir
hareketlilik yaşanıyordu, ama domalık olduğum için
göremiyordum. Yan taraftaki aynaya baktığımda, Murat hoca Adnan
hocanın dudaklarına yapışmış öperken, aynı
zamanda da Adnan hocanın deliğine parmaklarını sokuyordu...
Murat hoca beni
bir süre daha siktikten sonra, Adnan hocaya, "Hadi domal, sıra sende!"
dedi. Adnan hoca hiç zaman kaybetmeden yanıma domaldı ve sikilmek
için beklemeye başladı. Murat hoca benden
çıkardığı yarrağı Adnan hocanın götüne
kökleyip sikmeye başladı. Adnan hoca zevkten inlemeye başlamıştı
bile. Birkaç dakika siktikten sonra tekrar bana geçirdi. Sonra tekrar Adnan hocaya.
Murat hoca dönüşümlü olarak ikimizi de sikerken, biz de zevkten deli gibi inliyorduk...
Bizi böyle kaç
dakika sikti bilmiyorum, ama Murat hoca en son beni sikerken içimden
çıkıp, "Diz çöküp birbirinizle öpüşün!" diye talimat
verdi. Hemen diz çöküp öpüşmeye başladık. Murat hoca bize
bakıp otuzbir çekerken, "Geliyorum!" diyerek böğüre
böğüre ikimizin suratına boşaldı. Biz de büyük bir zevkle
birbirimizle öpüşüp dölleri birbirimizin suratından yalıyor,
aynı zamanda da kendimize otuzbir çekiyorduk. İlk Adnan hoca boşaldı
benim üzerime, sonra da ben. İkimizin de vücudu döl içinde
kalmıştı. Hep birlikte duşa girip yıkandık ve alt
kata indik.
Kahvelerimizi
içerken sohbet ettik biraz. Murat hocanın Adnan hocayla iki senedir
ilişkisi varmış. İlk etapta öpüşme ile başlayan
ilişkileri sonraları oral ve anal sekse dönüşmüş. Sohbet
ederken Murat hoca birden dudaklarıma yapışıp öptü ve
"Bundan sonra yurtta sikişmene gerek yok, canın yarak
istediğinde haftasonları buraya gelirsin!" dedi.
O gece orada
kaldım, Murat hocanın yarağı kalktıkça, Adnan hocayla
birlikte indirdik :)
[Emre]
|