|
Uyurken Elimle Boşalttım! (Hakan 32 Y., İzmir)
Birkaç kez Şeref Dayı da ziyaretimize geldi. İşleri
yolundaydı. Alper'deki değişimi o da fark etmişti. Eskisi
gibi sessiz, üzüntülü hali gitmiş, neşeli bir delikanlı
olmuştu artık. Bir iki defa telefonda sessizce ama heyecanlı bir
şekilde kızlarla konuştuğunu da fark etmiştim. Ehliyet
de almıştık ona. Gayet güzel kullanıyordu arabayı
gerekli durumlarda. Bir akşam onunla ilerisi için konuştuk.
Üniversiteye gidebileceğini söyledim ona. Gündüz burada devam edip
akşam da derslere girebilirdi. Hangi bölüme gitmeyi falan düşünür
diye konuştuğumuzda heyecanlanmıştı. Sonra o da olursa
hukuk okumak istediğini söyledi. Yardımcı
olacağımı söyleyip ona iki gün izin verdim ve dersane aramasını
söyledim. Şeref Dayıya da bunu anlattığımızda çok
sevindi. Tüm masrafları karşılayacağını söyledi.
O seneki sınavlar için biraz geç kalmıştı. Seneye iyice
hazırlanacak ve üniversiteyi kazanacaktı. Çok kararlı ve
heyecanlı gözüküyordu bu konuda...
Marmaris'te bir arazi davası vardı. Cumartesi günü oraya gitmem
gerekiyordu. Gitmişken de bir belki iki gece kalırım,
kış vakti de olsa temiz hava alır, biraz kafamı
dağıtırım diyordum. Alper'e de gideceğimi söyledim. O
gün biraz durgundu Alper. Kafası birşeye bozulmuş, üzgün gibiydi.
Akşam yemeğini yerken de konuşmadı pek. Halbuki normalde
maçlardan konuşur, izlediği bazı videoları veya filmleri
falan anlatırdı. Yemekten sonra ben ofise geçip biraz
çalıştım. Çıktığımda oturma odasına
giderken onun ses çıkarmamaya dikkat ederek telefonda
konuştuğunu duydum. Bir kızla konuşuyordu ve
sinirlenmişti biraz. Yarın buluşmak için
uğraşıyor, ama olmayınca da sinirleniyordu.
Sırıttım kendi kendime. Anlamıştım derdini.
Kızların bu tripleri beni erkeklere yöneltmişti. Alper de o
sınavdan geçiyordu şimdi. Sesi yükseldi sonra ve telefonu
kapatırken tam Adana işi bir küfür salladı. Ben kahkaha
attım artık dayanamayıp.
Oturma odasına geçerken geldi bu da. Özür diledi küfür için.
Ben de gülüp rahatlattım onu biraz. Israr edince anlattı. Baroda
tanıştığı bir kızmış. "Bir
aydır ne güzel konuşuyorduk, birden uzaklaştı benden
nedense..." diye anlatmaya başlarken çekinir gibiydi. İyice
taşağa sardım ben de onu, "Tüh be Alper, hazır ev de
boştu tüm haftasonu. Getirirdin buraya sabaha kadar o biçim sikerdin ne
güzel!" diye konuştukça bu kızı biraz unutup güldü. Ben de
biraz abarttım olayı. "Domaltırdın, ağzına
verirdin..." falan diye ballandıra ballandıra anlatıkça bu
utandı biraz. Gülüyordu ama yine de. Eli sikine gitti bir ara ve
hızlıca düzeltti pantolonundan. "Hadi sen de üstünü
değiştir de gel birşeyler izleyelim. Senin de kafan
dağılır. Gelirken dolaptan benim votkayı ve meyve suyunu da
getir ama!" dediğimde sırıtıp fırladı
yerinden. 5 dakika sonra elinde şişeler ve bardakla gelmişti bile.
Halen o kız hakkında konuşuyordu. Mesaj
atmışmış şimdi yine de, gördüğüne rağmen
cevap vermemişmiş falan. Tam votkamı koyarken durdum ve ona
baktım gülüp. Bir bardak daha getirmesini söyledim. Anlamadı ama
getirdi.
"Senin doğum gününe birşey
kalmamış, artık 20 yaşında sayılırsın.
Ufaktan başla bakalım. Sarhoş olacaksan da benim yanımda ol
ilk. Tam zamanı şimdi!" dedim. "Ya abi olmaz ama senin yanında.
Öyle önemli bir kız değildi zaten. Ama hoşuma gitmişti.
Yani senin de dediğin gibi sadece... Ee şeyy..." dedi.
"Sikmek istedin olmadı işte di mi sadece? Tamam be oğlum,
biz de geçtik o yollardan. Halen uğraştığım oluyor
benim de merak etme. Hadi bak az koydum sana zaten. Kafan dağılır
biraz. Al bakalım hadi!" dedim. "Yaa ama abi. Off, iyi peki sen
diyorsan : )" dedi.
"Hadi şerefe!" dedim, az bir votkayı meyve suyuna
karıştırıp verdim. O sırada dizi falan
açmamıştık henüz. Bir müzik kanalı açık duruyordu.
Biraz daha konuştuk içerken. Birinci bardağı bitirdiğinde
rahatlamıştı. İkinci bardağı koyduğumda bir
dizi açtık. Uzanmıştı o da divana. Eskiden
ayaklarını bile uzatmaya çekinirdi yanımda. Bu sefer bilerek
sikişi bol bir dizi açmıştım. İzlerken Alper şaşırmıştı.
Erotik sınırlarını zorlayan neredeyse pørnøya varan
görüntüler vardı. Battaniyenin altında sikiyle oynuyordu hesapta bana
çaktırmadan. Kıvranır gibi hareket etmeye
başlamıştı. Bardağını bir kez daha doldurduğumda
itiraz edecek durumda değildi, hoşuna gitmişti
yaptığım kokteyl. Arada sırada hareket edince battaniye
üstünden sıyrılıyordu ve eşofmanından sikinin çok
sertleştiği de belli oluyordu. Keser sapı gibi olmuştu
siki. Onu okşamak, boşaltmak istiyordum feci şekilde. Her
zamankinden fazla içmiştim ben de heyecanla. Birkaç
bakışımı yakalamıştı aslında. Alper'in
aklı fikri odasına gitmekteydi. Ancak üçüncü bardaktan sonra iyice
gevşemişti artık. Dizinin son bölümü bittiğinde
sızıp kalmıştı divanda.
Olduğum yerde sigara içerek onu izliyordum. Derin derin uyuyordu. Onu
izlerken içimde sevgi vardı daha çok. Bugün konuşurken iyice
rahatlamıştı. Henüz bir kadınla
olmadığını da öğrenmiştim o an. Üstü açıldı
bir ara. Battaniye sıyrılınca siki çıktı yine ortaya.
Eli hep sikindeydi uyurken bile. Bir ara uyurken eli eşofmanının
içine girdi. Tam uyuyacaktım ki dikkatle izledim onu. Sikini elledi. Elini
çektiğinde sikinin kafası göbeğine çıkmıştı.
Bu kadar yakından ilk defa görüyordum. Kafası daha kalındı
sikinden. Tam mantar başlı bir sik kafasıydı. Ucu
ıslanmıştı iyice. Derin derin uyuyordu o an, tam
anlamıyla sızmıştı.
Üstünü örtmek için kalktığımda bir an bacaklarını
açıp tekrar elledi sikini. Biraz daha çıktı siki. Derin bir
nefes aldım. Yaklaştım ona. Elimdeki battaniyesini üstüne
çekecekken durdum. Biraz eğildim ve parmağımın ucuyla
sikinin kafasına dokunup üstünde gezdirdim. Hafif bir ses çıktı
Alper'den. Elimi çekip ona baktım. Uyuyordu. Tekrar uzattım elimi ve
parmaklarımı gezdirdim sikinin kafasında.
Parmaklarımın ucuyla yavaşça tuttum sikinin kafasını.
Bir iki derken parmaklarım kavradı sikinin kafasını.
Avucuma aldım. Avucumun içinde
sıcacık ve taş gibiydi. Sikinin kafasını
sıktım hafifçe. Hafif bir ses çıktı yine. Elim sikindeyken
baktım ona. Devam ettim sikinin kafasını okşamaya. Biraz
daha aşağı indim. Kalın ve uzundu siki. Okşayıp
sıvazlamaya başladığımda yarısından
çoğu çıkmıştı dışarı. Ben
okşadıkça Alper'in göbeğinin hemen altı hareket etmeye
başlamıştı sanki. Derin derin nefes alıp vermeye
başlamıştı. Elimin içinde sikinin
kasılmalarını hissediyordum.
O an ağzıma almak istedim sikini çok. Bu
uyandırırdı ama onu belki. Yavaş yavaş
sıvazlamaya devam ederken sıktım biraz sikinin
kafasını. Zevk suyu akıyordu kafasından. Tam
bırakacakken anlamsız bir zevk sesi geldi dudaklarından.
Bırakamadım. Rahatlatmak istiyordum onu. Göbeğini okşamaya
başladım öbür elimle. Tüy gibiydi elim. Zevk suyu parmaklarıma
bulaştı ve siki elimden kaymaya başladı yaparken. Sıkıp
hızla sıvazlamaya başladığımda Alper
kıvranır gibi bir hareket yaptı uykusunda. Sesi biraz
çıktı. Boşalmak üzereydi. Öbür elimi açıp sikinin kafasının
altına koydum sıvazlarken. Birden sikinin ucu genişledi. Mosmor
olmuştu kafası sanki. Damarları şişmiş elime
geliyordu. Akmaya başladı döller sikinin koca kafasından.
Fışkırmıyor, akıyordu sadece. Durmadan akıyordu
avucuma. Avucumu dölleriyle doldurdu.
Ona baktığımda yüzünde sanki bir gülümseme vardı ve çok
rahatlamış gözüküyordu. Uyanmamıştı, ama numara
mı yapıyordu ki? Hafif
tebessüm eder gibi duran dudaklarını öpmek istedim o an. Avcumdan
biraz sikine akmıştı döller, ama yapacak birşey yoktu. Çekildim
yavaşça ve banyoya gittim. Avcumdaki döllerini tuvalete döktüm. Çok
sertlemiştim ben de. Çıkardım sikimi. Elimde halen biraz
Alper'in dölleri varken 31 çekmeye başladım sertçe. Gözlerimi
kapattım. Kayıyordu avucumda hızlı bir şekilde. Fazla
sürmedi ve inanılmaz zevkli bir şekilde tuvalete attırdım
ben de döllerimi. Elimi yıkayıp odaya döndüğümde battaniyeyi
üstüne çekmişti. Odama gidip yattım ben de.
Ertesi gün
uyandığımda Alper de yeni kalkabilmişti ve banyodaydı.
Belinde havluyla çıkarken kapıda karşılaştık. Bir
garip bakmıştı o an sanki. Ben de banyomu yapıp
çıktığımda Marmaris için çantamı hazırlamaya
başladım. Kahvaltı yaparken Alper neşeliydi çok. Dediğine
göre dün gece çok iyi uyumuş. Saçlarını okşadım
sevgiyle. Ben yokken neler yapacağını konuşmaya
başladık. Pek bir işi yoktu. "Gezersin sen de!" falan
dedim. Çıkarken biraz para bırakacaktım ona haftasonu için. Son
kontroller için odama girdiğimde aklıma birşey geldi ve Alper'i
çağırdım. "Sen de gelmek ister misin Marmaris'e? Gerçi kış
ama çok güzeldir yine de. Sahilde falan gezer, birşeyler yer içeriz!"
dediğimde bana baktı bir an. Gülümsedi sonra. Başka
planları vardı sanırım. İstemez gibi görünürken ben
biraz ısrar edince, "Tamam o zaman abi. Çok isterim aslında. Hiç
görmedim oraları!" deyiverdi. Hemen çantasını
hazırlayıp birkaç parça elbise koydu içine.
Arabayı o kullandı yol
boyunca. Gittikçe usta bir şoför oluyordu. Dün geceden konuştuk
biraz. İlk defa içmemiş, ama ilk defa sızmış böyle.
"Güzeldi ama!" dedi gülerek. "Bu gece de rakı içersin ilk
defa. O daha güzel olur!" dediğimde ise, "Sızmam ama bu
sefer!" deyip bana biraz çekinerek baktı. Birşey söyleyecekti
sanki o an. Söylemedi ama. Diziden konuştuk biraz. Ona, "Tam
pørnøymuş. Bilemedim ben de. Sabah hamamlık olduk zaten!" deyip
güldüğümde ise bir an yine baktı arabayı kullanırken. Kot
pantolonunun önünde bir şişkinlik olmuştu sanki. "Evet abi,
ben de. Gerçi hiç anlamadım nasıl oldu. Yani ben uykumda hiç olmam
öyle. Zaten biraz garipti!" derken bana bakmıyordu bu sefer. Sustum
ben de. Konuyu değiştirdim. Anlamış mıydı yoksa?
Uyuyordu ama o an. Hem anlasa birşeyler söyler, bir tepki verirdi bence.
Marmaris'e geldikten sonra ben
müvekkili ziyaret ettim. 2 saat sonra görüşmelerimiz bitmiş, bir
miktar da avans almıştım. Akşam olduğu için bizi
yemeğe davet etti. Çok ısrar edince de kabul ettim. Öncesinde otele
gidip eşyaları yerleştirmemiz lazımdı. Hem Alper'e de
bir oda tutmam lazımdı. Tek kişilikti benim odam. Otele
geldiğimizde büyük bir kafile gelmişti. Bir şirketin turu
varmış. Tüm odalar doluydu maalesef. Ne yaptıysam boş bir
oda ayarlatamadım. Odaya ek yatak koymaya karar verdik. Biz odaya
çıktıktıktan bir süre sonra bir otel görevlisi geldi. Benim
yatak çift kişilikti ve bir hayli genişti. Biz ek yatak beklerken o
odadaki divana temiz çarşaf, yastık ve yorgan getirdi. Biraz
sinirlenmiştim bu duruma. Basit birşeydi istediğim, ama onu bile
yapamamışlardı. Alper, "Gayet yeterli bu abi ne olacak.
Yere bir battaniye atsak onun üstünde bile uyurum ben!" deyip beni
sakinleştirdi biraz. Çıktık sonra odadan.
Yemeğe gittik. Güzel bir
restoranda iyi bir rakı balık ziyafeti çektik üçümüz. Alper
hayatında ilk defa rakı içmişti. Nefis mezeleri götürüp 2 bardak
rakısını içerken mutlu görünüyordu. İki hafta sonra İzmir'de
buluşacaktık adamla. Notunu aldı Alper hemen. Biz yemekteyken de
Şeref Dayı aradı. Sevinmişti Alper'i de yanımda götürmeme.
Telefonda bana onun işini hallettiğini, olayın biraz fazla
büyüdüğünü söyledi. Kafası biraz güzeldi Şeref
Dayının. "Bu aralar biraz uyanık olun. İzmir'de
olduğunu öğrenmişler. Birşey olacağından
değil ya. Bir hafta falan çıkmasın pek bizim oğlan
sağa sola yeğenim. İdare ediver sen. Sıkıntı
olduk sana da..." dediğinde, "Tamam!" dedim sadece. Alper'e
belli etmek istemiyordum onun hakkında konuştuğumuzu.
Anlamıştı ama tabii zeki oğlan. Bana bakıyordu sadece.
Yemekten sonra otele dönmedik. Ufak
güzel bir bar vardı otelin yanında. Biz ikimiz oraya oturduk. Bir iki
bira içtik. Daha doğrusu ben 3 tane içene kadar Alper bir taneyi zor
bitirmişti ve sarhoş olmuştu bile. Şeref Dayının
bana söylediğini anlattım biraz kapalı bir şekilde ve
baroya, adliyeye falan bir iki hafta gitmemesini söyledim. İdare ederdik
bir şekilde. Çok neşeli, konuşkan olmuştu bu halde. Arada
dili yalpalıyordu konuşurken. Pek çok ilkini yaşıyordu bu
gece. "Yaa abii seninle hep çok güzel zaman geçiyor. Neler yaptın
bana yaa, çok sağol canım abim. Dün gece bile ilkti yani yaa..."
derken dili yalpalıyordu biraz. Birden ona baktım bunu deyince.
"Ne ilki Alper? Neden ki?" dediğimde, sarhoş halde
sırıtıp, "Yaa sarhoş oldum da sızdım yaa
hani. Onu diyorum. Hatırlamıyor musun abi? Ne olacak ki
başka?" dedi. Bana yalan söyleyemezdi. Belli ederdi kendini ve
şu an yalan söylemese bile herşeyi söylemediği çok belli
oluyordu. Anlamış mıydı yoksa dün gece olanları? Yoksa
uyumuyor muydu?
Biraları da içtikten sonra otele girip odaya çıktık. Soyunup
eşofman giyerken Alper'e baktım. O da soyunurken sikinin
kalktığı biraz belli oluyordu. Yatağa uzandım. Hemen
yanımdaydı divan. Biraz Marmaris'i falan konuştuk. Yarın
akşamüstü gibi dönmeye karar verdik sonra. Kışın
sıkıcıydı burası. Biraz TV izledik. Yattık sonra.
Ben uyuyamıyordum pek. Alper olmasa belki birini götürürüm diyordum kendi
kendime. Cep telefonumu açıp baktım bazı uygulamalara. Gerçekten
de Marmarist'e arayış çok vardı. Resimlere bakarken sikim
kalkmıştı biraz. Alper de uyuyamamıştı.
Kıpır kıpırdı divanda. Divanın boyu da tam
yetişmemişti zaten. "Ne oldu?" diye sorduğumda,
"Birşey yok abi!" dedi, ama rahat değildi hiç belli ki.
"Rahat değil mi orası? Benim yatak çok büyük zaten, gel istersen
buraya!" dediğimde aklımda birşey yoktu hiç. O riske
hayatta girmezdim bir daha zaten.
"Yaa abi divan biraz küçük geldi evet ama başka şey de var
yaa. Boşver sen rahatsız etmeyim seni ben. Bir tuvalete gideyim sonra
uyurum!" dediğinde ona baktım. Eli yorganının
içindeydi ve kolu hareket ediyordu biraz. Anlamıştım durumunu.
Ohhh, bu oğlan çok azgındı ama. "Gel hadi rahatsız
etmezsin. Koca yatak zaten. Uykunu iyi al, arabayı sen kullanacaksın
yarın!" dediğimde bana baktı bir an. Eli sikindeydi o an.
Sessizce, "Tamam abi!" deyip kalktı. Eşofmanından
fırlayacak gibi duruyordu siki. İşin garibi hiç de
saklamamıştı benden bu sefer. Gelip yanıma uzandı.
Yorganın altına girdi. Konuşmuyorduk hiç. Ama ikimiz de
uyumuyorduk.
Birden, "Abi dün gece için çok teşekkür ederim. Çok iyi
geldi!" dedi. "İçki mi? Kıza çok takmıştın
kafayı, rahatladın bari, di mi?" dedim. "Yaa evet
orası öyle de. Esas rahatlamam... Eee şeyyy..." dedi.
İçimden (Uyumuyordun di mi piç?) diye geçirdim. "Yaa abi, dün gece, yani
çok güzeldi. Benim çok hoşuma gitti. Yani, ben biraz şeyim
sanırım. Offf, durmuyor bu hiç ve ağrı yapıyor
artık..." dedi. "Rahatlaman lazım tabi Alper. Tuvalete git
istersen!" dedim. "Hı hı, evet giderim de... Eee, şeyy
yani..." dedi. Söylemek istiyor ama söyleyemiyordu.
Yavaşça elimi uzattım yorganın altından.
Bacağına dokunduğumda bana bakıyordu. "Sana
yardımcı oldum sadece. Çok önemli değil. Hoşuna gittiyse
istersen yine olurum!" derken parmaklarım kasıklarına
doğru gidiyordu. "Çok isterim abi yani sana ayıp olmayacaksa.
İsterim evet..." derken sesi titriyordu.
Fısıldamıştı sanki o an. Yavaşça önünü tutup
sıktım. Kıpırdadı yatakta hemen. Sıkıp
okşamaya başladım eşorfmanının üstünden.
Terlemeye başlamıştı sanki. Bana bakıyordu birşey
demeden. Kafasının çok karıştığı belliydi.
Çok saygı ve sevgi duyduğu Hakan abisinin eline vermişti resmen.
Yorganı sıyırdım üstümüzden ona bakarken. "Senin
yaşlarındayken benim de bir büyüğüm bana yardım
etmişti böyle Alper biliyor musun? Benim de çok hoşuma gitmişti.
Rahat bırak kendini, oldu mu? Kasma hiç. Hoşuna gidecek ve
rahatlayacaksın çok!" derken gözlerini açıp kapattı
gülümseyerek. Çok heyecanlı görünüyordu.
Elimi soktum eşofmanın içinde. Külotunun üstünden okşarken
kıpırdadı yine. Elimi külotuna sokup tuttum o koca
canavarı. Bir anda çekip çıkardım. Utanır gibi olmuştu
o an biraz. Rahatlatmam lazımdı onu. "Nerede büyüttün len bunu
böyle? Bana söyleyeseydin de bir kimlik de buna çıkarsaydık
oğlum! Şuna bak. Hatırlat da bayramda bayrak asalım buna, sallarsın!"
gibi esprilerle rahatlatmaya çalışıyordum onu.
Kıkırdamaya başlamıştı. Bacaklarını
açmıştı iyice. Eşofmanını ve külotunu
sıyırıp çıkarttım. Elimdeydi siki şimdi.
Sıvazlarken sikinin kafasını sıkıyordum. Elime akan
zevk sularıyla kayıyordu avucumun içinde. İyice hızlanmaya
başladığımda Alper inlemeye başladı zevkten.
"Ohhhh Hakan abiii, çok güzel bu abi. Ohhh, ben dayanamyacağım.
Ohhhh abiii!" diye inlerken belini oynatıyordu hafif hafif. Sikinin
kafasını sıktım ona bakıp gülümserken. Belini
oynatmaya başlamıştı aşağı yukarı. Elimi
siker gibiydi bu haldeyken.
Taşaklarını okşmaya başladığımda
sesi yükseldi. Ben de elimi hareket ettirmeye başlayınca, "Abiiiiiiii...
bennn... ohhhh... bennn..." diye kıvranmaya başlarken hızla
sıvazladım sikini sertçe ve dibinden tuttum. Birden attırmaya başladı.
Arka arkaya fışkırıyordu durmadan.
Fışkırırken de inliyordu durmadan. Eli bileğime
yapıştı o an ve "Ohhh canım abimm benim çok güzel buu..."
diye inliyordu. Bütün döllerini göbeğine attırmıştı.
Batmıştı üstü başı iyice. Hafifçe sıvazlamaya
devam ettim. Taş gibiydi siki halen boşalmasına rağmen.
Bana baktı o an. Ben de ona baktığımda ikimiz de
gülümsüyorduk. Devam ettim biraz daha bıraktım sonra. Üstünü
çıkardı o da. Gözlerini devirdi gülümseyerek. Elini sikine götürüp, "Yaa
abi... şeyyy ayıp olmazsa... yani... eee..." derken
utanmış gibiydi ama çok da utanmıyordu. "Ne o len
azgın. Doymadın mı bir postayla?" dediğimde
sırıttı. Sikinin başı sarkmıştı sanki
biraz ama dimdikti halen. Kocaman taşakları da iyice
sarkmıştı boşaldıktan sonra.
Elimi attım yine. Bana bakıyordu Alper azgın azgın. Bu
sefer hızlı hızlı sıvazlamaya başladım
sikini. Dimdik olmuştu hemen piç. Acele bir şey yapıp bu
anı bozmak istemiyordum hiç. İstesem ağzıma
alırdım şu an, hatta belki sikerdi bile beni. Ona bırakmak
en iyisiydi herşeyi. Ben sıvazlarken zaten yeterince zevk
alıyordu. Başını yastığa koymuş gözlerini
kapatıp zevkini çıkarıyordu. Hızlı hızlı
sıvazlamaya devam ettim. Öbür elimi taşaklarına
attığımda bir inleme sesi döküldü dudaklarından.
Taşaklarını okşayıp sikini sıvazlıyordum. "İyi
alıştın sen de haa. Hoşuna gidiyor di mi puşt seni?"
dediğimde, "Abi ohhh nooolur sakın bırakma... çok güzell.
Yemin ediyorum çok güzell ohhhhhhh!" diye cevap verirken başı
oynamaya başlamıştı sağa sola. Biraz daha
yaklaştım ve sımsıkı tutup sıvazlamaya devam
ettim. Sikinin kafasını avucumun içinde
sıkıştırıyordum.
Daha 5 dakika bile olmamıştı ki kıvranmaya,
kasılmaya başladı tekrar. Tüm vücudu yay gibi gerilmişti.
Bir daha patladı. Bu sefer işer gibi attırmıştı
her yerine. Yüzüne bile gelmişti. Gözlerinin altından
dudaklarına doğru akan dölleri gördüğümde bir an ona
saldırıp her yerini öpmek ve sonra sertçe sikmek istedim onu.
Rahatlamış bir şekilde gözlerini açıp gülümserken beni
gördü. Ona bakışımı yanlış anladı herhalde
ve kızdığımı sandı. Yarım yamalak
birşey söyleyip kalktı hemen ve banyoya girdi. O banyodayken ben de
hızlıca sikimi çıkartıp 31 çekerek kendimi
rahatlattım. Yorganı üstüme çektiğimde banyodan çıkıp
üstünü değiştirmişti ve bu sefer divana yatıp hemen uykuya
daldı.
Ertesi gün ne olacağını çok merak ediyordum. Birden
çıkartıp (Al hadi eline!) diyecek gibi geliyordu bana. Ama hiç öyle
olmadı. Sanki birşey yaşanmamıştı dün. Otelden
çıkışımızı verip arabaya bindik. Civar birkaç
yeri gezip İzmir'e döndüğümüzde gece yarısı olmuştu
bile.
[Hakan]
|