|
Dayanamadım Ağzıma Aldım! (Hakan 32 Y., İzmir)
İzmir'e geldikten sonra Şeref Dayıyı dinleyerek Alper'i pek
sağa sola yollamadım. Evde dosyaları düzenleyip bazı
birikmiş yazışmaları yaptı. Üniversite
sınavı için ise çalışmaya şimdiden
başlamıştı. Marmaris'te
yaşadıklarımızdan sonra birşey
yapmamıştık hiç. Alper'den hiç bir şekilde bir tepki
gelmemişti. Ne uzaklaşmıştı benden ne de gelip
birşey söylemişti. Yalnız artık soyunurken daha
rahattı. Kalkan sikini de pek saklamıyordu. TV izlerken ise
azmışsa bir iki sıvazlayıp bana kafası karışmış
halde hızlıca bir bakış atıp sonra odasına
çekiliyordu. O ara Emrey'i ziyaret etmek istedim.
Şehirdışındaymış maalesef. Birkaç kez internette
bakındım ama istediğim gibi birini bulamadım hiç...
Yılbaşı gecesi için özel bir planım yoktu. Eskiden
bahane yapar arkadaşlarla buluşurduk, ama benim tayfanın
çoğu evlenmişti veya İzmir dışındaydı
artık. Anlaşılan Alper ile geçirecektik bu
yılbaşını. Yılbaşı Alper'in doğum
günüydü aynı zamanda. O şekilde kaydetmişler nüfusa.
Hayatında hiç doğum günü kutlamamıştı. Beraber
alışverişe çıktık onunla akşamüstü. Bazı
mezeler, etler, viski, tatlılar, çikolata vesaire aldık.
Şaşırmıştı biraz o da bu kadar şey
almamıza. Yılbaşının biraz özel bir gece
olduğunu, o gece güzelce yiyip içerek eğlenmenin normal olduğunu
anlattım. Enerji içeceklerini severdi o. Onun için de iki üç kutu
alayım derken dolabın önünde durup güldüm kendi kendime. İki
kutu enerji içeceği attım sepete. Gece bunları içince onu
seyretmek istiyordum. Bir ara onu bir yere gönderip çaktırmadan bir pasta
da aldım.
İşleri erken bitirip sofrayı güzelce hazırladık.
Akşam saat 7 gibi oturma odasında sehpayı doldurmuştuk. TV
açıktı. Ben rakı içerken Alper'e bira veya şarap vereyim
dedim, ama o da rakı içmek istediğini söyledi. Büyüdüğünü
düşünüyordu herhalde artık. Gece 11 gibi üçüncü
rakısını da içtikten sonra eli hep sikindeydi. Arada bana
bakıyordu ama birşey de demiyordu. Sehpayı temizledik biraz.
Kuruyemişleri çıkardık. Rakıdan sonra ben de bir viski
koydum. Alper viskiyi sevmemişti. Ona da enerji içeceğini açtım.
"Ufakmış bu kutu ya!" dedi bir an ama sonra sustu.
İçimden gülüyordum ben de. Şimdiden bu haldeysen birazdan görürüz
seni diye.
Kalkıp mutfağa gittim ve pastasını getirdim bir anda
ışıkları kapatıp. Çok şaşırdı
buna. Sarıldık birbirimize. O sırada taş gibi siki de
göbeğime değiyordu. Pastasını yerken ona bir bardak votka
da koydum. Divana iyice uzanmış sikiyle oynuyordu. Salona gidip bir
iki kişiyi aradım. Yeni yıl mesajı çektim. Salondan dönerken
içeri girdiğimde bir an kalıverdim. Alper sikinin kafasını
çıkarmış oynar gibi okşuyordu. Kafayı iyice
bulmuştu. Öbür enerji içeceğini de içtiğini görünce bir an
korktum. Dayanamıyordu artık. Yavaşça odaya girip divana oturana
kadar fark etmedi beni. Fark ettiğinde ise elini çekti. Ama
dışarıdaydı sikinin kafası. Bana baktı
birşey diyemedi yine. Benimki de heyecandan kalkmıştı o ara
iyice ve gayet belli oluyordu eşofmanımdan. Gülümsedim ona. Ben gülümseyince yüzünde bir
an rahatlama oldu.
"Yaa Hakan abi bu yine şey oldu... Offf çok fena oldu. Bu kadar
olduğunu hiç hatırlamıyorum. Odama gideyim mi ben?" dedi. "Sen
bilirsin. Çok mu azdın, ne oldu hayırdır?" dedim. "Yaa
anlamadım. Yani offf yaa şuna baksana ama nasıl oldu!"
dedi. "Hımmm, keser sapı gibi dikmişsin yine. Niye
bakıyorsun bana öyle bakayım? Yardım mı edeyim yine?"
dedim. "Yaa şeyyy ben... Eeee yapar mısın yine öyle?"
dedi. "Yanıma gel hadi kerata seni. Azgın puşt. Oğlum
biz de genç olduk da senin durum bir farklı yani.
Uğraştıracaksın beni haaaa!" dedim.
Sırıtıp bir anda yanıma oturdu. Otururken de
sıyırmıştı bile eşofmanını. Siki yine
taş gibi sertti. Tutup okşadım yavaşça ona bakarken.
"Ohhhh!" diye inledi hemen. "Üstünü çıkar da
kirlenmesin!" dedim. Hemen çıkardı üstünü.
Çırılçıplaktı yanımda. Yavaş yavaş
yapıyordum. Elimin altında damarlarını hissediyordum. Ben sikinin
kafasından taşaklarına yavaş yavaş
sıvazladıkça Alper iyice kudurmaya başlamıştı.
Sarhoştu o an çok. Belini oynatmaya başlamıştı
yavaş yavaş elimi siker gibi. Göbeğinin üstüne elimi koydum
okşayıp. Ordan iri taşaklarına oradan kasıklarına
ve göbeğine gitti elim tekrar. Sikinin kafasını sıkıp
bırakıyordum yavaş yavaş yaparken.
"Çok mu hoşuna gidiyor Alper?" deyip sıktım
sikini. "Ohhhh abiii evett, çok zevkliii bu. Ohhhh yeni yıla böyle
girmek çok güzel!" derken bacağımı sıktı. Gözleri
kaymıştı artık. "Kendi yaptığımdan çok
daha zevkli bu abicim. Biraz daha yap ne olur. Biraz daha hızlı.
Geçen seferki gibi!" dedi. Hızlıca sıvazladım sikini. Sikinin
kafasının üstünde bembeyaz bir damla belirmişti bile uzun uzun
inlerken. Elimi çekip, "Daha güzel birşey de yapabilirim
aslında. Ama alışırsın sonra diye korkuyorum!"
dedim. Göbeğinin altını ve kasıklarını
okşuyordum o sırada. Ona baktım. Gözlerini hafif açmış
bana yalvarır gibi bakıyordu. Ufak bir öpücük kondurdum göğsünün
altına. Kasıldı o an. Dilimi sikinin kafasına
değdirdiğimde şaşırdı, bir an sanki itiraz edecek
gibi olduysa da dudaklarım sikinin kafasını sarıp
emdiğinde bıraktı kendini. Sesi iyice çıkmaya
başlamıştı. Taşaklarından kafasına kadar
yaladım ona bakarken. Bacaklarını açmış, kendini
tamamen bana bırakmıştı.
Altından dil attım sikinin kafasına sertçe.
Yaladığım anda kasılmıştı zevkten. Bir daha
dil attım. Boydan boya sertçe yalayıp dilimle ittirdim sikini. Elimle
tutup okşuyordum yalarken. Dudaklarım sikinin kafasını
sardı. Dilimi o iri mantar başının etrafına
doladım. İçime çektim kafasını. "Ohhhhhh Hakan abiii
bu çok fena... Ohhh filmlerde görürdüm bunu da hiç yapan olmadı. Ohhhh
abiii çok güzelll!" diye inlerken başımı indirdim birden
bire. Yarısına kadar girmişti ağzıma. Koca
yarağı doldurmuştu ağzımı. Daha fazla girmiyordu.
Dudaklarımı bastırdım ve sikinin kafasına kadar çekip
bir daha indirdim. Belini oynatıyordu deli gibi. Eli kolumdaydı.
Yaklaşmıştı çok anlaşılan. Aslında döl
yutmayı çok sevmesem de Alper için bunu da yapabilirdim. İyice kıvama
gelmişti oğlan. Bazı sınırları çok
aşmıştık ama. Elime almaya benzemiyordu bu. Resmen
ağzıma vermiş emdiriyordu bana sikini. Düşünmedim
sonrasını hiç. Onun da hiç düşünmediği çok belli oluyordu.
Yavaş yavaş oynatıyordu belini.
"Ohhhh abiii ben dayanamayacağımmm.... ohhh bu çok güzelll!"
derken ağzımdan çıkartmak istedi. Elini tutup ittirdim. Eli
başıma gitti. Bastırmıyordu. Ama birden bastırdı
başımı sikine. Soktu iyice ağzıma. Aynı anda
döllerinin boğazımdan akmaya başladığını hissettim.
Tam bir hayvan gibi boşalmıştı ağzıma.
Boşalırken eli gevşedi başımda ama
bırakmadı. Bastırıp çekiyordu yavaş yavaş.
Durmadan oluk oluk boşalıyordu ağzımın içine.
Boşalması bitince de çıkarmadı ağzımdan hiç. Ben
de emmeye yalamaya devam ettim sikini. Hiç bir yumuşama yoktu sikinde.
Yavaş yavaş indirip kaldırıyordum başımı.
Durmadım ve devam ettim. Ağzımı iyice açıp
olabildiğince derine sokmaya çalışıyordum. Ben açtıkça
o da başımdan bastırıyordu daha çok sokmak için.
Başımı bastırıp belini oynatmaya başladı.
Çok azgındı. Ağzımı sikiyordu resmen. Sikini ilk defa
sıcak ve ıslak bir yere sokmuştu. Çok da güzel sikiyordu
ağzımı. Bacağımı sertçe
sıkmıştı o an. Anlamsızca mırıldanır
gibi inlerken gözleri kapalıydı. Durmadan sokup çıkartmaya
başladım. Delirmiş gibiydim artık ben de. Hayatımda
gördüğüm en güzel siki yalıyordum.
Çıkardım yavaşça sikini ağzımdan. Taşaklarını
emmeye başladığımda tıslar gibi inledi Alper de.
Dudaklarımın arasına alıp çekiştiriyordum
taşaklarını. Bir elimle de sikini okşuyordum. Ona
baktığımda tamamen kaymış olduğunu fark ettim.
Yavaşça taşaklarının altına girdi dilim. Tam
deliğinin üstündeydim o an. Dilim değdi. Alper kıvrandı
yüzünü buruşturup. Biraz da değdirdim dilimi. Üstünde
dolaştırdım deliğinin. Kıpırdandı
kıvranır gibi. "Hakan abiii ohhh... orası değil. Ohhhh
çok güzell. Ohhh yapma ama orayıııı. Ben ohhh..." diye
kıvranıyordu iyice inlerken. Sikini soktum birden ağzıma yine.
İyice sokmuştum bu sefer. Birden sesi kesildi. Dudaklarım
gerilmiş ve şişmişti. Biraz daha biraz daha derken
kafası boğazıma kadar girdi. Dudaklarım
kasıklarına değecekti nerdeyse. Yavaşça
başımı sallayarak kafasına kadar çıkartıp emdim.
Daha çok sokmak için hafifçe eğilmiştim üstünde. O an Alper'in pençe
gibi elini götüme yapıştırdığını fark ettim.
Sertçe avuçlamıştı. Ama pek kendinde değil gibi görünüyordu.
Hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladım.
Kıvranır gibiydi iyice. Boğazımın derinliklerine kadar
girip çıkıyordu sikinin başı. Hareket ederken
damağıma sürtünüyor bazen de yanağımı zorluyordu sikinin
iri kafası. Taşaklarını, kasıklarını
okşamaya başladım. Deliğine değdi parmağım
hafifçe. Yarı baygın gibi bir sesle, "Ohhh abiii ölürüm sana
ben. Orası değil... noolur... ohhh dayanamıyorum amaaa... çok
güzel emiyorsun yaa... ohhhh..." diye sayıklıyordu. Çenem yorulmaya
başlamıştı artık. Bir kez daha soktum
ağzıma. Eli başıma gitti ama bastıracak hali
kalmamıştı. Salyalarım, tükürüklerim akmıştı
iyice kasıklarına. O güzel delik sırılsıklamdı. Parmağımı
yavaşça birinci boğuma kadar soktum. İki eliyle birden
bileğimi tutmak ister gibi uzattı ama başımı tuttu ve
sikine çekti hızla. Son gücünü harcamıştı sanki bu
hareketiyle. Boğazıma kadar sokmuşken başı geriye
düştü ve inlemeye başladı.
Parmağım içine girdiğinde deliği sımsıkı
kavradı. Bastırdım ve kaydırıp soktum
parmağı. Çok dar ve sıcaktı içi. Daha önce siktiğim
hiçbir göte benzemiyordu bu. İçinde hafifçe oynatınca bir anda
titredi. Sesini bile çıkaracak hali kalmamıştı. Boşaldı
ağzıma. Fısıldar gibi inlemişti boşalırken.
Yutmadım döllerini. Dudaklarımdan kasıklarına
akıyordu. Boşalması bitince sikinin kafasını emdim ve emerken
ona baktım. Gözleri kapanmıştı. Sikini ağzımdan
çıkarttığımda olduğu yerde sızıp
kalmıştı. Yüzünde çok rahatlamış bir erkeğin
ifadesi vardı. Doğruldum ve yanağından öptüm onu yavaşça.
Sikim kazık gibi olmuştu benim de. Çıkardım ben de sikimi,
31 çekmeye başladım hızlı hızlı. Tam
boşalmaya yaklaşırken onun sikine değdirdim sikimin kafasını.
İnmeye başlayan sikine sürtüyordum sikimin kafasını.
Sürterken boşaldım ben de. Kasıkları siki döl içinde
kalmıştı.
Rahatladıktan sonra o halde külotunu giydirdim.
Eşofmanını giydirirken uyanır gibi oldu ama sarhoş ve
yarı baygın gibiydi. "Mmmhhh abiii ne güzel aldın
ağzına. Bir daha yapar mısın bana onu. Çok
sıcaktı ağzınnnnn..." diye sayıklar gibiyken
eşofmanını giydirdim. Divana yığılıp
kaldı. Ona bakıp gülümsedim. Bir an siksem mi diye düşünmedim
değil, ama her ne olacaksa bu onun isteği ile olmalıydı.
Dilimi değdirdiğimde o güzel deliği görmüştüm.
Parmağımı çok güzel kabul edip sımsıkı sarmıştı
ve ateş gibi yanan o delik için yapmayacağım şey yoktu
benim. Üstünü örtüp odama gittim uyumaya.
Ertesi gün uyandığımda ne yapacağımı
bilemiyordum hiç. Ağzıma almayı bırak kelimenin tam
anlamıyla ağzımı yüzümü sikmişti oğlan. Ağzımda
sanki halen döllerinin tadı vardı. Bir süre yatakta yatıp
düşündüm. Pişman değildim. Çok hoşuma gitmişti
yaptıklarımız. Sadece onun vereceği tepkiyi
düşünüyordum. Parmağımı soktuğumda zevkle inlemesi ve
boşalmasını da unutamıyordum.
[Hakan]
|