Hamamda Bekaretimi Kaybettim! (Emre 18 Y., Bursa)
Merhaba, ben Emre. 18 yaşında bir pasifim. Lise yıllarımda başlamıştı erkeklere olan ilgim. Çarşıda pazarda olsun, yolda yürürken olsun, otobüste olsun her gördüğüm erkeğin beni siktiğini hayal ederdim. Eve gelen erkek misafirlerin ve akrabaların hep beni siktiklerinin fantazisini kurardım. Hatta üvey babamı bile banyo yaparken bazen anahtar deliğinden izler, yarrağını görünce iyice azardım. Üvey babam annemle sikişirken bazen kapıdan dinler, annemin inlemelerine hasta olurdum. Nerdeyse o anda kapıyı açıp (Beni de sik baba!) dememek için kendimi zor tutardım. Hep bir arayıştaydım, ama kimseye beni sik diyemiyordum.
İleriki zamanlarda odama geçip kapıyı kilitleyip götüme salatalık sokmaya başladım. Bir süre böyle salatalıkla idare ettim, ama zamanla o da istediğim doyumu vermez oldu. Bir erkeğin altında ezile ezile sikilmek daha farklı olur diyerek tekrar arayışa girdim.
Bir hafta sonu bir akrabanın düğünü için erkeklere hamam kiralamışlardı, ne kadar erkek akraba varsa toplanıp hamama gittik. O zaman lise sondaydım ve daha önce hiç hamama gitmemiştim. Hamamda yıkanan erkekleri görünce kendi kendime (Bu niye aklıma gelmedi benim?) dedim. Yıkanan erkeklerin peştemal altından o yarraklarını görmek beni acayip azdırmıştı.
Hamamdan sonra eve döndüğümüzde hemen bir salatalık alıp odama geçtim, kapıyı kilitleyip hamamdaki erkeklerin yarraklarını düşünerek götümü salatalıkla sikmeye başladım. Bunu yaparken de acayip zevk almıştım.
Artık belirli aralıklarla hamama gitmeye başlamıştım. Her seferinde de eve döndüğümde götümü salatalıkla sikiyordum. Yine bir gün gittiğimde hamamda fazla kimse yoktu. Sadece çok ama çok yaşlı, ahı gitmiş vahı kalmış üç tane ihtiyar vardı, bu da canımı sıkmıştı. Oflayıp puflayıp otururken, kesecinin bana doğru geldiğini gördüm. Keseci 45 yaşlarında, iri yarı, kıllı bir adamdı. Onun yarrağını hiç görememiştim, üstelik epey bir görmeye çalıştığım halde.
Keseci tam karşıma gelip dikildi ve "Ne o, aradığını bulamadın mı?" dedi. Ben de, "Aradığım neymiş ki abi?" dedim. Peştamalin üzerinden yarrağını kavrayıp, "Yarrak!" dedi. Utanmıştım, başımı öne eğip, "Yok abi ne alakası var?" dedim. Keseci, "Kaç zamandır izliyorum seni, hamama yarrrak görmek için geldiğini anlamadım mı sanıyorsun? Görmek istiyorsan göstereyim!" dedi. Ben utandığımdan birşey diyemedim. Keseci tam önümde dikildiği için hamamda bulunan o ihtiyarlar göremezdi, peştamalin önünü açıp, "Bak!" dedi. Yarrağını görünce gözlerim fal taşı gibi olmuştu, inik hali götüme soktuğum salatalıklardan da büyüktü.
Gözümü alamıyordum yarrağından, tertemizdi, tek kıl yoktu, bu heryeri kıllı adam yarrağına çok ilgi gösteriyordu. Peştamalin önünü kapatıp, "Gel duş kabinlerine gidelim de daha yakından bak!" dedi. Ben, "Yok abi!" dedim, ama gitmek te istiyordum. Keseci ısrar edince, kendi kendime (Oğlum adam anladı ne istediğini, git siktir işte!) diye düşündüm ve "Tamam, gidelim!" dedim. Keseci önden giderken ben arkasından heyecanla gidiyordum.
Duş kabinlerinden birine girdik. Perdeyi kapatıp peştamali çözüp perdenin üstüne attı. Benim yine gözüm yarrağına takıldı ve ne yapacağımı bilmiyordum. O da anlamıştı, "Heyecanlısın tabii, tanışalım, ben Murat!" dedi. "Ben de Emre!" dedim. "İlk mi?" diye sordu, "Evet!" dedim. Gülümseyerek bileğimden tuttu ve elimi yarrağının üstüne götürdü. Ben de yarrağını kavradım. Bileğimden tutmaya devam ederek elimi yarrağında ileri geri yapmaya başladı. Az sonra yarrağı kalkmıştı, çok büyüktü, taş gibi de sert olmuş ve elime sığmıyordu.
Sonra omzumdan aşağı bastırıp beni önünde çömeltti, bense elimle ileri geri yapmaya devam ediyor, bir yandan da yarrağını inceliyordum. "Ağzına alsana!" dedi. İlkin çekindim, ama temiz oluşu ve o yarrağı tutmamdaki zevk bana (Hadi!) dedi. Yarrağın mantar gibi başını önce yaladım, sonra ağzıma aldım. Ama çok büyük olduğu için başından sonra az birazını daha anca alabiliyordum. Bir yandan yarrağın gövdesini elimle ileri geri yapıyor, bir yandan başını yalıyordum.
Keseci birden kafamı tutup yarrağını ağzıma ittirdi. Gırtlağıma kadar dayanmıştı, ağzım yırtıltı sandım. Sonra ağzımın içinde ileri geri yapmaya başladı, her seferinde başı gırtlağıma dayanıyor geri çekiyordu. Resmen ağzımı sikiyordu. O güçlü elleriyle tuttuğundan başımı da kaçıramıyordum...
Herhalde 5 dakika kadar sikti ağzımı, sonunda gırtlağıma kadar dayayıp titreye titreye boşalmaya başladı. Ağzımın içi döl dolmuştu. Başımı bıraktığında yarrağı ağzımdan çıkardım, o da hemen 31 çeker gibi eliyle ileri geri yapmaya başladı. Halen boşalıyordu, dölleri ağzıma yüzüme göğsüme akıyordu. İstemeyerek te olsa yutkunduğumdan ağzımdaki dölleri yutmuştum, ama tadı hoşuma gitmişti.
Boşalması bitince elini duvara dayadı ve "Of harikaydın!" dedi. Ben de dudağımın kenarındaki döllerini yalıyordum o arada. Sonra yarrağına biraz su döküp yıkadı ve peştamalini beline bağladı. Yüzümdeki dölleri gösterip, "Hadi sen de temizlen çık, bekliyorum!" dedi. "Tamam!" dedim suyu açıp duş aldım.
Çıktığımda bekliyordu, "Beni takip et!" dedi. Aslında biraz da korkuyordum, ağzıma zorla yarısı girmiş ağzım yırtılacak gibi olmuştu, o küçücük götüme nasıl alacaktım o yarrağı. Havuzun ordan çıkıp havlulara sarındık, onu takip ediyordum, üst katta özel banyolu odalar varmış, oraya doğru gidiyorduk. Kata çıktığımızda o katın görevlisi birisi vardı. Ona, "Haydar abi son banyo boş mu?" dedi. Haydar abi de, "Boş, ne oldu ki?" dediğinde beni gördü, gülümseyerek, "Ulen Murat!" dedi. Murat ta, "Ben ordayım abi, haberin olsun!" diyerek gülümsedi.
Odaya girdiğimizde soyunma alanında hemen üstündeki havluları attı. Ben, "Ne yapacağız burada?" dediğimde, "Sikeceğim yavrum seni!" dedi. "Ben o koca yarağı alamam, çok büyük!" dedim. "Alırsın yavrum alırsın!" diyerek benim üstümdeki havluları bir çırpıda çözdü, elimden tutup banyo kısmına soktu beni hemen. Küvetin suyunu doldurmak için çeşmesini açtı. Ben halen, "Abi, ağzıma alayım öyle boşaltayım..." falan diyordum, ama o beni sikmeyi kafasına koymuştu, "Ağzına da alacaksın, senin o küçük götünü de sikeceğim!" dedi. Ben aslında hem korkuyor hem de siktirmek istiyordum.
Küvet dolunca, "Gir suya da götün biraz yumuşasın!" dedi. Su sıcaktı, ama ben de yanıyordum. Küvet basamaklı gibi olan küvettendi, oturup beklemeye başladım. O da kapıyı açtı ve "Haydar abi sabunla şampuan versene ordan!" dedi. Haydar abi getirip verdi ve "Oğlum nasıl denk getiriyorsun böylelerini?" dedi. O da, "Kendi ayaklarıyla geliyorlar abi, ben denk getirmiyorum!" dedi. Demek ki hamamda denk getirdiklerini burada sikiyordu. Haydar abi, "Tamam, ama beni unutma!" dedi. O da, "Unutur muyum abi!" dedi, sonra kapıları kapatıp içeri girdi ve bana, "Yumuşadın mı güzelim?" dedi. Böyle sözleri kullanması hoşuma gitmişti.
Kendi de küvetin içine girdi, ayakta dikildi ve "Bu arada sen de küçük Murat'ı hazırla!" dedi. Ben de biraz doğruldum, yarrağını yalamaya başladım, kafasını, gövdesini ve taşaklarını yaladım. Bir süre sonra, "Of dayanamayacağım, seni sikmek istiyorum artık!" dedi ve küvetten çıktı, bana da, "Çık hadi!" dedi. Heyecanlanmıştım, küvetten çıktım. "Of güzelim, acayip azdırdın beni!" diyerek ayakta dudaklarıma yapıştı.
Öyle şehvetle öpüyordu ki, ben de karşılık vermeden duramadım. Güçlü elleriyle de götümün yanaklarını avuçlayıp yoğuruyordu. Tabii kazık gibi yarrağı da göbeğime baskı yapıyordu. Bir süre öpüştükten sonra, "Domal bakalım!" dedi. Yere mermerin üzerine dört ayak domaldım. Arkama geçip götümün yanaklarını ayırıp bakınca, "Of şu göte bak, bembeyaz, tertemiz, tam yalanacak kıvamda!" dedi ve götümün deliğini yalamaya başladı. Müthiş zevk almaya başlamıştım, ama taşaklarım ağrıyordu. Elimi çüküme attım, kalkık değildi, ama biraz oynayınca boşaldım.
Bu arada o da götüme bir parmağını sokmuş ikinciyi sokmaya uğraşıyordu. Götümü alıştırınca doğruldu ve "Güzelim kızlığını bozacağım şimdi!" diyerek yarrağını götüme dayadı. Ben sadece, "Yavaş sok ne olur!" dedim. "Merak etme aşkım acıtmam, yeterince yumuşamışsın!" dedi ve yüklenmeye başladı. Kafası girdiğinde, "Yavaş lütfen, acıyor!" dedim. O ise, "Az sonra alışacaksın aşkım!" diyerek sokmaya devam etti. Ama beynimde sanki şimşekler çakıyordu, "Ne olur dur aşkım!" dedim. "Tamam aşkım durdum!" dedi.
Az sonra, "Devam edeyim mi?" dedi. Ben, "Tamam, devam et!" deyince birden yüklendi ve taşakları taşaklarıma çarptı. Güçlü kollarıyla öyle sıkı tutuyordu ki, kaçamıyordum. Kulağıma eğilip, "Köküne kadar aldın işte, götüne koduğumun ibnesi. Alacağın belliydi işte, ne nazlanıyorsun?" dedi. İlk defa bana ibne demişti, biraz bozulmuştum, ama bu saatten sonra yapacak birşey yoktu. Aslında haklıydı da, bugün ibneliğe ilk adımı atmıştım.
Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başlamıştı. Ben de alışmıştım ve artık zevkten inliyordum. Hızlanmaya başladığında aldığım zevkle, "Oohh sik beni aşkım, sik ibneni, sik aşkını!" demeye başladım. O da, "Sikeceğim tabii götüne koduğum. Sen götünü siktirmeye hamama geleceksin de ben sikmeyecek miyim!" deyip götümün yanaklarına tokat atmaya başladı. Yalan yok, böyle sikilmek hoşuma gitmişti.
Bir süre sonra götümden çıktığında sanki içim boşalmıştı. Küvete girip oturdu, bana da, "Gel bacaklarını yanıma koy yarrağıma otur!" dedi. Yarrağı kazık gibi duruyordu. Dediğini yaptım. Yarrak götüme girerken aldığım zevk tarifsizdi. Köküne kadar alınca oturup kalkmaya başladım. O da götümün yanaklarından tutup oturup kalkmama destek veriyordu. Arada dudaklarına yapışıp öpüyordum, o da karşılık veriyordu...
Az sonra götümün yanaklarından tutup havada kalmamı sağladı, kendi de biraz destek aldıktan sonra alttan hızlı şekilde pompalamaya başladı. Aldığım zevkten gözlerim kararıyordu. Birden durup, "Kalk, çık küvetten!" dedi. Kalkıp küvetten çıktım, ama ne yapacağımı bilmiyordum. "Küvetin kenarlarından tutun domal!" dedi.
Dediğini yaptım. Hemen arkama geçip yarrağını götüme kökleyince, "Ohhh!" dedim. O da, "Alıştın değil mi ibne?" dedi. "Evet kocacığım sik beni, hiç çıkartma yarrağını götümden!" dedim. Öyle hızlı pompalıyordu ki, herhalde birazdan boşalacaktı. Ben, "Hadi kocacığım, hadi!" derken belimi öyle sıkmaya başlamıştı ki, canım acımıştı.
Birden ne olduğunu anlamadan arkamda kasıla kasıla götümün içine döllerini boşaltmaya başladı. Ben zevkten dört köşeydim ve ayakta zor duruyordum, ama onun kasılmaları bitmiyordu. En sonunda belimi sıkmayı bırakıp götümden çıktı ve hemen yıkanma yerine otururdu. Ben de olduğum yere oturdum.
İkimiz de nefes nefeseydik, o bana bakıyor, ben ona bakıyordum. Bana, "Bu güne kadar siktiğim ibnelerin içinde en iyisi sendin!" dedi. Ben de, "Yalan söyleme!" dedim. "Yalan söylemiyorum aşkım, gerçekten en iyisi sensin!" deyince hemen gidip dudaklarına yapıştım. Elimi yarağına atıp okşamaya başladığımda, beni engelleyip, "Dur, halim kalmadı!" dedi. "Tamam!" deyip elimi çektim, ama aslında bir kere daha sikmesini istiyordum. Yanına oturup başımı göğsüne yasladım, bir süre öyle kaldık.
Sonra, "Kalk hadi!" dedi, biraz su dökündü. Çıkarken de, "Haydar abi gelecek, onu da memnun et!" dedi. "Nasıl yani?" dedim. "Nasıl yanisi var mı, ona da siktireceksin. Bir tane yarrak arıyordun, iki tane buldun işte!" dedi. "Tamam!" dedim.
Ben de su dökünüp götümdeki dölleri çıkarmaya çalışırken Haydar abi girdi içeriye ve "Murat seni bana bıraktı!" dedi. Utandığımdan oramı buramı saklamaya çalıştım. Haydar abi gülümseyip, "Len götüne koduğumun ibnesi, ne saklıyorsun oranı buranı? Bak ben saklıyor muyum?" diyerek peştemalini çözüp attı. Yarrağı zaten kalkık gelmişti, hemen ağzıma verdi. Biraz sakso çektirdikten sonra o da domaltıp güzelce sikti beni...
O gün hamamdan çıkarken telefon numaramı aldılar. Gel diyorlar, gidiyorum siktiriyorum, git diyorlar gidiyorum. Bazen beni hamama gelen başka arkadaşlarına da siktiriyorlar. Yani götüm yaraksız kalmıyor ve benden mutlusu yok :)
(Emre)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: