|
Güya Sikilmek İstemiyordum! (Cenk 18 Y., Mersin)
Selam, ben Cenk. O zamanlar 16 yaşındaydım. Bir yaz günü mahalleden
arkadaşlar toplanmış denize gideceklermiş. Benim samimi
olduğum arkadaşım Cemal de bizim eve gelip, bana, "Denize
gidiyoruz, hadi sen de gel!" deyince, annem de ona, "Kimlerle
gidiyorsunuz?" diye sordu. Cemal isimlerini söyledi,
dayısının oğlu Bülent te vardı. Bülent bizlerden iki
yaş büyük, uzun boylu ve iri yapılı birisiydi.
Annem, "Bülent'i çağır!" dedi. Cemal Bülent'i
çağırmaya gidince ben de çantamı hazırladım, havlu
mayo falan aldım. Bülent bizim evin önüne gelince, annem beni ona emanet
edip, bana göz kulak olmasını tembihledi. Ben çantamı
aldım, yanlarına indim. 9-10 kişi olmuştuk, minibüs
durağına gittik.
Minibüs geldi bindik, birkaç kişi ayakta kalmıştık.
Ben Bülent'in oturduğu koltuğa tutunmuştum. Biraz gittikten
sonra minibüsün ani fren yapmasıyla ben Bülent'in bacaklarının
üstüne düştüm. Bülent ani bir refleksle beni kucaklayıp düşmemi
engelledi. Ben kalkmak isteyince, "Otur böyle!" dedi. Bülent'in
yanında oturan yaşlı amca da, "Otur işte oğlum,
kalkarsan yine fren yaptığında düşersin!" dedi. O da
öyle söyleyince Bülent bana sarılıp beni biraz daha kendine
doğru çekti. Ben de ister istemez kucağına oturmak zorunda
kaldım...
Bir süre sonra altımda Bülent'in sikinin sertleştiğini
hissettiğimde sıkıntıdan terlemeye başladım.
Kalkmak istiyordum ama Bülent beni güçlü kollarıyla ahtapot gibi
sarmış kalkmamı engelliyordu. Utandığımdan ses
çıkaramıyor, bir an önce gideceğimiz yere varmamızı
umuyordum. Resmen kazık gibi bir yarağın üstünde yolculuk
yaparak sonunda ineceğimiz durağa varmıştık. Minibüs
durduğu gibi ben hemen minibüsten indim. Bülent de benden
sonra minibüsten inmiş, kalkık sikini şortun içinde düzeltirken sırıtarak bana bakıyordu. Hemen
başımı başka tarafa çevirdim, çok utanmıştım.
Diğer arkadaşlar da indikten sonra yolun
karşısına geçmemiz gerekiyordu. İşlek yolda arabalar
vızır vızır geçiyordu. Bülent yanıma geldi ve
"Dikkat et araba çarpmasın, annen seni bana emanet etti!" deyip,
(sevgilsiymişim gibi) kolunu boynuma attı, beraber karşıya
geçtik. Sonra beni bırakıp Cemal'in yanına gitti, kumsala
doğru yürürken biraz geride kaldılar ve konuşmaya
başladılar. Ne konuştuklarını merak etsem de
duyamıyordum. Bir ara arkama dönüp baktığımda, Cemal'in,
"Ben karışmam!" dediğini duydum sadece...
Kumsala varınca diğerleri gibi ben de üzerimideki şortu
falan çıkardım, havluya sarılıp külodumu çıkarıp
mayomu giydim. Havlumu bırakıp arkamı döndüğümde az ilerde
oturmuş beni seyreden Bülent'le göz göze geldik. Yine
utanmıştım. Denize girmeden önce biraz kumun üstüne yatıp
güneşlendik. Bir tarafıma Cemal yatmıştı, diğer
tarafımda da Bülent vardı. Bülent sürekli benim vücudumu
seyrediyordu. Ayrıca şortunun içinde sikinin sertleştiği
belli oluyordu. Sonra ben kalkıp denize girdim. Ben fazla yüzme
bilmediğimden sahile yakın yerde giriyordum denize. Diğer arkadaşlar da girdi denize. Bülent yine
Cemal'le konuşuyor, ona bir şeyler söylüyordu...
Az sonra Bülent kalkıp geldi
yanıma ve "Hadi gel beraber yüzelim!" dedi. Ben, "Fazla yüzme bilmiyorum!" desem de, "Gel
hadi!" diyerek kolumdan tutup beni çekerek derin olan kısma götürdü.
Derine vardığımızda ayaklarım yere basmayınca ben
korku ve panikle Bülent'in boynuna sarıldım. O da bana
sarılıp suyun içinde götümü okşamaya başladı. Onun
boyu uzun olduğu için suyun içinde ayakları yere değiyordu.
Götümü resmen avuçlamış, ufaktan yoğuruyordu. Ben tabii,
"Yapma!" diyordum, ama Bülent dinlemiyor, okşamaya devam
ediyordu...
Elinden kurtulmak ve kumsala gitmek için arkamı döndüğümde
belimden tutup çekerek iyice kendine yapıştırdı beni.
Götüme yaslanan yarrağının kazık gibi olduğunu
hissediyordum. Belimden tutup beni hem kendine çekiyor, hem de beni hafif hafif
yukarı aşağı hareket ettirip, üzerimizde
mayolarımız olduğu halde götümün yarağına sürtünmesini
sağlıyordu. Ben ibne değildim, ama bu yaptığı
hoşuma gitmiş, içim bir tuhaf olmuştu. Yine de, "Bırak
beni, denizden çıkmak istiyorum!" dedim. Bülent ise az daha sürtünüp,
"Ohhhh!" diye inledi. Galiba mayosunun içine
boşalmıştı. Sonra beni bırakınca ben hemen
yarı yüzerek yarı yürüyerek denizden çıkıp kumsala oturdum.
Bülent ise denizde biraz daha kaldı. Hareketlerinden
anladığım kadarıyla denizin içinde mayosunu
çıkarıp yıkadıktan sonra tekrar giydi. Sonra
çıkıp geldi, yanıma oturdu. Bana, "Niye kaçtın hemen,
sana yüzme öğretecektim!" dedi. Yüzüne bakmadım ve hiç konuşmadım.
Bir süre sonra Bülent kalkıp tekrar denize girdi. O gidince Cemal geldi
yanıma ve "Noldu, moralin bozuk gibi?" dedi. Ben, "Yok bir
şey, iyiyim!" dedim. Cemal, "Rahat bırakmıyor
değil mi?" dedi. Ben de, "Ona söyle, birisi görse aramızda
bir şey var sanacak!" dedim. Cemal, "Ne zamandır bana
senden bahsediyor, senden çok hoşlanmış, seni sikmek istiyor.
Benden seni ayarlamamı istedi, ben de ben karışmam dedim!"
deyince, "Ya nerden çıktı bu, ne alaka? Söyle ona, ben ibne
değilim!" dedim ve kalkıp denize girdim.
Cemal Bülent'i çağırdı, birşeyler konuştular.
Sonra Bülent yanıma geldi, götümü okşayarak, kulağıma,
"Bir gün seni sikmem için yalvaracaksın!" deyip yanımdan
uzaklaştı. O gün bir daha da yanıma yaklaşmadı, ama
bakışları hep üzerimdeydi. Bir iki saat daha yüzdükten sonra eve
dönmeye karar verdik. Minibüste ben hemen oturacak bir yer bulup oturdum.
Mahalleye geldiğimizde herkes ayrılıp evine gitti...
Aradan birkaç gün geçmişti, mahallemizdeki okulun bahçesinde top
oynuyorduk. Oyun bittikten sonra Cemal, "Hadi bize gidelim, evde kimse
yok, çay içeriz!" dedi. Ben de, "Eve gidip duş
alacağım." dedim. Ama Cemal, "Bizde alırız!"
diye ısrar edince kabul ettim. Yolda bana, "Bülent seni sorup
duruyor, çok istiyor seni!" deyince, "Ben istemiyorum öyle bir
şey!" dedim ve konu kapandı. Eve girince, Cemal, "Önce sen
duşunu al çık, sonra da ben alırım ve çay içeriz!"
dedi. Ben banyoya girdim, duşumu alıp giyinip çıktım. Bir
de ne göreyim, Bülent gelmiş salonda oturuyor. Ben tabii bozuldum.
Cemal, "Siz oturun, ben de duş alıp geleyim!" dedi.
"Ben gidiyorum!" dedim. Cemal, "Gitme, çay
yaptım!" deyip banyoya girince, Bülent yanıma gelip oturdu.
Elini boynuma atıp beni kendine doğru çekti. Boyunumu
boğazımı koklayıp, "Ohhh, duş
yaptığın hemen belli oluyor, mis gibi kokuyorsun
aşkım. Şimdi götün de mis gibi olmuştur, ne yalanır
ama!" dedi. Ben, "Yapma, istemiyorum!" deyip elini itekledim.
Bülent hiç vaz geçmiyor, ben uzaklaştıkça o daha çok sokuluyordu
yanıma. Götümü okşuyor, dudaklarımı öpmek istiyordu. Ben
yüzümü kaçırınca boynumu boğazımı öpüp yalıyordu.
İçim bir tuhaf olmuştu, aslında garip bir şekilde
hoşuma gidiyordu bu yaptıkları, ama yine de, "Yapma!"
deyip duruyordum...
Biz öyle cebelleşirken Cemal banyodan
çıkmıştı. Odasına gidip bana, "Buraya gelsene
Cenk!" diye seslendi. Ben hemen kalkıp Cemal'in yanına gittim.
Bana, "Bülent'in huyunu biliyorum, vaz geçmez, ondan kurtulmak istiyorsan
biraz öpüp okşamasına izin ver. Zevkini aldı mı zaten
bırakır gider!" dedi. Aslında hoşuma gidiyordu, ama halen
istemiyor havalarındaydım. "Tamam, öpüp okşasın, ama
siker diye korkuyorum!" dediğimde, "Ben salonda
olacağım, istemediğin bir şey yaparsa seslen, hemen
gelirim!" dedi. Mecburen kabul etmişim gibi, "Tamam!"
dedim.
Cemal odadan çıktı. Bülent'le bir şeyler
konuştuklarını duyuyordum. Az sonra Bülent odaya girip
kapıyı kapattı. Beni ayağa kaldırıp dudaklarıma
yumuldu. İlk defa biriyle öpüşüyordum, ama o sanki
dudaklarımı yercesine öpüyordu. Öpüşürken üzerimdekileri
çıkarmaya başladı. Sonunda bir tek külodum
kalmıştı. Kendisi
de küloduna kadar soyunup beni yatağa yatırıp öpmeye
okşamaya devam etti. Sikinin sertliğini yine hissetmeye
başladım. Yavaş yavaş külodumu da çıkarınca
tamamen çıplak kalmıştım.
Kendi külodunu da çıkarıp beni okşamaya ve öpmeye devam
etti. Götümün yanaklarını yoğuruyordu. Benim sikim de
sertleşmişti, bunu farkedince elini sikime atıp
sıvazlayarak, "Bak sen de istiyorsun!" dedi. Tekrar beni
dudaklarımdan öpünce bu sefer ben de karşılık verdim. Ben
de onun saçlarını okşuyor, o dudaklarını çekince bu
sefer ben bırakmıyordum. Bu yaptığıma
inanamıyordum, kendiliğimden elimi onun sikine atmış
okşuyordum...
Biraz o şekilde öpüşüp elleştikten sonra beni yüz üstü
yatırıp arkama geçti. Götümün yanaklarını ayırıp,
"Ohhh, mis gibi!" diyerek deliğimi yalamaya başladı.
Aman Tanrım, o an zevkten geberecektim nerdeyse. Hele dilini deliğime
sokmaya çalışırken aldığım zevk
inanılmazdı. Biraz yalayıp dilledikten sonra, siki götümün
yanakları arasına gelecek şekilde üzerime uzanıp,
kulağıma, "Seni sikmek istiyorum aşkım!" dedi.
Ben de, "Şimdi olmaz, belki daha sonra!" dedim. O da,
"Tamam aşkım, o halde bu sefer sadece sürtünüp
boşalayım!" deyip doğruldu, götümün yanakları
arasına bolca tükürüp yeniden uzandı, sürtünmeye başladı.
İtiraf etmesi çok zor, ama müthiş zevk alıyordum. İstem
dışı inlemeye bile başlamıştım. Eğer deliğimi
yalamasından, dillemesinden ve sürtünmesinden bu kadar zevk
alıyorsam, gerçekten sikse acaba nasıl zevk alırdım diye
düşünmeden de edemiyordum...
Bir süre sonra benimle birlikte o da inlemeye
başlamıştı. Sonunda, "Ohhhh!" diyerek götümün
yanakları arasına boşaldı. Tabii bu arada ben de çoktan
yatağa boşalmıştım. Boşalması bitince
üzerimden kalktı, belime de bulaşmış dölleri de parmağıyla
sıyırıp göt deliğime sürdü. Sonra ensemi öpüp, "Bir
dahaki sefere daha güzel olacak aşkım!" dedi. Ben de, "Bir
daha olur mu bilmiyorum!" deyince, "Ben olacak diyorsam olacak!"
dedi. Kalkıp Cemal'ın havlusuyla temizlendik, giyinip odadan
çıktık.
Cemal çaylarımızı doldurmuş bizi bekliyordu. Bülent
bir çay içip gitti. O gittikten sonra Cemal, "Ee, nasıldı?"
diye sordu. Çok zevk aldığımı bilmesin diye, "Eh
işte!" dedim. Ben bir çay daha içtikten sonra, Cemal'e, "Bak bu
aramızda kalsın!" dedim, o da söz verdi. Ben de kalkıp eve
gittim. Yaşadıklarımın heycanıyla o gece sabaha kadar
gözüme uyku girmedi tabii...
Aradan birkaç gün geçmişti, Cemal yanıma gelip, "Hadi bize
gidelim yine, kimse yok, oturur çay içeriz!" dedi. Ben, "Tamam!"
dedim. Onlara gittiğimizde Bülent'in bahçede oturmuş bizi
beklediğini gördüm. Aslında onu gördüğüme çok sevinmiştim,
ama belli etmedim. Eve girdik. Cemal, "Ben çay yapayım!" deyip
mutfağa gider gitmez, Bülent elimden tutup odaya götürdü beni. Bu sefer
hiç itiraz etmedim, gönüllü gitmiştim. O beni soydundurdu, ben onu. Ayakta
öpüşmeye başladık.
Artık karşılık veriyor, ben de istiyordum. Bülent
yatağa uzandı, ben de onun üstüne uzandım, öpüşmeye devam
ediyorduk. Bülent omuzlarımdan beni aşağıya doğru bastırdı.
Ben (Ne istiyorsun?) gibisine baktığımda, eliyle göbeğine
yapışmış sikini kaldırıp, "Hadi biraz yala
bunu!" dedi. Ben, "Yapamam, daha önce hiç yapmadım!" dediğimde,
"Bir sefer dene, her şeyin ilki vardır!" deyip kafamı
bastırıp sikini dudaklarıma sürdü.
Sikini elime alıp biraz okşadım, sonra sikinin
başına dilimi sürdüm, sonra da etrafına. Daha sonra da
ağzıma aldım. Filmlerde gördüğüm kadarıyla, acemice de
olsa sakso çekiyordum. Saçlarımdan asılarak, "Dişlerini
değdirme!" dedi. Ben de daha dikkatli olmaya çalıştım.
Arada bir ağzımdan çıkarıp etrafını
yalıyordum, sonra tekrar ağzıma alıyordum...
Cemal seslendi, "Çay hazır, geliyor musunuz?" diye.
Bülent, "Yok!" deyince aniden kapı açıldı. Bülent'in
siki ağzımda, Cemal kapıda durmuş bize bakıyordu. Çok
utanmıştım, "Lütfen çık odadan!" dedim. Bülent te
Cemal'e, "Git bebe yağını getir!" dedi. Ben hemen Bülent'e
sordum, "Bebe yağını ne yapacaksın?" diye. O da götüme
bir tokat atıp, "Sen işine bak!" dedi, eliyle de
başımı bastırıp sikini yeniden ağzıma verdi...
Ben saksoya devam ederken göt deliğimde bir ıslaklık
hissettim. Biraz garip ama hoş bir histi. Cemal getirdiği bebe
yağını deliğime damlatıyordu. Sonra parmağıyla
bebe yağını deliğime yedirip yavaşça parmağını
içime sokmaya başladı. Bunu yaparken de bana, "Sıkma
kendini, rahat bırak!" diyordu. Cemal götümü yavaş yavaş parmaklamaya
başladı. Az sonra ikinci parmağını da soktu. Parmaklarını
deliğimde burgu gibi kıvırarak sokup çıkarıyordu. Birkaç
dakika da öyle parmakladıktan sonra, Bülent'e, "Alıştı
sanırım, hadi bir dene bakalım!" dedi. Sonunda
beklediğim, ama aynı zamanda da korktuğum an gelmişti,
sikilecektim.
Bülent kalkıp beni yüz üstü yatırdı,
ayaklarımı yataktan sarkıtıp götümü yükseltti ve arkama
geçti. Yağladığı sikini götümün yanakları
arasında biraz sürtüp deliğime bastırmaya başladı.
İstem dışı kendimi kasıyordum. Yavaş yavaş
ucunu bastırıp çekiyordu ki, birden ucunun girdiğini hissettim. "Yapma,
acıyor!" dedim. Bülent, "Merak etme birazdan geçer, hadi gevşe!"
dedi. Gevşemek istiyordum ama korkumdan gevşeyemiyordum. Popoma bir
tokat atmasıyla ben popumu kaldırdım, o anda yüklenip hepsini
birden geçirdi. Ben tabii bastım çığlığı, çok
acımıştı. Altından kaçmaya çalıştım,
ama mümkün değildi. Bülent, "Dur hareket etme, şimdi geçer!"
dedi, içimde biraz öyle bekledi...
Sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Giderek
hızlanan bir tempoda sikmeye devam etti. 10 dakikadan fazladır
sikiyordu. Çok hoşuma gitse de halen acıyordu, "Hadi lütfen
çık, dayanamıyorum!" dedim. Bülent te 3-4 sefer sertçe kökleyip,
"Ohhhhh!" diye inleyerek içime ılık ılık boşaldı.
İçimde biraz durduktan sonra sikini çıkardı. Ama en güzeli
içimden çıkartırken hissetiklerimdi, bir balık gibi içimden kayarak
çıkmıştı siki. Sikini götümün yanakları arasına
biraz sürtüp kalktı üzerimden, ama sikinin halen taş gibi sert
olduğunu hissetmiştim...
Ben öyle ölü gibi yatarken bir baktım ki Cemal de soyunup
yanıma domaldı ve Bülent'e, "İstediğini yaptım,
hadi sözünde dur!" dedi. Ben daha ne oluyor demeden, Bülent Cemal'i
sikmeye başlamıştı bile. Cemal'den ise sadece zevk
inlemeleri yükseliyordu. O an şok olmuştum, ama sonradan
öğrendiğime göre Cemal aylardır kendini Bülent'e
siktiriyormuş. Bir gün Bülent Cemal'e, "Eğer Cenk'i de bana
siktirmezsen birdaha seni sikmem!" deyince, Cemal benim de sikilmem için
uğraşmış...
O günden sonra Cemal gibi artık ben de Bülent'in ibnesi
olmuştum. Bülent bizi ne zaman sikmek istese gidiyorduk ve "Beni sik!"
diye birbirimizle yarışıyorduk. Ama Bülent'in her zaman ilk tercihi
ben oluyordum, ilk beni siktikten sonra Cemal'i sikiyordu. Bülent'in denizde bana
dediği çıkmıştı, artık bir gün çağırmadığı
zaman ben gidip Bülent'e yalvarıyordum beni sikmesi için :)
[Cenk]
|