|
Götümün İlk Defa Yarak Yemesi! (Faruk, 52 Y., Çorum)
Ben de şimdi
gençliğe geçiş döneminde yaşamış
olduğum anılarımdan birini anlatacağım. Şehirde
doğmuş şehirde büyümüşlüğün vermiş olduğu
bir özlemle köy yaşamına özentim vardı,
köy yaşamını seviyordum. O bakımdan yaz tatillerinin
büyük bir bölümünü köyde geçirirdim. Köyde, yaşıtım olan
akrabalarım vardı, onlarla hoşça vakit geçiriyorduk. Celal isimli teyzemin oğlu vardı, benden 3 yaş
büyüktü. Sedat isimli dayımın oğluda benden 2 yaş büyüktü.
Tuncer isimli bir başka teyzemin oğlundan da ben 1 yaş
büyüktüm. Biribirimizle çok iyi anlaşıyorduk.
Köyde en çok Celallerin evlerinde kalırdım. Gündüzleri köyün
bahçelerine gider, meyve yer, gezer tozardık. Geceleri aynı odada
fakat ayrı yataklarda yatardık. Yatmak için soyunduğumda, Celal
benim hiç güneş görmemiş süt beyazı vücuduma bakar, “Faruk,
sen aynen kız gibisin!” diye takılırdı. Arasıra
dayımın oğlu Sedatlarda da kalırdım. Sedat da aynısını
söylerdi. İlk önceleri çok kızardım, “Bir daha
gelmeyecem köye.” derdim. Sonradan, bana, “Kız gibisin!” demeleri hoşuma gitmeye
başladı. Zaten kendi evimizde, yatak odasındaki aynanın
karşısına çırıl çıplak geçer, kendimi
seyrederdim. Kendi kendimide çok beğenirdim. Her tuvalete çıkmamda
işemeyi bitirdikten sonra götümü parmaklardım. Sikim ulaşsa
kendi götüme sikimi sokmayı arzu ederdim. Bazen denerdim,
fakat sikimin başını göt deliğime anca değdirebilirdim,
daha sonrada 31 çekerdim. Götümü parmaklamaktan başka, götüme ince bir
salatalığı sokup 31 çekmek inanılmaz zevk verirdi.
Buğdaylar yeni olgunlaşıyordu, arpalar biçiliyordu. Celal bana, “Yarın seninle tarlaya gidelim,
hemde babamgile öğle yemeklerini götürelim.” dedi, ben de, “Olur.”
dedim. Sabah olduğunda ben kısa pantolon giydim. Kız
bacakları gibi bacaklarım çıkmıştı meydana,
sarı tüyden başkada doğru dürüst kıl
yoktu, çok parlaktım. Teyzem yemekleri yapıyordu. O arada diğer
teyzemin oğlu Tuncer geldi. Celal ona “Biz
Farukla tarlaya gidiyoruz, gelmek istersen sende gel.” dedi. Tuncer
de “Gelirim.” dedi. Yemekleri eşeğin heybesine
koyduk, taralaya gitmek için yola koyulduk. Yolda konuşarak giderken, Celal, “Faruk hiç eşek de sikmemiştir bu zamana kadar.” dedi.
Ben de, “Şehir yerde eşeği nerden bulup da sikecem?”
dedim. Bunun üzerine, “Sen şimdi, götümü de hiç siktirmedim
dersin.” deyince şaşırdım ve “Şimdi
nerden çıktı bu mesele?” dedim. Tuncer lafa girdi, “Biz
yaşıtlarımızla, tarlada ahırda samanlıkta
nerde denk gelirse sikişiyoruz.” dedi. Onlara, “Siz şimdi
ciddi mi konuşuyorsunuz?” dedim. “Bize inanmıyormusun
şimdi?” dediler. Ben de, “Hayatta inanmam!” dedim. Bu
arada buğday tarlalarına da gelmiştik.
Tarlanın yanındaki ağaca eşeği bağladılar
ve buğdayların içerisine girip pantolonlarını
indirdiler. İkiside başladı sikleriyle oynamaya ve sikleri
kalktı. Ama Celalda öyle bir sik vardı ki,
uzun ve kalın. Tuncerin siki pek büyük değildi. Celal domaldı ve Tuncer'e, “Hadi sok götüme şu
sikini de Faruk görsün!” dedi. Tuncer sikini tükürükleyip Celalin
götüne bir hamlede soktu ve başladı gidip gelmeye. Celal Tuncere “Boşalma da, dönüşte Faruk sen ben üçlü yaparız.”
dedi. Bu kezde Tuncer domaldı, Celal soktu Tuncerin götüne. Bir iki
gel git yaptıktan sonra pantolonlarını giydiler. Bana, “Şimdi inandın mı?” dediler. “Evet
inandım.” dedim. “Gerçekten sen götünü hiç siktirmedin mi?”
diye sordular. Ben de, “Siktirmedim ama kendi kendime götümü parmakladım.”
dedim. Tekrar yola koyulduk. Arpa tarlasına gelmiştik. Yemekleri
bıraktık. Geri dönerken eniştem, “Celal,
eşeği bırak biz getiriz. Hem Faruğu da sıcakta pek
gezdirmeyin, alışık değil, sıcak dokunabilir.”
dedi.
Göt sikme - siktirme mevzusunu konuşarak tekrar buğday tarlasına
geldik. Tarlanın ortasına kadar girdik, Celal ve Tuncer hemen
soyunmaya başladılar, çırıl çıplak oldular. Güneş
tam tepemizdeydi. Bana, “Sen ne duruyon, hadi
soyunsana.” dediler. Ben de, “Olmaz.” dedim. Celal ısrar
etti ve bana “Soyun, sana Tuncerin götünü vereyim de önce tadına
bir bak.” dedi. Beni soymaya başladılar. Bir onların vücutlarına
bakıyorum, bir kendi vücuduma bakıyorum, gerçekten tıpkı
kız gibiyim. Tuncer Celale “Farukdaki göte bak, bu götü gördükten
sonra 70 yaşındaki adamın yarağı bile kalkar.”
dedi. Sonra bana, “Sikin de fena değilmiş, kafası kırmızı
geri kalan yerleri beyaz, güzel duruyor. Şimdiye kadar hiç ağzıma
sik almadım, ama senin sikini yalayacam.” dedi ve önüme çömeldi.
Sikimi ağzına aldı ve iştahla yaladı. Sikim kazık
gibi olunca önüme domaldı ve “Hadi sok bakalım şu
güzel sikini de götüm güzel bir sik görsün.” dedi. Ben de, “Göte
ilk sokuşum olacak.” dedim. Sikimi tükürükleyip Tuncerin götünün
deliğine dayadım. Azıcık bastırmayla götüne
giriverdi. Ateş gibi yanan götüne sokup çıkarıyordum.
Ben Tuncerin götünü sikerken Celal de arkama geçti ve götüme parmağını
sokup çıkarıyordu. Götümü parmakladıkça hoşlanıyordum
ve zevk alıyordum. Celalin siki de iyice kalkmış, sikini tükürüklüyordu.
Sonra bana, “Sen Tunceri sikerken, ben de sana sokayım, acısını
az duyarsın madem götüne ilk defa bir sik girecek.” dedi. Daha
sonra götümü de tükürükledi ve sikini göt deliğime dayadı. Celale,
“Yavaş yavaş sok, acırsa siktirmem.” dedim. Celal
götüme sokmaya başladı. Daha sikinin başı girmemişti
ki ben lastik top gibi fırladım. “Acıyor, ben ne sikerim, ne de
siktirim!” dedim. Elbiselerimi elime aldım giyecektim. Celal
benden 3 yaş büyük olduğu için baya kuvvetliydi. Bana, “Öyle
yağma yok. Gönüllü siktirmezsen zorla sikeriz!” dedi. Celal başımı tuttuğu gibi bacaklarının
arasına kıstırdı, ayakta domalmıştım.
Tuncere, “Hadi göster kendini Tuncer!” dedi. “Ne olur
yapmayın, çok acıyor.” diye
yalvarsamda, Tuncer göt deliğime sikini dayamış sokmaya çalışıyordu,
ben de götümü büzüyordum. Celal, “Götünü
büzdükçe daha çok acır, gevşek durursan okadar acımaz.
Büzsen de, gevşesen de, seni sikmeden gitmek yok.”
dedi.
“Tamam sikin de, yavaş sokun ne olur.” dedim. Tuncer, “Tamam.”
dedi yavaş yavaş sokmaya başladı, ama götüm hala acıyordu. “Az sabret birazdan alışırsın,
acı azalır.” dedi. Tuncer götüme
sokup çıkardıkça gerçekten götümde gevşeme oldu, biraz
rahatladım. Celal, “Dönüşümlü sikişelim,
hemen boşalmayalım zevkini çıkaralım.” dedi. Celal başımı bıraktı ve Tuncere,
“Çekil, biraz da ben basayım şehirli götüne.” dedi.
Yere çöküp Celalin önünde domaldım. Celal
kalkmış sikini tükürükledi, götüme dayayıp sokmaya başladı.
Ama Tuncerin sikinden kalın olduğu için çok zornalıyordum. Celal sikinin tamamını götüme soktuğunda
gözlerimden yaş geldi. Git gele başladı, biraz siktikten
sonra boşalmadan çıkardı yarağını. Bana, “Hadi bakalım beni sikme sırası
sende.” dedi ve önüme domaldı. Tükürüklediğim sikim bir
hamlede götüne giriverdi. Celale, “Götün acımıyor
mu?” dedim. “Neden acısın ki,
sikimiz kalkmaya başladı başlayalı, Tuncer ben ve dayımızın
oğlu Sedat devamlı birbirimizi sikiyoruz.” dedi. Ben Celali
sikerken, Tuncer de beni sikmeye başladı, ilk duyduğum acı pek kalmamıştı.
Bir tarafdan sikmek bir tarafdan da sikilmek çok zevk veriyordu. Tuncer
arkamda öyle bir durdu ki, ben Celalin götünü
pompalarken, Tuncerin siki de benim göte girip çıkıyordu. Ben
Celalin götüne boşalırken, Tuncer de benim götüme boşaldı.
O esnada birbirimize kilitlendik. Olanca gücümle ben Celali kucakladım,
Tuncer de beni kucakladı. Sonra Celal, Tuncerle bana, “Yan yana domalın
bakayım.” dedi. Yan yana domaldık. Celal bir bana, bir
Tuncere sokuyordu. Bazen götüme denk gelmediğinde bastırınca
lap diye sikinin hepsi götüme oturuyordu, işte o zaman götüm acıyordu.
En sonunda Celal benim götüme boşaldı, “Akşama doğru
birer posta daha atarız.” dedi. Elbiselerimizi giyindik gittik.
Akşam üzeri birer kere daha sikiştik. Birkaç gün boyunca, her tuvalete çıktığımda götümün acısından
zoraki işeyebiliyordum.
[Faruk]
|