Not İçin Götümü Verdim! (2) (Özgür 18 Y., İzmir)
Laboratuvardan çıkınca okulun kayıp eşya deposuna
gittim. Okulda maddi durumu iyi olan öğrenciler olduğu için genelde unutulan
eşyaların değeri olmuyor ve o eşyalar kayıp eşya deposunda
birikiyordu. Genelde kalemlik, kitap, defter, dosya gibi şeyler, hatta
kulaklık, MP3 player bile olsa da, okul hırkası, okul
tişörtü, arması olan kravat, gömlek ve etekler de vardı. Evde
ablamın etekleri de vardı, ama okuldakilerin aynısı değildi. Hoca
benim voleybol oynarken izlediği kızlardan biri gibi olmamı istiyordu. Bulduğum etekleri üzerime tutup ölçüyor, belime uygun olanı
bulmaya çalışıyordum. Resmen kendimi siktirmek için etek
bakıyordum.
Kendime uygun olan bir eteği sonunda buldum. Beli tam uyuyordu.
Etek boyu hafif uzundu, ama kıvırarak kısaltabilirdim, okuldaki kızların
yaptığı gibi. Orda içinde kitapların olduğu bir
poşetten kitapları çıkartıp poşeti aldım.
Kimsenin eteği görmesini istemiyordum. Zaten dış görünüşüm
birçok şeyi anlatıyordu. Daha fazla üstüme gelinmesini istemiyordum. Sırama
gidip oturmak istediğimde götümdeki acıyı hissettim. Oturmakta
bile zorlanıyordum. Hafif yan şekilde oturup son zil çalana kadar
yerimden kalkmadım. Zaten kalkarsam yeniden oturmakta yine
zorlanacaktım.
Son dersten sonra eve gittiğimde direkt odama geçtim ve boy
aynasından götüme baktım. Resmen deliğim açık duruyordu,
ama vaz geçmeyecektim. Bugün hissettiğim şey neyse gerçekten harika
bir duyguydu. Bir erkeğe ait olmuş, ona boyun eğmiştim. O
iri adam da beni gerçekten mutlu etmişti.
Gerdeğe girecek bir gelin gibi heyecanlıydım.
Erkeğim için hazırlanıyor, bakım yapıyordum.
Ablamın odasından tüy dökücü kremini ve yarın giyeceğim iç
çamaşırını (ç)aldım. Bugün hipster giymiştim.
Yarın tanga giyecek, onun objesi, onun seks oyuncağı
olacaktım. Zaten kılsızdım, ama duşa girip sarı
sarı çıkmaya yüz tutan tüylerimden de kurtuldum. Sıcak suyun da
etkisiyle götümün acısı biraz geçmişti.
Yatağa yattım ve yaşadıklarımı
düşündüm. Hiç olmadığım kadar kadın hissetmiştim
kendimi ve peşinden gitmeye karalıydım. Birçok kızın
henüz yaşamadığı şeyi ben yaşamıştım.
Yarın da özgürce yaşamak hissetmek istiyordum. Bu sefer daha rahat ve
Özgü olacaktım.
Gece birkaç video izledim. Sadece put gibi durmak istemiyor, ona zevk
vermek istiyordum. Bu sanki benim görevimmiş gibi hissediyordum.
Yarağı nasıl tutmam gerekiyor? Nasıl dokunmam gerekiyor?
Ona nasıl davranmam gerekiyor? Sikilirken nasıl konuşmam, neler
söyleyip azdırmam gerekiyor? Hepsiyle ilgili tavsiyeler okudum. Sikilen
gayların seks hikayelerini okudum. Bir erkeği nasıl daha çok
mutlu ederim, nasıl azdırırım diye araştırmalar
yaptım. Heyecan içerisinde zorda olsa uyumayı başardım.
Sabah uyandığımda panik, korku ve heyecan vardı.
Resmen heyecandan karnım ağrıyordu. Giyinirken son bir kere
vücuduma baktım. Çantamı kontrol ettim ve yola çıktım. Okula
gidince tam bir hayal kırıklığı yaşadım,
dersler yine boş geçiyordu, ama hoca okulda bile değildi. Tüm
isteğim gitmiş, heyecanım da kaçmıştı.
Aldatılmış ve kandırılmış bir kız gibi
hissediyordum kendimi. Sık sık öğretmenler odasına gidip
bakıyordum. Üç dersten sonra ben ümidimi kesmiştim ki, hocayı
dışarıda sigara içmeye giderken gördüm. Yanına gitmekle
gitmemek arasında karar veremiyordum. Bu kadar hazırlık
boşa da gitsin istemiyordum.
Öğretmenler odasının karşısında günlerce
ağladığım banka oturdum ve onu beklemeye
başladım. İstemsizce onu erkeğim olarak görüyordum. Benim
bedenime ilk o dokunmuştu. Sevgilisini bekleyen bir kız gibi
heyecanlıydım. Hoca içeri girip hızlıca öğretmenler
odasına yürürken hemen yanına gittim. Tam konuşacaktım ki,
"Daha sonra Özgür. İşim var!" deyip kovdu. Ağzım
açık kalmıştı. Konuşmama bile izin vermemişti.
Resmen şok içinde donup kalmıştım. Sevgilim beni
reddetmiş gibi hissediyordum. O kadar hazırlık boşa
mı gitmişti şimdi?
Kırgın bir şekilde sınıfıma gittim.
Hocanın işi yine kızlarla voleybol oynamaktı belli ki. Ben
farklı şeyler hayal ederken, onu nasıl mutlu ederim diye
düşünürken, o aşağıda kızlarla gülüp eğleniyordu.
Kızgındım. Ben son tercihiydim belli ki. Onlardan neyim eksik
diye düşünürken cevabı bulmam uzun sürmedi. Çünkü lanet kızlar
gibi kaygan bir amcığım yoktu. Amcık yerine lanet
olası bir pipi vardı önümde. Oysa ki işemek
dışında başka işlevi bile yoktu benim için. Tam
sertleşmiyor, en büyük haliyle sadece 4-5 cm oluyordu.
Umudumu kaybetmiş olsam da en azından notumu biraz olsun
yükseltmiş olmanın mutluluğu ile içimdeki umutsuzluk
azalıyordu. Notum yükselmişti, üstüne üstlük yeni ve istediğim
bir deneyim yaşamıştım. Tabii daha güzel olabilirdi.
Aynı zamanda suçluluk duygusu vardı biraz.
Pencereden gözlerimi ayırıp bir süre müzik dinledim. Beni
yatıştırıyordu. Tam tekrar düşüncelere
dalmıştım ki, üst sınıtan adının Ceylin
olduğun bildiğim yine çok göze batan bir kız girdi içeri.
Normalde üst sınıfları pek tanımasam da bu kızı
çoğu kişi gibi ben de tanıyordum. Hem yüzü, hem fiziği
güzel, hem çok sosyal, hem tüm dersleri çok başarılı, hem de
öğretmenlerle arası çok iyiydi. Çok gözde bir kızdı ve bizim
sınıftaki kızlarla dedikodu yaparken öğrenmiştim
adını. Yanıma geldiğini görünce
kulaklığımı çıkardım.
"Özgür sen misin?" dedi. Şaşırmış
bir şekilde, "Evet?" dedim. "Belli zaten!" dedi küçümser
bir şekilde. Kızın bu lafına sinirlenmiştim ki,
"Matematik hocası seni çağırıyor. Fizik laboratuvarında
bekliyormuş seni. İyi eğlenceler!" dedi ve imalı bir
tebessüm ederek çıktı. Donup kalmıştım. Ne iyi
eğlenceleri? Biliyor mu yoksa diye düşündüm. Kullanılmayan fizik
laboratuvarı, matematik öğretmeni ve iyi eğlenceler sözünün tek
bir bağlantısı olabilirdi. Bu kız birçok şeyi
biliyordu! Ya da tahmin ediyordu.
Kızın söylediklerini kafamdan atmaya
çalışırken heyecanım yeniden uyanmıştı.
Poşetimi aldım. Kalbim küt küt atarken buruk bir sevinçle en alt kata
indim. Okulun en dip köşesine kullanılmayan fizik laboratuvarına
ikinci kez aynı amaçla girdim. Hoca masaya Laptopu açmış, sandalyede
oturuyordu. İçeriye çekingen şekilde girdim. Bana bakıyordu, o
sinirli halinden eser yoktu.
"Gel Özgür, ben de seni bekliyordum!" deyip ayağa
kalktı. Ayağa kalkan başka bir şey daha vardı.
Önündeki çadır belli oluyordu. Elimdeki poşeti görünce tebessüm etti
ve "Gel şöyle otur. Bak bakalım ekrandaki tablo seni mutlu
edecek mi?" diyerek kalktığı sandalyeyi gösterdi. Ben
sandalyeye geçerken o da gitti kapıyı kilitledi. Ekrana bakınca
mutluluktan nerdeyse uçacaktım. Sevincim yüzümden kolayca anlaşılıyordu.
Notumu daha da yükseltmişti!
"Beğendin değil mi? Bugün eğer burda güzel vakit
geçirirsek sana bir sürprizim daha var!" dediğinde tüm
gerginliğim gitmişti. Hatta yüzümde tebessüm vardı. Kocasına
teslim olmuş kadın itaatkarlığı ile, "Siz en
iyisini bilirsiniz hocam!" diyebildim. "Hadi giyin
bakalım!" dedi. Kalktım ve getirdiğim poşetten dün
seçtiğim eteği çıkarttım. "Bu etekle seni tahtaya
çıkarttığımı düşün Özgür!" diyerek
tahtanın önüne geçmemi istedi. Tahtanın önüne geçtim. Beni izliyordu.
İçimdeki orospuyu serbest bırakmam gerekiyordu. O an yıllarca
beklediğim dışa vurum kanıma hızla
karışmış gibi kendimi serbest bıraktım.
Pantolonumun düğmesini, fermuarını açıp hafifçe
domalarak ve götümü kıvırarak pantolonumu yavaşça
sıyırmaya başladım. Arkamı dönüp dizlerimi
kırmadan domalarak pantolonumu bileklerime kadar indirdim. Kıpkırmızı
tangalı götüm hocanın gözü önüne serilince, "Uhhhh!" dedi.
O anda içimdeki sürtük uyanmıştı. Tam orospu gibi
davranacaktım. Bugün adım gibi Özgür davranacak ve Özgü
olacaktım! Arkaya baktığımda hoca sandalyeye oturmuş,
bacaklarını açmış, pantolon üstünden
kabarıklığını okşuyordu.
Konuşmak istiyordum. Dün masum bir kızdım, ama hoca o
masum kızı sike sike öldürmüştü. Bugün zincirlerimi
kıracaktım. İncecik sesimi kullanacak ve istediğim gibi davranacaktım.
"Nasıl hocam, beğendiniz mi?" dedim. "Devam et!!"
dedi. Pantolonumu tamamen çıkardım ve eteği giymeye
başladım. Eteği belime kadar çektim. Fermuarını
kapatıp eteği katlamaya başladım. Biraz uzundu. Kızların
yaptığı gibi eteği belimde katlayarak kısaltıyor
ve bir yandan da konuşuyordum, "Not için mi burda olduğumu
sanıyorsunuz? Hayır! O dündü! Bugün sizin için burdayım. Sizin
olmak için!" dedim.
Eteği istediğim boya getirdiğimde hoca iri
yarağını pantolondan çıkarmış okşayarak beni
izliyordu. Bacaklarıma güveniyordum. İnce biçimsiz ve çarpık
değillerdi. Hoca, "Orta en ön sıraya otur ve bana dön!"
dedi. Dediği sıraya oturdum. Hoca çaprazımda kalıyordu. Ona
doğru döndüm. Eteği hayli kısalttığım için
oturunca toplanmıştı. Bacak bacak üstüne attım. Tangama
kadar altım gözüküyordu. Doya doya bakmasını istiyordum. Bu
hareketimle yarağındaki eli hızlanmıştı.
"Hocam biliyor musunuz çok
yakışıklısınız! Hem yakışıklı,
hem iri, hem de kaslı. Size bir şey itiraf etmek istiyorum. İlk
dersime girdiğiniz günden beri sizi içimde hayal ediyordum!" deyip
dudaklarımı yaladım. Hocadan bir, "Ohhhh!" sesi
yükseldi ve "Böyle bir orospu olduğunu bilseydim senenin
başında sikerdim seni!" dedi, nefes alış
verişleri ve el hareketleri hızlanmıştı. Eteğimin
altına bakıyordu. Bacaklarımı indirip ayırdım, onu
delirtmek istiyordum. Beni daha çok istemesini istiyordum.
Onu azdırdığımı gördükçe dozajı daha da yükseltiyordum.
"Bütün senenin acısını tek seferde çıkarın
hocam!" dedim. Eteği bacaklarımın arasına toplayıp,
"Aşağıda voleybol oynadığınız
kızlar kadar güzel miyim hocam?" diye sordum. Hoca hırlayarak,
"Onlar vermedi, senin amına koyacağım! Yanıma gel
şimdi!" dedi.
Benimkisi bir tercih miydi, mecburiyet mi, bilmiyordum, ama içinde
bulunduğum halden memnundum. Ayağa kalktım. Tam yanına gidince
aklıma bir şey daha geldi, "Ayakkabımın
bağcığı çözüldü hocam. Bir dakika!" deyip hocaya
arkamı dönüp dizlerimi kırmadan bağcığıma
eğildim. Eğildikçe eteğimin topladığını,
kırmızı tangamı açığa
çıktığını biliyor, hocama yakından görsel bir
şölen veriyordum ki, götüme attığı tokatın yanma
hissiyle irkildim ve "Ihhhh!" diye incecik bir ses çıkardım.
Bugün götüme yiyeceğim onlarca tokattan sadece biriydi bu.
Hocanın şu anda ne istediğini biliyordum. Önümü döndüm
ve bacaklarının arasına çöktüm. Olmam gereken yerde onun önünde
dizlerimin üstündeydim. Ona muhtaç ve öylesine aç, öylesine çaresiz. O koca
heybetli yarağı, dün beni parçalayan yarağı elime
aldım. Bu koca yarağı dün götüme nasıl aldığımı
düşünüyordum. Mis gibi erkeksi kokusuna bile yeniliyordum.
İşemek haricinde işlevsiz pipim uzun zaman sonra belli belirsiz
sertleşmeye başlamıştı. Normalde pipimin sertleşmesi
sadece boşalmama yakın zamanlarda oluyor, ya tam ya da yarı
sertleşiyor, zaten rahatlamam çok yakın olduğu için
boşalıyor ve tekrar o eski küçük halini geri alıyordu.
Şimdi de neredeyse boşalacak duruma gelmiştim.
Elimdeki kalın damarlı yarağı
dudaklarımın arasına aldım. Yine yalıyordum.
Tadını çok beğenmiştim. Gerçekten orda olma amacım not
değil, kadın olma isteğimi yaşamaktı. Dün internette
okuduğum gibi yalamaya çalışmaya başladım. Ağzıma
santim santim girerken hocanın, "Ohhh!" sesleri beni motive
ediyordu. Tek sorun tamamı ağzıma sığmıyordu. Bir
yandan okşuyor, alabildiğim kadarını ağzıma
alıp, sokup sokup çıkarıyordum. Hoca uzun saçlarımı
elleriyle toplayıp beni yönlendirmeye başladı. Kontrolün onda
olması çok hoşuma gidiyordu ki, bir anda başımı
yarağına bastırdı ve iri yarak boğazıma kadar
girdi. Hocadan derin bir, "Ohhhh!" sesi daha gelirken benim gözlerim
yaşarmıştı...
Saçlarımdan tutup başımı kaldırdı.
Yaşlı gözlerimle mest olmuş gibi yüzüne baktım. Hoca pis
pis gülerek, "Biberonunu da ağzına verdim, halen
ağlıyorsun!" deyip tekrardan ağzıma vererek
boğazıma kadar ritmik şekilde sokup çıkarmaya
başladı. Dün götümü sikmişti, bugün de ağzımı
sikiyordu. Yarağı boğazıma kadar girip girip
çıkıyordu. Kusacak gibi oluyordum. Ama onun çok hoşuna
gittiği çıkardığı seslerden belli oluyordu. Benden
çıkan sesleri bile bastırıyordu...
Tekrardan ağzımdan çıkardığında nefes
nefese kalmıştım. "Ne oldu sürtük?! Sesin soluğun
kesildi! Az önce inliyordun!" dedi. Yönetilmek çok hoşuma gidiyordu.
Her şeye rağmen yüzümde tebessüm vardı. Deliğim resmen
yanıyordu. Hoca ayağa kalktı. Beklediğim an yeniden
geliyordu. O kalkınca ben de kalktım. Hoca, "Birazdan o götünü
öyle bir dağıtacağım ki, bir daha o küçük sikini
kaldıramayacaksın!" dedi. Zaten pipimden nefret ediyordum,
vücudumda fazlalık olan bir şeydi, ama mecburen onunla
yaşıyordum.
Sözlerine karşılığım gecikmedi,
"Dağıtın götümü hocam! Kadın yapın beni, erkek
olarak bir işe yaramıyorum zaten!" dedim. Bu sefer kendim masaya
domaldım, başımı masaya dayadım ve teslim oldum. Bugün
her şeyi bilinçli yaşıyordum. Götümde gezen ellerinin
kıymetini biliyordum. Beni yeniden kadın yapacak o iri erkeğin
değerini anlıyordum. Tangamı kenara topladığında
tüylerim ürperdi. Hemen sonra deliğime dayanan o iri yarrağı
hissettim. Eminim dışardan bakıldığında o kocaman
uzun kaslı adamın altında ufacık kalıyordum.
Yarağının gdeliğime yaptığı o
baskı bedenime yayıldı. Götüm ayrılarak o yarağı
içine alıyor, erkekliğimi öldürüyordu. Yeniden deliğimi yara
yara giriyor içime, acısa da kabul ediyordum o yarağı. Götümün
içinde tüm damarları hissediyor o yarağa teslim oluyordum. Bu sefer
yanında kusursuz bir zevk vardı. Taşakları götüme
değmiş, tüm yarrağı tek seferde dibine kadar sokmuştu.
Çığlığı basmıştım, "Aaaahhh!"
diye çıkan incecik ve acı dolu sesim yankılandı
laboratuvarda. Hoca ise, "Ohhhhh! Halen çok darsın!" deyip
hızlanmaya başlamıştı. Tüm
azgınlığı ve hırsı ile durmaksızın yarağını
dibime kadar köklüyordu...
Dün internette erkekleri azdırmakla ilgili okuduklarım
aklıma geldi ve "Ahhhh! Tüm gücünüz bu mu hocam? Ihhh!" diyerek
onu iyice çığırından çıkarttım. Hoca, "Kes
sesini amına koduğumun ibnesi!" deyip
çıldırmışçasına köklüyordu. "Kalkmayan sikinle,
siktirdiğin götünle mi benim erkekliğimi sorguluyorsun lan orospu!"
diyerek delirmişti. Zevkten gözlerim kayıyordu. Artık
orospuluğu ve yediğim yarağı iyice kabullenmiş,
bağımlısı olmuştum. "Ahhhh! Orospunuza
cezasını verin koca yarağınızla!" dediğimde,
"Göreceksin cezayı, amına kodumun topu!" dedi. Hocanın
hiçbir küfürüne kızmıyor, aksine mutlu bile oluyor, içimdeki yarağın
nasıl değerli bir şey olduğunu anlıyordum. O zevkle
beni kendine köle bile edebilirdi!
O dakikalarda pipim son kez sertleşmişti. Her
köklediğinde bedenim öne gidiyor, kalkık olsa bile küçük duran pipim
önümde sallanıyordu. Götüme girip çıkan yarak deliğimi
dağıtıyor, içimi parçalıyordu. Artık zevkten dayanamıyordum.
Götüm uyuşmuştu resmen. Kadın olmayı götten yiye yiye
öğrenmiştim. Cennetteydim resmen. O yarağın orospusu,
kölesi olmak istiyordum. Son noktadaydım, "Uhhh hocam, orospunuzu
boşaltacaksınız!" dediğimde, "Amına koduğumun
sürtüğü!" deyip daha da sert köklemeye başladı. O an
hayatımda ilk defa pipime dokunmadan boşaldım.
Hayatımın en güzel anını yaşıyordum. Boşalırken
dizlerim titremişti resmen...
Bir süre daha domaltmış halde siktikten sonra pozisyon
değiştirdik. Yaklaşık 10 dakika kadar daha sırt üstü
uzandığım öğretmen masasında gerek bacaklarım
açık gerek bacak omuzda sikildim. Bu pozisyonda sikilmemin onur
kırıcı yanı ise, zaten küçük olan pipimi görmemek için
eteği sürekli pipimin üzerine kapatmasıydı. Sikilirken bir kere
daha boşaldım ve eteğin içini dölleyen pipimi sadece ben
biliyordum...
Artık hoca da boşalmaya yaklaşmış
olmalıydı ki, "Ohhhh, o dağıttığım
götünü döllerimle dolduracağım lan orospu!" diye inledi. Ben ise
sikile sikile orgazm olmuş bir kadının kocasını
boşaltma isteği gibi bir istekle, "Dölleyin orospunuzu hocam,
doldurun içimi!" diye inledim. Çok
geçmeden hoca kökleyip aniden durdu ve derin bir, "Ohhhh!" çekerek
boşalmaya başladı. Dölleri içime kesik kesik
fışkırmış, içimi doldurmuştu...
İçimden çıktığında götümün deliği resmen
açık kalmış, götümden döller akıyordu. Hoca sikini
pantolonuna yerleştirip fermuarını çekti ve "Artık
senden erkek olmaz. Giy pantolonunu ve git. Ben alacağımı
aldım, karnende de sen alırsın!" diyerek beni yine kovdu. Sikilme
esnasında o yoğun zevk ve duygular güzeldi, ama şimdi gerçekten
değersiz bir orospu gibi hissediyordum kendimi...
Etek ile her yerimi sildim ve eteği yeniden poşete koydum.
Eve dönerken çöpe atacaktım. Pantolonumu giyip toparlandım. Ağrıyan
götüm ile yavaş yavaş yürüyordum. Sikildiğim belli olmasın diye
uğraşıyordum, ama yürüyüşüm resmen değişmişti.
Merdivenlerden yukarı çıkarken Ceylin'le
karşılaştık. Beni tuhaf şekilde süzüp, "Hocanın
senle işi bitti mi?" dedi ve kahkaha attı. Tam bir
kaşardı! Kız tüm olanları biliyordu resmen. Moralimin
bozulduğunu görünce, "Üzülme hayatım, onun siktiği ilk
kız sen değilsin diyeceğim ama... Gerçi senin de kızdan pek
farkın yok!" deyip kahkaha atarak gitti. Sinirden delirmiştim!
Amım olsa şu orospudan daha kadın olabileceğime eminim! Bir
kadından farkım yoktu, önümdeki küçücük pipiden başka...
Diğer iki gün okula gitmedim. Sonunda karne günü de gelip çatmıştı.
Edebiyat hocası karneleri tek tek dağıttı. Benim karneye
şöyle bir baktığında yüzü buruştu. Karneyi
uzattı. Takdirname bekliyordum, ama yoktu! Matematiğin yanında
yazan notu gördüğümde beynimden aşağı kaynar sular döküldü.
Gözlerim anında doldu. Matematik hocası sistem kapanmadan eski notlarımı girmişti! Elimde matematiği zayıf olan bir
karne, götümde de bir sızı ile ortada kalmıştım!
(Özgür)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: