Eniştem İflahımı Kesti! (3) (Alper 18 Y., Antalya)
Eniştemin Arkadaşları!
Bir gün aile fertleri toplanmış (sadece eniştem yoktu), memlekete tatile gitme olayı konuşuluyordu. Tabii ben düşünür müyüm, benim memleketle ne işim olur? Benim kafamda tilkiler dolanmaya başlamıştı bile memleket lafını duyunca. Onlara, "Ben gelmeyeceğim, hem evi bırakmamış olurum. Orada canım sıkılıyor, burası daha iyi!" dedim. Babam bir çıkış yaparak, "Yaa hep böyle yapıyorsun, geleceksin bizimle!" dese de, ben gelmeyeceğimi ve net olduğumu söyledim.
Ablam lafa girerek, "Aman baba bırak şunu, onlar enişte kayınço takılsınlar, hem eniştesine de göz kulak olur, ne bok yediği belli olmuyor onun!" dedi. Ben de, "Abla sen merak etme, ben göz kulak olurum enişteme!" dedim. Ablamın sanki içine doğmuştu, ama bilmiyordu ki eniştem o bokları benimle yiyordu :)
Neyse, gidecekleri saat gelip yola koyulduklarında ben bir, "Ohhh!" çektim. Hemen kafamda kurmaya başlamıştım, yaşayacağım, yaşamak istediğim senaryoları. Ayna karşısına çıplak bir şekilde geçmiştim. Vücudumu izleyip götümü okşuyordum ki, telefonum çalmaya başladı. Eniştem arıyordu. Telefonu açtım ve "Efendim enişte?" dedim. Eniştem, "Aramadın beni? Sen aramayınca ben arayayım dedim. Nasılsın tatlımmm?" dedi. Ben de, "İyiyim teşekkürler. Her zaman ben mi arayacağım, bir sefer de sen ara yani. Eee, beni özledin mi?" dedim. Herşey çok normalmiş gibi ilerliyordu eniştemle aramda.
Eniştem, "Özledim tabii bebeğim. Hazırlan hadi, seni almaya geleceğim. Herkes memlekete gitmişken güzel bir gece yaşayalım seninle!" dedi. Anında gözlerim parladı ve "Tamam canım, kapatıyorum şimdi, 10 dakikaya hazırım!" dedim. Eniştem de, "5 dakikaya oradayım, bekletme!" diyerek telefonu suratıma kapattı.
Evdekilerin yokluğunda bu fırsatı kaçıramazdım. Koşa koşa gidecektim enişteme, çünkü bu tarz şeyleri başkasıyla yaşayamazdım. Hemen hazırlandım ve aşağıya indim. Az sonra da eniştem arabayla yanıma yanaştı. Arabaya bindiğimde, "Hoşgeldin tatlım!" diyerek yanaklarımdan ve boynumdan öptü. İçim ürpermişti, "Enişte birisi görecek dur. Hadi gidelim nereye gidiyorsak orada devam ederiz!" dedim.
Eniştem sol eli direksiyonda arabayı sürerken sağ elini bacaklarıma atmış, götüme doğru okşamaya başlamıştı bile. Ben de sol elimi onun önüne atmıştım ve pantolonunun üzerinden sikini okşamaya çalışıyordum. Ben okşarken, "Offf, devam et, çok tatlısın, benim tatlı ipnemm, böyle istekli kendi ayaklarınla benim koynuma giriyorsun ya, bayılıyorum senin şu hareketine!" diyerek götümü okşayıp sıkıyordu.
Ben de tebessüm ederek, "Seni istiyorum, çünkü ilkim oldun ve sonum olmaya devam edeceksin, sadece seninle birşeyler yaşamak istiyorum!" dedim. Eniştem gülerek, "Tadını aldın tabii yarrağın, bırakmazsın peşimi artık. Gerçi benim de böyle bir götü bırakmaya niyetim yok!" deyip fermuarını açtı. Fermuar aralığından o koca siki fırlamış, sol avcumun içindeydi, sıcacıktı. Okşamaya başladım. Parmak ucumla sikinden gelen zevk sularını başında gezdiriyor, gövdesini sıvazlıyordum. Eniştem, "Bugün erken başlayalım, hadi al ağzına!" dedi. "Enişte biri görür!" dediğimde, "Korkma camlar filmli, kimsenin görme ihtimali yok, başla hadi!" dedi.
Kucağına doğru eğildim ve dudaklarımın arasında sikinin kafasını gezdirmeye başladım. Yavaş yavaş yalıyordum ki, az sonra arabanın farklı bir güzergaha yöneldiğini fark ettim. Dağ yolu gibi bir yere girmiştik. Ara sıra kafamı kaldırıp nereye gittiğimizi anlamaya çalışıyordum. Birden içime kurt düştü ve "Enişte, nereye gidiyoruz biz böyle?" diye sordum, çünkü alakasız bir yere gidiyorduk.
Eniştem, "Hep aynı mekanda aynı tarzda olduğu zaman zevki kalmaz. Hem bu konular seni ilgilendirmez, işini yapmaya devam et, yala, mikrofon sende!" diyerek güldü. Ben sikini yavaş yavaş yalarken eniştem, "Hadi artık al şunu ağzına düzgünce, sadece kafasıyla oynuyorsun oyuncak gibi!" dedi. Ben de, "Rahat edemedim özür dilerim, eve gideceğiz sanıyordum!" dediğimde bir anda saçlarıma yapışarak, "Lan söylediğimi ikiletme, zamanı ve mekanı ben ayarlarım, sen de erkeğinin yarrağını yer oturursun aşağıya, konuyu kapat ve birdaha konuşma, duydun mu?" diye bağırdı.
Hayvanlaşmaya başlamıştı yine. Zaten sarhoştu da, ağzı leş gibi rakı kokuyordu. Kudurmaya başladığında çok değişik bir adam oluyordu. Artık çözmüştüm onu, her dediğini harfiyen yerine getirmem gerekiyordu. Saçlarım elinde canım acımıştı, kafamı sallayarak, "Tamam tamam, anladım!" dedim. Eniştem de, "Aferin benim tatlı ibneme, şimdi devam et, kaza yaptırcaksın bana, ikimiz de varamayacağız gideceğimiz yere yoksa!" diyerek başımı ensemi okşayarak ağzımı yeniden sikine dayadı.
Ağzıma almak açıkcası çok hoşuma giden birşey değildi, ama bu işin kanunu buydu, bunu anlamıştım. O yüzden sikini ağzıma alıp gitgellere başladım. Ağzıma sığmıyordu hayvan herifin siki.
Birkaç kilometre sonra dağlık bir alanda tek katlı kulübe tarzı bir evin önüne gelmiştik. Arabayı kulübenin önüne park edip kontağı kapattı. Ben sikinden ağzımı çekip, "Nereye geldik?" diye sorduğumda suratıma tokat yapıştırıp, "Ben sana yalamayı bırak dedim mi lan amına koyduğumun ibnesi?" dedi, saçlarımdan asılıp sikini yeniden ağzıma sokup hayvan gibi bastırmaya başladı.
Sikinin tamamı ağzımda boğulacak gibi oluyordum ama kaçışım yoktu. İki eliyle kafamdan bastırmış, "Sakın bırakma, offf, devam et, aferin, işte böyle!" diyerek ağzımın derinliklerinde gitgele devam ediyordu.
Sikinin kafası boğazıma kadar dayanıyordu, öğürmeyle birlikte bırak dercesine bacaklarına vuruyordum, ama bırakmıyordu. Nefes alamıyordum, herşeyi geçtim öğürmekten başka birşey yaşamıyordum, zevki alan oydu. İki dakika kadar sürdü bu eziyet. Sonra tek bir hamleyle kafamı iyice yarrağına doğru bastırıp öylece kaldı. Bir iç çekerek, "Aferin, işte böyle!" dedi.
Ben artık iki elimle bacaklarından tutmuş geri itmeye çalışıyordum. Sonunda boşalmaya başladı. Boğazıma dayanan yarrağının kafasından sanki ağzıma pompalanan birşey gibi akan döllerinin sıcaklığını hissediyordum. Boğazıma akan döllerinin birazını istemsiz de olsa yutmuştum ve diğerlerini yutmamak için, daha doğrusu kusmamak için kendimi zor tutuyordum. Ağzımın içi dölleriyle dolmuş, dudaklarımın kenarlarından taşıyordu.
Kafama gelen tokatla birlikte, "Sakın açma ağzını, kocanın dölleri onlar, hepsini yutacaksın, şimdi yavaş yavaş çıkıyorum ağzından!" diyerek sikini yavaşça geriye çekti. Dudaklarımın arasından siki süzülerek çıktı.
Saçlarımı okşayarak, "Aferin benim ipneme, sakın öğürüp çıkarma dölleri, erkeğinin döllerini ziyan etmek yok, hepsini yutacaksın, onlar senin hakkın, o döller için yatıyorsun benim altıma, ha götünden içine girmiş ha ağzından, duydun mu beni?" dedi. Kafamı sallayarak onayladım.
"Yut hadi!" dediğinde eniştemin ağız dolusu döllerini tek hamlede yutabildiğimi yuttum, öğürmeyle birlikte az da olsa dışarıya taşanlar olmuş, ağzım çenem boynum döl içinde kalmıştı. Açıkçası ilk boşalmasını böyle yapacağını beklemiyordum.
"Aferin benim bebeğime, yalamaya devam et, kocanın sikinde az dahi olsa döl bırakma, hepsini yala yut, devam et!" deyip kafamı kucağına çekti, ben de yalamaya devam ettim. Zevk verdi mi derseniz, açıkcası hayır, ama erkek milleti işte, sakso çektirmeyi, döl yutturmayı severler diye düşünüyorum.
Ben yalarken, "Evet aşağıya doğru in, taşşaklarımı yala, evet, aferin sana, al taşşaklarımı dudaklarının arasına!" diye komutlar veriyordu. Eniştem sigarasını yakmış keyifle içerken bense harfiyen dediklerini uyguluyor, dudaklarımın arasında vakumlarcasına taşşaklarını içime çekiyor, öpüyor, yalıyordum. Eniştem, "Muhteşemsin tatlımmm, iyi ki benimsin, aferin sana!" diyor, sigara dumanını suratıma üfleyerek saçlarımı okşuyordu.
Eniştem, "Hiç arabada sikmişmiydim ben seni? Gerçi herşeyin bir ilki vardır, benim yarrağımı yiyerek ilkleri yaşadın sen zaten, bir de arabada deneyelim bakalım!" dedi gülerek. Benk önümde taş gibi dimdik duran sikini öpüp yalamaya ara verip, "Sen nasıl istersen kocacığım!" dedim. Eniştem de gülerek, "Aferin benim tatlı ipneme, seni böyle söz dinleyen kölem köpeğim yapacağım, ben ne dersem onu yapacaksın, ikiletmeyeceksin, sebep aramayacaksın, tamam mı?" dedi. Kafamı sallayarak, "Tamam!" dedim.
Eniştem, "O zaman sana bir kıyak geçiyorum, ilk pozisyonu sana seçme hakkı verdim, hadi hızlıca soyun bakalım, pozisyonunu da seç!" dedi. Hızlıca soyundum. Kaşınıyordum artık, sikilmek istiyordum artık. Enişteme, "Sen de soyunur musun aşkım?" dediğimde, "Sana girecek olan yarrak açıkta zaten, gerisi önemli mi?" dedi.
Ben de işveli bir sesle, "Tabii önemli, senin tenini hissetmek istiyorum aşkım!" dedim. Eniştem gülerek, "Oooo, sen yeter ki bana böyle gel, tatlı ipnemm benim, sana her türlü zevki teni sıcaklığı hissettirceğim ben, merak etme!" diyerek soyundu. Arabanın içinde ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Dağın başında korkuyu unutmuştum, artık zevk almak istiyordum.
Eniştem, "Hadi çabuk, seçtin mi pozisyonunu? Doyuracağım seni, sen hiç merak etme, hadi çabuk, azdım, istiyorum o götünü!" dedi. Ben de, "Koltuğunu iyice geri çeker misin aşkım?" dediğimde koltuğu hızlıca en arkaya kadar getirip yatırmıştı bile. Eniştemi ilk defa benim dediklerimi yaparken yakalamıştım, çok şaşkındım, normalde beni kendi istediği pozisyondan pozisyona sokar, hayvan gibi siker işini bitirirdi.
Anında kendimi onun kucağına attım. Teni tenime değiyor, sıcaklığını hissediyordum artık. Eniştem gülerek, "Demek böyle istiyorsun, olur, bana uyar!" dedi. Götümün yanaklarını okşamaya başlamış, yumuşaktan serte tokatlar atarak, "Dağıtacağım seni bu akşam, offf!" diye iç çekiyordu.
Enişteme sarılmıştım, sıcacık his ve ten hissediyordum, artık çok hoşuma gidiyordu. Bir kadın gibi eniştemin kucağında sevişerek sikilmeyi hayal ediyordum hep ve artık onun kucağındaydım. Hemen dudaklarına yapıştım. Götümün yanakları arasındaki yarrağı göt deliğime dayanmış halde alıştırma yaparken dudak dudağa öpüşüyorduk.
Muhteşem bir hazdı, çok hoşuma gidiyordu, zevk alıyordum. Böyle kucağında sevişiyorken, "Erkeğim çok iyisin, çok tatlısın, aşkım benim!" deyip dudaklarına öpücükler konduruyordum ki, eniştem artık iyice kudurmuştu. "Offf off, sen muhteşem bir ipnesin oğlum, işini biliyorsun, beni baştan çıkartmayı çok iyi beceriyorsun!" diyerek boynuma yumuldu. Boynuma, omzuma, kulağıma öpücükler konduruyor, nefes alış veriş hızını, sıcaklığını tenimde, kulaklarımda hissediyordum, zevkten çıldırmış, iyice azmıştım.
Kulağına doğru eğilerek, "Gir artık içime, çok istiyorum, lütfen!" diyebildim. Eniştem de azmıştı zaten, hemen hızlıca sikini deliğime dayayıp, "Zevkle bebeğim!" diyerek bir anda bastırdı. "Ahhhh!" diye bir çığlık atarak dudaklarına yapıştım, acısını bastırsın diye. Böyle sevişerek, zevk alarak kendimi bıraktığımda canım acısa da istiyordum onu, öyle tuhaf ve değişik bir zevk veriyordu bana.
Dudak dudağa deliler gibi öpüşüyorken beni sıkıca belimden kavramış ve hafifçe git gellere başlamıştı. Ben, "Iımmhhh, ımmhh!" diye inliyor, acısa da kendimi zevkin doruklarına doğru bırakmaya çalışıyordum. Eniştemin iki eli götümün yanaklarındaydı artık. Beni iyice kendine doğru çekerek hızlıca sikmeye başladı. Benim inlemelerim ve şlap şlap şlap sesleri arabanın içinde yankılanıyor, eniştem boynumdan omzuma öpücükler konduruyor, götümün yanaklarını okşayıp tokatlar atıyordu...
Eniştem neredeyse boğazıma sarılmış, zevk çığlıkları atarak, "Aferin sana benim ipnemm, kölemm, devam et, zıpla kucağımda, kocanın yarrağından inmek yok bu gece, devam et!" diye bağırıyordu. Bense sikilmenin vermiş olduğu zevki artık yaşıyordum. Kendimi tam anlamıyla onun kucağına bırakmış, her üstünde zıplayışımda sikinin köküne kadar oturuyor, acı ve zevki aynı anda hissediyordum. Arabanın içinde şlap şlap şlap sesleri ile zevk çığlıklarımız çakışıyordu...
İlk boşalmayı ağzıma yaptığı için boşalmak bilmiyor, kucağında hoplatarak keyifle sikiyordu beni. Doğrusu sevdiğim bir pozisyondu ve çok hoşuma gidiyordu. Ara sıra içimde yavaşlıyor, tamamen kucağına oturur konumda bırakıyor, götümün yanaklarına sert tokatlar atıyor, okşuyor, dudaklarıma yapışıyordu. Bense zevk iniltileriyle götümü yavaş yavaş kendim oynatıyor, belimi kıvırıyordum. Bunu yapmam çok hoşuna gidiyordu, hissediyordum, ben böyle yaptıkça dudaklarıma daha bir şevkle yapışıp öpüyordu...
Götümün yanaklarının tokat yemekten kıpkırmızı olduğunu hissediyordum, ama zevkten de kucağında ayaklarım titriyordu. Eniştemle sikişirken ilk defa bu kadar kendimi rahat bırakmıştım...
Nerdeyse 10 dakikadır kucağında zıplıyordum ve artık yorulmuştum. Kulaklarından boynuna dudaklarına öpücükler kondurarak, "Yalvarırım boşal, ama lütfen içime boşal, ağzıma doldurduğun dölleri içime de bırak, çok istiyorum bunu, hadiii, aşkımm, kocammm!" diyordum. Ben öptükçe çok hoşuna gidiyordu ki, içimde gidip gelen yarrağının ritmi değişiyordu.
Bana, "Bu pozisyonda olmaz, biraz daha gideceğim, az daha sabret, şimdi beni iyi dinle, pozisyon değiştireceğiz, sen sadece bana ayak uydur!" diyerek şoför koltuğunda beni yan çevirdi sola doğru. Yarrağı halen içimdeydi, "Evet bozma işte böyle, şimdi hemen hızlıca sen sırt üstü buraya yatacaksın, bacakların havada kalacak, ben seni biraz daha kaldıracağım ve götüne böyle koyacağım biraz da!" diyerek tek hamlede beni altına aldı.
Ben sırt üstü uzanmış, ayaklarımı sağa sola havaya doğru açıvermiştim. O sırada istemsizce yarrağı götümden çıkmıştı. Eniştem, "Hay sikeceğim şimdi arabasını da! Alan dar, istediğimi yapamadım, ama önemli değil!" diyerek iki ayağımı havada tutmuş, beni yastık gibi ikiye katlamış pozisyonda yeniden sikini hızlıca deliğime sapladı. Ama niyeyse inanılmaz bir acı hissetmiştim, "Ahhhh!" deyip kendimi kastım.
Eniştem, "Durrr götüne koyduğumun ipnesi, kaçma!" diyerek üstüme abandı. Hızlıca dibine kadar geçiriyor, beni sıkıca kavramış, durmaksızın şlap şlap şlap sikiyordu. Az önce aldığım zevk mevk kalmamış, bitmişti, yerine acı gelmişti. Sikini dibine kadar geçirdikçe belimde ağrı hissediyordum. Eniştemin altında iniltiler küfürler eşliğinde sikiliyordum...
"Ahhh, yalvarırım bitir, çok acıyor!" demeye başladığımda, "Sus konuşma, böyle sikeceğim işte, seninle işim bittiğinde yerinden kalkamayacaksın!" diyerek köklüyordu.
Bir müddet sonra ayaklarımı biraz daha sağa sola açarak beni biraz daha aşağıya doğru çekti. Yüz yüze gelmiştik. Bana sarılarak saçlarımı okşuyor, "Ohhhh, ohhh!" diye zevk çığlıkları atarken boynumdan öpüyor, dudaklarıma yapışıyordu. Biraz da olsa rahatlamıştım, dudaklarıma yapışması beni rahatlatıyordu sanki. Hem sevişiyor, hem sikiliyordum. Ama artık bitirmesini bekliyordum, "Yalvarırım boşalll! Erkeğimmm dağıttın beni, mahvettin götümü!" diye inliyordum altında.
Eniştem içimde yavaşlayarak, "Ne oldu lan tatlı ipnemm? Boşalacağım, ağlama, ama şimdi değil, bu götü bu gece büzüğün tutmayacak hale gelene kadar sikip öyle boşalacağım, sen sadece sakin kal!" dedi. Bacaklarımdan sıkıca kavramış, boynumdan dudaklarıma öpüyordu, altında ezilmiş suyum çıkmıştı ki, bana, "Kalk çabuk, yüz üstü dön önüme, biraz da götünü öyle kullanayım!" dedi.
Dermanım kalmamıştı artık, ama sözünü dinliyordum. Zar zor da olsa koltuğa yüz üstü döndüm, koltuğa sarılır gibi koltukdan destek alıp yüz üstü yattım önüne. "Offf şu göte bak, işte şimdi benim sıram, benim pozisyonum, senin pozisyonunu yaptık, sıra bende, hastayım senin bu götüne!" diyerek götümün yanaklarına tokatlar atıyor, "Sakın kalkma, bozma böyle dur!" diyordu.
Götümün yanaklarına yediğim her tokat sonrası acı ve yanma hissini yaşıyordum. Her tokattan sonra dişlerimi sıkıyor, "Yalvarırım sana, uzun tutma, hadi gir içime, bitir, çok kötüyüm dayanamıyorum!" diyordum, çok birşey değişmeyecekti biliyorum, ama bir umut işte.
Eniştem zevkten kudurmuş, kahkahalar eşliğinde, "Götüne koyduğumun ipnesi seniii, daha dur, bu pozisyonda başlangıç yapmadık, neyi uzun tutmayım lan, yalvarma, sesini kes, göm kafanı oraya, koltuğu mu ısırıyorsun, nereyi ısırıyosan ısır, ama bana yalvarma, daha işimiz var, sana bu götü dağıtacağımı söylemiştim!" diyerek götümü okşuyor, sonra tokatları yapıştırıyor, "Offff offff, müthişsin bebeğim, güzel götlü ipnemmm benim!" diyerek hem seviyor hem dövüyordu.
Keşke ilk pozisyonu ben seçmeseydim diye düşünüyordum ki, sonunda ellerini devre dışı bırakmıştı. Ama bu seferde halen taş gibi doymak bilmeyen sikiyle götümün yanaklarına vuruyordu. Sonra sikini götümün yanakları arasından yukarıya kaydırıp işin zevk alma kısmına geçmişti. O şekilde üstüme uzandı. Boynuma dudaklarını yaklaştırdığında ben ürpererek kımıldadım. Eniştem gülerek, "İpne seniiii, çok hoşuna gidiyor değil mi altımda ezilmek?" deyip saçlarımdan tutup kafamı geriye doğru çekti. Canımın acısıyla bağırarak, "Ne olursun gir içime, istiyorum seni, boynuma doğru gel, öp, ez beni altında!" dedim, artık bitsin istiyordum.
Kulağıma doğru eğildi, "Aferin benim ipneme, işte böyle olacaksın benim altımda, korkma ezeceğim zaten!" dedi. Sikini götümün yanakları arasında sürtmeye başlayarak boynumu kulak arkalarıma doğru vakumlayarak içine çekiyor, öpüyordu. Offf, içim ürperiyor, hem canım acıyor, hem de çok hoşuma gidiyordu.
Belki beş dakika kadar omuzlarımdan boynuma kulağıma kadar yerlerimi emdikten sonra bir anda sıkıca sarıldı ve hiçbir şey söylemeden sikini içime kaydırıverdi. Değişik bir yanma ve acıyla kısık sesle, "Ihhhh!" diyebildim. Eniştem hemen zevk iniltileri eşliğinde yavaştan hızlıya giden bir tempoyla sikmeye başladı.
Eniştem dibine kadar geçire geçire, "Ohhhh, offff!" diye zevk iniltileri atıp sikerken bense altında kısık bitik bir sesle, "Ihhhh, ahhhh!" diye inliyordum. Nefes alış verişlerim yavaşlamış, ölü gibi ezilmiştim altında ve ezilmeye de devam ediyordum. Anlıyordum ki artık o da bitmeye yaklaşmıştı, ama kendini nasıl tutuyor anlamıyordum. "Erkeğimmm, kocammm, içime boşal, ahhh, ıhhh!" diye mırıldanıyordum, bitirsin diye. Ara ara sakin ara ara hızlı nerdeyse on dakikadır altında sikiliyordum.
Yeniden boynuma doğru yumularak öpücükler eşliğinde boynumu omzuma doğru öpüp vakumlayarak tempoyu hayvan gibi hızlandırmıştı. Belime deli gibi sarılmış konumda sikini götüme dibine kadar durmaksızın geçiriyordu. Altında ölecek gibi olmuştum, "Aahh, ııhh, nefes alamıyorum, bırak sıkma!" demeye başlamıştım, ama dinlemiyordu.
Neyse ki çok geçmedi, iki üç kez daha sikini dibine kadar kökleyip, hayvan gibi böğürtüler eşliğinde götümün derinliklerinde kala kalmıştı. Bense altında ölü gibi kalıp, ezilmiş bedenimle içimden bir (Ohhh!) çektim. Beklediğim an gelmiş ve içime bir volkan gibi patlamıştı. Götümün derinliklerine pıt pıt akan döllerini iliklerime kadar hissediyordum. O an ezildiğime değmişti, içime akan döllerinin her damlasında zevkten titriyordum altında.
Eniştemin de benden farkı yoktu, o da üstümde yığılmış kalmış, rahatlamış, zevkten, "Oohhh!" diye inleyip titriyor, "Bitirdin lan beni, benim tatlı ipnemmm!" diyerek boynumu öpüyordu. Artık döllerinin deliğimin kenarlarından aktığını hissediyordum. Belki öylece üstümde beş dakika kadar yatmıştı ve artık işi bitmişti.
Saçlarımdan tutarak kafamı geriye doğru çekti ve "Offf, çok iyiydin, işte ben adamı böyle sikerim, ipne seni!" diyerek suratıma bir tokat attı. Ben artık hiçbir şey demiyor, canımın acısına tepki bile vermiyordum, altında bitmiştim zaten. Sonra siki yavaşça götümün derinliklerinden bir yılan gibi süzülerek dışarıya çıktı, çok değişik birşeydi, içimden çıkarken bile huylanmıştım.
"Aferin benim tatlı ipneme!" diyerek götümün yanaklarına peş peşe attığı tokatlardan sonra arkamdan çekilerek kendini hemen yan koltuğa attı. Giyinmeye başlamıştı bile. "Arabada her zaman birini sikmeyi hayal etmiştim, ama seni etmemiştim, ne yalan söyleyeyim, sana denk geldi!" diyerek giyindikten sonra bir sigara yaktı.
Bense halen dağılmış bir halde yüz üstü yatar pozisyonda kalmış, mala bağlamıştım. Resmen elim ayağım tutmuyordu. Eniştem sigarasını içerken bazen götümün yanaklarını okşuyor, bazen tokat atıyor, bazen de kendi kendine konuşuyordu. Ben cevap bile veremiyordum.
Hafif yan dönerek, enişteme götümü çıkarmış bir konumda belki on dakika kadar yattım kaldım. O da hiç bıkmadan götümün yanaklarını okşayıp tokatlar attı...
Bir müddet sonra yavaşça koltukta oturur konumda doğrularak kıyafetlerimi aramaya başladım. Tam giyinmeye niyetlenmiştim ki, eniştem, "Bırak giyinme!" dedi. Ben, "Bitmedi mi daha?" diye sorduğumda, eniştem gülerek, "Bitti, bitti de, bu gecelik benim işim bitti. Bu gece senin gecen olacak demiştim, sürprizim var sana, birazdan gelir sürpriz!" dedi.
Kalp atışlarım hızlanmıştı, "Enişte ne demek istiyorsun, anlayamadım? Bittim ben zaten, lütfen giyineyim de gidelim artık buradan!" dedim. Eniştem suratıma sert bir tokat atıp, "Gitmek filan yok, sen bir ipnesin, yarak yemeyi seviyorsun, yiyeceksin de. Seni kölem yaptım, ben ne dersem, kiminle sikiş dersem onunla sikişeceksin. Sen kölesin, ben de senin sahibinim. Sahibini dinlemeyen köpeğe ne yaparlar az çok bilirsin, o yüzden sadece bekle ve sesini çıkarma!" dedi.
Korkmuştum, yine hayvanlaşmaya başlamıştı, aklından ne geçiyordu bilmiyordum. Ve çok geçmeden eniştemin telefonu çaldı. Açtı telefonu. Anladığım kadarıyla karşıdaki kişi eniştemin birşey isteyip istemediğini soruyordu. Eniştem, "Kafana göre takıl işte, ben mekandayım!" dedi. Bu gece beni başka birine daha siktirecekti, onu anlamıştım, ama hattın öbür ucundaki kişi kimdi onu bilmiyordum.
Telefonu kapadıktan sonra pantolonundan kemerini çıkarıp aldı eline. Benim ürküp korktuğumu görünce, "Korkma tatlım, sakin kal, birşey yok. Sana sözüm olsun, bu kemerle başka zaman o götünü mosmor yapana kadar döveceğim seni, ama şimdi değil. Getir kafanı!" diyerek saçlarımdan tutarak beni kendine doğru çekti.
"Yalvarırım enişte yapma, bitsin artık, çok kötüyüm!" dediğimde, "şştttt, sus!" diyerek suratıma kemerle vurdu ve "Az önce ne konuştuk lan ipne? Ben komut vereceğim, sen sorgulamayacaksın, dediklerimi yapacaksın, duydun mu lan beni!" diyerek saçlarımdan asılarak kafamı havaya kaldırdı. Canımın acısıyla, "Tamam tamam!" diyerek onayladım. "Aferin! Bir kere daha yapma etme dersen bu gece seni burda dayak manyağı yaparım, son kez uyarıyorum seni!" deyip kemeri boynuma geçirdi ve sonuna kadar gelene kadar sıktı kemeri.
Dediklerini harfiyen uygulamak zorundaydım, kaçışım yoktu. Boynumda bir tasma gibi kemer, kemerin ucu eniştemin elindedi. Kemeri çekerek benim kafamı sikinin üstüne koydu ve "Evet, buradan kalkma sakın, kafanı kaldırma, kocanın yarrağının üstünden ayrılmak yok!" deyip güldü.
O sırada yaklaşmakta olan bir araba sesiyle kafamı yukarıya kaldırdığımda eniştem kemerden asılarak kafamı yeniden kucağına çekti ve "Kalkma demedim mi oğlum sana ben? Komutu verene kadar orada yatacaksın!" dedi. Kucağındaki kafamı sallayarak, "Tamam!" dedim.
Araba yaklaşınca eniştem camı açarak öbür arabadaki kişiye, "Sikeceğim şimdi yaptığınız işi, ağaç olduk lan burada, arabada iş gördüyorsunuz bana. Hadi açın şurayı, yakın sobayı!" dedi. Adam da, "Tamam abi kızma, anca geldik, ne yapalım!" dedi. Adamın sesi tanıdık geliyordu ama kimdi bilmiyordum. Demek ki anahtar beklemiştik bir saatir, beklerken de (Bir de arabada deneyelim!) diye düşünmüştü herhalde eniştem.
Az sonra aynı ses, "Tamam abi soba tutuştu, gel istersen!" dedi. Eniştem de bana, "Hadi kalk bakalım, içeriye geçiyoruz!" dedi. Kafamı kucağından kaldırdığımda etrafta kimse görünmüyordu, adam içeriye girmişti muhtemelen.
Kemer boğazımı sıkıyordu, "Enişte bu böyle mi kalacak?" diye sordum. Eniştem de gülerek, "Kalacak, sorun mu var?" dedi ve arabadan indi. Benim olduğum tarafa doğru geldi ve "Hadi insene oğlum, neyi bekliyorsun?" diye bağırdı. Kapıyı açtım, yere adımımı attığımda ayaklarım tutmuyordu, halsizlikten resmen tir tir titriyordum.
Eniştem kemerin ucundan asılarak, "Diz çök!" dedi. Mal gibi kala kaldım ve "Nasıl yani enişte?" diyebildim. "Diz çök lan işte, konuşma!" deyince diz çöktüm. "Evet, şimdi koy ellerini yere, bir köpek gibi beni takip et, içeriye gidiyoruz, senin merakını giderelim!" dedi. Ben aptal olmuştum, düşünüyordum ne yapıyorum ben diye, kendimi hiç bu kadar aciz, düşük bir durumda hayal etmemiştim.
Ben dört ayak olunca eniştem kemerin ucunu asılarak yürümeye başladı. Neyse ki mesafe kısaydı. Köpek gibi arkasından onu takip ediyordum. Kapıyı açtı ve içeriye girdik. Ezik ve küçük düşmüş bir halde dört ayak üzerinde yerdeyken kafamı yukarıya kaldırdım ki, karşımda çırılçıplak soyunmuş iki kişi gördüm. Ben tek kişi geldi diye düşünürken karşımda eniştemin iki arkadaşı vardı. Ve işin kötü tarafı ikisini de tanıyordum, biri Levent abi, diğeri de Ali abiydi. Utancımdan yerin dibine girmiştim.
Sertleşmeye başlamış siklerini sıvazlayarak bana bakıyorladı. Levent abi, zayıf, kısa boylu, çok fırlama bir tip idi, neyse ki siki küçük birşeydi. Ali abi ise sessiz sakin, öküz gibi kalıplı, heybetli birisiydi ve bir o kadar da koca sikliydi, siki eniştemin sikini ikiye katlardı. Gözlerim faltaşı gibi olmuştu Ali abinin sikini görünce.
Levent abi enişteme, "Oooo abi uysallaştırmışsın sen bunu, evcilleşmiş bu iyice, iyi iyi, çok güzel!" deyip bana da, "Naber len Alper? Oğlum senin böyle yeteneklerin var da bize niye gelmiyorsun? Gelsen seni yarraksız bırakmazdık!" diyerek güldü. Ali abi ise tek bir kelime etmemişti daha.
Eniştem onların karşısındaki kanepeye uzanarak sigarasını yaktı ve bana, "Evet, bana nasıl itaat ediyorsan aynı şekilde onlara da edeceksin, ben neysem onlarda benim için o, ne diyorlarsa yapacaksın, duydun mu beni?" dedi. Benim zaten başka seçeneğim olmadığı için kafamı sallayarak, "Tamam!" dedim.
Levent abi boynumdaki kemerin boştaki ucunu eline alıp, enişteme, "En sevdiğim canım abim benim!" dedikten sonra da bana, "Hadi o zaman başlayalım Alperciğim, takip et bakalım beni, arka odaya geçeceğiz, orası daha geniş ve ferah, sana yapacaklarımı eniştenin önünde rahat yapamam!" deyip kahkaha attı.
Beni dört ayak üstünde bir köpekmişim gibi kemerden çekiyor, "Hadi, biraz hızlı, çabuk!" filan diyordu. Levent abi önde, Ali abi ise arkamdaydı. Arkamdan, "Offff, şu göte bak beee! Yavrum benim, keşke ilk önce ben bozsaydım bu götü!" diyerek Ali abi götümün yanaklarına tokatları yapıştırıyordu.
Arkadaki odaya gelmiştik. Levent piçi yüzüme tokat atarak, "Hadi lan al ağzına bakayım, başla!" dedi. Ben yavaştan sikini yalamaya başladım. Küçük birşeydi zaten, dibine kadar ağzıma alıyordum. "Aferin, devam et!" deyip saçlarıma yapışmıştı. Acı içinde sakso çekiyordum. Ali abi de onun yanında, "Amına koyayım Levent, bırak da bizimkini de bir alsın ağzına!" diyerek isyan ediyordu. Levent piçi gülerek, "Ali usta dur hele, önce ben ağzına boşalayım!" deyince, Ali abi de, "Tamam ulan, o zaman götünü de ilk ben sikerim bunun, anlaşalım baştan!" dedi.
Aralarında benim pazarlığımı yapıyorlardı, içerisine düştüğüm durum şaka gibiydi. Levent piçi gülerek, "Tamam usta, söz ben önce ağzını sikeyim de bunun, sen neresini sikiyorsan sik!" dedi. Levent piçinin siki ağzımda gidip gelirken Ali abi de kenardan, "Eline al en azından!" deyip yarrağını uzattı bana. Elime sığmıyordu, Ali abinin hayvan gibi yarrağı vardı. Bir yarrak elimde bir yarrak ağzımda gidip geliyordu. Zaten bitmiştim, ne diyorlarsa uyguluyordum.
Ali abinin yarrağı elimde taş gibi olmuştu ki, sonunda dayanamadı ve "Ben bunun götünü sikeceğim Levent, seni bekleyemem, bırak şu oğlanı bana!" dedi. Bana da, "Kalk kalk, yüz üstü uzan şu yatağa bakayım!" dedi. Levent piçi de ona kızarak, "Abi bir zevkimizi yaşatmadın yaa!" dedi.
Ben yatağa yüz üstü uzandım. Ali abi hayvan gibi bedeniyle vücudumu ezercesine üstüme çıktı, saçlarımdan tutarak kafamı geriye doğru çekti. Kafam yataktan kalkmıştı artık, acı içinde, "Aahhh!" diyebildim. Ali abi, "Levent geç şuraya önüne, sen de ağzına ver!" dedi. İçimden (Ohaa!) dedim, şok olmuştum. Levent abi sevinçle yatağa önüme gelivermişti. Yüzüme tokat atıp, "Hadi başla yalamaya, acele etme, sakin sakin yala!" dedi.
Biri ağzıma vermişti, diğeri ise arkamda deliğime sürtüyordu. Ali abi, "İbnenin ağzından çıkarma sakın Levent, bağırıp çağırmasın, biraz acıyacak çünkü!" dedi. Koca sikini deliğime dayamış, mantar başlı sikinin kafasını bastırmaya başlamıştı ki, çok geçmeden zaten açık olan deliğime kafası kayıverdi. Ama gel bir de bana sor!
Levent piçi kafamı sıkıca sikine bastırmış, Ali abi ise üstümde bedenimi hayvan gibi sarmış, iki taraftan da ezilmeye başlamıştım. Kafası içimde olan yarrağını öyle bir yüklenip kökledi ki, götüm yırtıldı sandım, o yanmanın acının hissiyatını ne kadar anlatsam boş.
Ali abi arkamda hayvan gibi böğürerek beni sikiyor, dibine kadar geçiriyordu. Altından kaçma veya kımıldama şansım zaten yoktu, öküz gibi bir herifti. Ağzım bir yandan sikiliyor, götüm bir yandan yarrak yiyordu...
Artık acısa da biraz da olsa alışmış olacaktım ki veya acıdan uyuşmuştu deliğim, "Immm, ımmm!" iniltiler çıkararak sikiliyordum. Kafam Levent piçinin kucağında, sikini yalamaya çalışıyor, bir yandan da Ali abinin altında eziliyordum. Artık iyice ölü gibiydim. Onlar
ise zevk ve iniltiler eşliğinde keyiflerine bakıyorlardı...
Levent piçi ağzımdan çıkmış, saçlarımı okşuyor, yüzüme tokatlar atıyor, sikini dudaklarımın arasında gezdiriyordu. Zevk sularını dudaklarımda hissediyordum. Ali abi beni sıkıca sarmış, "Ohhh, götüne koyduğumun ibnesi seni!" diyerek koca yarrağıyla götümü dağıtıyordu...
Belki 20 dakika kadar bu pozisyonda gidip gelmişlerdi. İnsan değillerdi. Hele Ali abi tam öküz, hayvan gibi abanıyor, sikerken zevk çığlıkları atıyordu. Deliğim resmen dağılmıştı bu hayvanın yüzünden. Kısık sesle, "Yalvarırım size, boşalın artık, bırakın beni, çok kötüyüm, öleceğim burada, ne olursunuz boşalın!" diye acı içinde kıvranıyor, inliyordum. Ama kime diyorsun ki, zaten dinlemiyorlardı, "Bulduk seni bırakır mıyız lan!" diyerek arkalı önlü zevklerini alıyorlardı...
Sonunda Levent piçi, "Usta ben dayanamıyorum artık, boşalacağım bunun ağzına!" dedi. Ali abi de, "O zaman aynı anda boşalalım da döl banyosu yapsın bu ibne, hak ettiğini alsın!" deyince Levent piçi kahkaha atıp, "Hadi o zaman!" diyerek kafamı sikine gömdü ve ağzımı deliler gibi sikmeye başladı. Aynı tempoda üstümdeki Ali abi de dibine kadar geçiriyordu.
İki dakika kadar sürdü bu eziyet. Nefes alamıyordum artık, Levent piçinin bacaklarına vuruyordum bırak dercesine. Neyse ki çok geçmedi ağzıma bir volkan gibi patladı. Saçlarımdan tutup, "Sakın tükürme, ağzından çıkarma, hepsini yutacaksın!" dedi. Ali abi ise üstümde insan dışı bir şekilde tecavüz eder gibi sikmeye devam ediyordu. Ama ondan da kurtulyordum herhalde. Böğürerek boynuma yumulmuş, boynumu öper pozisyonda dibine kadar son kez geçirip kala kalmış ve bir volkan gibi patlamıştı.
Ağzım götüm dölle dolmuştu, muhteşem birşeydi, o dölleri hissetmek çok hoş bir zevk veriyordu, ama ezilerek böyle sikilmek bir o kadar da yorucu oluyor, iflahımı kesiyordu.
Levent piçi yüzüme attığı bir tokattan sonra dudaklarımın arasından süzülen dölleriyle birlikte sikini ağzımdan çekti ve "Offf, eridim amına koyayım, çok iyiydin, götünü sikmesem de olur, şu an bana yetti!" diyerek saçlarımı okşayıp kafamı yatağa gömdü. Ali abi ise halen üstümdeydi, yığılıp kalmıştı.
Bir iki dakika kadar hareketsiz üstümde yattıkdan sonra Ali abi de götümde küçülmüş yarrağını çekip üstümden kalktı. Her yerim döl içinde kalmıştı. Hep merak ederdim iki kişiyle aynı anda nasıl olur diye, ama bu kadarını da düşünmemiştim.
Levent piçi keyif sigarasını yakmış, "Harbi çok iyiydin, ibneliğin hakkını harbiden verdin, teşekkür ederiz!" deyip götüme bir tokat attı, "İşeyip geleceğim!" diyerek odadan çıktı. Ali abi saçlarımı okşayarak boynumda dudaklarını gezdiriyordu, kulağıma doğru gelerek, "Yavrum çok tatlısın, ama benden bu akşamlık bu kadar. Enişten de çok yormuş seni belli, ben seni daha fazla ezmeyeceğim. Ama şunu bilmeni isterim, mekanı konumu herşeyi ben ayarlarım, seninle başbaşa güzel bir gece geçirmeyi isterim. Düşünürsen adresim belli veya ben sana numaramı bırakırım şimdi, ararsın beni tamam mı?" dedi. Doğrusu çok şaşırmıştım, kafamı sallayarak, "Tamam!" diyebildim.
Az sonra Levent piçi yeniden odaya gelince, Ali abi, "Benden bu kadar Levent, sen keyfine bak!" diyerek odadan çıktı. Levent piçi hemen hızlıca arkama uzandı, dağılan götümün yanakları arasına yerleştirdiği siki iyice kabarmaya başlamıştı bile. Yavaşça sürtüyor, "Oğlum, Ali ustanın yarrağını yedikten sonra senin göt iyice dağılmıştır, neyse en azından ben sikerken canın yanmaz!" diye dalga geçiyordu.
Saçlarımdan çekerek, "Kalk bakayım, sırt üstü yat!" dedi. Ben bitkin bitkin yavaş hareketlerle dönmüştüm ki suratıma tokatlar peş peşe geldi, "Hadi, amına koyduğumun ibnesi, seni mi bekleyceğiz lan!" deyip bacaklarımı omzuma aldı, sikini götüme kökledi. Dediğim gibi diğerlerine göre siki küçüktü, ama sikiyle veremediği acıyı tokatlar atarak bana yaşatıyor, kendini böyle tatmin ediyordu anladığım kadarıyla.
Bacaklarım omzunda, şak şak şak sesler eşliğinde sikiliyordum. Siki pek acıtmasa da işini bitirmesini bekliyordum. Derken dudaklarıma yapıştı, ben de dudaklarından öpmeye başladım. İşte şimdi zevk almaya yeniden başlamıştım. Deliler gibi öpüşüyor, içimde gidip geliyordu. Az sonra dudaklarımdan ayrıldı, "Kalk kalk, kucağıma gel!" diyerek yatağa kendisi yattı. Bir anda kendimi kucağında buldum.
Sikini götüme yerleştirip oturttu üstüne. Omzumdan boynuma öpüyor, deliler gibi sarılmış, beni kucağında iniltiler ve zevk çığlıkları içinde zıplatıyordu. Doğrusu çok hoşuma gidiyordu, sikinin küçük olması mı zevk veriyordu anlamamıştım, ama bu performansı beklemiyordum ondan. Bir süre sonra, "Kalk kucağımdan, yatağa dizlerinin üzerinde dur, kafanı yatağa koyabilirsin, bana sadece götünü çıkar yukarıya!" diyerek yeniden arkama geçti ve sikini kökledi götüme.
Boynumdaki kemerden tutarak kafamı geri çekiyor, "Ohhhh, ohhh!" inlemeleri eşliğinde, küfürler eşliğinde dibine kadar geçiriyordu. Dövülerek, küfür edilerek sikilmenin bana zevk vereceğini hiç düşünmemiştim, ama niye bilmiyorum Levent piçine sikilmekten çok zevk almaya başlamıştım. Sert ve hızlı sikiyordu, ama neyse ki siki küçüktü.
Bu olay böyle on dakika kadar sürdükten sonra dibine kadar geçirerek beni boynumdan boğarcasına kollarının altına tek hamlede alıp yatağa yüz üstü yapıştırmış, hareketsizce üstümde yığılmış kalmıştı.
Götüm hiç görmediği kadar döl görmüştü bu gece. Götümün derinliklerine döllerini akıttıktan sonra saçlarımdan okşayarak içimden süzülerek çıktı. "Aferin sana, çok güzel götün var gerçekten. Hakkını vermeye çalıştım, ama sana yetti mi bilmem? İstersen başka zaman yine veririm sana istediğini. Hadi görüşürüz!" diyerek götüme vurduğu şaplakla üstümden ayrıldı ve odadan çıktı.
Bense son bir gayretle boynumdaki kemeri çıkartarak hareketsizce bir süre uzanıp kaldım. Sonra yanıma Ali abi geldi elinde kıyafetlerimle, "Hadi giyin bakalım, seninkiler gitti, seni eve ben bırakacağım!" dedi.
Zorlana zorlana giyindim ve Ali abiyle yola koyulduk. Arabada hiç konuşmadık, sessiz sakin evimizin önüne kadar geldik. Birbirimizi tanıdığımız için nerede oturduğumuzu filan biliyorlardı zaten.
Bugün çok değişik birşey yaşamıştım, günlerce aklımdan çıkmazdı artık. Tekrar böyle birşey yaşamak ister miyim şu an zannetmiyordum, değişik hisler duygular yaşamıştım.
Tam inmek için arabanın kapsını açmıştım ki, Ali abi elime bir kağıt tutuşturup, "İyi geceler tatlım. Numaramı yazdım, bende zorlama yok, düşünürsen dönersin bana!" dedi. O an nasıl oldu bilmiyorum kendimi kollarına bırakmak istedim, ama ölmüştüm yorgunluktan. Elimi pantolonunun önüne attım, yarağını okşayarak dudaklarından öpüp, "Haberleşiriz!" dedim ve arabasından indim.
Sarhoş gibiydim, eve kendimi zor attım. Duşta ılık suyun altına girdiğimde o nasıl bir rahatlamaydı öyle. Yaşadıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu. Ama aklım Ali abide ve kocaman yarrağında kalmadı da değildi :)
(Alper)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: