|
Eczanede Nöbette Patronumla Seks! (Cengiz 48 Y., İzmir)
O zaman 18
yaşındaydım ve o Eczanede işe yeni
başlamıştım. Patronum 30 yaşında, kel
olmasına rağmen oldukça yakışıklı
biriydi. Çok iyi kalpliydi. O gece bizim Eczane nöbetçiydi. Daha önce
çalıştığım Eczanelerde hiç nöbete
kalmamıştım. Patronum nöbete benim de kalacağımı
söyledi. Yatarken giymek için hiçbir şeyimin
olmadığını söyledim. Patronum da, "Önemli değil, hava
zaten sıcak. Pantolonunun altında iç çamaşırın
vardır herhalde?" dedi. Gülerek, "Tabii var abi!" dedim. Yalnız
uykumun çok ağır olduğunu, kapı çalınırsa
duymayabileceğimi söyledim. O da, "Ben uyanırım." dedi. Gece
saat 12'ye geliyordu, artık gelen giden müşteri
kalmamıştı. Patron, istersem yatabileceğimi söyledi. Arka
tarafa geçtiğimde yatak hazırdı. Bana, "Elbisenle yatma
sakın!" diye seslendi. Zaten üzerimde bir tişört bir pantolon
vardı, onları çıkarıp külotla yatağa yattım.
Hemen uyumuşum.
Nekadar zaman uyuduğumu
bilmiyorum, ama yanımda bir hareketlilik hissederek uyandım. Patronum
beni uyandırmamaya gayret ederek usulca yatağa girmişti.
Sırtını bana çevirerek bir süre yattı. Uykum
kaçmıştı, ama uyuyormuş gibi yapıyordum. Zira
uyanık olursam, gelecek müşteriyle benim ilgilenmem gerekebilirdi.
Bir süre sonra patron bana dokunarak uyuyup uyumadığımı
kontrol etti. Hiç renk vermedim, uyuyor numarasına devam ettim. Patron
elini üzerimden aşırıp göğsümün üzerine, memelerime koydu.
Koydu ama elini hiç hareket ettirmiyordu. Derken eli
yavaş yavaş aşağı doğru kayarak, tam da sikimim
üzerinde durdu. Eli sikimin üzerinde yine hiç hareket etmiyordu. Ancak sikimin
üzerinde bir erkek elinin varlığı beni tahrik etmişti. O
güne kadar hiçbir erkek bana cinsel anlamda dokunmamıştı. Ve bu
tip ilişkilerden de nefret ettiğimi sanıyordum.
Hatta bana eşcinsel ilişki teklif eden
arkadaşlarımla kavga etmiş, onlarla selamı sabahı bile
kesmiştim. Ancak şimdi durum farklıydı. Bana dokunan
patronumdu. Hem işimi, hem de patronumu çok seviyordum. Uyanık
olduğumu hissettirirsem, hem bu iyi patronu hem de işimi
kaybedebilirdim. O yüzden ne olursa olsun uyuyormuş numarasına devam
etmeye karar verdim. Ayrıca henüz patronun uyuyup
uyumadığını da tam anlamış değildim,
belki de bunları uykusunda yapıyordu.
Duyduğum heyecanla
sikim taş gibi olmuştu, sikimin başı
külotumdan dışarı çıkmış, patronun eline
değiyordu. Bu da benim içimi gıcıklıyordu.
Derken patron elini hareket ettirmeye, yavaş yavaş sikimin
başını okşamaya başladı. Aldığım
zevkten dolayı sikimden bir iki damla zevk suyu akmıştı.
Patronum parmaklarıyla aldığı sıvıyı sikimin
başına dağıtıyor, sikimin kayganlaşan
başı bana ekstra zevk veriyordu. Ne olursa olsun uyanık
olduğumu belli etmemeliydim, bu zevk bitmemeliydi. Sikim
iyice sertleşmişti ve patronun elini tamamen dolduruyordu. Patron
benim uyuduğumdan iyice emin olmalıydı ki,
yavaş yavaş külodumu sıyırıp dizlerime kadar indirdi.
Artık bütün çıplaklığımla onun gözlerinin önündeydim.
Bir süre loş ışıkta beni seyrettiğini hissettim. Elleri
vücudumda gezinmeye başladı. Memelerimi sıkıyor, sikimi
okşuyor, taşaklarımı avuçlayıp tartıyordu. Bazen
de kaba etlerimi hafifçe sıkıyordu.
Üzerime eğilerek memelerimi
yalamaya başladı. Dili müthiş zevk veriyordu bana. Kızlarla
sevişmekten hiç bu denli zevk almamıştım. Kızlar
kesinlikle bu işi bilmiyorlardı. Patronum bütün göğsümü
yalıyor, beni kudurtuyordu. Hele göbek deliğimin etrafında dili
ile daireler çizmesi bana inanılmaz bir zevk verdi. Hem zevk alıyor,
hem de korkuyordum. Bu işin sonunun nereye varacağı
hakkında tahminler yürütüyor, beni sikmeye kalkarsa nasıl davranmamam
gerektiği konusunda senaryolar üretiyordum kafamda. Dili yavaş
yavaş aşağı kaydı. Dili sikimin tüyleri üzerinde geziyor,
dişleriyle sikimin tüylerini ısırıp hafif hafif çekiyordu.
Derken dili sikimin başında gezinmeye başladı. Dilinin ucu
sikimin deliğine giriyordu hafifçe. Sonra
yavaşça dudaklarını sikimin başına sardı.
Artık sikimin başı ağzının içindeydi. Diliyle
sikimin başına masaj yapıyor, dudaklarıyla
sıkıyor, elleriyle de memelerimi ve taşaklarımı
okşuyordu. Dudakları sikimin köküne doğru
yavaşça ilerliyordu. Derken sikim tamamen
patronun ağzındaydı...
Buna inanamıyordum, resmen
patronumun ağzını sikiyordum. Bu müthiş bir duyguydu.
Zevkten uçuyordum. Hiç ummadığım anda kendimi müthiş bir
seks olayının ortasında bulmuştum. Ne pahasına olursa
olsun uyanık olduğumu belli etmemeliydim. Hiç kıpırdamadan
yatıyordum. Patron ustalıkla sikimi emiyor, başını
yalıyor, saxo çekiyordu. Artık nefesim hızlanmaya
başlamıştı. Gelmek üzereydim. Kendimi
geri çekmek istedimse de uyanık olduğumu anlamasın diye hareket
etmemeye karar verdim. Patlamak üzereydim. Boşalmak üzere olduğumu
hissetmiş olmalı ki, o da hareketlerini
hızlandırıp beni zevkin doruklarına çıkarıyordu.
Sonunda dayanamadım ve patronun ağzında patladım. Döllerim
patronun ağzından taşıp taşaklarıma
doğru akmaya başladı. Patron birden geri çekilip
uyuyup uyumadığımı kontrol etti. Uyuduğuma kanat
getirince döllerimi yalamaya başladı. Sikim
halen taş gibiydi. İlk kez birinin (üstelik
bir erkeğin, üstelik de patronumun) ağzını sikmiş,
ağzında patlamıştım. Ama bu bana yetmemişti...
Patronum döllerimi yalayarak
temizledikten sonra beni yavaşça kendine doğru
çevirdi. Kendisi de sırtını bana doğru
dönüp, külotunu sıyırdı ve götünü sikime
yapıştırdı. Sikim götünün
yarığı üzerindeydi. Götünü yukarı aşağı
kaydırıryor, bu da beni iyice zevklendiriyordu, hafifçe
yumuşayan sikim tekrar taş kesmişti.
Elini yatağın yanındaki rafa uzatıp bir şey aldı
ve bunu hem sikime, hem de kendi götüne sürdü. Kokusundan bunun sıvı
sabun olduğunu anladım. Çok heyecanlanmıştım, ama
uyanıklığımı anlamasın
diye de kıpırdamıyordum. Eliyle sikimin başını
tam götünün deliğine yerleştirip,
deliği üzerinde daireler çizdirmeye başladı...
Götünü biraz bastırınca,
sikimin başı yavaşça içeri girmişti. Hele buna hiç
inanamıyordum, resmen patronumun götünü sikiyordum. Sıcak ve
sıkı bir deliği vardı, ama sikim
girmekte pek zorlanmıyor gibiydi. Yavaş yavaş kendisini bana
doğru itiyordu. Sikim yarısına kadar
patronun götüne girdiğinde, ben de ilk kez harekete geçerek kendimi ona
doğru ittim. Artık sikim
tamamen içindeydi. Patronum götüyle yavaş yavaş ileri geri gidip
gelmeye başladı. Hafif hareketlerle ben de onun ritmine uydum. Elini
uzatıp elimi yakaladı ve sikinin üzerine koydu.
İlk kez bir erkeğin sikini elliyordum. Patronun taş
gibi siki benimkinden daha iriydi. Birden, bu yarağı
yemek zorunda kalırsam canım çok yanabilir diye
bir düşünce geçti kafamdan. Üstelik ona uykum ağır
demiştim. Ama sonradan kafamda, beni
sikeceği ihtimali zayıfladı.
Hiç kimse sikilirken uyumazdı herhalde. Hele götten sikilirken
insanın uyanmaması mümkün değildi. Bu yüzden patronun bunu göze
alacağını sanmıyordum...
Kafamdan bu tür düşünceler
geçerken, biryandan patronun götünü sikiyordum (daha doğrusu patron götünü
siktiriyordu), biryandan da elimle patronun muhteşem
sikinini yavaş yavaş sıvazlıyor, sikinin zevk suyuyla
sırıl sıklam olmuş başını avucumla
sıkmadan okşuyordum. Sikim patronun sıcacık
deliğine girip çıktıkça anlatamayacağım kadar
çok zevk alıyordum. Bir süre sonra patlamaya tekrar hazırdım.
Patronun nefesinin hızlanmasından ve sikinin iyice gerilmesinden,
onun da patlamak üzere olduğunu fark ettim. Artık iyice
hızlanmıştık. Daha fazla dayamayıp, patronun götünün
derinliklerine patladığım anda, patron da avucuma
attırdı. Elimin her tarafı döl olmuştu. Döllerinin keskin
kokusu burnuma kadar geldi. Tadını merak ediyordum, ama korkumdan
tadına bakamıyordum. Sırtı bana dönüktü, nasılsa
göremez diyerek cesaretimi toplayıp döller damlayan elimi ağzıma
götürdüm. Değişik ve hoş bir tadı vardı. Zaten ondan
sonra bu tadın müptelası oldum.
Sikim iyice küçülüp inene kadar patronun götünde kaldı. Sonra götünü
yavaşça sikimden çekti ve bana doğru döndü,
herhalde uyanık olup olmadığıma baktı. Ben tabii
uyuyormuş numarası yapmaya devam ediyordum. Sikime ve
taşaklarıma bulaşmış dölleri yaladıktan sonra,
beni yavaşça çevirerek yüzükoyun yatırdı. Sırtımı
öpüp okşamaya ve hafif hafif ısırmaya başladı. Tekrar
zevke geliyordum, sikim yeniden sertleşiyordu.
Patronun dili kalçalarımda yoğunlaşınca, eyvah,
sanırım bu koca yarağı yemem gerekiyor
dedim kendi kendime. Ama beni sikmesi halinde, itiraz etmeyecek,
gıkımı bile çıkarmayacaktım. Bana az önce götünü veren
ve müthiş zevk yaşatan bu adama itiraz edemezdim.
Evet, ben de ona götümü vermeliydim. Hem patron bile götünü
siktirdiğine göre, bu o kadar korkunç bir olay olmamalıydı.
Belki de göt siktirmek daha zevkliydi...
Dili deliğimi bulmuş
yalıyor, deliğime girip çıkıyordu. Resmen diliyle sikiyordu
götümü. Sonra birden durdu ve yataktan kalkıp rafların birine
yöneldi. Gözümü hafifçe aralayıp ne yaptığına
bakıyordum. Prezervatiflerin olduğu raftan bir prezervatif alıp
sikine geçirdi. Loş ışıkta görebildiğim kadarı
ile, patronun uzun ve kalın siki 20 cm kadar vardı. Sikine ve götüme
sıvı sabun sürüp, bacakarama yanaştı, sikinin
başını deliğime dayadı ve
ağırlığını vermeden üstüme uzandı.
Heyecandan ve korkudan ölüyordum. Şu ana kadar
deliğime parmak bile sokmamıştım, patronun o koca
yarağını içime nasıl alacaktım? Endişelerim
boşa çıktı, patron sikini götüme sürtüyor, ama ısrarla
sokmuyordu. Aslında o yarağı içimde istiyordum, ama buna cesaret
de edemiyordum.
Patron sikini deliğimin
üzerinden taşaklarıma doğru
kaydırıp fırçalamaya başladı. Sikinin koca
başını bir deliğimde bir taşaklarımın
üzerinde hissediyordum. Sokmuyordu, ama bu bile bana müthiş zevk
veriyordu. Sonra sikini deliğimin üzerine yerleştirip durdu ve hafifçe
bastırmaya başladı. Ucu girdi sanırım,
ama canım da bayağı bir yandı. Neyse ki
daha fazla sokmadı. Çıkarıp tekrar fırçalamaya
başladı. Nefesi hızlanmıştı. Ben de tekrar gelmek
üzereydim. Birkaç kez daha fırçalayarak, sikinin başını
taşaklarıma bastırıp sarsılmaya başladı. Prezervatifin
ucunda biriken döllerin sıcaklığını hissediyordum.
Bundan aldığım müthiş zevkle ben de boşaldım. Patron
usulca üzerimden kalkıp, kağıt mendille önce kendini, sonra beni
güzelce temizledi. Sikimin ucunu öptükten sonra külodumu çekti. Kendi külodunu
da giydikten sonra, dudaklarıma ve alnıma öpücük kondurup yanıma
uzandı.
Hayatımda hiç bu kadar
heyecanlı ve zevkli bir gece geçirmemiştim. Bu olaydan sonra,
patronumla başka nöbetlerde de benzer maceralar yaşadım. Ancak
ben her seferinde uyuyor numarasına devam ettim, bir türlü cesaretimi
toplayıp da uyanık olduğumu söyleyemedim. Çünkü patronum,
eşcinselliğini kendine bile itiraf edemeyecek kadar çekingen
birisi. Olsun, ben buna da razıyım.
[Cengiz]
|