Kaymak Gibi Gay Seks Hikayeleri!

Ders Çalışacağız Sanıyordum!

Ders Çalışacağız Sanıyordum! (Burak 18 Y., Ankara)

Bu olay ben liseye giderken oldu. O zaman 16 yaşındaydım. Okulda Selçuk diye bir arkadaşım vardı, evi bize yakındı ve genelde ödevleri birlikte yapmak için onlara giderdim. Bizim ev biraz kalabalık olduğu için onların evde daha rahat ders çalışıyorduk. Selçuk, 1.80 boyunda, kalıplı, iri yarı biriydi. Bense kısa boylu, ufak tefek ve minyondum.

Bir gün ödev bitikten sonra, Selçuk, bir pørnø CD'si olduğunu, istersem birlikte izleyebileceğimizi söyledi. Biraz tereddüt etsem de, "Tamam izleyelim." dedim. Kanepeye yanyana oturup izlemeye başladık. Ben ilk kez pørnø izliyordum. Filmde adam kadını kucağında zıplatarak sikiyordu. Seyrettikçe Selçuk şortunun üstünden yarağıyla oynamaya başladı, şortun önündeki kabarıklıktan yarrağının kalktığı belli oluyordu. Yarağıyla oynarken de zevkle inleyip duruyordu. Bense hiç bir şey yapmadan filmi izliyor, arada Selçuğa bakıyordum.

Biraz sonra Selçuk şortuyla külodunu çıkarıp attı, yarağıyla oynamaya devam etti. Kendiminkinden hariç ilk defa birinin yarağını görüyordum. Ben tabii filmi izlemeyi bıraktım merakla Selçuğun yarağını izliyordum. Az sonra Şelçuk, "Kanka biraz okşasana benimkini, elim yoruldu!" diyerek elimi tutup yarağının üstüne koydu. Elimi hemen çekip, "Olmaz, ne yapıyorsun?" dedim. O ise, "Uyuzluk yapma be oğlum, iki dakika okşasan ölür müsün?" deyip tekrar elimi alıp yarağına götürdü. "İyi tamam, sadece iki dakika ama!" dedim ve başladım yarrağına masaj yapar gibi okşamaya. Selçuk zevkle inliyor, "Mmmhhh, devam et çok güzel yapıyorsun!" diye beni motive ediyordu. Sadece iki dakika demiştim, ama yaklaşık 10-15 dakikadır yarağını okşuyordum...

Selçuk, "Böyle boşalamayacağım amına koyum!" diyerek elimi yarağından çektirdiğinde, oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi üzüldüm. Selçuk, "Ayağa kalkıp, arkanı dönsene!" dedi. Bunu ne için istediğini anlamamıştım, ama yine de dediğini yaptım. Selçuk eşofmanımın altını külodumla tutup aşağıya sıyırdı. Ben hemen, "Dur, ne yapıyorsun, saçmalama!" dedim, ama dinleyen kim, beni çektiği gibi sırtım ona dönük kucağına oturttu. Ben ne kadar itiraz etsem de, "Korkma bir şey yapmayacağım, boşalabilmek için götüne sürteceğim sadece!" diyerek yarağını götümün yanakları arasına sürtmeye başladı. Arasıra beni üstünden hafif kaldırıyor, iki eliyle götümün yanaklarını ayırıp yoğuruyor, başparmağıyla göt deliğime masaj yapıp, tekrar oturtup sürtünüyordu, bazen arada zıplatır gibi yapıyordu. Belli etmek istemiyordum, ama benim de hoşuma gitmişti. Tuhaf bir şekilde bu yaptığımız şey hem beni heyecanlandırıyor, hem de zevk veriyordu. Sonunda Selçuk götümün yanakları arasına kasıla kasıla, hayvan gibi böğürerek boşaldı...

İlerleyen günlerde evlerinde ödevden sonra Selçuğun beni kucağına alıp sürtme işi devam etti. Bazen ödev bile yapmıyorduk, direkt ikimiz de soyunup, ben onun yarağını okşuyordum, o da götüme sürtünerek boşalıyordu. Bir gün Selçuk beni yine kucağına oturup sürterken kapı çaldı. Ben telaşla, "Eyvah, annen mi geldi?" diye sordum. Selçuk ise gayet sakin bir ses tonuyla, "Yok annem değil!" deyip çırılçıplak gidip kapıyı açtı. İçeri uzun boylu, esmer, kirli sakallı, tahminimce 25 yaşında bir genç geldi. Selçuk, "Üniversitede okuyan kuzenim Eray geldi, o da bugün bize katılacak!" dedi.

Ben hemen, "Ne oluyor Selçuk, ben kimseyle bir şey yapmak istemiyorum, eve gideceğim!" deyip kalktım. Giyinmek için kıyafetlerime uzanmıştım ki, Selçuk bir anda beni kucaklayıp koltuğa oturdu. Götümü okşayıp, yarrağını arasına bastırıp durdu. "Bırak, gideceğim!" dedim ama hiç oralı olmadı. Eray da o ara soyunup oturdu kanepeye ve "Bana da ver biraz!" deyip güldü. Selçuk beni kaldırıp onun kucağına verdi. Bu kez Eray aynısını yapmaya başladı. Baktım ki elimden bir şey gelmiyor, sustum. Bir de Eray'ın kucağında olmak beni heyecanlandırmıştı...

Eray götümü okşayıp, yarağını öyle bir bastırıyordu ki, bu azgınlığı beni korkutmaya başlamıştı. Sonra bir anda beni üstünden kaldırdı, kollarım ve kafam kanepeye gelecek şekilde yerde dört ayak domaltarak göt deliğimi yalamaya başladı. İnanılmaz zevk alıyordum, deliğimi öyle bir yalıyordu ki, dilini deliğime sokar gibi yapıyor, beni kendimden geçiriyordu. Selçuk da gelip önüme oturdu ve yüzümü yarağına yapıştırdı, yarrağını yüzüme sürtmeye başladı. Sonra birden, "Aç ağzını!" dedi. Ben açmayınca, "Açsana lan ağzını!" diye tokat gösterince korkup açtım ağzımı. Yarağını ağzıma verdi, "Yala, em!" dedi. Önce başını emdim, ama Selçuk, "Sonuna kadar al ağzına, taşaklarımı da yala, daha iyi em orospu çocuğu!" diye beni zorlayıp duruyor, bir saniye nefes aldırmadan ağzımı sikiyordu...

Eray arkamda göt deliğime ve parmaklarına bolca tükürüp orta parmağının ucunu deliğime hafifçe bastırdı. Ben, "Dur, yapma!" deyip kalkmaya çalıştım, ama Eray parmaklamaya başlamıştı bile. Deliğimdeki parmak sayısı teker teker artıyordu, çektiğim acı da o oranda artıyordu. Eray, "Offf, minicik pespembe deliğin var, birazdan dölle dolduracağım ben bu deliği bekle!" dedi. Deliğim o kadar acıyordu ki, bağırmak istiyordum fakat komşulardan birileri duyar rezil olurum diye tutuyordum kendimi. Eray sonunda dört parmağını birden içime soktu ve uzunca bir süre bekletti. Sonra Selçuğa, "Git krem getir!" dedi. Selçuk gidip annesinin yatakodasından krem getirdi. Eray bolca deliğime boca ettikten sonra yarrağının başını deliğime dayadı. Kremin verdiği kayganlıkla çok zorlanmadan başını içime soktu ve bastırmaya başladı. Yavaş yavaş içime giriyordu, ara ara çıkarıp tekrar sokuyordu. Sonunda yarrağın dibine kadar içime girdiğini taşakları arkamda hissedince anladım.

Ben, "Çıkar ne olursun, çok acıyor!" diye yalvarıyordum. Eray ise, "Sus, tamam, az sabret, geçer birazdan!" diye beni susturuyordu. Eray yarrağını içimde bir süre beklettikten sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Selçuk da keyifle yarrağını emdirmeye devam etti. Bir süre sonra deliğimdeki acı yavaş yavaş geçmeye başladı, fakat Eray gitgide sikiş temposunu artırıyordu, daha sert sikiyordu, iki eliyle belimden tutarak yarrağını götüme hızlı hızlı kökleyip pompalıyor, beni hayvan gibi sikiyordu. Arada popoma sertçe tokat atıyor ve "Ohhhh, bu kadar taze bir göt sikilmez mi, parçalayacağım küçük ibnemin deliğini!" diyordu...

Bir süre sonra Selçuk inleyerek ağzıma boşaldı, sıcak dölleri ağzımın içini doldurdu. Hafif ekşimsi, değişik bir tadı vardı dölün. Boşaldıktan sonra da yarağını ağzımdan çıkarmadığı için döllerin çoğunu yutmak zorunda kaldım. Eray ise boşalmak nedir bilmiyordu. Götümü 15 dakikadır sikmesine rağmen halen pompalamaya devam ediyordu. Sonra beni kaldırdı, kendi kanepeye oturup beni kucağına aldı, yarrağını yeniden deliğime köküne kadar soktu. Eray'ın o sıcak yarrağı yine götümün içindeydi. Kucakta sikmeye devam etti, beni kucağında hoplatıyor, her seferinde yarrak dibine kadar girip çıkıyordu. Çıkan 'Şak şak şak!' sesleri ve Eray'ın, "Ohhhhhh!" çekişleri benim inlemelerime karışmıştı. Selçuk ise öbür kanepede oturmuş, bizi izlerken inmiş yarrağıyla oynuyordu...

Eray ara ara yavaşlayıp sonra tekrar hızlı hızlı sikmeye devam ediyor, adeta götümü parçalıyordu. Göt deliğim artık hiç acımıyordu, uyuşmuş gibiydi. Bu şekilde de bir 10 dakika kadar siktikten sonra Eray ayağa kalkıp beni ayakta kucakta sikmeye devam etti. Kollarımı boynuna, bacaklarımı da beline dolamamı istedi. Hiç durmadan beni zıplatıyordu, ben artık aldığım zevkten kendimden tamamen geçmiştim. Sonra beni kanepeye uzatıp bacak omuza yapıp sikmeye devam etti. Eray'ın bu köklemeleri hiç bitmeyecek sandım, ama bir anda kasıla kasıla, uzunca bir, "Ohhhhhh!" çekerek içime patladı. Döllerin içime kesik kesik fışkırdığını hissediyordum, içim dölle dolmuştu.

Üstüme yığılıp birkaç dakika yarrağını içimden çıkarmadan kaldı. Sonra kalktı bir sigara yaktı. Döller deliğimden bacaklarıma akmıştı. Selçuk gidip birkaç tane peçete getirip silmemi söyledi. Sonra da bana sikini biraz emdirip kaldırttı. Ben tekrar ağzıma boşalacak diye beklerken, beni yerde dört ayak domaltıp yarrağını hiç zorlanmadan tek seferde dibine kadar soktu ve içimde gidip gelmeye başladı. Deliğim kremden ve dölden vıcık vıcıktı. Selçuk beni keyifle sıkıyordu, tşakları her gidiş gelişte apış aramı adeta dövüyordu. Göt deliğim sikilmekten iyice açılmış, folloş olmuştu. Selçuk durmadan deliğimi zorlayıp duruyor bazen ucuna kadar çekip aniden köklüyor, abanıp duruyordu. İki eliyle götümün yanaklarını iyice ayırmış, yarrağını içime gömüp gömüp duruyordu...

Sonra Selçuk pozisyon değiştirdi ve bu kez de o beni bacak omuzda sikmeye devam etti. Sikerken meme uçlarımla oynuyor, arada yüzüme hafifçe tokat atıyordu. Daha sonra beni yüzüstü yatırıp kendi de üstüme çıkarak yarrağını deliğime kökledi ve pompalamaya kaldığı yerden devam etti. O sırada Eray gelip başımın hizasına oturdu ve yarrağını ağzıma uzatıp, "Ağzına al, em!" dedi. Emmeye başladım. Selçuk götümü sikerken, Eray da ağzımı sikiyordu, iki deliğim birden yarrakla doluydu. Biraz sonra Eray Selçuğa, "Kuzen yer değiştirelim!" dedi, Eray götüme girdi, Selçuk ağzıma verdi.

Selçuk Eray'a, "Nasıl kuzen, ibnede iyi göt var değil mi?" diye sorunca, "Ulan iyi de ne demek, bu kadar taze göt bulunca affetmeyeceksin, iyi ki çağırdın beni, uzun zamandır göt sikmiyordum, ilaç gibi geldi bu, sabaha kadar sikebilirim!" dedi. Selçuk ise, "Annem iki saat sonra gelir, dikkatli olmamız lazım!" diye uyardı Eray'ı. Bense halen ikisinin arasında hem ağzımdan hem götümden sikilmeye devam ediyordum. Beni pozisyondan pozisyona sokuyorlar, bir saniye nefes almama müsade etmiyorlardı...

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, Eray götümden çıkıp ağzıma boşladı. İlki kadar çok döl gelmemişti, boşalmasına rağmen halen emdiriyordu, sanki yarrağını ağzımdan hiç çıkarmak istemiyordu. Boş kalan götüme tekrar Selçuk girmişti. O da bir süre sonra götümün içine sıcak sıcak boşaldı ve beni sikmeyi bıraktılar. Göt deliğim sanki parçalanmıştı, otururken bile sızlıyordu. Onlar duş alıp, temizlenip geldiler, ben de o ara anca kendime geldim. Sonra ben de duş alıp giyindim ve evime gittim. Aynı günün gecesi o gün yaşadıklarımı düşünüp tahrik olarak mastürbasyon yaptım. Tamam, başlarda istemiyordum, ama sikilmekten müthiş zevk almıştım.

Yaklaşık bir hafta boyunca götümün sızısından oturamadım, tabii ders çalışmaya Selçuğun yanına da gitmedim. Götümün sızısı geçince yine ders çalışmaya, yani sikişmeye devam ettik. Arada Eray da gelip katılıyordu bize. Bu sikişmelerimiz bir sene falan sürdü, ablam İstanbul'da bir üniversiteyi kazanınca İstanbul'a taşındık. İkisiyle de bir daha görüşemedim.

[Burak]

Seks Hikayeni Yolla « Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Erkek Siken Erkekler sitesi 18 yaşından büyükler için Gay Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Gay Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: