Deli Yarak! (İrem 25 Y., İstanbul)
Merhaba arkadaşlar, ben İrem, 25 yaşında parlak pasif
bir gayım. Dedemden miras kalan mülkler paylaşılınca bana da Selimpaşa'da tek katlı müstakil
bahçeli bir ev düştü. Gay olduğum için ailemle sürekli
tartışmaktan bıkmıştım ve payıma düşen o
eve taşınıp tek başıma yaşamaya karar verdim.
Genelde emekli ihtiyarların yaşadığı küçük bir
mahalleydi taşındığım yer.
Kendime bakmayı severim. Epilasyonuna önem veren, vücudunda hiç
kıl olmayan, pürüzsüz vücuda sahip olan, omuzuna gelen dalgalı
saçlarını sarıya boyatan biriyim. Gay olduğumu saklama
gereği duymadığım için bulunduğum semtin sakinleri
benden uzak durmayı tercih eder, bu yüzden komşularımla hiç
diyaloğum yok.
Taşınalı daha birkaç ay olmuştu. Semtimizde Deli
Behçet diye tanınan biri var. Behçet, 30 yaşlarında, kara
yağız denilen türden esmer uzun boylu biriydi. Onu hep üzerinde eski
bol bir eşofman, kirden rengi belli olmayan bir tişört ve soğuk
havalarda giydiği eski bir mont ile görürdüm. Konuşamadığı
için garip sesler çıkartarak insanlardan bir şeyler isterdi, ama
genelde herkes tersleyip kovalardı Behçet'i. Aslında çekingen ve
zararsız biriydi. Bahçesinde mangal yakan biri olunca oraya gider, belki
bir şey verirler diye köşede beklerdi. Benim evimin karşı
çaprazında inşaatı yarım kalmış bir evin içinde
yaşardı.
Soğuk bir kış sabahı Behçet'i eski montuna
sarılmış, belli ki karnı aç, bahçelerde insan arar halde
gördüm. Haline üzüldüm. Benim evde kalorifer yandığı için
şort ve tişörtle oturuyordum, dayanamayıp üstüme
kabanımı geçirdim, bahçeye çıkıp seslendim. Çekinerek
yanıma geldiğinde ona sordum, "Karnın aç mı, yemek
ister misin?" dedim. Sevinçle başını evet anlamında
salladı. Bahçe kapısını açıp içeri aldım.
Ayakkabıları yırtık, ayakları su içindeydi.
Kıyamadım, "Gel içeri, hem birşeyler ye, hem
ısınırsın!" diyerek kabanımı
çıkarıp astım ve Behçet'i mutfağa götürdüm. Sıcak çay
ve kahvaltılık verdim. Bol bol yedi, içti.
Karnı doyunca gitmek istedi. Ama onu o şekilde sokağa
göndermek istemedim, "Gel bakalım, sana göre giyecek bir şeyler
bulabilecek miyim!" diyerek yatak odama götürdüm. Elbise dolabımdan
kalın bir eşofman altı, yün bir kazak ve kalın çoraplar
çıkarıp yatağın üzerine koydum. "Sen bunları
giyin, ben sana ayakkabı bakayım!" diyerek arkamı dönüp
eğilerek alt raftan ayakkabı aradım bir süre.
Sonunda bana büyük geldiği için hiç giymedigim botumu buldum. Botu alıp arkamı döndüğümde büyük bir şok
yaşadım. Behçet çırılçıplak soyunmuş,
eğildiğim için kısa şortumdan taşan tombul götüme
bakarak sikini sıvazlıyordu. Beni asıl şaşırtan
sikiydi, tıpkı bir soda şişesi gibi ucu ince ortaya
doğru rakı bardağı kadar kalın, simsiyah bir siki
vardı. Dibinden fışkıran kıllarla yaprakları
dökülmüş bir palmiye ağacı gibi duruyordu.
Hayatımda hiç böyle bir sik görmemiştim. Uzun zamandır
seks yapmadığım için çok azgın olmama rağmen bu siki
yemeye cesaret edemezdim. Bir süre Behçet'in sikine baktım. Behçet de bana
bakarak mastürbasyona devam ediyordu. Aklımdan binlerce şey
geçiyordu. Bir yandan, bir daha nereden bulacaksın böyle bir siki diyor,
bir yandan da köklerse götümü parçalar bu sik diye düşünüyordum.
Sonunda azgınlığım galip geldi, Behçet korkak biri,
kontrol bende olursa sorun olmaz diye düşündüm. Behçet'in kolundan tutup,
"Gel seni temizleyelim önce!" diyerek banyoya götürüp duşa
soktum. Ben de soyunup duşa girdim. Behçet gözlerini vücuduma dikmiş
mastürbasyon yaparken onu güzelce yıkadım. Uzun zamandır
yıkanmadığı belliydi.
Su temiz akana kadar bütün vücudunu yıkadıktan sonra elime
traş makinasını alıp önünde eğildim. Traş etmek
için sikini tuttuğumda bir kez daha korktum. Tuttuğum dip
kısmı su bardağı kadar kalındı, dibinden
fışkıran kıllardan belli olmuyordu. Makinayı
uzatıp traş ederken siki neredeyse ağzıma girecekti.
Güzelce temizleyip, sikini yıkarken boylu boyunca sıvazladım.
Garip şekilde normalde elime bile almaya korkacağım bu kolum
kadar ve taş gibi sert siki götümün içinde hissetmek istiyordum, ama önce
ağzımla bir kez boşaltmak istedim.
Behçet gözlerini dikmiş bana bakarken sikini ortadan kavrayıp
ağzıma soktum. Ben dev gibi sikini yalayıp boğazıma
kadar sokarken Behçet garip sesler çıkartarak titriyordu. Sonunda
dayanamadı ve boşalmaya başladı. Ama ne boşalma! Öküz
gibi böğürürken sikinden gelen döller bitmek bilmiyordu. Yüzüm,
saçlarım, göğsüm döl ile yıkanmıştı resmen...
Behçet'i ve kendimi tekrar yıkadıktan sonra elinden tutup
yatağa götürürken Behçet'in yüzünde aptalca bir gülümseme vardı.
Behçet'i sırt üstü yatağa yatırıp üstüne doğru
uzandım. Karnına doğru sarkan hafif yumuşamış sikini
ortadan kavrayıp tekrar ağzıma soktum. Birkaç dakika sonra
kocaman sik yine taş gibi olmuştu. Komidinin üzerinde duran
kayganlaştırıcıyı alıp götümü ve Behçet'in sikini
yağladım. Behçet'in üstüne çıkıp dimdik duran sikini götüme
dayadığımda dizlerimi tam olarak kırmamıştım
bile. Sandalyeye oturma hizasında sik götüme dayanmıştı.
Biraz zorladığımda koca sikin kafası götümü gererek
içime girdi. Yavaş yavaş oturup kalkarak götümü sike
alıştırmaya başladım. Bir süre sonra sikin üçte biri
götüme girmişti, ama götüm soda şişesi gibi olan orta
kısmını bir türlü alamıyordu. Müthiş bir acı ve
zevk içinde sikin üstünde zıplarken Behçet de altımda garip sesler
çıkartarak zevk aldığını belli ediyordu. Arada bir
sikiyle alttan bastırarak kalanını götüme sokmaya çalışıyordu,
ama ben de sikiyle beraber zıplıyor, koca siki bir türlü
alamıyordum...
Behçet yine böğüre böğüre boşalmaya
başladığında sikin üstüne oturup bütün döllerini içimde
hissettim. Koca siki içimden çıktığında Behçet'in
göğsüne yattım. Zonklayarak acıyan götümden Behçet'in dölleri
süzülerek akıyordu. Elbise dolabının aynalı camından
bize baktım, esmer ve iri Behçet'in göğsünde bembeyaz bir çocuk gibi
duruyordum. Behçet yavaş yavaş omuzlarımı ve
sırtımı okşuyor, tekrar sertleşmeye başlayan
kapkara siki tombul götümün arasından belime kadar uzanıyordu.
Aynadan Behçet'e baktığımda onun da aynadan götüme
baktığını farkettim. Bir elini tutup götümün üzerine
koydum. Gözleri ışıldamıştı, çekinerek diğer
elini de götüme getirdi ve okşamaya başladı. Oyuncak bulmuş
bir çocuk gibiydi. Bu arada koca siki yine kalkmış, götümün
arasında dimdik duruyordu. Yana doğru dönerek yatağın
üzerine sırt üstü yattım. Behçet'in kafasını göğsüme
doğru çekip göğüs ucumu ağzına dayadım. Behçet
annesinin memesini bulmuş çocuk gibi emmeye ve yalamaya başladı.
Öyle iştahlı yalıyordu ki, halen zonklayan götümü yine siktirmek
istedim.
Yatakta yan yatıp sırtımı Behçet'e döndüm. Sikini
tutup halen kayganlaştırıcı yağın etkisiyle
kaygan olan götüme dayadım. Behçet da yan dönerek arkadan bir eliyle
belimden diğer eliyle göğsümden sarılıp sikini götüme
zorlamaya başladı. Ben, "Yavaş yavaş!" diyerek
uyarıyordum, Behçet de çok zorlamadan götümü keyifle sikiyordu. Beş
dakika kadar sikilen götüm koca sikin birazını daha içine
almış, soda şişesi kalınlığında olan
kısmını zorlanarak almaya çalışıyordu...
Behçet yine hırıltılı garip sesler çıkartmaya
başladığında sert sert pompalamaya, sikini götüme zorlamaya
başlamıştı. Bağırarak elinden kurtulmaya
çalışıyordum, ama öyle güçlü sarılmıştı ki,
kurtulmam mümkün değildi. Sonunda bütün gücüyle yüklenip böğüre
böğüre boşalmaya başladığında zorlamaya
direnemeyen götüme sikinin yarısından fazlası bağırta
bağırta sokmuştu. Götümün yırtılacak derecede
gerilmesi öyle canımı yakmıştı ki,
çığlık çığlığa bağırdım. Ama
Behçet bütün döllerini götümün içine boşaltmadan bırakmadı...
Boşalıp beni bıraktığında Behçet'e bir
tokat atıp salona gittim ve götümün acısından
oturamadığım için ayakta ağlamaya başladım.
Behçet peşimden salona gelmiş, mahcup bir şekilde özür diler
gibi bana bakıyordu. Ona, "Defol git buradan geri zekalı, götümü
parçaladın!" diye bağırdım. Behçet arkasını
dönüp yatak odama gitti.
Birkaç dakika sonra evin dış kapısının kapanma
sesini duydum. Pencereden baktığımda eski elbiselerini giymiş,
soğukta büzülerek bahçe kapısından çıkıyordu. Biraz
pişman olmuştum, ama halen kapanmayan götümün acısını
hissettikce sinirimden küfür ediyordum Behçet'e.
Aradan üç gün geçmiş, götüm biraz kendini toplamış,
acı yerini tatlı bir kaşınmaya bırakmıştı.
Sık sık pencereden bakıyor, Behçet'i merak ediyordum. Ama
ortalarda hiç görünmüyordu. Aslında Behçet'in beni bir
kadınmışım gibi arzulaması, kadın gibi görmesi
çok hoşuma gitmişti. Hatta itiraf etmem gerekirse bir
kadınmışım gibi tecavüz edercesine sikmesi ayrı bir
haz vermişti bana ve yine aynı sekilde tecavüz eder gibi koca sikiyle
bağırta bağırta sikmesini istiyordum. O koca sikin götümü
yırtmasından çok korkmama rağmen bu isteğimi bastıramıyordum...
Akşam üstü artık bu isteklerime karşı
gelemeyeceğimi anladım. Sanki Behçet'in sikinin
bağımlısı olmuştum. Ömrümü kendimi Behçet'e
siktirmemenin pişmanlığını yaşayarak geçirmek
istemediğim için Behçet'i bulup kendimi doyasıya siktirmeye, o koca
sikin altına yatıp götüme giren her santiminin acılı
zevkini yaşamaya karar verdim.
Üstümü sıkıca giyinip dışarı çıktım.
Hava kararmaya yakındı. Acele ile mahallede Behçet'i aramaya
başladım. Her köşeye, her sokağa bakıyordum.
45 dakika sonra neredeyse ümidimi kaybedecekken iki sokak arkada
boş bir arsada karton bir kutunun içinde buldum Behçet'i. Beni görünce
önce korkuyla baktı bana. Elinden tutup, "Gel eve gidelim!"
dediğimde bakışları biraz sevinç biraz endişe gibi
oldu. Boş sokaklarda Behçet'in elinden tutup eve götürürken ben de
Behçet'i bulmuş olmanın sevincini yaşıyordum. Bir yandan da
koca sikin götüme nasıl gireceğini düşünerek
endişeleniyordum.
Eve girdiğimizde Behçet halen çekingen ve korkaktı. İlk
olarak Behçet'in üzerindeki kirli elbiselerden kurtulmak için
çırılçıplak soydum. Devasa siki inik olmasına rağmen
rengi ve şekliyle önünde patlıcan gibi sallanıyordu. Ben de
soyunup Behçet'i banyoya soktum. Çıplak vücudumu görünce Behçet'in siki
yine dimdik olmuş, önünde beyzbol sopası gibi sallanıyordu.
Behçet'in beni bu kadar beğenmesi ve arzulaması gururumu
okşamıştı.
Behçet'i güzelce yıkadım. Tertemiz olduğundan emin
olunca önünde diz çöküp koca sikini elime aldım. Bir kez daha bu siki
götüme alabilir miyim diye düşünürken geçen zorla götüme soktuğu
kadarını tahmin etmeye çalışıyordum. Tahmin
ettiğim kısmı tıpkı bir soda şişesi
kadardı. Nasıl alabildim diye hayretle bakıyordum ve geride su
bardağı kalınlığında birkaç santim civarı
bir kısım daha vardı. Hepsi mümkün değil girmez zaten diye
düşündüm. Behçet'in sikini ağzıma alıp emmeye yalamaya
başladığımda Behçet yine hırıltılı
sesler çıkartmaya başladı ve çok geçmeden böğüre
böğüre itfaiye hortumu gibi boşaldı...
Tekrar yıkandık. Banyodan çıkınca Behçet'ın
elinden tutup, "Gel önce karnını doyuralım, enerji al ki
beni sağlam sik!" dedim. Behçet sevinçli bir şekilde
peşimden mutfağa geldi. Yemek hazırlayıp önüne koydum.
İştahla yedi, belli ki çok açtı. O yemeğini yerken ben de
sikiyle oynuyor, ne kadarını alacağımın
hesabını yapıyordum.
Yemekten sonra yatak odasına götürdüm Behçet'i. Halen biraz
gergindi. Yatağın kenarına dizlerimi koyup domaldım ve
Behçet'e bakıp, "Özledin mi götümü?" dedim. Behçet bembeyaz
tombul götümden gözlerini ayırmıyordu. Ona, "Götümü yalamak
ister misin?" dedim. Behçet sevinçle arkamda diz çöküp
dudaklarını götüme yapıştırdı. İki eliyle
tutup götümde yalanmadık yer bırakmadı.
Götümün deliğini dil atarak yalaması beni fena
azdırmıştı. Behçet'i sırt üstü yatırıp
götümü yağladım, bir beyzbol sopasına oturur gibi oturdum
Behçet'in sikine. Giren her santiminde ayrı bir acı ve ayrı bir zevk
yaşıyordum. Zıplaya zıplaya yarısını
almıştım. Götüm yine yırtılacak gibi gerilmişti.
Elimi arkaya atıp sikin kalan kısmını kavradım. 10-12
santimlik kolum gibi kalın kısmı halen
dışardaydı. Üstünde deli gibi zıplıyordum, ta ki
Behçet böğüre böğüre döllerini götüme bosaltana kadar sürdü bu.
Yorgunluktan bitmiştim. Behçet'in göğsüne uzanıp
yattım. Götüm yine acıyla zonklarken aynadan yine kapkara öküz gibi
Behçet'in göğsünde yatan çocuk gibi bembeyaz kendimi seyrediyordum. Behçet
bir eliyle götümü, diğer eliyle sırtımı okşuyordu.
Elimi arkaya uzatıp Behçet'in hafif yumuşamış sikini tutup
götümün arasından sırtıma doğru yatırdım. Sikinin
kafası belime bir yere değiyordu. Bir an hepsi girse ne olur diye
düşündüm, sonra da kendi düşünceme güldüm.
Ben yatmış dinlenirken Behçet bütün vücudumu keşfetmek
ister gibi okşuyordu. Bir erkek tarafından beğenilme, arzulanma
ve sahiplenilmenin verdiği zevkle ben de Behçet'in vücudunu
okşuyordum. Behçet daha fazla dayanamadı ve omuzlarımı
boynumu öpüp yalamaya başladı. Beni sırt üstü yatırıp
iştahla göğüslerimi yalamaya başladı. Bir süre sonra, beni
azdırmasına dayanamayıp yatakda yan dönüp sırtımı
Behçet'e dayadım. Yine tecavüz eder gibi, sikini zorlaya zorlaya götüme
sokmasını istiyordum.
Behçet bana arkadan sarılıp yine taş gibi olan sikini
götüme dayadı. Yavaş ve dikkatli bir şekilde sikini
alıştıra alıştıra yarısına kadar sokup
götümü sikmeye başladı. Başta yine kendini kaybedip sikinin tamamını
sokmak için zorlar diye korkuyordum. Ama Behçet de beni incitmekten korktuğu
için olsa gerek, 15 dakikadır daha fazlasını sokmadan sikiyordu.
Ben götümü zorlayan sikin verdiği azgınlıkla, "Hepsini
kökle Behçet'im, dağıt götümü!" dedim. Behçet bir süre durup
bana baktı. Ben de, "Götümü dağıt Behçet'im, dibine kadar
sok!" dedim tekrar.
Bir eliyle belimden, bir eliyle omuzumdan sıkıca tutup
sikiyle götüme yüklendi. Sonra geri çekip tekrar yüklendi ve tekrar yüklendi.
Götüm bu darbelere direnemeyip koca siki her bastırdığında
adeta yırtılarak santim santim içine alırken, Behçet yine
kendini kaybetmiş hırıltılı seslerle boşalmaya
hazırlanıyordu. Sikinin kafasını götümün içinde daha önce
hiç hissetmediğim yerlere değdiğini hissediyordum. Behçet
çığlıklarıma aldırmadan götümü dağıtarak
sikip yine bütün döllerini içime boşalttı ve sikini
çıkardı...
İşi bittiğinde korkuyla bana bakıyordu. Ben
acıyla ağlıyor, götümü tutuyordum. Götüm öyle bir
açılmıştı ki, içine giren havayı
bağırsaklarımda hissediyordum. Yavaşça dönüp Behçet'in
yarı inik sikine baktım ve gözlerime inanamadım. Behçet'in
sikinin götüme giren ıslak kısmı üçte ikisi kadardı,
dibinde su bardağı kalınlığında birkaç santimlik
kısmı kalmıştı girmeyen. Ona, "Sen bu
kadarını nasıl soktun götüme yaa?" diye baktım. Behçet
korkuyla bakıyordu bana.
Götümün biber sürülmüş gibi yanması ve götümün
kapanmamasına rağmen Behçet'e kızamadım. Çünkü ben
istemiştim bunu. Kalkıp salona gitmek istedim, ama dizlerim
tutmuyordu. Behçet endişeyle seyrediyordu beni. Bir süre dinlendim, sonra
kalkmayı başardım, ama sünnet çocukları gibi götüm
dışarda ve bacaklarım açık yürüyordum.
Salonda yarım saat kadar ayakta durdum, oturamıyordum. Behçet
de salona gelmiş, korkuyla beni takip ediyordu. Biraz alkol alırsam
iyi gelir diye düşündüm. Mutfağa gidip bir şişe viski
çıkardım. Bir bardak kendime, bir bardak ta Behçet'e doldurdum.
Behçet ilk yudumda yüzünü buruşturdu, belli ki ilk defa içiyordu.
İkinci bardaklar bitince Behçet'in suratında aptal bir gülümseme
vardı, sarhoş olmuştu sanırım. Benim götümün acısı
da alkolün etkisiyle azalmıştı.
Ben bir bardak daha viski içince çakır keyif olmuştum.
Behçet'in elinden tutup, "Hadi gidip yatalım!" dedim. Ben
önde Behçet arkada gülerek gidip yattık. Niyetim uyumaktı. Behçet
yatakta bana sarılıp yattı, ama rahat durmuyordu, götümle,
göğüslerimle oynuyor, omuzlarımı, boynumu, dudaklarımı
öpüp yalıyor, bana dokunduğunda hemen kalkan koca sikini götüme
sürtüyordu. Ben de hem alkolün hem de öpülüp yalanmanın etkisiyle yine
azmıştım, elime Behçet'in sikini almış oynuyordum.
Götüm halen acıyordu, ama yine de deli gibi sikilmek istiyordum.
Hem de tecavüz edilir gibi zorlanarak. Azgınlık ve
sarhoşluğun verdiği cesaretle uzun zamandır denemek
istediğim bir pozisyonu denemek geldi aklıma. Behçet'i
kaldırıp yatağın ortasına yüz üstü yattım.
Belimin altına iki tane yastığı koyup götümü iyice havaya
kaldırdım. Bacaklarımı da açıp götümü bolca
yağladım. Dolabın aynasından kendime
baktığımda yatağın ortasında götüm bembeyaz ay
gibi parlıyordu.
Bu muhteşem görüntüye Behçet de dayanamadı, sikini
okşayarak hemen arkama geçip diz çöktü. Bacaklarımı iyice
açıp araya girdi. Siyah, kolum kadar sikinin kafasını götüme
dayadığında aynadan götüme sanki at siki dayanmış gibi
duruyordu. Behçet'in sikinin de at sikinden farkı yoktu zaten.
Sikinin bir kısmını götüme soktuğunda acıyla
inledim. Behçet üstüme doğru eğilip iki eliyle omuzlarımdan
bastırırken halen aynadan izliyordum. Behçet beliyle destek alarak
sikini götüme gömdüğünde gözlerim karardı. Çıkarıp tekrar
yüklendi. Benim çığlıklarım odada yankılanırken,
Behçet savunmasız götüme sikini acımadan köklemeye
çalışıyordu. Zavallı götüm dev sike direnmeye
çalışıyordu, ama her yüklenmesinde biraz daha açılıp
sikin birazını daha içine alıyordu. Behçet birden sikinin üstüne
bütün ağırlığıyla yüklendi. Götümde müthiş bir
acı hissettim ve bayılmışım...
Bir süre sonra acıyla kendime geldiğimde Behçet üstümde halen
götüme gidip geliyordu. Behçet'in taşakları götüme değiyor,
sikinin kafası ise mideme kadar girip çıkıyordu.
Sanırım götüm su bardağı gibi
açılmıştı. Ağlaya bağıra Behçet'in
boşalmasını bekledim, başka yapacak bir şeyim yoktu
çünkü...
On dakika kadar sonra Behçet sikini köküne kadar götüme sokup döllerini
içime boşaltıp çıktı. Yorgun bir şekilde yatağa
sırt üstü yattığında ben felç olmuş gibi yerimden
kıpırdayamıyordum. Elimi arkama atıp götümü kontrol etmek
istedim. Elim bileğime kadar götüme giriyordu ve dayanılmaz bir
acı hissediyordum. Acıya dayanamayıp baygın bir
şekilde uyumuşum...
Ertesi sabah kendime geldiğimde aynı pozisyonda
yatıyordum. Behçet yanıma oturmuş korkuyla bana bakıyordu.
Götümün içinde halen Behçet'in döllerini hissediyordum. Ona, "Sen ne
yaptın bana?" diye kızgın bir şekilde sordum. Behçet
panikle ayağa kalktı, neredeyse ağlayacaktı. Ona,
"Yardım et kalkmak istiyorum!" dedim. Beni kucaklayıp
yataktan kaldırdı. Ayaklarımın üzerine yere
bıraktığında neredeyse düşecektim.
Her yerim ağrıyordu. Yeni yürümeyi öğrenmiş bir
çocuk gibi salona doğru yürüdüm. Behçet de arkamda temkinli bir
şekilde beni takip ediyordu. Salonun koltuğuna sırt üstü
attım kendimi. Bir saat kadar da orada uymuşum sanırım.
Behçet'in omuzuma dokunmasıyla uyandım. Ekmeğin arasına
domates peynir koymuş, bana uzattı. Bu düşüncesi ve merhameti
karşısında elini tutup, "Senin suçun yok, ben istedim böyle
olmasını!" dedim. Behçet yarı üzgün yarı mutlu bana
gülümsedi.
Behçet sonraki bir hafta boyunca yanımdan ayrılmadı.
Gece yanımda yatıyor ama bana dokunmuyordu. Ben de artık kendime
gelmiştim, artık oturabiliyordum. Ama götüm halen tam
kapanmıyordu. Son iki gündür o yarrağı ben nasıl aldım
sorusu kafamı kurcalıyordu. Bir yandan da Behçet'in bana
karşı merhametli ve sahiplenici tavrını ödüllendirmek
istiyordum. Götüm de yine kaşınmaya başlamıştı
aslında :)
O akşam erken yattım, Behçet de yanıma gelip yattı.
Sıcak oldu bahanesiyle soyunup Behçet'e sırtımı
yasladım. Behçet arkadan bana sarılmış hiç hareket etmeden
duruyordu. Ama eşofmanının içindeki sikinin yine taş gibi
olduğunu hissediyordum. Ona, "Sen terlemedin mi, çıkarsana
giysilerini!" dedim. Behçet bir çırpıda
çırılçıplak soyunup yine arkadan sarıldı bana. Koca
sikini bacaklarımın arasına sokmuştu.
Sikini elimle kavrayıp okşamaya başladım. O da
omuzlarımdan öpmeye yalamaya başlamıştı. Ben
dayanamayıp döndüm ve koca siki tutup ağzıma soktum. Behçet
sırt üstü yatmış inliyordu. Çok dolduğu belliydi. Ben de
bir yandan yalıyor bir yandan sike bakıyordum. Halen götüme
girdiğine inanamadığım siki boşalana kadar
yaladım. Ağzıma boşalırken bütün döllerini yuttum.
Üstelik döllerini yutmam Behçet'i çok tahrik etti herhalde, siki hiç inmeden
sertliğini koruyordu.
Üstüme doğru eğilip göğüslerimi yalamaya
başladı. Dakikalarca her yerimi yaladı. Artık ben zevkten
kuduruyor ve sikilmek istiyordum. Uzanıp kaydırıcıyı
aldım, götümü ve Behçet'in sikini yağlayıp yatağın
kenarına domaldım. Behçet arkama geçip sikini götüme dayadı.
Yüklenmesiyle götüm sikinin yarısını fazla zorlanmadan içine
aldı. Behçet bu şekilde birkaç dakika sikip götümü
alıştırdıktan sonra belimden sıkıca tutup hepsini
sokmak için zorlamaya başladı. Zorluyor ama bir türlü girmiyordu.
Çığlık atıp bağırmama rağmen ben de çok
istediğimden girmesi için bekliyordum.
Sonunda Behçet sert bir yüklenmesiyle taşaklarını götüme
dayadı. Gözümde şimşekler çakmış, sikinin kafası
mideme kadar girmişti. Götümün deliği sikini dar bir çorap gibi
kavramıştı. Behçet biraz bekleyip yavaş yavaş gidip
gelmeye, taşaklarını götüme çarptıra çarptıra sikmeye
başladığında aldığım zevk
inanılmazdı. Fazla sürmedi, Behçet götüme boşalıp
çıktı. Yatağa düşüp uyumuşum...
Sabah yine Behçet uyandırdı beni. Ben ama bu sefer gülerek
açtım gözümü. Götümün hakkını vererek sikmesi çok hoşuma
gitmişti. O günden sonra Behçet benimle yaşamaya başladı.
Günde en fazla iki kere siktiriyordum. Ama her siktiğinde
götümün hakkını verip bağırtıyor. Behçet'i bırakmayı
hiç düşünmüyorum :)
(İrem)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: