Daracık Götümü Dağıttılar! (Cem 22 Y., Ankara)
Selam, ben Cem. 22 yaşında, 1.70 boyunda, 68 kiloda,
sarışın ve pasif bir gayım. Arkadaşlarım bana
Ecem der, çünkü zarif ve bembeyaz vücudumla, tombul popomla, hormon
ilaçları kullandığım için hafif büyüyen göğüslerimle
ve pürüzsüz olan tenimle bir kızdan daha güzel vücudum var.
Zengin ailemle her ne kadar görüşmesem de maddi
sıkıntı çekip onları utandıracak bir şey yapmamam
için her ay düzenli olarak bana geçinmeme yetecek kadar para gönderirler. Bu
yüzden çalışmıyorum. Ailem her ne kadar para gönderse de
kozmetik masraflarım çok olduğu için maddi sıkıntı
çekiyorum. Bu yüzden genelde benim gibi zengin aile çocuklarından kendime
sikici bulup arada paralarını yediğim oluyor.
Anlatacağım olay bundan bir sene önce başımdan
geçti. O zamanlar Ankara'nın zengin ailelerinden birinin oğlu olan
Murat ile gizlice sevgili hayatı yaşıyorduk. Ama seks yapacak
ortam bulmak hep sorun oluyor, doya doya siktiremiyordum kendimi. Tanınmış
bir ailenin oğlu olduğundan otele falan gidemiyorduk. Ailesi
duymasın diye köşe bucak saklana saklana seks yapıyorduk, bu da
beni doyurmuyordu.
Bir gün Murat aradı ve bana bir sürprizi olduğunu, bir
karavan kiraladığını, benimle bir hafta dağ
başında tatil yapmayı planladığını söyledi.
Çok sevinmiştim, bir hafta yarağa doyacaktım. Kabul edersem
hemen çıkabileceğimizi söyledi. Sevinçle kabul ettim ve hemen
hazırlık yaptım. Küçük valizim elimde, beni alacağı
yere gittim. Çok gecikmeden geldi ve yola çıktık. Gayet lüks bir
motokaravan kiralamıştı, bir hafta rahat rahat
yaşardık bu karavanda.
Uzun bir yolculuktan sonra Kırıkkale civarında
ormanlık bir patika yola girdik. 2 saat sonra bir dere kenarında
durduk. Karavandan ilk ben indim. Hava kararmaya yakındı, ama
doğanın eşsiz güzelliği halen belli oluyordu. Önümüzde
şırıl şırıl akan bir dere, etrafımız
komple ormandı. Murat yanıma gelip, "En yakın yerleşim
yeri 2 saat uzakta, burada seni doya doya sikebilirim!" diyerek elimden
tutup karavanın içine götürdü.
Zaten azgın olduğum için hemen soyunup sikini
ağzıma aldım. Beş dakika saksodan sonra siki taş gibi
olmuştu. Çantamdan Bebe yağını çıkarıp götümü yağladım
ve yatağa domaldım. Murat 14 santimlik sikini sert bir şekilde
daracık götüme soktu. Bağırmama aldırmadan aynı
sertlikle sikmeye başladı. Canım acıyordu, ama
özgürlüğün tadını çıkarsın diye sesimi
çıkarmadım. Beş dakika sonra içime boşalıp yatağa
uzandı.
Ben de karavandan çıkıp derede götümü temizleyip geri döndüm.
Islak mendille sevgilimin sikini temizleyip tekrar ağzıma aldım.
Çünkü ben henüz doymamıştım. Uzun bir saksodan sonra siki yine
hareketlendi. İyice sertleşince kucağına çıkıp
üstüne oturdum. Yavaş yavaş oturup kalkıyor, sikilmenin zevkini
çıkarıyordum. Çok geçmeden Murat yine boşaldı. Temizlendikten
sonra yanımıza aldığımız konservelerle akşam
yemeği yedik. Biraz sohbetten sonra yattık. Ben gece yine rahat
durmadım tabii, kendimi bir posta daha siktirdim ;)
Sabah uyandığımda Murat kalkmış kahvaltı
hazırlamış ve kahve yapmıştı. Kahvaltı ve
kahve faslından sonra kalkıp yine kucağına oturdum. Götümle
sürtüne sürtüne sikini kaldırıp oracıkta yine üstüne oturup
kendimi siktirdim. Çok mutluydum, her canım istediğinde sevgilime
kendimi siktiriyordum. Akşama kadar 4 kere, gece de 2 kere sikti beni.
Ertesi gün uyandığımda Murat yine yatakta yoktu. Çevremizde
nasıl olsa kimse yok diye düşündüm ve altıma beyaz tangamı,
üstümede sadece göğüslerimi kapatan pembe yarım atletimi giyip
dışarı çıktım. Murat yine kahvaltıyı
hazırlamış, kahveyi yapmıştı. Kahvaltı ve
kahveden sonra yine Murat'ın sikiyle oynaya oynaya kaldırdım,
üstüne oturup götümü siktirip rahatladım.
Murat biraz soğuktu, ama ben önemsemedim, belli ki canı
birşeye sıkılmıştı. Öğlen yemeğine
kadar iki kere daha siktirdim kendimi. Azgınlığım biraz
azalmıştı, çok mutluydum, gözüm hiçbir şey görmüyordu, her
fırsatta sikilmek istiyordum. Bembeyaz tombul götümü ortaya çıkaran
beyaz tangamla kıvıra kıvıra Murat'ın etrafında
dolanıyor, onu azdırmaya çalışıyor, her fırsatta
sikini götüme alıyordum...
Akşama doğru yine elimi sikine atacaktım ki, elimi tutup
sertçe itti. Bir anlam verememiştim, "Ne oldu?" diye sordum.
Murat da, "Sen ne azgın çıktın lan, dakika başı
sikimle oynuyorsun!" diye çıkıştı. Moralim
bozulmuştu, "İyi de biz bunun için gelmedik mi buraya? Niye
şikayet ediyorsun? Göt bulmuşsun begenmiyorsun!" diye
bağırdım. Murat da, "Lan ibne, sen götünü siktireceksin
diye beni sikişten mi soğutacaksın? Saat başı sikimin
üstündesin, yeter lan!" diye bağırdı.
İbne lafı çok zoruma gitmişti, "Bana nasıl
ibne diye hitap edersin?" diyerek öfkeyle kalkıp dereden yukarı
doğru yürümeye başladım. Arkamdan, "Nereye gidiyorsun lan?"
diye bağırdı. Ben de, "Cehennemin dibine gidiyorum,
kurtulursun işte!" dedim ve sinirle devam ettim. Geri dönmek zorunda
olduğumu biliyordu, kesin o yüzden peşimden gelmedi, bu beni daha da sinirlendirdi.
Dere boyunca ne kadar yürüdüm bilmiyorum, sık ağaçların
arasında havanın kararmaya başladığını
farkettim, geri dönmem gerekiyordu artık. Geri dönüp yürümeye
başladım, ama dere birkaç kola ayrılıyordu, sinirle hangi
koldan geldiğime dikkat etmemiştim. Panikle önce bir kolundan devam
ettim, sonra geri dönüp diğer kolundan, ama kaybolmuştum. Hava iyice
kararmıştı, panikle sağa sola gidiyor ve daha da
kayboluyordum...
Bir tepe gördüm, oraya çıkıp etrafa bakındım, ama karanlıkta
hiçbir şey göremiyordum. Ormandan yabani hayvanların sesini
duyuyordum, korkudan ölecektim neredeyse. Biraz ilerlediğimde uzakta bir
ışık gördüm, bir umutla ışığa doğru 10
dakika kadar koştum. Işık ormanın ortasında,
ağaçtan yapılmış bir kulübeden geliyordu.
Külubenin önüne vardım. Kapıyı çalmakla çalmamak
arasında kalmıştım ki, ormandan gelen bir kurt
ulumasıyla kendimi kulübenin kapısına attım, kapıya birkaç
kere sertçe vurdum. Kapıyı açan 40 yaşlarında, 1.90
boylarında, iri yarı, esmer adam boş boş bana baktı. Sonra
kenara çekilip içeri girmem için bana yol verdi. Korku ve heyecanla
yavaşça içeri girdim.
Tek odalı kulübenin içinde iki yatak, bir masa ve iki sandalye
vardı. Sandalyenin birinde 50 yaşlarında iri bir adam daha
oturuyordu. İki adam şaşkınlıkla önce bir birine sonra
bana baktılar. Tavanda yanan lambanın loş
ışığının altında beyaz tangam ve pembe
kısa atletimin kapatamadığı bembeyaz vücudumu
inceliyorlardı. Yaşlı adam sandalyeyi gösterip, "Otur!"
dedi, peşinden, "Nereden çıktın sen, hayırdır?"
diye ekledi. Başıma geleni ayrıntıya girmeden kısaca
anlattım ve kendimi tanıttım, ismimin Cem olduğunu söyledim.
Yaşlı olan adamın adı Osman, diğerinin adı Abdullah
imiş, orman koruculuğu yapıyorlarmış.
Abdullah, "Karnın aç mı?" diye sordu. Açlıktan
ölüyordum ama korkudan sesim çıkmadı. Adam arkasını dönüp
çantasının içinden ekmek ve peynir çıkartıp önüme koydu,
bir bardak da çay doldurup yatağa oturdu, dikkatle beni izliyordu. Ben peynir
ekmek atıştırırken, Osman, "Sen kız mısın,
erkek misin?" diye sorup gözüme baktı. Birşey diyemedim korkudan.
Bu sefer Abdullah, "İbne gibi duruyor, ama gördüğüm bütün
kadınlardan daha güzel Osman abi!" diyerek pantolon üstünden sikini
kurcaladı. Bugün ikinci defa biri bana ibne diyordu.
"İbne misin?" diye sordu Osman tekrar. Ben, "Gay."
diye cevap verdim kısık sesle. Abdullah, "O ne ki?" dedi.
Ben de, "İbne denmez ayıp, gay denir!" dedim sinirle gözüne
bakarak. Osman bir kahkaha attı ve "Götünü siktirmek ayıp
değil de ibne demek mi ayıp lan?" dedi. Benim sessiz kalmamdan
cesaret alarak omuzuma dokundu ve "Kadife gibi de teni var ibnenin!"
diye güldü. Abdullah da kalkıp yanıma geldi. Vücuduma dokunup,
"Offf, ufff!" diye sesler çıkarıyorlardı.
Bu adamlara gücüm kesinlikle yetmezdi, ikisi de benden üç misli iriydi.
Başıma gelecekleri anlamıştım, "Beni
arkadaşımın karavanına götürürseniz size çok para verir!"
dedim. Osman gülerek, "Gecenin bu vakti dere boyuna inmek deli işi,
parayla olmaz o iş!" dedi. Abdullah da, "Ama başka bir
şey verirsen sabah erkenden götürürüz!" diye kahkaha attı. Ben
anlamamış gibi yaptım ve "İyi o zaman sabah gideriz,
karavandan konserve yiyecek, içecek, elbise, ne isterseniz veririm!" dedim. Osman,
"Anlamamış gibi yapma lan ibne, seni sikmeden bir yere
götürmeyiz!" diyerek omuzumdan sertçe sıktı.
Ben korkuyla, "Ama ikiniz birden nasıl olacak? Ben yapamam!"
dedim. Osman, "Götüne güvenmiyorsan gece vakti çırılçıplak
ne işin var ormanda lan ibne!" diye sesini yükseltti ve elini
aşağı kaydırıp götümü ellemeye başladı. Bunlar
beni sikmeden bırakmaz diye düşündüm. Ya benim rızamla
sikeceklerdi, ya da zorla. Zorla sikerlerse götümü dağıtırlar,
ama benim rızamla sikerlerse belki dağılmadan kurtulurum diye
düşündüm. Hem sabah da beni Murat'ın yanına götürürler diye
düşündüm.
Sandalyeden kalkıp Osman'ın kucağına oturdum. Adamın
kucağında çocuk gibi kalmıştım. Osman'ın
yanaklarından tutup, "Peki kabul ediyorum, ama kibar
olacaksınız, götümü acıtmak yok!" dedim ve yarım
atletimi çıkarıp yatağın üzerine fırlattım. Osman
göğüslerime bakıp, "Vay götünü siktigim ibnesine bak, kız
gibi memeleri var!" dedi ve kocaman elleriyle göğüslerimi
sıkmaya başladı. Canımı acıtıyordu, "Yavaş
acıtıyorsun hayvan!" dedim gülerek. Osman da, "Kusura bakma
yavrum, biz de her gün bebek gibi ibne sikmiyoruz, hatta hiç ibne sikmedik!"
diyerek güldü. Beni kollarına alıp yatağa sırt üstü yatırdı.
Üstüme doğru uzanıp göğüslerimi yalayıp emmeye
başladı.
Abdullah da yanımıza gelip gömleğini çıkardı. Kıllı,
esmer ve kaslı vücuduyla üstüme doğru eğilip tangamı
çıkardı ve götümü okşamaya başladı. Bacaklarımı
tutup yukarı doğru kaldırdığında, "Offf
Osman abi göte bak!" dedi. Osman başını kaldırıp
beyazlatıcı losyon ve bebe yağı ile hergün masaj
yaptığım götüme ve pembe deliğime bakarak, "Genç
kız götü gibi lan, nasıl sikeceğiz bu götü?" dedi. Abdullah
omuzlarımdan tutup beni yatakta yüz üstü çevirip domalttı ve "Ben
anlamam valla, ayağıma kadar gelmiş, bu götü sikmeden
bırakmam!" diyerek götümü öpüp yalamaya başladı.
İki eliyle götümün yanaklarından tutup diliyle pembe
deliğime masaj yaparak yalarken, ben zevkten kendimden geçiyordum. Osman
soyunmaya başlamıştı. Zevkten gözlerim kapanmadan önce son
gördüğüm Osman'ın kıllarla kaplı esmer ayı gibi vücudu
olmuştu. Abdullah'ın götümü yalayıp diliyle deliğime masaj
yapmasıyla kendimden öyle geçmiştim ki, Osman yatağa
çıkıp sikini ağzıma dayayana kadar farketmedim bile. Gözümü
açıp burnumun dibindeki şeyi gördüğümde kendimi duvardan tarafa
atıp, korkuyla, "Ben bunu alamam!" dedim.
Osman, önündeki en az 20 santim boyunda, bileğim gibi kalın,
yarısına kadar kıllarla kaplı esmer sikini sallayarak,
"Gel yavrum korkma, acıtmadan sikeceğim!" diyerek beni ikna
etmeye çalışırken, Abdullah pantalonunu ve donunu
çıkarıp yatağın başına geldi. Abdullah'ın
sikini gördüğümde aklım çıkacaktı neredeyse, Osman'ın
sikinden az kısa, ama daha kalındı ve dibine doğru daha da
kalınlaşıyordu.
Abdullah ayak bileğimden tutup beni kendine doğru çekti ve "Gel
lan buraya ibne, ilk defa kız götü gibi göt bulmuşum sikmeden
bırakmam seni!" dedi. Saçımdan tutup sikini ağzıma
sokmaya çalışırken, ben, "Yanımda kayganlaştırıcı
bile yok, kuru kuru sikerseniz öldürürsünüz beni, ne olur sikmeyin!" diye
ağlıyordum. Abdullah, "Korkma, zeytinyağı var, onu
süreriz, götüne birşey olmaz!" diyerek sikini zorla ağzıma
soktu. Sikinin kafası ve birkaç santimlik bölümü ağzıma zor
sığıyordu, ama o kalanını sokmak için zorluyor,
ağzımda gidip geliyordu.
Osman arkama geçip beni yine domalma pozisyonuna getirip götümü
yalamaya başladı. Arada bir dilini götüme sokup yalamaya devam ediyordu.
Bir süre sonra Osman, "Bu göt sikilecek kıvama geldi artık!"
diyerek zeytinyağını alıp arkama geçti. Biraz döküp
parmağı ile götüme iyice sürdü. Sonra sikini götüme dayadı. Ağzımda
Abdullah'ın siki olduğu için konuşamıyordum, ama korkudan
dizlerim titriyordu. Osman sikini götüme dayayıp yüklenmeye
başladığında daracık götüm yırtılacak gibi
açıldı.
Acıyla kendimi ileri attığımda Abdullah'ın
sikinin birazı daha ağzıma girdi. Osman beni kendine doğru
çekip belimden daha sıkı tuttu ve tekrar yüklendi, sikinin
kafası daracık deliğimi yırtarcasına götüme girdi. Götümün
acısından kendimi yana doğru atıp yine kurtuldum. Gözlerimden
yaşlar süzülüyordu.
Osman, "Kalk Abdullah, bu böyle olmayacak, bu ibnenin kız
gibi götü kürdan gibi siklere alışmış, bizim sikleri alamaz,
bunu bağlayıp zorla sikecegiz!" dedi. Yatağın
üzerindeki kalın yorganların birini katlayıp masanın
üzerine serdi. Beni de tek eliyle belimden kavrayıp masanın yan
tarafından üzerine ayaklarım aşağı sarkacak şekilde
yatırdı. Yere değmeyen ayaklarımı yanlara doğru
açıp bileklerimden masanın bacaklarına bağladı.
Başıma geleceği anlamıştım,
ağlayarak yalvarıyordum, ama nafile. Osman arkama geçip tam sikinin
hizasında savunmasız bir şekilde duran götüme sikini dayadı.
İki eliyle belimden tutup yüklenmesiyle kol gibi sikinin başı
daracık götüme kazık gibi saplandı. Beklemeden tekrar yüklendi
ve sikinin bir kısmı daha girdi götüme. Ben bağırırken,
Abdullah, "Yavaş Osman abi, yırtma ibnenin götünü, daha ben
sikeceğim!" diyerek gülüyordu. Osman sikini biraz geri çekip tekrar
yüklendi, sikin yarısı götümün içindeydi artık.
Benim bağırmaktan sesim kısılmıştı.
Osman sikinin yarısını kullanarak götümü sikmeye
başladı ve hemen boşalmaya başladı. Götümün içine
itfaiye hortumu gibi boşaldıktan sonra çıkarken, "Bu kadar
dar götmü olur lan ibne, hiç mi yarak yemedin sen?" diye söyleniyordu.
Abdullah zeytinyağını eline alıp, "Deliği
kapanmadan ben devam edeyim Osman abi, sabaha kadar eşek amı gibi
açarız bu götü merak etme!" diyerek arkama geçti. Bolca zeytinyağını
götüme boca edip sikini dayadı ve bir kerede sikinin saç spreyimin kutusu
kalınlığındaki yere kadar sikini götüme soktu.
Yavaş yavaş geri çekip sert bir şekilde tekrar yüklendi
ve tekrar yüklendi. Zavallı götüm Abdullah'ın sikinin
dışarda kalan yarısını alabilmek için yırtılacak
gibi açılıyor, ama bir türlü alamıyordu. Benim
bağırmama sinirlenen Osman yarı inik sikini ağzıma
sokup, "Sus lan ibne, amma kafa siktin ha!" diyerek
ağzımı sikmeye başladı. Osman sikini
boğazıma kadar zorlarken, Abdullah da sikinin en kalın
kısmını götüme sığdırmak için zorluyordu.
Götümün darlıgına dayanamayan Abdullah sonunda boşalmaya
başladı. Götümün içine boşalıp çekildi ve yatağa
doğru yürürken, "Gerçekten çok dar ibnenin götü, Osman abi boş
bırakma delik kapanmasın, biraz soluklanayım köküne kadar
açacağım o götü!" dedi.
Osman arkama geçip ağzımda büyüttüğü sikini tekrar
götüme soktu. Abdullah'ın sikinden nispeten daha küçük olan sik çok
zorlanmadan yarısına kadar girdi götüme. İki eliyle belimden
sıkıca tutup sert sert pompalamaya başladı. Öyle sert pompalıyordu
ki, götüm direnemiyor, kocaman siki yavaş yavaş içine
alıyordu...
Sonunda Osman'ın taşakları götüme değmeye
başlamıştı, sikinin kafasını karnımda
hissediyordum. Yarım saat boyunca pompaladı. Son on dakikasında
artık götüm alışmış ve eskisi kadar
acımıyordu. Nihayet Osman iyice abanarak titreye titreye içime boşaldı.
Sikini çıkardığında götüm kapanmıyor, götümün içine
giren havanın soğukluğunu hissediyordum.
Abdullah gelip deliğime baktı ve iki elinin işaret ve
orta parmaklarını götüme sokup yanlara doğru esnetip, "Helal
olsun Osman abi, ibnenin daracık götünü eşek amı
kıvamına getirmişsin, artık kalanını ben
hallederim!" diyerek güldü ve bir avuç zeytinyağını götüme
doldurup kol gibi sikini götüme soktu. İki hamlede sikinin çoğu
kısmı götüme girmiş, taşaklarının
dayanmasına az kalmıştı. Öyle bir sikiyordu ki, kol gibi
sik götüme girdikçe kemiklerim bile esneyip açılıyordu ve ben yine
avaz avaz bağırıyordum. Çok geçmeden Abdullah'ın taşşakları
götüme çarpıyordu. Ne kadar zaman sikti hatırlamıyorum, Abdullah
da götümün içine boşalıp çıktı...
Gece canları istedikçe siklerini ağzıma verip
kaldırtıp sonra arkama geçip götümü siktiler. Osman 4, Abdullah 5
posta sikti götümü. Sabaha karşı beni çözüp yatağa
yatırdılar...
Kaç saat uyudum bilmiyorum. Abdullah dürterek uyandırdı beni,
"Kalk lan ibne, öğlen oldu, götürelim artık seni, yoksa arkadaşın
jandarmaya haber verir, aramaya çıkarlar!" dedi. Kalkıp,
tangamı ve yarım tişörtümü giyindim ve evden çıktık. Dere
boyunda yürürken Osman'la Abdullah arkada kalıp götüme bakıp
kahkahayla gülüyorlardı. Abdullah, "Ne sikmişiz lan ibneyi, bacakları
ayrık yürüyor!" derken, Osman da, "Kız gibi götü vardı,
eşek amı gibi yaptık!" deyip kahkaha atıyordu. Sonunda
karavanı gördüm. Ben Murat'a seslenmeye başladığımda
Osman ve Abdullah geri dönüp gittiler...
Murat olanları öğrenince benimle ilişkisini bitirme
kararı aldı ve Ankara'ya döndük. Osman ve Abdullah'ı mahkemeye vermeyi düşündüm
önce, ama sonra ailemi düşündüm ve vaz geçtim. Aylarca kendime gelemedim.
Seks bana zevk vermiyordu artık, çünkü götüme giren ince ve küçük sikleri
hissetmiyordum...
Altı ay kadar sonra yaşadığım olayı
düşünüp tahrik olmaya başladım. Daha fazla dayanamadım,
doya doya sikilmek istiyordum. Arabama binip aynı dere kenarına
gittim. Abdullah ve Osman'ı aradım saatlerce. Sonunda orman
kulübesini ve sikicilerimi buldum. Bu sefer yanımda iki kutu kayganlaştırıcı
getirmiştim. İki gün boyunca sikicilerime götümü siktirdim. Artık
ayda bir gelip kendimi siktiriyorum ve çok mutluyum :)
(Cem)
18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: