|
Dağ Evinde Kadını Oldum! (Erim 18 Y., Bursa)
Merhaba, ben Erim.
Daha önce Güya Sadece Sakso Çekecektim! adlı hikayemde sizlere
başımdan geçen ilk reel deneyimimden bahsetmiştim. O günden
sonra artık İstanbul'a her
gelişimde Volkan'la buluşup, zevk dolu geceler yaşıyorduk. Ben
Bursa'da, o da İstanbul'da işleri olduğundan uzun bir süre görüşemedik.
Ben yine Gay sohbet kanallarında dolaşıyor, ama başka
kimseyle reel deneyim yaşamaya cesaret edemiyordum. Sanal şovlar
yapıp, karşımdaki erkekleri reel için yalvartmakla yetiniyordum.
Bir gün yine sohbet
kanallarında gezinirken, bir Bursa'lıyla sohbete başladım.
35 yaşında, ismi Melih idi. Sosyal medya üzerinden ekleşip ordan
sohbete devam ettiğimizde, adamın abazalıktan uzak olgun
tavırları beni kendine bağladı. Kamera açmadan sadece
sohbet ettik, oldukça hoş ve kafa bir adamdı. Nihayet kamera açtığımızda muazzam bir çekim
hissettim. Bembeyaz dişleri, geniş omuzları, 1.90 boyu, çok
şık ve fit vücudu, rahatsız etmeyecek kadar hafif kıllıydı.
Soyunduğumda iltifatları beni inanılmaz tahrik etti. O da
soyunup sikini gösterdiğinde resmen aşık oldum. Kalkık hali
bir karış civarında, çok kalın olmayan,
ince, uzun, dehşet birşeydi.
Sanal
takılmamızda, bana Uludağ eteklerinde dağ evinin
olduğunu, bir gün beraber Şarap içebileceğimizden, hatta
uygunsam iki gün sonra haftasonu orada olabileceğimizden, kendisinin
önemli bir Otomotiv şirketinin sahibi olduğundan, kesinlikle
yaşanılanların aramızda kalacağından bahsetti.
Uzun zamandır seks yapmamamın verdiği azgınlık vardı.
Yine de biraz düşünmek için süre istedim. Ayrıca çok deneyimim
olmadığını, hatta deneyimimi yaşadığım
kişiden de açık açık bahsettim.
Ertesi gün, ona
güvenebileceğimi düşünüp, davetini kabul ettiğimi söyledim. Sohbet
ettik yine ve çok sevindi. Sohbet sırasında bana, kadın
kıyafetleri giyme konusunda ne düşündüğümü sorması beni bir
hayli şaşırttı. Ben de, farklı bir deneyim
olacağını ve merak ettiğimi, eğer kıyafet alırsa giyeceğimi söyledim.
Kent
meydanında belirlediğimiz saatte buluştuk. Hafif bir heyecan
olsa da, heyecandan çok azgınlık vardı. Ultra lüks bir jiple
aldı beni. Arabaya resmen dibim düştü. Tokalaştık, yanak
yanağa öpüşürken dudağımın kenarından öpmesi
vücudumu elektriklendirdi. Geceki özel bakımımdan dolayı vücudumun
her noktası pasparlak ve kadınsıydı. Dağ yoluna kadar
havadan sudan sohbet ettik. Kokusu beni resmen baştan çıkartıyordu.
Şimdiden onun kadını rolüne girmeye başlamıştım
ve arabada ona kur yapıyordum adeta. O ise sürekli bana iltifat ediyor,
kısa şortumdan parlayan bacaklarıma çapkın
bakışlar atıyor, beni iyice havaya sokuyordu. Eminim o anda ona sakso
çekmem için can atıyordu, ama onun azgınlaşmasını
görmek hoşuma gidiyordu.
Evin önüne
geldiğimizde bir kez daha dibim düştü. Şehir hayatından
izole, çam ağaçlarıyla çevrili, çok büyük olmayan, ama etrafında en yakın evle
arasında 400-500 metre olan, dubleks, özenle döşenmiş bir Dağ
evi idi. Eve girdik. Evine hayran hayran bakarken, elindeki poşetleri
yatak odasına bıraktı. Sohbet ederken şömineyi yakmak istediğini, üstünü değiştireceğini söyledi. Yatak
odasından çıktığında ev haline bürünmüştü. Yanımdan
geçerken belime sarılıp dudaklarıma şehvet dolu bir öpücük
kondurdu. Aynı şekilde karşılık verdim. Elleri
kalçalarımdaydı. Kulağıma, "Ben şömineyle
uğraşırken hazırlan istersen!" dedi. Yatak
odasına girdiğimde bir şok daha yaşadım. Çeşit
çeşit elbiseler, makyaj malzemeleri, sexy iç çamaşırları...
her şey vardı.
Siyah G-String Tanga
ve dolgulu sütyen, üstüne de süper mini siyah askılı bir elbise
giydim. Koyu kırmızı ruj, kırmızı ojeleri sürdüm.
Oje nedeniyle biraz işim uzadı. Kapıya vurduğunda,
sabretmesi gerektiğini söyledim. Ojeler kuruyunca, siyah Stiletto ayakkabı
ile kombinimi tamamladım. Aynada kendime baktığımda kendimi
tanıyamıyordum adeta. Odadan çıktığımda büyük koltukta
şarabını yudumlayan Melih beni görünce adeta şok oldu.
Topukların çıkardığı sesler eşliğinde kıvırta
kıvırta gittim yanına. Kucağına oturdum, bacak bacak
üstüne attım.
"Erim
harikasın... Süper olmuşsun... Seni tanıyamadım..."
gibi iltifatlar edip, beni iyice havaya sokuyordu. Ben de, "Bu gece madem
kadının olacağım, Erim yok bu gece, İrem var!" deyince
kalçalarımı avuçlayıp dudaklarıma yumuldu, deli gibi
ateşli öpüşmeye başladık. "İremmm...
İremimmm!" diye inliyordu. Çoktan kalkmış siki elbiseden
götüme baskı yapıyor ve iyice azdırıyordu beni.
Kucağından yılan gibi kıvrılıp indim, önünde diz
çöktüm. Şortunu indirdiğimde o sanat eseri
karşımdaydı. Öyle iştahlı yalmaya başladım
ki, rujum olduğu gibi sikine bulaştı. Başımdan
bastırıyor, nefessiz kalana kadar ağzımı sikiyordu.
Git gelleri hızlandı, inlemeleri arttı. Boşalacağını
anladığımda iyice vakkumlamaya başladım. İlk
döllerini ağzıma istiyordum. Erkeğim fazla dayanamadı, titreyerek,
kafamı bastırarak hepsini mideme yolladı. Sıcacık,
hafif ekşi, harika bir tadı vardı.
Ara
vereceğimizi sanırken, benş hemen domalttı. Elbisemi
yukarı sıyırıp, Tangadan da kurtulup deliğimi öyle bir
yalamaya başladı ki, adeta ödüllendiriyordu beni. Zevkten inim inim
inliyordum. Dili deliğimin içimi keşfe çıkıyor, ben
eriyordum. Kendi sikime dokunmadan koltuğa boşaldım, ama o
durmuyordu. Artık dayanamayıp bağırmaya başladım,
ev inliyordu adeta. "Sik beni, yalvarırım sik beni kocacım,
becer bu orospuyu!" diye çığlık atıyordum. İnmeyen
o sanat eserini parlak deliğime dayadı. Sürtüyor, ama sokmuyordu,
çıldırıyordum altında.
Salondaki devasa
aynaya baktığımda manzara harikaydı. Topuklularımla ve
elbisemle, onun kiraladığı bir Escorttan farksızdım. Kafamı
arkaya çevirdim ve orospuca yüzüne gülerek, "Bu yaramaz fahişeyi
ödüllendir kocacım, yalvarırım!" dedim. Dememle içime
köklemesi bir oldu. Siki deliğimi yara yara ilerledikçe ben tiz sesimle
çığlık atıyordum. En son dibini buldu ve öylece bekledi. Beklerken
omuzlarımı öpüyordu. Canım çok yanmıştı, ama
aldığım zevkten ötürü ikinci kez boşalmıştım
bile. O içimde hareketsiz dururken ben götümü ileri geri oynatıyordum. Mesajı
alan kocam sertçe içimde gidip gelmeye başladı. Götüme arada
sırada şaplaklar atıyordu...
Bir süre o
pozisyonda siktikten sonra beni çevirip bacaklarımı omzuna aldı.
Tanrım, bütün heybetiyle eze eze sikiyordu beni. Çığlıklarımız
evi inletiyordu. Bir süre de öyle sikti. İçime boşalmak
istediğini söyleyince altından kaçıp onu koltuğa oturttum. Bacaklarını
açıp, arasında bacaklarımı birleştirerek sırtım
ona dönük kucağına oturdum. Sikini götüme yerleştirip, üzerinde
adeta kıvıra kıvıra dans ediyordum. Melih, "İremim,
kadınım, fahişem, göte bak, offf, en kral orospuda yok böyle göt!" diye inliyordu. O inledikçe ben daha da
Orospuca hopluyordum kucağında...
Melih beni
kaldırdı, yüzümü kendine döndürüp, beni kucağında
hoplatmaya devam etti. Tempoyu tamamiyle eline almış, götümü resmen
parçalıyordu. Bir anda ayaklarımı yerden keserek kucakladı
beni. Siki götümün en derinlerine girmiş, düşmemek için boynuna
dolamıştım kollarımı. Zevkten beynimde
şimşekler çakıyordu. Ayakta o şekilde bir süre
acımadan sikti beni. Sonra sırtımı duvara dayayıp
sertçe sikmeye devam etti. Çok hızlandı, inlemeleri arttı. Sonunda
sağlam birkaç kökleyişten sonra inleyerek içime döllerini boca etti. O
sıcaklık içime fışkırırken ben de dayanamayıp
onun göbeğine ve kendi göğsüme doğru boşaldım. Resmen
sikime el sürmeden bir kez daha boşaltmıştı beni...
Beraber duş alıp
uzandık. Önümüzde daha iki gün vardı ve daha yeni
başlamıştık :)
[Erim]
|