|
Çoban Beni Dağıttı! (Ersin 25 Y., İstanbul)
Merhaba, ben Ersin.
Büyük şehirden sıkılmış, Kapadokyaya tatile gitmiştim.
Küçük bir köyde, ev tipi bir pansiyonda kalıyordum. Orda da tek
başıma canım çok sıkılıyordu. Sabah çok erken
saatte uyanmıştım, balkondan bakıyordum. Köyden çobanın
biri koyunları çıkarıyordu. Selam verip, "Bunları
sabah erkenden nereye gotürüyorsun?" dedim. Güldü ve "Bilmiyor musun,
hava ısınmadan otlatmam lazım!" dedi. Sonra da, "İstersen
gel!" dedi. Merak ettim, beraber gittik. Sabah saat 6 gibiydi, hava daha karanlıktı.
Dağ başında bir otlağa geldik. Koyunları saldı. Çobanın
boyu benden baya uzundu, zayıf, kemikli, 40 yaşlarında biriydi. "Gel
şu kulübede kahvaltı yapalım!" dedi. Derme çatma tahdadan korunak
vardı, girdik. Domates, salatalık, biber, peynir, zeytin falan
getirmiş.
Yerken sohbet
ilerledi, "Evli misin?" diye sordu. Ben bekardım, o iki senedir
dulmuş. "Sorma iki senedir sikim elimde oynuyom, aha burada dergiler
var, karılara bakıyom, 31 çekiyom. İki senedir bir deliğe
giremedik!" dedi. Heyecanlanmıştım, İstanbulda birkaç
kez sakso çekip, bir kez de götümü siktirmiştim. İçimden (Yuhh, iki sene!
Adama versem dağıtır götümü!) diye geçirdim. Minyonum, küçük
yuvarlak popom var. Çoban bacaklarımı görünce, "Ersin,
bacaklarında kıl yok, baksana benimkiler orman gibi!" dedi.
Sonra dergileri
çıkarıp masaya koydu. "Bak şu dergilere, ooff, amlara bak, çarsaf
gibi!" diyor, pantolounun üstünden sikini okşuyordu. "Ne
sikilir, dimi?" dedi. "Bilmem ki!" dedim. "Sen sikmedin mi
hiç?" dedi. "Eh işte, bir iki maceram oldu..." dedim,
"Ee, maceram oldu da ne? Yaa Ersin, internetten görüyom, sizin orda travestiler
varmış, bir tane elime geçirsem inan otları yoldururum!" dedi.
"Nasıl yapacaksın ki abi?" dedim. "Oğlum yarrağım
büyük ve kalın, onların götleri dar! Sert de sikerim!" dedi.
O anda pantolonunun
önüne takıldı gözüm. Baktığımı görünce, "Dergiye
bakmaktan kalkmış, kusura bakmazsan boşaltayım şunu.
Sen srtını dön istersen, sen de orda 31 çek!" dedi. "Tamam
abi, sıkıntı yok!" dedim, döndüm. Ben dergilere bakıyordum.
Dergilerin arasından bir gay dergisi çıktı, dergiye bakarken
sikimi çıkarıp sıvazlamaya başladım. O sırada 'Cukk,
cukk, cuk!' ses geldi. Kafamı çevirip baktım. "Yuhh, ohaaaa!"
diyebildim. Fakat yalan yok, ağzımın suyu
akmıştı. Çoban, "Ne oldu?" dedi 31 çekmeye devam
ederken. "Çok büyükmüş abi!" dedim. "Seninki nasıl, ben
de seninkine bakayım!" dedi. Döndüm. Güldü ve "Bu ne lan, kürdan
gibi? Yarrak böyle olur oğlum, gel dokun!" dedi.
Hiç ikiletmeden ellemeye
başladım, ooff, çok kalın ve sertti. Dayanamadım birden
yarrağının başını öptüm. Çoban, "Ohhh, Ersinnnn,
ağzına al oğlum yaa!" dedi. Ok yaydan
çıkmıştı. Yumuldum yarağına, ağzıma
aldım. Çoban hırıldayarak, "Offf, ağzın çok
sıcak!" deyip iyice kudurdu. Sonra, "Ersin götünü göreyim yaa,
hadi yaa!" yalvarmaya başladı. Dayanamadım sakso çekmeyi
bırakıp kalktım, pantolonu indirdim. Arkamı ona
döndüğümde, "Oofff, Ersinnnn, götün çok güzel yaa, küçücük!"
deyip götüme ellemeye başladı. Kocaman elleriyle götümün yanaklarını
ayırıp, "Oooff, deliğin minicik!" diyerek deliğime
tükürdü ve yalamaya başladı. Ben zevkten kıvranıyordum.
"Ersin, bir kere
sikeyim mi?" diye sordu. "Abi, yarağın çok büyük!"
dedim. "Oğlum birşey olmaz, sürterim biraz, abini boşalt yaa!"
dedi yalvarırcasına. Dayanamadım, "Tamam!" dedim. Beni
dörtayak domalttı. Yarrağını götümün yanakları
arasına yerleştirdi. Fırçalıyor, tükürüyor, arasında
kaydırıyordu. Bazen yarağının başı deliğime
takılıyordu. Sürtünürken yine bir seferinde deliğime
takılınca belimden sıkıca sarıldı ve birden abandı.
"Ooyyy yandım anammmm!" diye bağırdım. Köküne
kadar köklemişti. "Çıkart!" diye
çırpınıyordum. O ise, "Dur Ersin, az durrr! Ooff, götün
sıcacık yanıyor, bak otları yolduruyom sana!" diyordu.
Yarağını
başına kadar çekip birdaha yüklendi. Her köklemesi sanki kafama
balyoz vuruluyor gibiydi. Beni sıkıca tutmuş, her köklemesinde
bas bas bağırtıyordu. Rahat yarım saat beni bağırta
bağırta sikti. İki yılın intikamını götümden
alıyordu. Küçücük götüme boşalırken bile makina gibi 'Şak,
şak, şak!' köklüyordu. "Götün çok tatlı, oofff, kadından
daha güzel!" diyerek boşaldı. Götümün içi dölle dolmuştu.
Yarağını
çekip, "Koyunlara bir bakayım!" diye çıktı kulübeden. Bense
yere yapışmıştım, kalkamıyordum. Deliğimi dağıtmıştı
resmen. Biraz kendime gelip kalktım, döllerini götümden temizledim,
giyindim. O sırada geri geldi kulübeye. "Nasıldı, sevdin mi?"
diye sordu. "Götüm yanıyor halen, çok fena siktin abi yaa!"
dedim. O ise, "Bir de öğlen sikerim!" dedi. "Yok, daha yok!"
dedim. O da, "Vermezsen köylüye derim!" dedi. Öğlen de bağırta
bağırta sikti beni. Akşam köye döndük. Götümün
ağrısından doğru düzgün yürüyemiyordum bile...
Ertesi sabah
muhtar evine çağırtmış beni, gittim. Çoban da ordaydı,
bana, "Muhtar da koyuna geliyor bugün, sen de gelcen, dün bana yaptığını
muhtara da yapcan!" dedi. Tabi yok diyemedim. Beni fena siktiler, biri
götümü sikerken diğeri ağzıma veriyordu, sonra yer
değiştiriyorlardı. Köyde 10 gün kaldım, hergün siktiler.
Tatil bitti
İstanbul'a döndüm. Ama şimdi götüm yarrak istiyor :)
[Ersin]
|