Gay Seks Hikayeleri

Babamın Asker Arkadaşı!


Babamın Asker Arkadaşı! (Mert 26 Y., Konya)

Merhaba. İsmim Mert, şu an 26 yaşındayım. Benim sizlerle paylaşacağım hikaye bundan 8 sene önce, yani 18 yaşımdayken başlayan ve halen devam eden ilişkimden. 18 yaşıma girdiğim sene üniversite sınavı sonucunda Konya'da bir bölümü kazandım. En az 5 sene sürecek bir eğitimim olacaktı.

Kayıt zamanı geldiğinde babamla birlikte Konya'ya gittiğimizde bizi gardan babamın asker arkadaşı, Murat abi aldı. İlk önce ilgili kampüse gittik. Kayıt işlemlerinden sonra bir yemek yeyip, orada kalacağımı bilip merak ettiğim Murat abinin evine geçtik. Babam bu gece kalacak, ertesi gün memlekete dönecekti.

Akşam birlikte alkol alıyorlar, bir taraftan da babam sürekli Murat abiye teşekkür ediyor, bu maddi zorlukta başka memlekette çocuk okutmanın zorluğundan bahsediyordu. Murat abi de, artık yalnız yaşadığını, ona da arkadaş olacağımı, ama bazı isteklerinin olduğunu söyledi. İstekleri öyle çok zor şeyler değildi. Evi toplama, ufak tefek temizliği, mutfak ve banyo temizliği, çamaşır ve ütü gibi şeylerdi. Bunlar benim için zor şeyler değildi, öyle ki annemi erken kaybetmiş ve kendi evimizde de bu işlerle zaten ilgileniyordum.

Okulun açılmasına daha zaman vardı, ama büyük şehire alışmam için babam beni Murat abiye emanet edip, biraz harçlık verip memlekete gidecekti.

Murat abi babam yaşlarında, 1.80 boylarında, yaklaşık 90 kg ağırlığında, kalıplı, karısından yakın zamanda ayrılmış, bir lisede müdür yarsımcısı olarak görev yapan, biraz muzip biriydi. çok konuşkan, sürekli el şakaları yapmayı seven ve bakımlı biriydi. Evlilikten çocukları olmamış, ailesinden kendine kalan evde yalnız yaşıyordu.

Babamı yolcu ettikten sonra biraz beni gezdirdi ve akşama doğru yemek yeyip eve geçtik. O salonda oturmuş TV'de maç izlerken ben de dünden dağınık kalan mutfağı toplamaya başlamıştım. Bulaşıkları yıkamış, etrafı süpürmüş, bir taraftan da çay denlemiştim. Tabaklara biraz kuru yemiş koyup çayları doldurup içeriye gittiğimde Murat abi bana, "Aşkım çok süpersin!" deyip beni şaşırtmıştı. Gerçi hemen ardından, dil alışkanlığı olduğunu, daha bekarlığa alışamadığını söylemişti. Ben de sorun olmadığını, nasıl isterse bana öyle hitap edebileceğini, ama misafir gelirse onların yanında dikkat etmesini söyledim sadece.

O gece odamda yalnız kaldım ve yatıp uyudum. Eertesi gün de eski alışkanlığım olduğu için erken kalktım. Pazar sabahı olduğundan ortalık sessizdi. Yakın bir fırına gidip simit ve poğaça alıp eve döndüm, çay koyup güzel bir kahvaltı sofrası hazırladıktan sonra Murat abinin odasına gittim. Kapıyı açtım, içeri girdim, yatağa yaklaşıp seslendim. İlk seslenmemde cevap gelmedi. Bu arada üzerine örttüğü pikeden sanki kalkık veya kalkmaya yakın sikinin kabarıklığı dikkatimi çekti. Daha önce hiç böyle bir durum başıma gelmemişti. Kalbim güm güm atıyordu. Heyecanlanmıştım.

Tekrar seslendim. Bu defa gözlerini açıp, "Aşkım buyur?" dedi. Birden elini pikenin altından sikine götürüp, "Hadi be, yine mi?" diyerek doğrulmaya başladı. Belli ki kamyonu devirmişti. Ben ise şaşkınlık içinde, "Hadi duş al, kahvaltımız hazır!" diyebildim.

Odasından çıkıp mutfağa gittiğimde arkamdan gelmişti. "Kahvaltıdan sonra duş alacağım!" diyerek sofraya oturdu. Ben çaylarımızı koyup kahvaltıya başladıktan sonra bir iç çekti ve anlatmaya başladı. Konu eski karısı Canan idi. Onun da sabahları kahvaltı hazırladığını, sonra kendini kaldırdığını, birlikte kahvaltı yaptıktan sonra onunla seviştiklerini, sonrada banyoda onu hafta sonuna özel keselediğini anlattı.

Bu arada ben de istem dışı çadırı kurmuştum. O halde çayları tazelemeye kalkınca Murat abi durumu fark edip, muzipçe gülerek, "Bak sen şu erkeğe!" dedi. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Ama bir taraftan da çok heyecanlanmıştım.

Kahvaltıyı yapmış, birer çay daha alıp salona geçmiştik. TV'de bir müzik kanalı açıktı. Salondaki üçlü kanepeye Murat abi geçmiş, ayaklarını uzatmış, yanındaki sehpaya çayını koymuş, hem içiyor hem de bana daha önce bir kızla öpüşüp öpüşmediğimi veya başka şeyler yaşayıp yaşamadığımı soruyordu. Ben de safça daha hiç öyle birşey yaşamadığımı, bilmediğimi söyledim.

Bana, genç tecrübesiz olduğumu, isterse bana öpüşmeyi öğretebileceğini, hatta istersem daha farklı şeyler de öğretebileceğini söyledi. Yine kızarmıştım, ama bir şey de diyememiştim. Sonra doğrulup üçlü koltukta oturur vaziyete geldi ve beni sağ yanına çağırıp oturttu. Korkmamamı, babamla iyi arkadaş olduğunu ve bana herhangi bir zararının dokunmayacağını, uzun zaman birlikte yaşayacağımızı söyleyerek avcumda baş parmağını gezdirerek anlatıyordu.

Derken sessizleşmiş, sadece avucumu yavaş yavaş okşayarak yavaşça çeneme doğru eğilip çenemin altından küçük bir öpücük aldı. Daha sonra bir küçük daha, bir küçük daha derken yanağıma, oradan da dudağıma bir öpücük kondurdu. Sikim taş gibi olmuş, kalbim güm güm atıyordu. Hoşuma gidip gitmediğini sordu. Hoşuma gitse de, "Yanlış değil mi yaptığımız?" diyebildim sadece.

Halen avucumu yavaş yavaş okşuyordu. Sadece öpüşmeyi öğrettiğini söyleyip tekrar dudağıma yumuldu. Bu defa dudağımı emiyordu. Elimde olmadan ben de onun dudağını emiyordum. Böyle birkaç dakika devam ettik. Elim avucundaydı, elimi birlikte benim önüme götürüp, eşofmanımın üzerinden kah onun kah benim elimle benim sikimi okşuyorduk.

Derken dudağıma tekrar yumuldu ve öpmeye, bir taraftan da elini eşofmanımın içine daldırıp boxerimin içine sokup sikimi okşamaya başladı. Benimle öpüşürken eliyle beni boşaltıp bırakmıştı. Daha önce defalarca otuzbir çekmiştim ama hiç bu kadar zevk almamıştım. Bana, "Artık senin de duş alman gerekecek!" dedi ve çaylarımızı içmeye devam ettik.

Keyif çaylarımız bittikten sonra istersem birlikte duş alabileceğimizi, onu keselersem çok hoşuna gideceğini söyleyip güldü. Aslında bu gülüşten korkmamış değildim, ama beni boşaltıp bırakması da içimi rahatlatmıyor değildi. "Olur!" dedim, ben odama geçip iç çamaşırlarımı ve havlumu hazırlayıp salona çıktım.

Az sonra bana seslenip banyoda olduğunu söyledi. Banyoya doğru yürüdüm, kapının önünde üzerinde bornozla duruyordu. Birlikte içeri girdik, suyu ayarladı ve bornozu çıkardı. İkimizin de üzerinde sadece boxerler vardı. İlk defa bir adamı üzerinde sadece boxerle görmüştüm. Ellerim titriyordu. Benimki kalkınca 14-15 cm vardı, az kalındı ama onunki daha büyük olmalıydı, önü daha kabarık duruyordu. Korkmuştum, ya birşey yapmaya kalkarsa diye.

Duş kabinin kapısını açık bırakıp küçük banyo sandalyesine oturdu ve sırtını bana döndü. Keseyi bir güzel köpükledim ve sırtını, boynundan başlayarak boxerine kadar bir müddet keseledim. Sonra bana döndü. Tekrar keseyi sabunladım ve boynundan aşağı keselemeye başladım. Siki boxeri zorluyordu. Ayağa kalktı ve sudan köpükten vücuduna yapışmış boxeri aşağıya indirdi. Gözlerime inanamadım, benimkinden kalın ve uzun, yaklaşık 18-19 cm olan bir yarrak kafamın hizasında dimdik duruyordu.

"Abi..." diyebildim sadece. Abi demememi, ismiyle hitap etmemi ve keseye devam etmemi istedi. Ayağa kalktım, keseye devam ediyordum ama kalkık yarrağı benim göbeğime değip duruyordu. Sonra akan suyu sırtına ve önüne tuttum, köpükler gitmişti. Gözlerimi yarrağından alamıyordum.

Kısık sesle, "Aşkım istersen tabureye otur ben de seni keseleyeyim!" dedi. Hiçbir şey demeden oturdum. Bu arada ıslanan boxerimi de çıkarmıştım. Beni hem keseliyor, hem de, "Bir ara birbirimize kıl tüy bakımı yapalım, daha temiz olalım!" diyordu. Oturduğum için o kese için eğilip kalktıkça sallanan yarrağı boynuma yüzüme değiyordu...

Biraz keseye devam ettikten sonra eğildi ve dudağımı emmeye başladı. Koltuk altımdan tutup ayağa kaldırdı. Benden uzundu, öpmeye devam ederken elimi kalkık yarrağına götürdü. İlk defa bir yarrağın sıcaklığını elimde hissetmiştim. Demir gibi sert ve adeta avucumda zonkluyordu. İleri geri elimi hareket ettiriyordu. Kendi elini çekti ve kısık bir sesle, "Devam et!" dedi.

Ben yarrağını sıvazlarken o da öpüyordu dudaklarımı ve boynumu, götümün yanaklarını sıkıp bırakıyordu. Ben yarrağını sıvazlamaya devam ediyordum ki nefes alışı sıklaşmıştı. Derken göbeğime doğru döllerini akıtmaya başladı. Boşalmıştı, ama ne boşalma, her tarafım döl olmuştu. Kendi eliyle sabunlayarak temizledi beni, teşekkür etti. Sonra duştan çıktık ve giyindik. İlk defa böyle birşey yaşamıştım ve çok hoşuma gitmişti. Bu yaşadıklarımız hakkında hiç konuşmadık, sanki karı koca gibi...

Murat abiyle yaşamaya başlayalı üç gün olmuş, onun işte olmasından fırsat evin keyfini çıkarıyor, biraz da meraktan odasındaki dolaplara bakıyordum. Yatak odasındaki gardrobu büyüktü. Bir tarafı tamamen kendi eşyalarıyla doluyken bir tarafı tahminim yakın zamanda ayrıldığı karısı Canan'a ait kıyafetlerle doluydu. Bir sürü etek, bluz, elbise, gömlek ve altta bulunan çekmecelerinde de değişik değişik iç çamaşırları doluydu.

Bir kere içimdeki kadınsı istek ortaya çıkmıştı. Hemen şortumu indirip Canan yengenin birkaç külodunu denedim. Gözüme küçük gelmişlerdi, ama üzerimde çok şık duruyorlardı, özellikle götüm aynada güzel gözüküyordu. Giydiklerimi çıkarıp eski hallerinde dürüp yerlerine geri koydum. Murat abi daha önce belirttiğim gibi bir okulda müdür maviniydi. Dersler 16 gibi biter, işlerini tamamlayıp gelmesi uzun sürmezdi.

Salonda otururken kapı açıldı, gelen Murat abi idi. Salamlaştıktan sonra neler yaptığımı sordu. Evi düzenlediğimi ve akşama kadar boş boş durduğumu, canımın sıkıldığını söyledim. O da, "Kıyafetlerimi değiştireyim de dışarı çıkalım!" dedi.

Birlikte dışarı çıktık. yakında bulunan bir AVM'ye doğru yürüyorduk. Orada bulunan bir markete girdik, ev için biraz meyve, sebze, kuru yemiş, kahve çay türü şeyler koyduk sepete. Daha sonraları reyonlar arasında gezerken bakım ürünlerinin oradan daha önce hiç aklıma gelmeyen ürünlere bakıyorduk. İçim bir hoş olmuştu.

Kendi kendime yarrağına dokunuşla kalmayacak diye düşünürken sepete kondom ve kayganlaştırıcı jel attı. Gülümseyerek bana baktı. Daha sonra üç paket tüy dökücü koydu, temizlik yapacağını söyledi. Hiç kullanmamıştım daha önce. Sonra evin yolunu tuttuk.

Aldığımız yiyecekleri yerleştirip birer kahve yaptım. Kahvelerimizi içerken bana banyodaki durumdan hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu. İlk defa bir erkeğe ellemenin, benim de ellenmemin hoşuma gittiğini, boşalmaktan zevk aldığımı söyledim. O da bu günün daha farklı olacağını, istersem farklı zevkler de yaşayabileceğimi söyledi.

Kahvelerimiz bittikten sonra Murat abi banyoya geçti, temizlik yapacağını söylemişti. Birkaç dakika sonra bana seslendi. İçeri girdiğimde göbeğine kadar taşaklarının altı dahil bembeyaz tüy dökücü sürülüydü. "Gel seni de temizleyelim!" dedi. Ben de şortumu, boxerimi ve tişörtümü çıkarıp yanına yaklaştım. Eline tüy dökücüyü aldı, benim de göbeğime kadar alttan itibaren sürdü.

Sonra diğer kutuyu açtı ve arkamı dönmemi istedi. Götüme de sürüyor ve "Merak etme yine çıkar tüyler!" diyordu. Belimden aaşağı iyice sürdü ve beklememi söyledi. Bu arada kendisininkini yıkayıp tertemiz yaptı. Sonra beni de temizledi. Gerçekten çok temiz olmuştu, benim traş bıçağıyla yaptıklarım gibi değildi.

Banyodan birlikte çıkıp odalarımıza geçtik. Kurulanırken seslendi. Hemen boxerimi giyip odasına gittim. Parfümlenmiş, mis gibi kokuyordu. Bana da biraz sıktı. Sonra benim gündüz açtığım dolaba yöneldi. Dolabı karıştırdığımı anlamasından korkup heyecanlanmıştım. Dolabı açtı, kıyafetlerin eski karısı Canan'a ait olduğunu, istersem giyebileceğimi söyledi ve odadan çıktı.

Bu işin nereye gittiğini tahmin etsem de içimde karşı koyamadığım bir duygu vardı. Dantelli beyaz iç çamaşırı takımını giydim, bir ince çorap giydim, üzerine de saten bir gömlek giydim. Altıma başka birşey giymedim, olabilecek birşey aklıma gelmedi.

Biraz korkarak biraz da heyecanla salona doğru yürüdüm. İçeri girdiğimde Murat abi bana bakıp, "Harika ve çok sexy olmuşsun!" dedi. Yanına oturmamı istedi. Hemen önceki gün aklıma geldi, uzun uzun öpmüştü beni. Oturunca elini omzumdan göğsüme doğru uzatarak yavaş yavaş okşamaya başladı. Yine dudaklarıma yumulmuş, bu defa benim elimi kendi boxerinin üstüne koymuştu. Onunla öpüşürken ben de yavaş yavaş onun yarrağını okşuyordum. Yarrağının büyüklüğü giderek artıyor, iyice sertleşiyordu.

Bir taraftan boynumu öpüyor, bir taraftan kulağıma sexy iltifatlarda bulunuyordu. Beni yeni karısı yapacağını, bekaretimi alacağını, birlikte uzun süre yaşayacağımızı söylüyordu. Bu lafları duydukça kalbim güm güm atıyordu.

Elimden tutup ayağa kaldırdı. Yatak odasına doğru ilerliyorduk birlikte. Bir taraftan da götümü okşuyor, karısı olmaya hazır olup olmadığımı soruyordu. Ona korktuğumu söyledim. Korkmamamı, deneyeceğimizi, olmazsa bırakacağını söyledi. Bana pek imandırıcı gelmese de içim biraz rahatladı.

Yatak odasına varınca beni yatağın üstüne oturttu, önümde ayakta durarak boxerini indirdi. Yarrağını yalamamı istedi. Daha önce yarrağını ellemiştim, ama ilk defa dilim değiyordu. Acemice yalıyordum. Ağzımın içine alıp emmemi istedi. Ben de dediği gibi ağzıma alıp emmeye başladım. Birkaç dakika emdikten sonra ağzıma boşalmaya başladı. Tadı buruk gelse de bir kısmını yutmuş, kalanını yarrağının üstüne tükürmüştüm.

Banyoda yarrağını yıkayıp geldi. Kocaman şey küçülmüştü. Yatağa uzandı, beni üstüne doğru çekerek öpmeye başladı. Bir taraftan da götümün yanaklarını okşuyor, bazen şaplak atıyor, bir taraftan da dudaklarımı, boynumu, kulağımı öpüyordu.

Benim üzerimdeki zaten düğmeleri açık olan saten gömleği çıkarttı. Artık sadece beyaz dantelli külodum ve dantelli atletimle yataktaydım. Beni yüz üstü yatağa yatırdı, omuzlarımdan okşayarak aşağıya doğru indi ve külodumu sıyırıp götümün yanaklarını öpmeye başladı. İçim bir hoş olmuştu. Parmağıyla deliğimi yokluyordu, ama hiç alışık değildim, biraz canım yanmıştı.

Külodumu tamamen çıkardı, götümün yanaklarını tekrar okşadı. Sonra öpmeye derken deliğime dil atmaya başladı. O zaman bana birşeyler oldu, hiç almadığım kadar zevk veriyordu. İlk defa zevk inlemeri çıkarmaya başlamıştım. Birkaç dakika deliğimi yaladı, sonra, "Hadi bakalım 69!" dedi, üstüne aldı.

Götümü yüzüne doğru yanaştırdım. O benim deliğimi dilliyor, bense yavaş yavaş tekrar kalkmaya başlayan yarrağını emiyordum. Yavaş emmemi, boşaltmamamı, bu defa bekaretimi alıp içime boşalacağını söyledi. Ben yavaş yavaş yalamaya ve emmeye devam ederken o da deliğimi parmağıyla yokluyor ve aldığı jeli yediriyordu. Artık parmağı rahat rahat girer durumdaydı jelin etkisiyle.

Yarrağı iyice sertleşmişti. Beni üzerinden indirip yüz üstü yatmamı söyledi. Karnımın altına bir yastık koydu. Arkama geçip, kendimi sıkmamamı, sürteceğini söyleyip yarrağına da jel sürdü. Dediği gibi götümün yanakları arasında sürterek gidip geliyor, kayganlaştırıcının etkisi ile kolayca sürtünüyordu. Yarrağının başı arada bir deliğimin ağzına denk geliyor, canım az yanıyor, tekrar kalkıp düzeltip devam ediyordu...

Derken yavaşladı. Deliğime kalın yarrağının başını yapıştırmış, artık az az baskı yapıyordu. Korkmamamı, girmezse çekeceğini söylüyordu. Birden başını içimde hissettim, beynimde şimşekler çakmış, acıdan bağırıyordum. Murat abi öylece kaldı üzerimde, ne ittiriyor, ne de çekiyordu. Başı içimdeydi, hissediyordum.

Biraz bekleyip yavaşça çekti. Sonra deliğime ve yarrağına biraz daha kayganlaştırıcı sürdü. Başının daha kolay gireceğini söyleyip terar koydu başını. Bu defa daha az acıdı derken yanıldığımı köklemeye başlayınca anladım. Bağırta bağırta köküne kadar sokmuştu o koca yarrağı, taşakları taşaklarıma değiyordu.

Az öylece bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. Acıyordu ama sikmeye başlamıştı ve bırakmaya da niyeti yoktu. Neyse ki deliğimin darlığına fazla dayanamadı, 5 dakika siktikten sonra boşaldı ve öylece üstüme yattı. Rahatlamıştım ve acıdan sonra çok zevk almıştım...

Yavaşça üzerimden kalkarken deliğimin genişlediğini hissedebiliyordum. Sonra dudağımı öpüp teşekkür etti. Artık karısı olduğumu, bundan sonra her gün olmasa da beni sık sık sikeceğini söyledi. Beni de kaldırdı ve her tarafı benim döllerimle batmış çarşafı yıkamaya makine attık :)

(Mert)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Paylaş

Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Kaymakgibi Gay Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için seks hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede erkek siken erkeklerin gay sikiş hikayelerini okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: