|
Azgın TIR Şöförü! (Selçuk 18 Y., Berlin / Almanya)
Merabalar ben Berlin'den Selçuk, 18
yaşındayım. Annem babam ayrılar, annem başka biriyle
evlendi, ben babamla kalıyorum. Babam Berlin'e uzak bir şehirde
çalışıyor, 2 haftada bir eve geliyor. Bundan iki sene önce okul
tatilimi Türkiye'de yapmak istedim. Malum öğrenciyiz, en ucuz nasıl
giderim diye bir düşündüm. Kreuzberg'de manav bir abimiz vardı, ona
sordum. Bana bakıp güldü, "Seni ben
gönderecem! Yarın gel, Türkiye'ye gidecek o arkadaşı senle
tanıştırayım!" dedi.
Sabahı zor yaptım. Sabah Kreuzberg'e gittim. Manav abinin
yanında yakışıklı biri
vardı, görünce hoşuma gitti, içimden (Umarım beni götürecek olan budur!) dedim.
Manav abi beni görünce, "Gel Selçuk, bak bu Mesut
abin, Türkiye'ye gidecek, yük alıp dönecek!"
dedi. Tanıştık, konuştuk ve anlaştık. Ertesi
sabah yola çıktık. Çok konforlu bir TIR'ı vardı,
yataklı falan. Mesut abiyi çok sevmiştim, ki
o da beni sevmiş. Otobandaki parklarda durduğunda biraz mola
veriyoruz. Beni yanına alıyor ve sarılıyor, "Sevdim
seni!" diyordu hep.
Gece Nürberg tarafında bir park yerinde durdu,
"Burda uyuyalım!" dedi. Yemek yedikten sonra uyumak için
TIR'ın yatacak yerine geçtik. Ama yatak tek kişilikti.
Nasıl yatacağımızı bilmediğimden bekledim. Mesut
abi külotla yattı ve bana, "Hadi, ne bekliyorsun?" dedi.
Baktım ki yarağı kalkmış,
külotunda çadırı kurmuştu. İlk
aklıma gelen şey (Bu gece Mesut abi beni kesin siker!) oldu.
Aslında benim canım da sikilmek istiyor, ama ilk
olacağından korkuyordum.
Ben de külotla yanına sokuldum.
Ben zaten
1.65 boyunda ve 65 kiloda minyon tipli biriyim. Beni kollarının
arasına sarıp dudağımdan öptü, bu da bana bir ilk oldu.
Anlamıştı, "Hiç sevişmedin mi daha önce?" diye
sordu. "Hayır, sevişmedim..." dedim. "Merak etme,
Mesut abin sana öğretir her şeyi, yolda çok zamanımız
olacak, arkanı dön bana!" dedi. Popomu ona döndüm, güçlü
kollarıyla beni kendine doğru çekti ve
"Bak böyle uyuyacağız!" dedi.
"Çok dar burası, ben bunalırım!"
dedim. "Alışırsın!" dedi. Önce kendi külotunu
sıyırdı, sonra da benim külotumu sıyırıp, yarağını
tam götümün yanakları arasına yerleştirdi. "Güzel mi
böyle?" dedi. Benden ses yoktu, korkuyordum, bir yandan da zevk
alıyordum yarağını götümün yanakları arasında ileri
geri oynatınca. Yarağının başını tam göt
deliğime dayadığında korkudan titremeye
başlamıştım. Titrediğimi farkedip, "Neden titriyorsun?"
diye sordu. Benden yine cevap yok. "Üşüyor musun?" dedi.
"Hayır!" dedim. Beni yine kendisine çevirdi, dudaklarımı
öpmeye başladı.
Sonra elime sikini verdi. İlk
defa bir erkeğin sikini elliyordum. Korkarak ve çekinerek ellediğimi
görünce, "Okşa! Alışırsın!" dedi. Okşamaya
başladım. Göremiyordum ama muhteşem bir
yarağı vardı, benimkinden büyüktü. Ensemden bastırıp başımı
kucağına yatırınca, yarağı yanağıma
yarağı değdi. "Bak sana hoş geldin diyor!"
dedi. Gülümsedim. "Öpmeyecek misin
onu?" dedi. Ufak bir dudak değdirdim. "O kadar mı?"
dedi. Bir daha öptüm. "Öyle değil, al ağzına ve em biraz!" dedi. "Olmaz, tiksinirim!"
dedim. Gülerek, "Yok yaa!" dedi ve beni sırtüstü
yatırıp, busefer o benim sikimi eline aldı. Biraz
okşadıktan sonra da emmeye başladı. Çok hoşuma gitmişti.
Mesut abi bu işleri iyi biliyordu, ama bende hiç tecrübe yoktu.
Sikimi okadar güzel emiyordu ki,
çok geçmeden, "Boşalacağım!" dedim. Sikimi
ağzından çıkarıp, "Boşal, sorun yok!" dedikten
sonra tekrar emmeye devam etti. Çekilmek istedim, ama beni sıkıca
tuttu ve o anda ağzına boşaldım. Hiç bir
damlasını kaçırmadan yuttu hepsini. Sonra bana sordu, "Nasıldı?"
diye. "Çok hoş!" dedim. Gülerek, "Bu birşey
değil, daha da hoş şeyler yaşatacam sana!" dedi, sanırım beni sikmeye hazırlanıyordu. Başımı
yarağına çekti ve "Al şunu ağzına!" dedi. Ben
de onun yaptığı gibi yaptım, ama o boşalmıyordu. Aksine
yaragı kazık gibi oldu. Beni öpüyor, seviyor, memelerimi emiyordu. "Kız
gibi memelerin var!" dedi. Bir elini götüme attı, deliğimi
yokluyordu. "Ooo, burada da kıl yok!" dedi. Sevinmişti
kılsız oluşuma.
Beni yüzüstü yatırdı, deliğimi yaladı. Dilini
deliğime sokuyor, beni delirtiyordu. "Daracıkmış ya! Biraz
açalım!" dedi. Benden ses yok, hep o mırıldandı. Götüme
parmak sokacak oldu, "Ahhh!" dedim, acımıştı.
Parmağını yaladı ve tekrar soktu. Parmağı girdi,
ama halen acıyordu, ilk defa götüme bir şey giriyordu.
Tükürüklerle ve parmaklayarak deliğimi vıcık vıcık
etti. Bir ara yarağını değdirdi, sıcaklık
hisettim. Biraz bastırdı ve kulağıma fısıldayarak,
"Acıyorsa sıkma kendini! Rahat ol!"
dedi. "Abi yapmayalım bunu! Korkuyorum!" dedim. "Hiç korkma!"
dedi, şöför mahaline uzanıp krem aldı. Yarağına sürdü.
Deliğim tükürükten dolayı zaten vıcık
vıcıktı. Birden bastırdı. "Ahhh, çok acıdı!" deyince çekildi ve "Sakın
bağırma, duyarlar!" dedi. Sustum. Bir daha
bastırdı, ama yarağının başı çok kalındı.
"Korkma, başı girdi mi acı da
biter!" dedi. Yine tükürdü deliğime ve yeniden bastırdı. Birden öyle
bir acı hissettim ki, gözlerim karardı. O
koca yarağın yarısını sokmuştu götüme. Ama içimde
hiç ilerlemiyordu, yarağının yarısı içerde öyle
duruyordu...
Biraz sonra, "Acın geçti mi?" diye sordu. "Biraz!"
dedim. Başladı ilerlemeye. Geri çekti, tekrar ileri girdi. "Nasıl?"
dedi. "Acıyor halen!" dedim, ama aslında çok hoşuma
gidiyordu. Mesut abi bunu anlayınca hızlandı. 15-20 dakika kadar
içimde gidip geldi. Bir ara bana öyle bir abanıp kaldı ki, o kocaman yarak boğazımdan çıkacak
sandım. Yalan olmasın, ama 20 cm vardı ve kalındı,
bilhassa başı. Ama çok hoş bir yaraktı. Boşaldığını
hisettim. Biraz öyle yattı üstümde, dinlendi, ama yarak halen götümdeydi...
Ben çıkaracak yarağını diye beklerken,
Mesut abi yeniden başladı gidip gelmeye. Ne olduğunu
anlamadım, "Benim duyduğum sikişten sonra yaraklar iner ve
mola verilir abi?" dedim. "Daha yeni başladık, dur hele,
hevesimizi alalım!" dedim.
Zaten içime boşaldığı için vıcık vıcıktı
deliğim. Hızlı hızlı sikmeye başladı. Artık
acı falan da hiç yoktu. Devamlı o koca yarak
götüme girerken bir hoş oluyordum ve içimden hiç çıkarmasın diye
dua ediyordum...
Bu sefer daha uzun süre sikti beni ve yine içime boşaldı.
Ama bu sefer ortalığı berbat etmiştik, içime
doldurduğu dölleri her yere akmıştı. Kağıt havluyla
silindikten sonra "WC'ye gidelim!" dedi. Hafif giyindik ve gittik. Klozete
oturup ıkındım, osurukla birlikte götümdeki döller fışkırdı.
Sonra soğuk suyla yıkadım, tertemiz oldu, ama delik
yanıyordu. Mesut abi, "Ben arabadayım, işin bitince
gel!" deyip gitti. Deliğimi biraz daha soğuk suyla yıkayınca iyi geldi.
WC'den çıktım, TIR'a gittim. Kapıyı
açıp bindiğimde baktım ki Mesut abi yatmış
ve halen dimdik duran yarağını kremliyordu. Galiba beni yine
sikecekti. "Acıyor mu halen?" diye sordu. "Biraz acıyor!" deyince, deliğin ağzına
biraz krem sürdü. "Biraz da içini kremlesek hiç acımaz!"
dedi. "Nasıl?" dedim. Yarağını tutup gösterdi, "Bu
yapar o işi!" diyerek beni bacak omuza yaptı. Bir yarağına
bakıyorum bir yüzüne. "İster misin?" dedi. "Ya zaten
altındayım, tabiki isterim, ama umarım acımaz!"
dedim. "Yok acımayacak!" dedi ve
yavaşça bastırarak yarağının başı içime girene
kadar bastırdı.
Sonra hepsini kökleyince yine acıdı,
ama ilki gibi değildi. Hemen pompalamaya başladı. Beni öyle bir
sikiyordu ki, sanki kıtlıktan
çıkmış gibiydi. Tekrar içime boşlana kadar sikti beni. Bu sefer
boşalınca hemen çıktı ve gülümseyerek, "Biraz
sonra yine gireriz!" dedi. Şaşırmıştım,
"Abi ya sen hiç göt sikmedin mi?" diye sormadan edemedim.
"Çok siktim de, böylesine ilk defa denk geldim! Sen
kızlardan daha fazla zevk veriyorsun! O daracık
deliğin beni azdırıyor, yarağım sıkısıkı
girince dünyalar benim oluyor! Üstelik yakışıklısın,
memelerin de süper, seni daha manavda görünce yarağım
kalkmıştı!" dedi. Artık ben
de utangaçlığımı atmıştım, rahat rahat
sohbet ediyorduk, "Ya ben hayır deseydim?" diye sordum. "Yarı
yolda indirirdim seni!" dedi.
O gece beni bir posta daha siktikten sonra uyuduk. Ertesi
sabah yola devam ettik. 4 günlük yolu sikişerek geçirdik. Ara sıra
gündüz bile yatak yerinde sikiyordu beni. Ben de alışmıtım,
artık onun demesini beklemeden canım sikilmek istiyordu. Ara
sıra o da benim sikimi emerek boşaltıyordu beni...
Ben Çanakkale'de kalacaktım,
Mesut abi ise İzmir'e gidiyordu. Bizim Çanakkale'de dairemiz var,
anahtarı bendeydi. Mesut abiye, "İstersen kal bende, misafirim
ol!" dedim. Kırmadı beni, iki gün kaldı evde ve bu iki
günde sabah akşam sikti beni. Giderken telefon
numaralarımızı alıp verdik.
Bir hafta sonra İzmir'den aradı, "Evde
misin, ben yine Almanya'ya gidiyorum, sende bir gece kalabilirim!" dedi. Sevinerek,
"Gel!" dedim. Geldi. Ona nasıl sarıldığıma ben de şaşırdım, sanki karısıymışım
gibi o da bana sarıldı. Sabaha kadar sikti beni, "Bir
haftalık yetsin!" diyerek. Sabah ayrılırken
ağladık ikimiz de. Bana, "Sen hep benim ol, sakın
başkasına verme!" dedi. Ben de ona söz verip, "Sadece sen kocam
olacaksın!" dedim.
Sevindi. Yeniden sarılmıştık, halen de
siki kalkıktı. "Bu ne yaa? Hiç inmez mi bu canavar?"
dedim. "İşte bunun sebebi sensin! Ne kadar kalacaksın Çanakkale'de?"
dedi. "Bir ay!" dedim. "Gelmeye
çalışırım!" dedi. "Umarım dönüş beraber
olur!" dedim, "Denk getirmeye
çalışırım!" dedi. O sabah onu yalınız
brakamadım, ben de onunla birlikte TIR'a bindim ve "Sür hadi!"
dedim. "Neden geliyorsun?" dedi. "Sana sürprizim var!"
dedim. Çanakkale'yi çıkınca, "Bir
parkta dur!" dedim. Durdu, indik TIR'dan.
Ben kabine çıktım ve soyundum, "Gel
süprizini gör!" dedim. Beni orda öyle görünce o da çıktı kabine.
Perdeleri çekti, gündüz gören olmasın diye. Beni yine sikti. Boşalınca,
"Sakın çıkarma!" dedim. "Tamam!" dedi,
başladı memeleri emmeye. Az sonra yeniden hızlandı ve
birkez daha boşaldı. Yarağı inince temizlendi. Benim
içim döl dolu, onu uğurladım, ordan geçen otobüslerin biriyle eve
döndüm...
Tatilim bitene kadar hergün telefonla görüşütük. Ve dediği
gibi denk getirdi, Almanya'ya onunla beraber döndüm. Dönüş yolculuğumuz
da sürekli sikişmekle geçti. Almanya'da da devamlı sikiyor beni,
artık karısı gibi oldum :)
[Selçuk]
|