|
Tırcıdan Sonra Sera İşçileri! (Aykut 22 Y., Sakarya)
18
yaşıma basmıştım ve ilk hedefim yakın
arkadaşımla şehirler arası yolculuk yapmaktı.
Arkadaşımla İzmir'e gitmek için anlaştık, o arabası
ile gelecekti, ben de yol masrafı ve benzini çekecektim ve İzmir'de
bir iki gece konaklayıp eğlenip gelecektik. Tam 3 ay bunun üzerinde
kafa patlattık, gerekli para, ailemizden izinler herşey tamamdı.
Yola çıkacağımız gün ben hazırlandım ve
(evdekilere otobüsle gideceğimizi söylediğim için) terminale gittim.
Arkadaşımın arabayla terminale gelmesini beklerken arkadaşım
aradı ve "Bir kız ile takılıyorum, ertelesek sorun
olur mu?" diye sordu. Ben de, "Ciddi olamazsın!" dedim,
sonuçta kaç yıllık arkadaşız yani, beni bir kız için
ertelemezdi. Ciddi olduğunu anlayınca, "Tamam, daha aramana
gerek yok, iptal ettim!" dedim ve yüzüne kapattım. Ancak evdekilere
en az iki gün gelmeyeceğimi söylemiştim.
Ne yapsam diye
düşünürken karnım acıktı ve ordaki bir lokantaya girdim.
Pilavdır kurudur yemek yeyip kafamı toplamayı düşünüyordum.
O sırada, daha önceden sürekli mesajlaştığım, Recep
isimli bir Tırcıdan mesaj geldi. "Canım sonunda Sakarya'ya
geliyorum, 1 saate terminale mal indiriyorum, sonra buluşalım
mı?" dedi. Ben de hemen olur dedim. Dediği firmanın önüne
önüne varmıştım. Firma kalabalıktı, bir tır giriyor
bir tır çıkıyordu, şaşırdım tabi. Neyse
Recep abi beni aldı yanına, arkadaşlarına da beni
yeğeni olarak tanıştırdı, sonuçta açık edemezdik.
Arkadaşları, "O zaman Recep abi sen gidersin akrabanda
kalırsın, senin payını düşeriz biz yemekten
falan!" dediler. Recep abi de onlara, "Bir tane daha ekleyin,
yeğenim de benimle kalacak!" dedi. Sonra da elini omzuma attı, "Hadi yeğen, geçelim
tıra da dinlenelim, geç oldu!" dedi.
Daha tıra
binerken götüme bir tokat attı, "Geç bakalım yavrum!"
diyerek bir de avuçladı. Tırın arka kısmına geçince
ara perdeyi çekti, ışığı yaktı ve pat diye üstüme
atladı. Çok hızlı ilerledi herşey, kafam
karıştı. Ona, "Acelen ne?" dedim. Götüme bir tane şaplak
daha vurdu. Ben, "Kaç posta yapıyoruz, ne kadar vereceksin?"
dedim, biraz konuşursa sakinleşir gibisinden. Pantolonundan bir
miktar para çıkarıp omzumun üstünden başıma doğru
attı ve "Al şu parayı, sessiz sessiz yat orda!" dedi.
Pantolonunun fermuarını açtı, benim pantolonumu ve külodumu da
sertçe aşağı çekti. Götüm açığa çıkar çıkmaz
keser sapı gibi sikini götüme dayadı. Bir iki sürttü, sonra tükürdü
ve içime doğru ittirdi...
Normalde deliğim
alışıktır, ama birden böle yüklenince bağırmaya
başladım, "Çıkar Recep abi, nolur, çok acıdı, hiç
keyfi yok böyle!" diye, ama Recep abi nefes bile almıyordu sanki.
Enseme alnından ter akıyordu. Bense Recep abiyi üstümden ittirmeye
çalışıyordum. Bağırıyordum, "Ahhhh, abi çok
büyük, nolur çıkar!" falan desemde hiç cevap yoktu. Yaklaşık
5 dakika sonra sesim kısılmış, gücüm bitmişti ve
başım dönmeye başlamıştı bile. Gece nasıl
bitecek şimdiden merak ediyordum. Ama acım biraz
azalmıştı en azından, bu durum da benim sakinleşmemi
sağladı ve ellerimi arkaya atıp götümün yanaklarını
iki yana ayırdım. Üstümdeki kısa kollu ve altımdaki
pantolon sucuk gibi ter olmuştu. Nefes alırken bile
Ahh'lamalarımı duyabilirdiniz. Arkamda makinalı gibi götüme
saydırıyordu. Derken ben de iyice zevke geldim. Götümü ona doğru
bastırıp, kavisli bel hareketleriyle götümü havaya
kaldırıyordum. Bunu sanki ona sövmüşüm gibi değerlendirip
daha sert ve daha derinlere girmek istercesine acımasız bir
şekilde götümü sikip parçalıyordu...
Nihayetinde benim
de istediğim olmuştu, beni sike sike içimdeki orospuyu
canlandırdı resmen. Önceleri gizliliğe önem verdiği için
sessiz davranan ben şimdi sesim kısılmasına rağmen
avazım çıktığı kadar bağırıyordum,
Ohh'luyor ve Ahhh'lıyordum. Adeta daha çok erkeğe sesimi duyurup
kendimi ifşalamak istiyordum. Sonunda dayanamadı, yarım saat
beni altında ezen Recep abi böğüre böğüre içime
boşaldı. Üstüme yığıldı. Nefes nefeseydim. O da o
şekil yatıyordu arkamda. Biraz sakinleştikten sonra ona
olanları anlattım, 2 gün misafiri olacağımı söyledim.
O da, "Problem yok, burda kalabilirsin, duş yerimiz var, tuvalet var,
yemekler de emrinde, sen bak keyfine!" dedi. İki gün Tırda
sikildikten sonra, çok sakin ve sıradan hayatıma geri dönmüştüm...
Yazın
tatilimi yapmış, kışın üniversite derslerimi
çalışıp sınavlarımı veriyordum. Sömestir
gelmesiyle birlikte içimdeki orospu tekrardan uyanmış, sosyal medya
hesabımı yeniden aktif etmiş ve kendime takılacak birini
arıyordum. Yazın tatilde tanıştığım,
Düzce'de oturan bir amca vardı Fethi adında. Onu online görünce,
yazmasın diye tam engelleyecektim ki, yazdı. Adamda pek iş
yoktu, siki kısa ve ince, bir posta atar gider, cebinde sigara parası
bile olmayan bir adamdı, ipsiz sapsız denilen tiplerden yani.
Fethi amca bana,
bir ekiple Ocak ayında çıkan fırtınalardan
yıpranmış yıkılmış seraları tamir için
çağırıldığını, ekibinin 8 kişi
olduğunu, hepsinin oğlancı ve olgun olduğunu, kendilerine
orda 2+1 bir ev ayarlandığını söyledi. 15 günlük işin
10 günü kaldığını, ama aşçılarının
olmadığını söyledi. 10 gün yemek yapmam için para
vereceğini, ayrıca gece de kişi başı karılık
yapmam için extra para verebileceklerini söyledi. Önce reddettim, ama
akşama arayıp, bir odanın sadece bana ait olması
koşulu ve beni sikmek isterlerse her postadan önce parayı peşin
vermeleri koşulu ile olur dedim. Arkadaşlarına sormuş ve
kabul etmişler.
Ertesi gün bavul
hazırladım, evdekilere çalışmak için gittiğimi
söyledim ve yola koyuldum. Öğlen yanlarına varmıştım.
Bavuluma, normal iç çamaşır hiç almamıştım, geneli
kısa etek, tanga veya kadın küloduydu, üstüme normal pijama ve
gecelik almıştım, bolca parfüm aldım ki oda kadın
koksun diye. Eve vardığımda gözlerime inanamadım, koca
tarlanın ne sağında ev var ne solunda, sadece tarlanın ortasına giden
seraların girişinde bir patika var ve orda bir ev. Köyün
dışında bir yermiş galiba. Eve girdim, yerleştim ve öğlen yemeklerini
hazırladım. Akşama kadar kimse gelmez diye odaya geçtim,
televizyon izliyordum. Saat 17:00 gibi Fethi amca damladı ve "Yavrum
tadın damağımda kaldı, gel de şu hasretimizi bir
giderelim!" dedi.
Odaya geçer geçmez
pantolonunu çıkarıp boxerle yatağa girdi. Ben de üstümdeki
pijamamı ve kısakollumu çıkarıp yatağa girdim. Tam
üstüme çullancak, "Önce para!" deyip hevesini dizdim
boğazına. Çünkü emindim ki hemen boşalıp, bunun
parasını gece vermeyi teklif edecek, gece de sadece siktiğinin
parasını verecekti. Yataktan çıkıp parayı elime
tutuşturdu. Parayı yastığın içine koydum ve hemen
domaldım. Zaten daha eve girmeden kazık gibi olmuş sikini iki
tükürükleyip içime ittirdi. İnce siki direk girmişti içime, çok az
bir sızı hissetmiştim o kadar. "Bu ne genişlik lan orospu,
buraya gelmeden de mi sikildin?" dedi. Ben de, "Buraya gelmeden iki
gün önce tost oldum, yoksa senin kobrayı alamazdım!" deyip
orospuluğa yattım. Daha bunu der demez, "Vay kahpe!" deyip
boşaldı. Pantolonunu giyip gitti...
Akşam üstü
oldu, hafiften hava kararmıştı. Ben de hazır çorba ve
makarnayı hazırladım. Ustalar birer ikişer dökülmeye
başladı eve. Hepsi tam istediğim gibi tam Hanzo tipler ve 50
yaş üstündeydiler. Fethi amca akşam yemeği sırasında
herkesle beni tanışıtrdı. Topluca konuşurken ben
şartlarımı anlattım. Genelde gece uyanık
olduğumu, öğlen 11:00 ile 15:00 arasında yarım saat arayla
verebileceğimi, isteyene tek kişi isteyene anlaşabilen varsa iki
kişi üç kişi aynı anda verebileceğimi söyledim. Akşam
ise sadece benim odamda ve banyoda verebileceğimi, salonda herhangi bir
iş olmayacağını belirttim. Posta başı ve peşin çalıştığımı belirttim. Ordakilerin,
"Fethi abi sağlam oğlan bulmuş, iyiymiş!" gibi
laflar eşliğinde konuşmamızı bitirdik.
İlk günün
akşamının nasıl geçeceğini merak ediyordum. Herkes
birer birer duş aldı ve yemeklerini yediler. Sonrasında ben
etrafı topladım, mutfakta bulaşıkları hallettim ve
odama geçtim. İlk gün için onları şimartmaya niyetli
değildim ve hiç bir sexy şey giymedim, normalde giydiğim dar
pijamam ve atletimle yatağa girdim. Fethi hıyarı (10 saniyelik
performansından sonra) bu geceyi pas geçeceğini söyledi. Ben de zaten
onu pek sevmiyordum, zira bir posta atıyor ve onu da hemen yapıyor,
bana sadece temizlenmem için neden oluyordu. Bir gram zevk almıyordum.
Yavuz abi içeri
girdi. Yavuz abi bu grubun lideri gibi birşey, usta başı deniyor
sanırsam. Odaya girer girmez, "Domal!" diye emir verdi. Ben de
yataktan çıkıp domaldım. Anlaşılan dominant biriydi. "Bana
bak oğlum, ben karı varken oğlan sikmem, ama madem elimizde sen
varsın, arada bir gelir sikerim, hevesimi alır
bırakırım. Benden öyle şekilli işler bekleme!"
dedi. Ben de, "Önce para!" dedim ve önüme doğru parayı
salladı. Saxo istemediği için keyfim yerindeydi. Ama götüme neyin
gireceğinden de emin olamamak tedirginlik veriyordu. Neyse ki standart bir
siki vardı. Pijamamı sıyırdı ve sikine tükürüp içime
yolladı.
Normal bir sike
göre darbeleri oldukça hareketliydi. Üstüme çıkmış ve
olabildiğince dibime köklemeye çalışıyordu. Götüm
baskıdan ve darbeden kısa sürede öyle keyif vermeye başladı
ki, "Ohhhh, sikkk, koyyy!" diye bağırmaya
başladım. Adam taşaklarını bile sokacakmış
gibi köklüyordu resmen. Yaklaşık bir on dakika sikti aynı
pozisyonda, yorulmak, durmak, yavaşlamak nedir bilmiyordu. Benim de
canıma minnet, zevkten resmen boşalmak üzereydim.
Hırıltılı bir şekilde üstüme
ağırlığını vererek yatakta üstüme çöktü.
Göğüslerime elini attı ve uçlarını mıncıklaya mıncıklaya
köklemeye devam etti. Ayakta yaptığı gibi olmasa da bu
şekilde de dibimi buldu, resmen götümün derinlerini kaşıyor ve
beni zevkten bayıltacak hale getiriyordu. İyice zevke gelmiştim,
boşalmak istiyordum, ama o buna fırsat vermeden içimden
çıktı, götümün üstüne ufak ufak attırıp, altını
giyip duşa geçti.
Sinirden
çıldırıyordum yatakta, iki dakika daha devam etse
boşalacaktım. Tam toparlandım ve yatağa tekrar girdim ki,
odaya 3 kişi girdi. Üçlü grup istiyorlardı. Normalde iki tane olgun
erkeği idare edebilirim, ama üç olgun erkek biraz zordu, kabul etmezdim de
normal şartlarda, ama Yavuz abinin bana verdiği haz sonucu gözüm
kapalı kabul ettim. Parayı peşin aldıktan sonra
yatağıma girmelerine izin verdim.
Hepsi soyundu,
sikleri dimdikti. Neden sikleri kalkık geldiklerini düşünmeme
fırsat vermeden, "Ne bağırdın, ne inledin öyle,
nerdeyse boşalacaktık!" dediler. Ben yatakta oturuyordum, onlar ise yatakta
ayakta bir şekilde siklerini sıvazlıyıp bana doğru sallıyorlardı. Sikleri normaldi, birisi hafif
etli, birisi biraz uzun ama ince, birisi de standarttı. Resmen üçü bir
arada gibi. Adamlar seks filmi çeker gibi kafamı tutup saxo çektiriyor,
birine tam alışmışken diğeri kafamı çekip kendine
döndürüyor, tam alışıyorum bir diğeri istiyordu.
Anlaşıldı, bu ameleler beni biraz zorlayacaktı. Onları
bir an evvel ateşlemem gerekiyordu, yoksa bu iş beni bitirirdi,
yorulup soğuyabilirdim.
Ben bu sefer
sikine yapıştığım adamın gözlerinin içine
bakıyor, sikinin kökünden tutuyor yüzüme vuruyor, hatta sikini emerken
inleyip ağzımdan çıkarırken vakumluyordum. Bir yandan da
taşaklarını elimle sıkıp baskı kuruyordum.
İçlerinden Murat abi, "Beyler benden bu kadar!" deyip
kafamı tutup boğazıma kadar sikini ittirdi ve boşalmaya
başladı. Boğazımdan aşağı yollamıştı
tüm enerjisini.
Murat abi odadan
ayrılırken, biri önüme oturdu, biri arkamda yerini aldı bile.
Fazlaca memnundum durumdan, çünkü 3 kişi olmaları demek götüme iki
kişinin girmesi demekti, bu da beni rahatsız ederdi. Halimden memnun
bir şekilde orospuluğumu devam ettirdim ve yataktaki erkeklerime bir
kadından isteyeceği herşeyi vermeye çalıştım...
Orda
kaldığım 9 gün boyunca, her gün 8 kişiye karılık
yaptım...
[Aykut]
|