|
Ateşli Oğlan! (Serkan 27 Y., Malatya)
Malatya'nın
bir ilçesinden normal bir Anadolu genciyim. Askerlik sonrası babamın
da çevresinin geniş olması sayesinde hemen işe girdim. 26
yaşına geldiğimde iş tecrübem de artmıştı.
Genellikle inşaatların elektrik işleri ile ilgileniyordum.
Girdiğim firma da benden memnundu ve iyi de para kazanıyordum. Hatta
genç bir yaşta şef statüsüne bile ulaşmıştım
şantiyelerde.
Böyle birden
işe başlayınca annemler de hemen bir kız bulmak isteseler
de ben bir iki sene evlenmek istemedim. Önce hayatın zevklerine bakmak
istiyordum. Üniversitede okurken sevgilisi olanlara çok özenirdim. Biz 31
çekmekten çıldırırken onlar çatır çatır götürürdü
kızları. Bir sevgilim olsun, en azından o olmasa da şöyle
ara sıra değişik değişik kızları veya kadınları
götüreyim istiyordum. Ama pek istediğim gibi olmadı. Cebimde para
olsa da sanırım biraz kaba geliyordum kızlara.
Güzel eskort
kızlar, internetten ya da kırk yılın başı
sağdan soldan denk gelen olgun kadınlar olmuştu sadece. Gerçi
sikiş sonunda hepsi de benden memnun kalıyordu, şu ana kadar
sikip de orgazm edemediğim bir kadın olmamıştır. Hem
abazalıkla hızlı ve sert sikmem, hem de büyük ve kalın
sayılabilecek bir sikim olmasıydı sanırım sebebi.
Gerçekten de başladım mı tatmin olana kadar üç dört saatten önce
pek bırakmıyordum elime düşeni.
İnternette
arayış yaparken sık sık gayler de çıkardı
karşıma. Hiç ilgimi çekmezdi ama. Çoğunun götü bir kadından
daha güzel gözükse de yapmayı hiç düşünmedim. Birkaç
arkadaşım yapmıştı gerçi ve dediklerine göre
oğlan götü sikmek kadar zevkli bir şey pek yokmuş. Gerçi
kadın götü de sikmemiştim şimdiye kadar. Sıkılmaya da
başlamıştım artık. Yaklaşık üç aydır
abazaydım, ama bir orospuya da gitmek istemiyordum hiç.
Tam anneme
artık bir kız bul hadi evleneyim diyecekken çalıştığım
firma büyük bir iş aldı. Bodrum'da biraz şehir
dışı bir yerde büyük bir tesis yapılıyordu.
İnşaatın büyük kısmı ve elektrik işleri tamamen
bizdeydi. Patron beni severdi ve giderken bu iş ile maaşıma da
iyi bir zam yapmıştı.
Mühendisler için
ev kiralanmıştı. İşçiler de beşer kişi bir
konteynerde kalacaktı. Ben ve birkaç usta ise ikişer olarak
bölüştük. Benim yanıma Bilal abi geldi yine. Daha önce de
kalmıştım Bilal abi, veya daha çok Bilal Dayı
dediğimiz ustabaşı ile. 48 yaşında uyumlu biriydi.
Temiz, dürüst baba bir adamdı. Tek kötü tarafı
abazalığı ve sikiş sokuş muhabbetini çok sevmesiydi.
Odada televizyon izlerken bile gördüğü her kadını nasıl sikmek
gerektiğini anlatırdı.
"Bunu direkt
eze eze sikecen yeğenim, haa bu tombul bak, çok güzel domaltılır
bu orospu. Bah bah bah hele memelere, direk yalayacan!" gibi yorumlar
yaparken ağzının suyu akardı karıları izlerken.
Dediğine göre uzun yıllar yurtdışında
çalışmış. Almanya, İsviçre ve Rusya'da bulunmuş
sürekli. O yüzden de çok severmiş sikişmeyi. Oradaki karılar
bizimkilere 10 basarmışmış. Almanca ve Rusça biraz
biliyordu halen. Bekardı o da benim gibi.
Kış
ayında başlayan iş biraz zor şartlarda 4 ay kadar ilerledi.
Bu 4 ayda artık şantiyedeki mühendisler bile fena azmış
durumdaydı. Birkaç tekniker kızı uzaklaştırmak zorunda
bile kalmıştık. İşçiler Bilal Dayıya habire gaz
verip akşamları sikiş sokuş anlattırırken
ağzılarının suyu aka aka dinliyordu. Bayram
yaklaşırken evliler gülmeye, bekarlar birbirlerine eskort
numaraları paslamaya başlamıştı. Benim de niyetim eve
gitmeden önce bir tane bulmaktı. 7 ay olmuştu nerdeyse sikimi
sıcak bir deliğe sokmayalı.
Ama işte
bazen herşey düşündüğümüz gibi olmuyor. Patron bayram öncesi
geldi ve izinleri ayarladı. Büyük çoğunluk dönerken bazı
bekarlara çift maaş ve prim ile çalışma teklifi
yapıldı ki, biri de ben, biri de Bilal Dayıydı. Evlenmeye
karar verdiğim için paraya ihtiyacım vardı. Ne
yapacağımı düşünürken, Bilal Dayı, "Yeğenim
boşver gitmeyi. Ben kalacağım. Zaten iki gün iznimiz var.
Bodrum'a gider sikecek karı buluruz biz merak etme. Turistler vardır
orada. Ben ayarlarım onları. Güzel para veriyor ağalar,
kaçırmayalım!" deyince güldüm biraz. Tamam dedim
anasını satayım, sanki çok aktif bir cinsel hayatım
vardı. Dayanırdım biraz daha. Bilal Dayının teklifine
ise gülmüştüm sadece. Bodrum'daki karılar sanki bizi bekliyor gibi
konuşuyordu.
Bayramdan iki gün
önce şantiye boşaldı. Biz de çalıştık sürekli.
Arife günü akşamüstü işler bittiğinde Bilal Dayı bir büyük
rakı çıkardı ikimiz için. Üç beş basit meze ile götürdük
rakıyı. Sürekli bana taktik veriyordu. Rus karıları ile
Alman karıları ayrı muamele severmiş de, Rusa biraz
yumuşak davranmak gerekirken Almanı çatır çatır sikmek
lazımmış da... anlatıp duruyordu içerken. Bayram günü
uyandık. Bir duş alıp kendimize geldikten sonra şantiye
içinde bayramlaştık kalanlarla.
Yanımıza
getirdiğimiz temiz kıyafetleri giyip
çıktığımızda bir an Dayıya bakıp gülmememek
için zor tuttum kendimi. Koyu kahverengi pantolonunu çekmiş, beyaz
gömleğini jilet gibi ütülemişti. Gömleğin üstten 3 düğmesi
açıktı. Kıllar yol bulmuş gibi
fışkırmışken o koca göbeği de her an
düğmeleri koparacakmış gibi sallanıyordu önünde. İri
yarı bir adamdı gerçi. Ama bu tiple bırak karı kız
düşürmeyi, bizi hiçbir mekana almazlardı bile. Birşey söyleyip
moralini bozmadım hiç Dayının. Eğlenmemize bakalım
kafasındaydım ben.
Yol boyu sürekli trafik
kontrolüne takıla takıla Bodrum'a geldiğimizde saat 17:00
olmuştu. Arabayı zar zor bulduğumuz bir yere park edip
dolaşmaya başladık. Gerçekten de ortam harikaydı. 4
aydır kadın görmemiştik ve sürekli siker gibi bakıyorduk
ikimiz de karılara. Bilal Dayı artık beni de gaza
getirmişti iyice. Gerçi bir yerde oturup birşey yemek
istediğimizde lokantalar bile yer yok dese de Dayı moralini
bozmuyordu hiç.
Akşama kadar
gezip karı kız izledik. Birkaç da bira götürmüştük uygun
yerlerde. Akşam ortam iyice ısınmıştı. Barlar
sokağında gezerken birkaç turistle konuştu Bilal Dayı. Ben
kıs kıs gülüp, yürü be Dayı diye gaz veriyordum. İşin
dalgasındaydım gerçi, ama birkaç olgun turist kadın da ilgilenir
gibi olmuştu aslında. Umutlanınca daha çok azdım bu sefer.
Artık yürürken sikim kalkmıştı.
Dayı cebine
attığı Votkadan kutu kolalara takviye yapıyordu sürekli.
Gece 1'e kadar dolaştık. Sürekli içiyorduk bu arada. Bırak gece
klüplerini ve barları, çay bahçesine bile zor aldılar bizi.
Dayının da siniri bozulmuştu biraz artık ve gecenin
başında 18-19 yaşında kızlara bile asılırken
standartları düşürüp 60'lık 70'likleri bile yoklar olmuştu.
2 tane sarhoş
Danimarkalı teyze kıkır kıkır gülüyordu Bilal
Dayı konuşurken. Hatta bir tanesi bana gülerek bakıyordu. Benim
de hoşuma gitmişti. Tuvalette 31 çekmekten iyidir en azından bir
yere sokarım falan diyordum. Dayı bile gaza gelmiş, "Sen
yaşına bakma, bunlar var ya panter gibidir yatakta şimdi. Emer
bitirirler adamı yeğenim!" falan diyordu.
Sikim
şimdiden kalkmıştı, ama olmadı yine. "Hangi otelde
kalıyorsunuz?" dediklerinde, Bilal Dayı çok rahat bir
şekilde, "Bütün Bodrum bizim, bir plaj, ormanlık yer falan
buluruz ne olacak?" dediğinde gülüp gittiler ve piç gibi kaldık
o şekilde.
Gecenin o saatinde
oturduğumuz çay bahçesi bomboş sayılırdı. Biraz
dinlenip bir iki çay kahve içip ayılalım dönelim bari diyorduk. Gerçi
trafik kontrolü de çok sıkıydı gelirken, ne yaparız hiç
bilmiyordum. İkimiz de sarhoş olmuştuk. Bilal Dayı,
"Bir iki saat bekleyelim trafiğe yakalanmayalım, ara yollardan
falan gideriz. Bu halde araba da kullanamam..." diye anlatıyordu ki,
sağ tarafımızda biri dikkatimi çekti.
Yaşı çok
belli değildi. Çok uzun olmayan sarı saçları omuzlarında,
kız mı oğlan mı olduğu başta çok belli olmayan,
ufak tefek bir oğlandı. Kısa bir şort ve açık pembe
atlet tarzı bir tişört vardı üstünde. Dikkatimi çekme sebebi ise
elindeki kola bardağından pipeti içe içe bize bakmasıydı.
Gözü ikimizdeydi resmen ve gülüyordu hafifçe bize bakıp. İbneydi
herhalde. Dayıya gösterdim çaktırmadan. "Ooo, ciddi misin?
Vayyy, gerçekten bakıyormuş bu oğlan. Offf, bunun da zevki çok
ayrıdır haa! Bir iki kırdığım fındık
olmuştu böyle Avrupada..." derken eli sikine gitmişti bile
bakarken. Gerçekten etkilenmiş ve istekli görünüyordu.
Benim ise hiç
işim olmazdı aslında ibnelerle, ama sikim inmek bilmiyordu. Biz onun
hakkında konuşurken ona da bakmaya başlamıştık
dik dik. Ben halen, "Gerek yok, biraz ayılıp gidelim!"
desem de, Dayı, "Olmadı bir otel bulurum, bu çok fena
birşeymiş yaav. Sikmek lazım bunu!" derken sesini de pek kontrol
edemiyordu elini kontrol edemediği gibi. Birden oğlan kalktı
masasından. Bizim yanımıza geldi gülümseyerek. İncecik
dudakları çok tatlı görünüyordu gerçekten.
"Sigara
var?" diye sordu. Kız gibi çıkmıştı sesi.
"Olmaz mı canım sigara. Herşey var bizde. Gel buyur otur hele
tatlım!" diye yavşadı Dayı hemen. Oğlan çok çok
az Türkçe biliyordu. İsmi Dennis, Avusturyalıymiş. Annesi
yarı Türk yarı Avusturyalıymış, oradan biliyormuş
biraz Türkçe. Ama pek konuşamıyordu yine de. Dayı
konuşurken çoktan ellerini okşamaya başlamıştı
bile oğlanın. Sonra onlar Almanca konuşmaya başladı.
17 yaşındaymış Dennis. Apart bir binada
kalıyormuş ve canı sıkılmış çok
yalnızken. Dayının gözlerinin içi gülüyordu doğrusu. Biraz
daha konuştu onlar.
Benim ise
başım dönüyordu biraz alkolden. Votkanın üstüne arada birkaç da
bira içmiştik. Hiç alışık değildim ben alkole bu
kadar. Bir ara oğlan yaklaştı Dayıya. Parmakları
göğsünde dolaşmaya başladı. Kıllarıyla oynarken,
"Çok güzel!" diye kıkırdadı kız gibi. Biraz daha
konuştular, sonra bana döndü Dayı, "Yeğenim, odada tek
kalıyormuş bu. Gelin hadi diyor. Yalnız odasına biraz
dikkatli girmek lazımmış, anası babası hemen üst katta
kalıyormuş çünkü. Onların görmesini istemiyormuş..."
diye anlatırken kalkmıştı bile çoktan ayağa.
Ayağa kalkınca siki de o an acayip belli oldu. Oğlan birden
elini uzatıp tuttu ve okşadı pantolondan kıkırdayarak.
"Dur kız verecem ağzına zaten, birazdan oynarsın bol
bol, ehehehe!" diye sırıttı Dayı keyifle.
Hiç istemiyordum
aslında gitmek, ama tek başıma ne yapacaktım ki. Kafam da
zaten çok güzeldi. Takıldım ben de peşlerine. Çarşıdan
geçerken büyükçe bir süpermarketin öünde durdu oğlan. Dayının
kulağına birşey söyledi gülerek. "Yapmaa yaavvv, ne gerek
şimdi ona canım yaa? Biz temiziz zaten..." falan diye söylendi
Dayı. Ama oğlan yine kıkırdadı ve "Hadiii!"
diyerek içeri gönderdi Dayıyı. Ben dışarıda
bekliyordum ki, oğlan yanıma geldi. "Senin isim Serkan? Sen çok
iyi!" diye gülümsedi bana da. Tam bir sürtüktü bu anlaşılan. Tam
da bu gece için ihtiyacımız olan şeydi aslında, ama ben
halen biraz tereddüt ediyordum. Bozmadım ama ve gülümsedim yine de.
Dayı çıktı marketten. Sorar gibi bakınca, birşey yok
dercesine kırptı gözlerini. Yürüdük biraz daha. Sokaklar boşalmıştı
artık.
Bir binanın
önüne gelince Dennis bakındı. Gülümsedi sonra. "Siz sonra gel
tamam? Number iki, tamam? 5 minute sonra gel!" dedi ve giderken
Dayıya da bir öpücük verdi hızlıca. Keyifle
sırıttı yine o da. Bekledik biraz. İçeri girdi ve
odasının ışığını yaktı. Sonra
söndürdü ışığı. 5 dakika kadar sonra biz de girdik içeri.
Heyecanlıydım biraz. Biz odasına yaklaşırken o da
açtı kapıyı ve hemen içeri girdik. İçeride çok ufak bir
lamba yanıyordu sadece. Dennis, altına beyaz bir tanga giymişti,
beyaz bir jartiyer vardı üstünde.
Gülümseyerek
yaklaştı bize, "Hoşgeldiii sizz. Buyrun!" deyince
ikimiz de birbirimize baktık. Dayının eli sikindeydi ve
sırıtıyordu oğlana. Çok büyük olmayan bir odaydı. Ufak
bir açık mutfak. L şeklinde 2 divan televizyon ve odanın
köşesinde büyükçe bir yatak. Dağınıktı oda. Her yerde
oğlanın giysileri falan vardı. Sehpa cips ve boş cola, bira
şişeleri ile doluydu.
Dayı hemen
sarıldı oğlana belinden. Okşamaya başlarken bir öpücük
bile aldı. "Ne tatlı şeymişsin kız sen. Gel
bakayım şöyle kucağıma. Okşayım seni biraz!"
derken eli küçük ama dolgun gözüken poposuna gitmişti bile
oğlanın. Kıkırdadı küçük sürtük. Bizi divana
yönlendirdi. Çöker gibi oturdum divana. Başım dönüyordu. Oğlan
da Dayının yanına otururken o çoktan sarılmıştı
bile. İkisi fısır fısır birşeyler konuşurken
öpüşmeye başlamışlardı. Sikmesine sikerdim belki de,
ama hayatta öpüşmezdim ben bir ibneyle doğrusu. En azından
ağzına veririm diye düşünmeye başlamıştım.
Götü bana dönüktü
kucağına doğru çıkarken. Bilal Dayı o kocaman
elleriyle kavramıştı bile götünü. Okşadıkça daha çok
sokuluyordu ibne. "Ohhh, çok mu sevdin benim yarrağı kız.
Al oyna hadi istediğin gibi, küçük orospu seni, hehehe!" diye keyifle
konuşuyordu Dayı da. Fermuarın açılma sesini duydum.
Oğlanın başı Bilal Dayının kucağına
doğru giderken Bilal Dayının başı geriye düştü ve
"Ohhhh, seni gidi yaramaz. Öyle yalanır mı o! Ohhhhhh, aferin
sana!" diye zevkle inledi.
Anlaşılan
Dayı da artık alkol sınırlarını çoktan
aşmış ve azgınlıktan ne yaptığını
bilmeyecek bir durumdaydı ki, hemen benim yanımda oğlanın
ağzına vermekten çekinmemişti hiç. Başı onun
kucağındayken o minik, dolgun götünü iyice kaldırdı.
Yarım metre önümdeydi götü. Dayı artık ellerini onun
başına koymuş, zevkten inleye inleye ağzını
sikmeye başlamıştı oğlanın. Bembeyazdı götü.
En ufak kıl tüy olmadığı gibi, sürdüğü losyonlardan da
parlıyor ve çok hoş kokusu burnuma kadar geliyordu. Bir elim
sikimdeydi artık ve kot pantolonun üstünden sıvazlamaya
başlamıştım.
Giydiği
incecik tanga dolgun poposunun arasına kaçmıştı iyice.
Kızarmıştı biraz. Dayının el izi çıkmıştı
o güzel götünde. Dayanamadım. Elimi uzattım yavaşça ve
okşamaya başladım götünü. Ben okşarken Dayının da
sesi yükselmeye başladı birden. "Ohhhhh, amına koduuum
seni, nereden öğrendin böyle emmeyi sen, ohhhhh, karılar bile
sokamıyordu gırtlağına kadar. Ohhhhh, al bakayım hadi,
yut hepsini küçük orospu!" diyerek elini başına götürmüş ve
sertçe sikiyordu ağzını.
İyice
kavramış okşuyordum ben de götünü. Yavaşça
kıçını indirdi ve önüme dayadı. Tam sikimin üstüne getirip
bastırıp sallıyordu götünü. Belinden tuttum daha çok
bastırmak için. Dayı kıvranmaya başlamıştı o
sırada. Ağzının şapırtıları bana kadar
geliyordu. Belli ki oğlan fena emiyordu. İki eliyle bastırdı
birden ağzına. Ve nara atar gibi kükredi resmen. Oğlan debelenir
gibi olmuştu, ama bırakmıyordu başını. Biraz
çekip yine bastırıyor, "Ohhhhhh, iliklerime kadar
boşalttın beni kız. Aferin sana. Sen neymişsin böyle
yaa!" diyordu.
Doğrusu bir
an oğlanın kızıp bizi kovacağını
düşündüm, ama başını kaldırdığında
gülümsüyordu. Bana baktı başını çevirip ve göz
kırptı gülerek. Dudaklarından döller akıyordu o
sırada. Gülümsedim ben de ona ilk defa. Yavaşça kalktı ve lavaboya
gitti ağzını yüzünü temizlemeye. Dayı da kalktı
ayağa ve "Ben hele bir sikeyim şunu yaa. Böyle bir karı ben
hayatımda görmedim. Ayıbı olmaz artık bu saatten sonra
yeğenim!" derken yatağa doğru gitti ve soyunmaya
başladı. Siki doğru dürüst inmemişti bile.
Sallanıyordu önünde. Gülmemek için zor tuttum kendimi o an. Bütün vücüdu
kıllıydı ayı gibi, ama anlaşılan bu gece için aşağıyı
hazırlamıştı. Bembeyaz kasıkları çok komik
görünüyordu. Siki de benimkinden ufak gözükse de kalındı
Dayının.
Demin okşarken
oğlanın o küçük, minnacık deliğini görmüştüm. Offf,
oraya sokmak çok zevkli olmalıydı. Birazcık daha atak olsam
şimdi benim kucağımda olacaktı ve ben sokacaktım oraya
belki de. Bunu onun bakışlarından da anlamıştım.
Ama oğlan sikmek hiç aklımda olan birşey değildi ki. Halen
tereddütüm vardı zaten, ama ağzına verecektim en azından.
Dennis lavabodan
çıktığında ilk bana baktı. Dayı yatağa uzanmıştı,
"Gel hadi kız buraya!" deyip Almanca birşeyler söyledi
gülerek. Kıkırdadı küçük yosma ve götünü kvıra kıvıra
yatağa gitti. Sarmaş dolaş oldular yatakta. Dayı tamamen
altına almış ve tam anlamıyla yumulmuştu. Dayının
kıllı götünü izliyordum ben de o sırada.
Sıkılmıştım biraz. Sonra birden dayı uzandı
ve oğlan yibe ağzına almaya başladı. Götünü bana
doğru çevirmişti yine ve sallıyordu. "Yala aşkım,
odun gibi yap yarrağımı hadi. Çok güzel sikeceğim seni
güzelim..." diye söyleniyordu Dayı nefes nefese.
Dennis'in o güzel
götünü izlerken sikimi sıvazladım yine. Kasıklarım
ağırmaya başlamıştı artık. Tüm gece inip
inip kalmıştı yarağım. Ve şimdi hiç
olmadığı kadar sertti. Fermuarımı açtım ve elimi
soktum içine. İnanılmaz güzel bir zevk dalgası kasıklarımdan
yükseldi elleyince.
Dayı
kalkıp ters çevirdi oğlanı ve üstüne uzandı.
Sırtından götüne kadar yaladı. Götünü
yaladığını görünce şaşırdım.
Hayatımda yapmamıştım böyle birşey. Gerçi daha önce
göt de sikmemiştim hç, ama bunu asla yapmazdım doğrusu.
"Ohhh, mis gibi götün. Yalanmaz mı bu, seni gidi ibne!" diyerek
yalıyordu götünü. İbne zevkten inliyordu o sırada. Sürekli
oynatıyordu götünü. Dayı şapır şupur yalıyordu
götünü. "Fick mich, fick mich!" diye inliyordu Dennis Almanca ufak
çığlıklar atarken.
"Oo, hemen
sikeyim tatlım, ne demek!" diye sırıttı Dayı ve
doğruldu arkasında. Siki dimdik olmuştu. Tahminimden de
kalındı. Eliyle tuttu ve götüne sokmak üzere hareketlenmişken
birşeyler söyledi oğlan Almanca, ama Dayının hoşuna
gitmemişti pek belli ki. Kafası da güzel, yarı Türkçe yarı
Almanca söyleniyordu. Sonra pantolonuna eğilirken,
"Şapkasız, yağsız siktirtmiyor kahpe, ehehehe,
Avrupada da böyleydi hep amına koyayım..." diye söylendi ve
cebinden prezervatif paketini ve losyonu çıkardı.
Poposuna
'Şapppp!' diye inen tokat sesi bütün odayı doldururken,
"Ayyyyy!" diye kız gibi inledi oğlan. Paketi zor açtı
biraz. Sonra losyon döküp götünü parmakladı. "Ohhh,
minnacıkmış senin deliğin kız orospu. Sikilmez mi bu
delik. Bilal Dayın çok güzel sokacak sana tatlım hiç merak etme
aşkım..." diye söylenirken geriye çekildi ve belinden çekip
kaldırdı iyice. 'Şappp!' diye bir daha vurdu götüne sonra. Oğlan
acıyla inlerken birden belini oynattı. Oğlan
çığlığı basarken Dayı da yavaş yavaş
geçirmeye başlamıştı bile o güzel minik deliğe.
"Çok darmışsın amına kodumun kahpesi. Sus
kıpranma amına kodumun çocuğu seni. Yiyeceksin bu
yarrağı!" diye zevkten inler gibi sayıklıyor,
yavaş yavaş geçiriyordu götüne...
Ben de artık
dayanamayarak pantolonumu indirip çıkardım sikimi. Yavaşça sıvazlarken
bir sigara yakıp onları izlemeye başladım. Yavaş
yavaş sikmeye başlamıştı Dayı. Oğlandan
gelen sesler acıdan çok zevki gösteriyordu. Jartiyeri sol
bacağından yırtılmıştı biraz.
Tangasını hiç çıkarmamıştı bile Dayı. Kenara
çekmiş oradan koyuyordu götüne. Çekti belini ve sertçe yüklendi,
"Ohhhh köküne kadar aldın Dayının yarrağını
oğlum. Ohhhhh!" diyerek üstüne çıkmıştı iyice.
Sikmeye başladı hiç beklemeden. Kimbilir kaç aydır abazaydı
adam. Sert sert sokup çıkartıyordu durmadan. İyice
sarmıştı kollarıyla. O soktukça oğlan da durmadan
inliyordu incecik kız gibi sesiyle. Ne dediğini anlamıyordum
hiç. Dayı tepiniyordu sanki üstünde. Çiviler gibi sert sert köklüyordu
durmadan...
Oğlan, "Ihhhhhhhhh,
yavaaaşşşş, sennn kalın çokkk. Ohhhh, güzelll çokk, ama
yavaşşşş!" diye inlerken, Dayı sanki inadına
yapıyormuş gibi sokuyordu durmadan. "Ohhhh, nooldu kız, çok
acıdı mı orospu. Bak ne güzel sikiyorum seni işte orospu.
Al bakayım, hadi all alll!" derken yatak gıcırdıyordu
ve sallanıyordu durmadan. Bir an seslerin annesinin odasına
gideceğinden korktum. Doğrusu başımız belaya
girebilirdi, çünkü yaşı 17 idi yosmanın. Ama sarhoştum ve
onları izleyip sıvazlamak o kadar güzeldi ki, birşey
söylemeyedim...
İyice
sıcak basmıştı, tişörtümü de çıkarttım. Bir
an oğlan çığlık atarken Dayının da sesi yükseldi.
"Ohhhh!" diye sertçe bastırdı götüne belinden çekip.
İbne doğrulurken başı Dayının omuzuna kadar
gelmişti. O küçük güzel memeleri kocaman kıllı ellerin
arasında kaybolmuştu ki, ikisi de inledi. Bir daha soktu ve öylece
kalırken inledi Dayı. Yığıldı sonra yatağa
oğlanın üstünde. Nefes nefeseydi ikisi de.
Dayı, "Ohhhh,
ne göt varmış kız sende yaa. Doyamadım o güzel götünü
sikmeye tatlım!" diye söylenirken ben artık duramıyordum.
İşini bitirsin de ağzına vereyim şunun diye
sabırsızlanıyor, boşalmamak için ellemiyordum bile sikimi.
Zevk sularından sırılsıklam olmuştu.
Dayı
yavaşça hareket etti yine. Sokup çıkardı. Arkasına
geçmişti biraz sarılırken. Boynunu öpüyordu durmadan. Yavaş
yavaş sokup çıkartırken iki aşık gibi
öpüşüyorlardı ateşli bir şekilde. Yavaşça
çıkardı sikini sonra. Sikinden prezervatifi çıkartıp hiç
siklemeden fırlattı öyle odaya. Oğlan hemen eğildi ve
yalamaya başladı siki.
Dayı, "Ohhh,
doymadın mı sen de kız kahpe. Bir daha mı istiyorsun? Bak
Serkan abin de çıkarmış malafatı. Yarrağa bak yarrağa.
Siksin mi o da seni orospu?" derken bana baktı ikisi de o
sırada. İfadesiz bir şekilde onlara bakıyordum ben de. "Sen
bir bitir işini hele Dayı. Ağzına falan veririm ben sonra
giderken!" dedim sigaramı söndürüp. Dennis bana baktı. Sonra sikime.
Dudaklarını yaladı bakarken.
Dayı, "Domal
kız şööle Serkan abine doğru bakayım hadi. Biraz böyle
sikeyim seni!" deyip tam bana karşı domalttı
oğlanı. İkinci prezervatifi çıkartırken durdu ve
oğlanın eline verip birşey söyledi gülerek.
Kıkırdadı ufaklık ve paketi açıp sikini okşaya
okşaya taktı dayıya. Losyon sürdü sonra. Doğrusu Dayı
da pek sallamıyormuş o hikayelerinde ki, siki hemen
kalkmıştı bile. Domaltıp arkasına geçti.
Ben, "Dayı
çok ses yapma ama dikkat et. Anası babası gelirse yarrağı
biz yeriz sonra bak!" diye uyarsam da gülüp geçti Dayı. "Korkma
yeğenim, sanki bilmiyorlar bu küçük kahpeyi. Mutlu bile olur Avrupalı
kısmısı. Bizim oğlan yarrağı yedi sonunda derler,
hehehe!" diyerek arkasına geçip bir sürtündü. Yüzü önümdeydi hemen.
Dayı sürtündü bir iki ve sonra sapladı yarrağını
sanki. Yüzü acıyla buruşuruken sonra rahatlar gibi gevşedi ve
inledi zevkle ibne.
Dayı
abazalığını atmış olacak ki acele etmeden,
yavaş yavaş keyifle sikiyordu şimdi oğlanı. İki
eliyle götüne yapışmış kendine çeke çeke sokup
çıkartıyordu. Gözü sürekli bendeydi ibnenin sikilirken. Daha
doğrusu sikimde. Ona baktım ben de. Sıvazlamaya
başladım sikimi ona baka baka. Dudaklarını yalamaya
başladı kısık gözleriyle. Dayı hızlanmmış, sertçe hızlı
hızlı sikmeye başlamıştı. Doğrusu iyi sikiyordu
bu sefer. 20 dakikadır sikiyordu durmadan...
Sikim artık
son noktadaydı sanki. Elimi çeksem de sanki hiç ellemeden patlayacak
gibiydim. Oğlan, "Ohhhh, Bilalllll, mmmm, erkek sen çok güzel!"
diye doğruldu kucağına doğru. Sırtı Dayının
göğsüne yapışmıştı. Sarıldı beline.
Öpüştüler biraz. Birşeyler konuşuyorlardı. Dayının
kulağına eğildi ve beni gösterip birşey söyledi
kıkırdayarak. Dayı, "İstiyor musun kız gerçekten.
Serkan abin fena yapar ama bak seni!" derken o poposunu sallıyordu
kucağında yine birşeyler söyleyip...
Oğlan, "Lütfeeen
söyle sen Bilalll, aşkımm!" deyince Dayı bana baktı ve
"Yeğenim bu kahpe diyor ki Serkan abi gelsin ağzıma versin
sikilirken. Çok azmış benim ağzıma soksun diyor. Gel ver
hadi ibnenin ağzına istersen. Pasını bir at sonra
takılırsın sen de istersen!" dedi.
Bir an baktım
öylece. Dayanacak gibi değildim bu halde de. Off, ne olacaksa olsun, bu da
böyle olsun, yapmadım demem amına koyayım diye düşünüp
kalktım ayağa. Ayağa kalkınca pantalon düştü
ayaklarıma. Çıkarttım pantalonu ve çırılçıplak
yaklaştım onlara. Sikim göbeğime kadar kalkmıştı.
Götünde yarak varken bile aç gözlerle bakıyordu sanki küçük ibne.
Dayı, "Hey
yavrum yarrağa bak. Gel yiğenim buna sen lazımsın. Benim
pil bitti artık. Son postam bu. Yordu beni kahpe!" derken omuzundan
ittirdi oğlanı ve domalttı yatağa tekrar.
Çıkartıp soktu yine. Sikmeye başladı. Biraz daha
yaklaştığımda oğlan hemen elini uzatıp sikimi
tuttu ve çekti kendine. Off, böyle sürtüğünü de görmemiştim.
Siktiğim orospular bile böyle muamele yapmıyordu. İki eliyle
okşuyordu sıka sıka. Zaten çok azmıştım ve daha
fazla dayanacak gibi değildim hiç.
Başından
tutup çektim sikime sertçe. Yüzünde kaydı taş gibi sikim.
Taşaklarımı emmeye başladı birden. Eli sikimdeydi o
sırada ve Dayı da arkasında tam bir hayvan gibi şaklata
şaklata sikiyordu götünü. Taşaklarımı emmeye
başladığında anında kasıldım zevkten. 10
gündür 31 bile çekmemiştim doğru dürüst. Dayanamayacaktım daha
fazla. Çok ama çok güzel yalıyor, emiyordu taşaklarımı
orospu çocuğu. Yüzünü bastırdım, elimle sikimi tutup
ağzına sokacakken birden suratına patladım daha fazla
dayanamayıp. Hemen açtı ağzını. O küçük, pembe dili
dışarıdaydı. Sıvazladım ve günlerin
azgınlığını suratına akıttım oluk oluk.
Bir anda
kaptı dudaklarıyla kafasını ve emdi. Ben de, "Ohhhhhhh,
em hadiii Denniş. Çok güzelll!" diye inledim kendimi tutamayıp.
Eliyle sıvazlıyor ve kafasını emiyordu ağzına soka
soka. Hepsini yalayıp yuttu ve çıkarmadı hiç ağzından.
Dudaklarını öyle bir bastırıyordu ki sanki bakire bir
kızın amcığını sikiyordum. Ağzının
içinde dilini de kullanıyordu.
Dayı, "Nasıl
yalıyor di mi ama yiğenim. Vakit olacak 3 posta sırf
ağzına vereceksin bu kızın!" derken köküne kadar
sokmuş çekiyordu halen kendine. Arada tokat atmayı da ihmal etmiyordu
götüne. Çok ama çok güzel emiyordu sikimi. Çok hafif yumuşar gibi olunca
boğazına kadar sokmuştu hemen. Dudakları
kasıklarıma geldiğinde ağzının içinde taş
gibi oldu yarrağım hemen. Elimi başına götürdüm ve
saçlarını okşayarak yavaş yavaş belimi oynatmaya
başladım. Dayının eli de belindeydi artık. Titriyordu
sanki o siktikçe.
Dayı, "Sike
sike boşaltayım mı kız seni yine yosma? Haa, söyle
bakayım Bilaline orospu. Güzel mi yarrak? Ağzın mı dolu
kahpe, konuşamıyor musun haaa? Alll, alll, orospu seniii!"
derken eli omuzuna gitmiş sert sert sikmeye başlamıştı
artık. Ter içinde kalmıştı. Sırılsıklam
olmuştu.
Çektim
saçından ve sikmeye başladım ağzını.
Ağzına sokup çıkardıkça sanki daracık bir ama
sokuyordum. Bana baktı bir ara.
Gözleri kızarmış ve yaşarmıştı biraz. Koca yarrağım
boğazına kadar girip çıkıyordu. Gülümsedi birden orospu.
İki elimle asılıp çektim ben de başını ve daha
sert sikmeye başladım. İnlemeye başlamıştım.
Dayanamayacaktım daha fazla. Dayı da elini uzatıp
başını tuttu ve bastırdı sikime ve "Yala kız
abinin yarrağını. Nasıl da emiyor orospu çocuğu. Tam
yarak hastasına denk gelmişiz. Arasak bunun gibisini bulamayız!"
diye oğlanın başını sikime sikime yaslıyordu
sikerken.
Taşaklarım
kasılmaya başlarken asıldım iyice. Dayı da şimdi
omuzlarından tutmuş kendine doğru çekiyordu. O çektikçe
oğlan da sikimi bırakacak gibi oluyordu, ama ben de
başından çekiyordum. Perişan olmuştu ikimizin
arasında. Götüne girdikçe o da daha sert emiyordu sikimi.
Çıldıracak gibi olmuştum artık. İki elimle
başından tuttum ve belimi oynatarak taşaklarıma kadar
sokmaya başladım ağzına. Debelenmeye başlarken
kasıldı birden. O sırada Dayı, "Ohhhhhhhh, orospu
çocuğuuu sıcacık oldu götün!" diye inledi.
Bastırdım ağzına iyice. Volkan gibi patladım
boğazının içinde. Gözlerim karardı sanki o an.
Çekip çekip
bastırdıkça ağzına döllerim dudaklarından
fışkırıyor, çenesine akıyordu. Yutkunmasını
sikimin kafasında hissettim. Dayı da tamamen
yaslanmıştı arkasına ve sırtına
çıkmıştı. Önce o çıkardı sikini ve yatağa
bayılır gibi uzandı nefes nefese. "Bittim ben. Bitirdin
beni orospu çocuğu!" diye söyleniyordu yatakta. Prezervatifi
çıkartıp attı yine.
Ben de ağzından
yavaşça çıkardım. İnmişti sikim artık. Ama
doymamıştım kesinlikle. Çok yorgun ama mutlu gözüküyordu bizim
küçük orospu da. Ağzı yüzü döl içindeydi tamamen.
Yığıldı kaldı o da yatakta nefes nefese. Eli külotunun
önündeydi ve anlaşılan bu sikiş sırasında o da sikile
sikile boşalmıştı.
Buzdolabından
bir kola aldım kendime ve koltuğa oturdum dal taşak halde.
Sigaramı yaktığımda bana bakıyordu. Sigarayı
gösterip ister misin gibi bir hareket yapınca güldü bana. Eliyle banyoyu
gösterip, "Sonra!" dedi. Kalkıp banyoya yürürken zorlanır
gibiydi yürümekte. Onu izledim. Kırıta kırıta giderken bana
baktı kapıda. Sanki birşey söylemek istiyor, ama söyleyemiyor
gibi bakmıştı. Sonra sikime baktı ve dili dudaklarında
dolaştı.
Kapıyı
tam kapatmadı banyoya girerken. Jartiyerini yırtmıştı
Dayı sikerken. Yavaşça çıkardı üstündekileri.
Çıkartırken götünü bana doğru çevirmiş ve sallıyordu. At
gibi sikmişti Dayı doğrusu, ama yetmemiş miydi ki bu küçük
yosmaya? Götü çok güzeldi gerçekten. Sikilirken inanılmaz zevk
alıyordu. Bu nasıl olabilir bilmiyorum ama sanki bizim sikerken
aldığımızdan daha çok zevk almıştı o.
Sigaramı içerken iyice düzeldi nefesim. Ağzının sıcaklığını
ve o yalayıp yutmasını unutamıyordum. Sikim
sertleşmeye başlamıştı. Anlaşılan benim
ufaklık da unutamamıştı. Kolayı dikerken, götünü ve
inlemesini düşündüm. Offf, sikmek istiyordum onu çok. Saat sabahın 5'i
olmuştu neredeyse.
Çok çişim
gelmişti iki kere boşaldıktan sonra. Akşamdan beri de
içiyorduk ve o son kola iyice sıkıştırmıştı.
Ayağa kalktığımda Dayıya baktım. Uyuyordu
yüzüstü. Kıllı götünü görünce sırıttım kendi kendime.
Banyoya girdim yavaşça. Kabinin de kapısı açıktı ve o
küçük, güzel poposu köpük içindeydi. Fark etmemişti girdiğimi. Suyu
kapatırken ben de klozete yönelip işemeye
başladığımda beni fark etti ve suyu kapattı.
"Serkan sen
çok erkek. Güzel erkek. Ben güzel değil mi?" diye kırık
dökük Türkçesiyle konuşurken gülümsüyordu bana. "Senin yarak çok
güzel!" dedi sonra ve ellerini duşun musluğuna koyup hafifçe
domaldı. İşimi bitirip ona baktım. Yapmak istemesem de
sikim kendi kendine kalkmaya başlamıştı bile.
Kalkmışın imanı olmaz artık, kaşınıyor
bu diye düşünürken kendimi kabinin içinde buldum.
Belinden tutup
çektim kendime ve "Olur mu hiç öyle şey. Çok güzelsin sen canım!"
deyip o güzel gtüne yaslandım. Bir elim belinden memelerine çıkmıştı.
Hemen dayamıştı bile götünü sikime. İstekle sürtünüyor ve
ben onu okşayıp bastırırken inliyordu zevkten. Boynunu
öpmeye başladım. Sertçe çektim kendime. Başını çevirip
dudaklarına yumuldum hiç beklemeden. Bir erkekle öpüşüyordum.
Kollarımın arasındaki oğlan kız gibiyse de bir siki
vardı önünde. Ama o an hiç umrumda değildi bu. Ben öpüştükçe o
daha çok yaslıyordu götünü. Bir elini duvara koymuştu.
Dudaklarımdan
zar zor ayrıldı ve "Sik beni sen hadi. Hadi istiyorum!" dedi
fısıldar gibi. Elimle tuttum sikimi. Tam sokacakken prezervatif
olmadığı geldi aklıma. Duraksayınca bana baktı ve
"No problem. Sik sen hadi!" derken deliğini sikimin kafasına
sürtüyordu. Tükürdüm sikime ve sıvazladım. Yavaşça
bastırdım. Kafası girdiğinde sıkıştı
içinde. Ohhh, çok güzeldi bunun götü. Hayatımda ilk defa göt sikiyordum.
Kafasını oynattım içinde. Zevkle yasladı bana götünü ve
inledi. Öpmeye başladım o incecik, güzel dudaklarını. Yer
gibi öpüyordum.
Yavaşça
soktum biraz daha. İçinde oynattığımda
sımsıkı sarmıştı sikimi. Off, daha yarım
saat önce o kalın yarrağı yiyen bu değildi sanki. Bakire
bir kız amcığı gibiydi götü. Çektim ve yasladım yine.
Santim santim köküne kadar sokup yerleştirdiğimde ufak bir
çığlık attı oğlan. Taşaklarıma kadar
gömmüştüm deliğine. Çekip soktum bir daha. Sertçe sikmeye
başladım sonra. İkimiz de inliyorduk yavaş yavaş.
Anlamadığım bir dilde birşeyler söylüyor, sürekli
yaslıyordu götünü bana. Sımsıkı sarıldım vücuduna.
Kitlenmiş gibiydim ona. Sürekli hızlı hızlı sokup
çıkartıyordum deliğine. Çığlık atıp
inliyordu zevkten ben siktikçe. Off, bir erkek sikilmekten nasıl bu kadar
zevk alabilirdi ki?
Elim belindeyken
çekiyorum sürekli kendime. Her vurduğumda duvara yaslanıyordu ve
götünü geriye yaslayıp kendi sokuyordu. "Ihhhh, ohhh, Serkannn, sen çok güzelll, ohhhh, evett, sik beni,
ohhhh!" derken sokup çkardım bir daha. Sikimi
çıkardığımda bana baktı. Hemen çevirdim onu kendime
doğru ve götüne sımsıkı yapıştım. Hımm,
ufacık pipisi sertleşmiş kemik gibi olmuştu. Elim
götündeyken çekip kucağıma aldım onu. Hemen sarıldı
boynuma. Deli gibi öpüşüyorduk. Hiç bırakmıyordu
dudaklarımı ve götünü sürekli sürtüyordu sikime.
Duvara
yasladım sertçe. Dudaklarından boynuna oradan da memelerine gitti
başım. Her yerini yalayıp öpüyordum. Memelerini öpüp emerken
kıvranıyordu. Ufak ufak ısırıklar atıyordum.
Bacaklarını belime sardı iyice kaldırdı götünü. Bacaklarını kaldırdığı
anda da köküne kadar geçirdim bütün azgınlığımla. Zevkle
çığlık atıp inledi. Sımsıkı
yapışmıştı boynuma o ufak kollarıyla. Hoplata
hoplata sikiyordum kucağımda. Yarrağa doyamayan bu küçük ibneyi
duvardan duvara vura vura sikiyordum.
Kollarının
altından geçirdim ellerimi ve omuzlarına asıldım.
Kafasına kadar çekip kökledikçe inliyordu ve duvara çarpıyordu
sertçe. İkimiz de inliyorduk artık. Dudaklarımı öperken
ısırmış ve kanatmıştı biraz. Köküne kadar
sokup bastırdıkça boynu da geriye düşüyordu. Gözleri kaymıştı
zevkten. O sıcacık dar deliği delirtmişti beni. Hiç
durmadan sokup çıkartıyordum götüne...
"Ohhh, ahhh,
Serkannn, ohhh, erkekk sen, sik beni çok güzell!" dedikten sonra Almanca
konuşmaya başlamıştı. Götü sımsıkı oldu
birden. Sokup çıkartırken zorlanmaya başlamıştım,
ama bu çok daha zevkli bir hale getirmişti sikişi. Bütün vücudu
kasıldı kollarımın arasında. Minik pipisi
göbeğime sürtünürken inledi. Dizlerimi kırıp kafasına kadar
çektim ve doğrulup taşaklarıma kadar soktum zorlanarak. O an
götünün içinde her yere sürtünmüştü sikim sanki.
Bir
çığlık attı ve göbeğim ıslandı o
sırada. Ilık ılık boşalmıştı
göbeğimin üstüne yarrağı yerken. Ohhhh, zevkten kendimi
kaybetmiştim o an. Sike sike boşaltmıştım
oğlanı. Gevşemeye başlayınca hızlandım yine.
Boynumu öyle bir sıkıyordu ki, nefes alamayacak gibiydim. Ter içinde
kalmıştım kabinde. Bir daha kökledim. Sokup çıkardım.
Tüm gücümle abandım içine. İncecik bir inleme sesi gelirken de
götünün derinliklerine hayvan gibi patladım. Çekip bastırdım
kısa kısa döllerimi içine boşaltırken.
Bir süre öylece
kaldık. Halen kucağımdaydı. Boynumu, sırtımı
okşuyor ve ufak öpücükler kondururken Almanca birşeyler
mırıldanıyordu. Sikim sonunda indi, yumuşayıp
çıktı deliğinden. İndirdim ben de oğlanı
kucağımdan. Ayakta duramayıp oturdu yere ve çok yorgun, biraz
şaşkın gözlerle baktı. Anlaşılan böyle sikilmeyi
beklemiyordu o da. Sikime baktığında yüzü ekşidi. Ben de
baktım. Biraz kan vardı sikimde. Yerde fayansta da vardı birkaç
damla. Kontrolü kaybetmiştim anlaşılan biraz. Yarım saatten
fazla çok sert sikmiştim onu. Suyu açıp bir duş aldım. O da
doğrulmuş ve sırtımı, götümü, sikimi,
taşaklarımı okşuyordu yavaş yavaş. Hayran hayran
bakıyordu bana. Çıkarken ufak bir öpücük kondurdum o güzel
dudağına.
Kurulanıp
belime havlu sardım ve çıktım banyodan. Ben çıkarken de o
girmişti suyun altına. Divana oturup saate baktım. Sabah 6
olmuştu nerdeyse. Dayı tam anlamıyla manda gibi
sızmış uyuyordu çırılçıplak. Duymuş muydu
acaba siktiğimi. Bir hayli ses çıkarmıştık gerçi.
Sigaramı
yakıp su içerken de oğlan çıktı banyodan. O da beline bir
havlu sarmıştı. Gözleri kızarmıştı biraz. O
ufak ama çok biçimli memeleri kızarmış, hatta
morarmıştı biraz. Divana yanıma oturdu gülerek. Otururken
canı acımış olacak ki yan döndü. "Sigara şimdi tamam!"
dedi gülerek. Tatmin olmuştu anlaşılan artık küçük sürtük.
3 saattir sikiliyordu belki. Dağıtmıştım götünü son
sikilişinde. Bir sigara da ona yakıp verdim. Elimden alırken
kolunu doladı koluma ve başını omuzuma koydu. Derin bir
nefes alıp sigarasını içerken konuşmuyorduk hiç.
Pişman
mıydım? Belki evet, ama çok zevk aldığım da kesindi.
Bir daha zaten yapmazdım böyle birşey kesinlikle.
Sigarasını içerken sokuluyordu bana yavaş yavaş. Bir daha
mı istiyordu yoksa? Elini havludan sikimin üstüne koyup gülümsedi. Tamamen
bir kız havası vardı gülümsemesinde. "Sen tam erkek Serkan.
Çok güzel senin. Sen tamam? İstemek bir daha?" deyip sonra Almanca
konuştu, ama anlamamıştım ne dediğini. Doğrusu çok
yorulmuştum. Bir posta daha sikerdim belki, ama dinlenmem gerekirdi biraz.
Hem o artık nasıl alabilirdi ki? Oturamıyordu bile doğru
dürüst.
Benim
anlamadığımı görünce canı sıkılır gibi
oldu biraz onun da. Bana baktı ve sikimi tutup okşadı havlunun
altında. Eli o kadar yumuşaktı ve o kadar güzel
okşamıştı ki ilgimi çekmişti sonunda. Bana, "Hııııı,
sen çok sik. Biraz, ııııııı, acı. Sen
iste ben Sakso ama. Tamam? Sen istiyor?" dedi.
Böylesi bir
orospuya denk geldiğimiz için şanslıydık doğrusu
gerçekten. Daha önce ibne siken arkadaşlarım da kızların
tersine onların hiç pes etmediğini, sikişten yorulunca eliyle
ağzıyla oynadıklarını anlatmıştı. Ne
demek istediklerini şimdi gösteriyordu bana bu tatlı oğlan.
Saçını
okşadım keyifle. Dudağımı öptü yavaşça.
Öpüşmeye başladık. Az önceki gibi hayvanca değil gayet
yumuşak bir şekilde zevkle öpüşüyorduk bu sefer. Eli sikimdeydi.
Başını indirdi ve göğüslerimi öpmeye başladı.
Ufak öpücükler kondururken eliyle göbeğimin altını ve sikimi
okşuyordu. Tüy gibiydi eli. Dudakları biraz daha aşağı
inerken havluyu da çıkartıp attı üstümden. Sikim inik haldeyken
dudakları kasıklarımda dolaşıyordu.
Taşaklarımı emerken zevk almaya başladım iyice. Minik
ağzı taşaklarımı tam alamıyordu ağzına.
Çekiştiriyordu dudaklarıyla ve zevkle emiyordu.
İyice
açtım bacaklarımı. Birden dudaklarıyla kaptı sikimi ve
hepsini soktu ağzına. Dili heryerinde dolaşıyordu
ağzının içinde. Gözlerimi kapattım zevkten o an. Bu
oğlan sike tapıyordu sanki. Hiçbir kız böyle birşey
yapmazdı. Ağzının içinde yavaş yavaş kalkmaya
başladı sikim. Dudakları tamamen taşaklarıma kadar
dayanmış zevkle emiyordu sikimi. Saçlarını
okşadım yavaşça. Sikim kalkarken damağına sürtündü ve
boğazına doğru girdi. İnledim o an zevkle. Benim zevk
aldığımı anlayınca bana baktı. Kafasına
kadar çekip tekrar soktu ağzına. İyice sertleşmişti
sikim ağzında artık.
Saçlarını
okşarken farkında bile olmadan bastırmaya
başlamıştım ağzına biraz. Gözleri
kısıldı. Bastırıp çektim biraz. Bana bakıp güldü
gözleriyle. Kendi soktu bu sefer ağzına. Ohhhhh, bu sefer çok güzel
sokmuştu ağzına işte. Çıkardı sikimi. Dimdikti
çıkardığında. Eliyle okşadı sikimi. Sonra iki
eliyle yapıştı. Okşarken yüzüne gözüne sürtüyor bana bakıyordu.
"Ohh senin yarak çok güzel Serkan. Mmmm, çok güzell!" deyip öpüyordu
her yerini okşarken. Tamamen ona bırakmıştım kendimi.
Ağzına
soktu tekrar ve emmeye başladı. Hiç acele etmiyor yavaş
yavaş sokup çıkartıyordu ağzına. Bazen sadece
kafasını emerken bazen de koca yarrağı taşaklarıma
kadar alıyor yok ediyordu ağzının içinde. Zevkini
çıkarmak kalmıştı bana sadece. Acaba evlendiğimde
karım böyle birşey yapar mıydı bana? Kendini hiç
düşünmeden sırf benim zevk almam için uğraşır
mıydı bu kadar? Muhtemelen bir köyden bulunacak karımın
bunu yapacağını hiç sanmıyordum. Belki de ilk ve son defa
böyle bir zevk alıyordum.
Çıkardı
ağzından yine. Taşaklarımı emmeye
başladığında zevkten homurdandım. Bu sefer
yavaşça yapmıyordu. Hepsini sokmuştu ağzına. Bir
tanesi yalayıp emiyor hemen sonra öbürünü alıyordu ağzına.
İkisini de ağzına sokmaya çalışyordu sonra. Sesim
yükselmeye başlamıştı. Bana bakıp gülümsedi tekrar ve
kafasına kadar dilini sertçe bastırıp yaladı.
Kafasını emerken bana baktı. Tekrar yaladı. Birden
kafasını sokup taşaklarıma kadar aldı ağzına
hızlıca. Ağzının içinde kaymıştı o an.
Sımsıkıydı dudakları. Çok zor giriyordu
ağzına hepsi.
Hayatımda
siktiğim en güzel amdan bile güzeldi ağzı. Elim yine
saçlarına gitti. Başı inip kalkıyordu şimdi önümde.
Tutamıyordum artık daha fazla kendimi. Sikmek istiyordum bu
oğlanın ağzını. Başından bastırdım
biraz. Belimi çok az kaldırdım yukarı bastırırken.
Çenesinin altında kafası belli oluyordu bakınca. Bu hareketi 1
saat önce yapsa kesin boşalmıştım. Hatta dün yapsa belki 2
defa boşalmıştım şimdiye kadar. Tatmin olmuş
keyfime bakıyordum ama şu an. Gerçi bu oğlan böyle yalayıp
emmeye devam ederse az sonra midesine yollayacaktım yine döllerimi.
Başını
kendi kendine bastırınca elim gevşedi başında.
Sımsıkı kapalı ağzı yukarı çıkmaya
başladı. Başını daire çizer gibi yalıyordu
çıkartırken. Sonra bir daha indirdiğinde inledim zevkle. Elim yine
başına gidecekti ki çıkardı sikimi yavaşça.
Okşadı iki eliyle. Bana bakıp, "Ohh, senin sik çok büyük.
Buradan giriyor!" derken çenesinin altını
boğazını gösteriyordu.
Ben de, "Türk
yarrağı tatlım. Senin de ağzın çok güzel ama. Çok
güzel sakso çekiyorsun abine. Aferin sana güzelim!" dedim. Yalıyordu
sikimi gülümseyerek. "Sen sevdin benim ağzı haa? Sikmek sen
benim ağzı? İstemek Serkan?" derken parmağıyla ağzını
gösteriyordu gülerek. Doğruldu sonra gülerek. Neler düşünüyordu acaba
yine bu küçük orospu? Ne vardı aklında?
Benim biraz
şaşırmış halimeydi belki son gülmesi. Uzandı
divana sırt üstü. Başını divanın ucuna kadar getirip
aşağı sarkıttı. Boynu tamamen
çıkmıştı böyle ve başı sallanıyordu.
Gözlerim parladı bir anda. Ağzını sikmemi istiyordu.
Anlaşılan götü artık çok acıyordu, ama gel benim
ağzımı sik diyordu. Ayağa kalkıp baş ucuna
geldim. Taşaklarımı yalamaya başladı hemen önce.
Elleri baldırlarımdan tutmuş emiyordu
taşaklarımı.
Geriye çekildim
biraz. Kollarını tutup ayırdım ikiye sikimi
ağzına götürürken. Yavaşça sokup bastırdım
ağzına. Biraz daha bastırdım. Biraz daha derken
taşaklarım dudaklarına dayandı. Eğilmiştim biraz.
Sokup çıkardım sonra ağzına. Sımsıkı
kapatmıştı dudaklarını ben sokarken. Yine sokup
çıkardım. Yavaş yavaş sikmeye başladım amcık
gibi ağzını. Siktikçe zevkten inlemeye
başlamıştım. Sesimi pek kontrol edemiyordum artık.
Kendimi de. Altımda sanki bir kadın varmış gibi sikiyordum
ağzını hızlı hızlı artık.
Taşaklarım
çenesine çarpıyordu. Debeleniyordu divanda piç. Uzandım üstünde.
Dizlerinin altından tutup çektim sikime. İkiye
ayrılmış kırık dizlerinden kendime çeke sikiyordum
ağzını. Dişleri değiyordu artık biraz.
Bastırdım hepsini. Ter içinde kalmıştım yine.
Bastırıp beklettim ve kısa kısa sokup çıkarmaya
başlarken zevkle kasıldım. Boğazına sokup
dolaştırdım kafasını, sürttüm boğazına.
Çekip bastırırken inlemekten çok böğürdüm zevkten.
İşer gibi boşalmaya başladım boğazının
içine. Boşalırken de, "Amına kodumun çocuğu seniii.
Yarrak delisi orospu. All, allll, yut hepsini anasını siktiğim, ohhhhh!"
diye inliyordum...
Sikim tamamen
inene kadar beklettim ağzında, çekip çıkardım sonra. Divana
oturduğumda çok yorgun hissediyordum kendimi. İliklerime kadar
boşaltmıştı beni bu sefer. Onun gibi 3 tane gelse
kaldıramazdı artık. Tamamen bitirmişti beni bu küçük
sürtük.
"Ooo
yeğenim o nasıl şeydi yaa? Ağzına vermedin
ağzını yüzünü siktin oğlanın. Baksana
ağlıyor ufaklık!" diye Dayının sesini
duyduğumda Dayıya baktım bir an. Sonra da Dennise. Gerçekten de
gözleri yaşarmış ve bana sanki biraz küskün gibi bakıyordu.
"Pardon canım biraz sert oldu, ama senin ağız çok güzel!"
diye gülümseyip yanağını okşadım. Dayıya da, "Ben
bir banyoya gireyim de cenabet çıkmayalım Dayı!" deyip kalktım.
Dayı, "Tamam yeğenim, ben de girerim senden sonra. Bunun
anası babası da uyanır şimdi. Kafamızı
sikmesinler sabah sabah. Kaçalım biz yavaştan!" derken ben
girmiştim bile banyoya.
Çok yorgun
hissediyordum kendimi. O kadar alkol, sikiş ve uykusuzluk yormuştu
beni. Biraz soğuk suyun altında oyalandım. İşimi
bitirip işedim sonra. Son havluya sarılıp kurulanırken
odaya girdim. Dennis yatağın kenarında diz çökmüş, bu sefer
de Dayının sikini emiyordu. Yarak sevdası bitmiyordu oğlanın
anlaşılan.
Ben, "Dayı
saat 7'yi geçmiş ama. Bitir işini de çıkalım hadi!"
diye takıldım dayıya gülerek. Dayı, "Bitiyor
yiğenim bitiyor. Böyle yalayan görmedi bu sik 40 senedir. Az dur hele!"
deyip iki eliyle başından tutup ağzını sikmeye
başlamıştı bile oğlanın konuşurken.
Debeleniyordu Dennis yine. Fazla uzatmadı Dayı neyse ki. Son dölleri
yolladı o da midesine. Biraz yüzünü sevip, "Aferin kız!"
dedikten sonra kalktı kısa bir duş aldı. O çıkarken
ben giyinmiştim bile. Dennis ise yatağında uzanmış
birşey söylemeden bize bakıyordu. Çok yorgun ve uykulu gözüküyordu.
Dayı da giyindikten sonra ona hoşçakal dedik ve aceleyle
çıktık oradan.
Arabayı park
ettiğimiz yere kadar hızlı hızlı yürüdük pek
konuşmadan. Zevk bitip de ayıldıktan sonra yediğimiz bokun
farkına varmıştım, ama neyse ki Dayı da mevzuyu hiç
uzatmadı. Hatta yolda giderken işten konuşuyordu biraz.
Şantiyeye vardığımızda uyuyordu herkes. Odamıza
girip baygın gibi uyuduk biz de. Taşaklarımda çok hoş ufak
bir sızı vardı :)
[Serkan]
|