Kaymak Gibi Gay Seks Hikayeleri!

Afgan Kiracıma Verdim!

Afgan Kiracıma Verdim! (Tuna 24 Y., İzmir)

Selamlar, adım Tuna. 24 yaşında, İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki nezih bir semtte oturan birisiyim. Aileden maddi durumu iyi olan birisi olduğum için herhangi bir yerde çalışmak yerine; babamın sahip olduğu 2 dükkana göz kulak olmakta, bunun dışında da İzmir'in çeşitli yerlerinde bulunan toplam 5 evin kirasını toplamaktayım. Evlerin 4 tanesi, İzmir'in nezih semtlerinde olmasına karşın, 1 tanesi maalesef belalı mahallelerinden birinde bulunmaktaydı. Son kiracı 8 ay oturmuş, ancak sadece 2 ayın kirasını ödemiş, bunun dışında da evde on binlerce Liralık hasar bırakarak evden çıkmıştı. Ben de o eve bir daha tadilat yapmak yerine, gerekli yerlerini düzeltip daha düşük bir kiradan vermeyi uygun görmüştüm.

Evin gerekli yerlerine zorunlu tamirat yaptırdıktan sonra da kira için ilan verdim. İlk başta 6 ay kadar hiç kimse arayıp sormadı; sonrasında ise aldığım bir telefonla birlikte nihayet eve kiracı bulmuştum. Arayan adamın ismi Ahmad idi. Epey kötü bir Türkçesi vardı, ama ben kendisinin Afgan olduğunu anlamamıştım ve herhalde doğudan gelen birisidir diye düşünmüştüm. Buluştuğumuzda ise adamın Afganistan'dan gelen birisi olduğunu anladım. Türkiye'ye giren, resmi olarak sığınma talebinde bulunan ve talebi onaylanan sığınmacılardandı; ülkeye kaçak olarak giriş yapanlardan değildi. Irkçı birisi değildim lakin ne idüğü belirsiz olan, yarın kaçıp gitse nerede olduğunu bulamayacağım birisi olduğu için de eğer önceden anlasaydım bu adama evi kiralamazdım.

Ancak oraya kadar geldikten sonra da (Ben sana evi kiralamayacağım!) demek istemedim; hem zaten ev 6 aydır bomboş yatıyordu ve burayı da gelip herhangi bir avukat, öğretmen, üst düzey yönetici, mühendis, mimar falan kiralamayacaktı. Kiralayanların gelir seviyesi yine aşağı yukarı bu Afgan kadar olacaktı. Kendi kendime (Ön yargılı olma, bir önceki kiracın Türk'tü ama evi nasıl bırakıp gitti. Belki bu adam senin tahmin ettiğin gibi olmayacak!) dedim. Adamla anlaştık ve evi kiraladı. Zaten evi eşyalı olarak teslim etmiştim ve kalan birkaç eksik için de yardımcı olacağımı söyledim.

Ahmad; 30 yaşında, evli, 1.85 boylarında, esmer ve kıllı, iri yapılı bir adamdı. Ailesi burada değildi; maddi durumunu düzeltince onları da getirteceğini ama şu an memlekette olduklarını söylemişti çat pat bildiği Türkçesiyle. İlk birkaç gün hiç ses soluk çıkmamıştı. Açıkçası bu adamın bu kadar rahat bir şekilde entegre olacağını, sıfır sorunla burada oturacağını düşünmüyordum. Hatta merakımdan, üçüncü gün dükkandan çıkınca akşam saat 19:45 gibi kendim gittim eve. İki katlı apartmanın üst katındaki eve çıkıp, kapıyı çaldım.

Daha yeni duştan çıktığı belliydi, muhtemelen işten gelmişti. Gülümseyerek beni içeriye aldı ve yeni demlediği çaydan ikram etti. Çayın tadı biraz garipti, fazla acıydı; bunu, yüz ifademden o da fark etmiş olacak ki, "Bizim oranın çayıdır. Biraz serttir ama alışırsın." dedi. Bir yandan çay içip, bir yandan da onu rahatsız etmeyecek şekilde evi kontrol ediyordum. Tabii direkt olarak (Kaç gündür sesin çıkmadı, bir kontrol edeyim diye geldim!) diyemeyeceğim için, "Ee nasıl gidiyor? Var mı bir ihtiyacın?" dedim. Gülümseyerek, "Çok şükür, yok. Ufak tefek eksiklerimi de hallediyorum. Bir şey olursa ararım." dedi.

Önümde konuşurken, şortunun altındaki sikinin inik hali bile belli oluyordu. Bakmamaya çalışıyordum, ama anladığım kadarıyla oldukça büyük, gerçekten kalın, dev gibi bir siki vardı. Daha fazla oturmak için bahane bulamayarak, "İyi akşamlar!" diyerek çıktım, ama aklım o sikte kalmıştı. Biseksüel olarak tanımlardım kendimi; Karşıyaka gibi rahat bir semtte büyüdüğüm için ise eşcinsellik benim için o kadar büyük bir tabu olmamıştı. Lise zamanlarımda birkaç kişiye sakso çekmiş olsam da, hiç anal ilişki denememiştim. Şimdi bu Afgan, benim uzun zamandır gün yüzüne çıkmamış duygularımı tırmalıyordu. Kafamdan atmak için birkaç hafta hiç arayıp sormadım, ama elbet bir gün görüşmek gerekecekti ve o gün de ilk kirayı almak için gereken zaman olmuştu.

Dükkanda oturmuş, gelir-gider tablosunu hesaplarken telefonum çaldı. Ahmad arıyordu. Açtım telefonu, bana, "Kirayı getireceğim ama yerini bilmiyorum." dedi. Ona evimin yerini söylemek istemediğim için, "Ben şu an dışarıdayım. Akşam uğrar, alırım senden!" dedim. Ahmad da üstelemedi ve kapattı telefonu. Saat 21:00 gibi, arabama atlayarak onun semtine gittim ve kapısını tıklattım. Kapıyı yine bir şort ve tişört kombiniyle açmıştı. Haziran ayının ortasındaydık. İçeriye girdim, yine bir çay ikram etti ve sonra da pantolonunu alıp cüzdanını açarak içinden kira için belirlediğimiz parayı çıkarttı. Garip bir aurası, garip bir çekiciliği vardı. Bir yandan oradan hemen gitmek istiyordum, ama bir yandan da orada kalıp (Ne olacaksa olsun!) modunda durmak istiyordum.

Kirayı cebime soktuktan sonra, "Varsa bir bardak daha çayını içerim!" dedim. Ahmad böyle bir şey beklemediğinden şaşırmış olacak ki, birkaç saniye duraksayarak, "Tabii!" deyip mutfağa gitti. Ben de o sırada elimi yüzümü yıkamak için banyoya geçtim. Kalbim küt küt atıyordu; nedense garip bir biçimde heyecanlanmıştım. O gün kendisini sunacak birisi gibi sanki son kontrolleri yapmak ister gibi pantolonumu indirdim. İçimde düz, siyah ve daracık bir boxer vardı. Kalçalarım bembeyaz ve tüysüzdü, temizdim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra tam çıkacakken kenardaki kirli sepetine ilişti gözüm. Bir anlık cesaretle açtım ve içini karıştırmaya başladım. Gömlek, pantolon, tişört, şort... her birini hızla kenara iterken en sonunda aradığımı buldum. Elimde Ahmad'ın boxerı vardı. Önce ciddi bir şeyi inceler gibi inceledim; ardından da ön kısmını burnuma bastırarak uzun uzun kokladım. Ahmad'ın yanına yaklaştığımdaki o ağır erkeksi koku, boxerının önünden de rahatça duyuluyordu. Biraz koklayıp dudaklarımı sürttükten sonra aşırı tahrik olmuş biçimde içeriye geçtim.

Ahmad, ben gidene kadar salona geçmiş ve koltuğa oturmuştu. Elim ayağım titriyordu. Sehpada duran ve tazelenmiş çayımı elime alarak bir yudum aldım. Nasıl olacaktı, ne yapacaktık onu düşünüyordum. İstiyordum ve düşünmüyordum ileride ne olur diye. Tek derdim, o an nasıl ilk adımın atılacağıydı. İlk hamleyi yapmak için kendimi biraz sakinleştirdim ve Ahmad'a daha da yaklaşarak elimi bacağına koydum. "Ee bakalım, konuşuyor musun Afganistan'daki ailenle? Ne zaman getireceksin onları?" dedim. Ahmad biraz gerilmiş gibi, "Bilmiyorum... konuşuyoruz... biraz para lazım, sonra." dedi. Biraz cesaretlenmem lazımdı, elimi yavaşça dizine koydum ve "Peki ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsun?" dedim.

İlk başta anlamamış gibi baktı ve "İşte çalışıyorum..." dedi, ama sözünü keserek, "Hayır, o anlamda değil. Karınla giderdiğin ihtiyaçlarını... erkeksin sen de, ihtiyaçların vardır elbet...” dedim. Hızlı hızlı konuşuyordum çünkü her an cesaretim kaybolabilirdi. Biraz yüzüme baktı, utanmıştı, ama, "İşte... bir şekilde..." dedi. Artık hamle yapmam gerekiyordu. Nefesimi derince çekip, bıraktıktan sonra elimi yavaşça bacak arasına doğru kaydırdım ve "İstiyorsan, ben yardımcı olabilirim!" diyerek bir anda sikine dokundum. Aniden hafifçe öne doğru eğildi, ama o an nasıl yaptığımı anlamadığım bir şekilde onu geri ittim. Kendimden emin bir biçimde direkt koltuktan aşağıya kaydım ve bacaklarının arasında diz çöküp, şortunu hafifçe sıyırdım.

Altında düz bir boxer vardı ve siki belliydi. Boxerını çıkarttığımda ise gördüğüme inanamamıştım. En az 19-20 santim boyunca, kapkara ve kocaman kalın bir siki vardı. Epey büyük, heybetli ve kalın duran sikini bir elimle zor kavramıştım. Ahmad beni büyük bir heyecan ve ilgiyle seyrediyordu. Gözlerine bakarak yavaşça sikine yaklaştım ve emmeye başladım. Önce kocaman kapkara kafasını emip, ardından da gövdesine doğru inmeye başladım. O da keyifle nefes alıp veriyor ve kasılıyordu. Ahmad, bir şeyler yapmak istiyor gibiydi ama elini ayağını nereye koyacağını bilmiyordu. En sonunda cesaretini topladı ve elini başıma koyarak bastırmaya başladı. Tamamını ağzıma almamı istiyordu ama çok zordu. Biraz denedim, neredeyse dörtte üçüne kadar alıyordum ama çok zorlanıyordum.

Onu daha da keyiflendirmek istiyordum; birincisi, ilişkimiz gizli kalacaktı ve rahat rahat istediğimi yapabilecektim; ikincisi de, bu adam rahatladıkça bir kaplana dönüşecekti. Hissediyordum. Sikini bir süre emdikten sonra bıraktım ve Ahmad'ın kapkara kocaman taşaklarını emmeye başladım. Elim bir yandan büyük sikini okşarken, bir yandan da dudaklarımla taşaklarını ıslatıyordum. Ağır bir kokusu vardı vücudunda ama bu koku o an beni daha da azdıran etkenlerden birisi olmuştu.

15-20 dakikalık bir oral seksten sonra Ahmad, "Yeter!" diyerek kaldırdı beni. Öyle bir hali vardı ki, domaltıp sikmeye de başlayabilir, kolumdan tutup dışarı da atabilirdi. Yüzünde herhangi bir duygu yoktu. Beni kolumdan tutarak yatak odasına götürdü ve yatağa ittirdi. Dev gibi olmuş dimdik yarrağıyla birlikte yatağa çıktığında sanki üstüme kapkara bir bulut çökmüş gibi hissettim. Üstündekileri tamamen çıkartıp çırılçıplak kalınca kaslı ve yapılı vücudu ortaya çıktı. Ellerini atarak benim üstümdeki pantolonu birkaç saniye içinde çıkarttı. Tüysüz beyaz bacaklarımı okşayarak kalçama kadar geldi ve boxerlı popomun üstüne bir tokat attıktan sonra boxerımı da yırtarcasına çıkarttı.

Beni yatakta yüzüstü çevirdi; en azından göt deliğimi yalamasa bile, biraz ıslatarak gevşetir diye düşünüyordum, ama o tamamen sikini bastırarak direkt girmeyi tercih etti. Başı bile zar zor girmişti ve çarşafı sıkmaktan artık avuçlarım acımıştı. Kocaman siki girmiyor; sokamadıkça da benden hıncını alır gibi götümün yanaklarını tokatlıyordu. Canımı yaksa bile zevk alıyordum o tokatlardan ve sikini acımadan bastırmasından.

10 dakikayı geçen bir süre boyunca uğraştıktan sonra tamamen soktu; ancak sonrasında dinlenmek nedir bilmeden git-gel yapmaya başladı. Ben, Ahmad beni sabaha kadar doymadan ve durmadan sikecek diye bekliyordum, ama o tam hayvanlığını yaparak 10 dakika kadar aynı pozisyonda git-gel yaptı, götümün içine boşaldı ve kalkıp duşa gitti.

Ne olduğunu anlayamamış halde Ahmad'ın kirli ve pis yatağında yüzüstü yatıyordum. Afgan kiracıma ilk verişim bu şekilde olmuştu.

[Tuna]

Seks Hikayeni Yolla « Gay Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Erkek Siken Erkekler sitesi 18 yaşından büyükler için Gay Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Gay Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: